• Bu konu 10 yanıt içerir, 6 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
12 yazı görüntüleniyor - 1 ile 12 arası (toplam 12)
  • Yazar
    Yazılar
  • #660955
    Anonim

      Kur’an, yüce Rabbimizin ifadesine göre; insanlığı, cehaletin, sıradanlığın, kanıksanmışlığın karanlığından; imanın, farkındalığın, ferasetin aydınlığına çıkarmak için gönderilmiştir. Kur’an; insanlığın, rehberi, ışığı, yol göstericisi, yani hidayet kaynağıdır.

      Çünkü Kur’an, anlaşıldığında, yaşandığında, uygulandığında gayesine ulaşır. Yoksa kapalı kapaklar, süslü bezler, çantalar içinde mahkum olarak, özgürlüğüne kavuşup hidayet olma özelliğini kazanacağı günü hasretle bekler.

      Arapça bilmeyen birisinin Kur’an ile muhataplığı doğal olarak mealler ile olacaktır. İşte muhatabın meali algılama ve ilahi kelam ile iletişim kurması için kendisine engel olacak olan ön yargılardan zihnini arındırması gerekir

      Kur’an meali okumaya karar veren bir insanın niçin Kur’an meali okumak istediğinin de cevabını vermesi gerekir. Meal okumak istemesinin amacı nedir? Çünkü bu okuma sonunda elde edeceği şey bu amaca uygun olacaktır. Meali, sevap kazanmak veya başkalarının ruhunu şad etmek için mi okumak istemektedir? Ancak böyle bir okuma onu Kur’an’ın anlam dünyasına sokmaz. Bazı ifade ve sahneler dikkatini çekse de zihin dünyasına fazla bir şey katmaz. Dediğimiz gibi önemli olan ruhen, zihnen Kur’an’ın muhatabı olmaktır. Ancak muhatap olduğunda kendisi için okuduğunda ilahi kelam ona açılır.

      Kur’an bugün bir kitap olarak elimizde olsa da, O’nun bildik kitaplardan çok farklı olduğunun, konuların bildik kitaplardaki yöntemlerden çok farklı yöntemlerle ele alındığının da bilinmesi gerekir. En azından o kitaplardaki, giriş, gelişme ve sonuç bölümleri Kur’an için söz konusu değildir. Kur’an’daki 114 sure ayrı bir kitap olarak ele alınabilir. Kur’an’ın bir bütün olarak kendi iç bütünlüğü bulunsa da surelerin de kendine özgü bir iç bütünlüklerinin olduğu unutulmamalıdır.

      Bu açıklamalardan sonra okuyucu “Meali okumaya nasıl ve nereden başlayalım” diye sorabilir. Bizim kanaatimiz, Kur’an’ın 23 yıllık bir zaman diliminde nazil olması nedeniyle onu okumanın da buna uygun olması gerekir. Yani mevcut nüzul sıralarından birisine göre okunabileceği gibi, bu durumu az çok yansıttığı için Nas, Felak, İhlas… suresinden Fatiha suresine doğru da okunabilir.

      Okuyanın Kur’an metni içerisinde muhataplarının Müşrikler, Yahudi ve Hristiyanlar ve Müslümanlar olduğunu bilmesinin onu anlamasına büyük katkıları olacaktır.

      Bütün bunlardan sonra okuduğu metin mütercimin hazırladığı bir meal olsa da, hazırlanan metin Allah’ın kelamıdır. Bu nedenle onu dikkatle, özenle ve düşüne düşüne okumak gerekir. Okurken acele etmemeli, bu konuda sabır en önemli yardımcımız olmalıdır. Sabır bizi peşin hükümlülükten ve acele yargılardan korur. Kur’an mealini tekrar tekrar okuduğumuzda birçok yanlış anlayışımızın zaman içerisinde düzelmiş olduğuna şahit oluruz.

      Son söz olarak şu da eklenebilir: Kur’an teorik tartışmalar kitabı değildir. Günlük sıkıntı ve ihtilaflarımıza onu alet etmememiz, yani Kur’an’ı, kendi düşüncelerimizi veya yaptıklarımızı meşrulaştırıcı bir araç olarak görmememiz gerekir.

      Mehmet Yaşar Soyalan

      #766939
      Anonim

        extra dan;

        Prof dr Suat Yıldırım ın açıklamalı meali,

        Ali Ünal ağabey in meali mutlaka okunmalıklardan..

        İlk atapta vakıf olma adına Suat hoca yerinde bi tercih..Daha kavramsal indirgemeler içinde Ali Ünal ağabey okunabilir.

        #766949
        Anonim

          @elfaz 182942 wrote:

          extra dan;

          Prof dr Suat Yıldırım ın açıklamalı meali,

          Ali Ünal ağabey in meali mutlaka okunmalıklardan..

          İlk atapta vakıf olma adına Suat hoca yerinde bi tercih..Daha kavramsal indirgemeler içinde Ali Ünal ağabey okunabilir.

          Feyz-ul Furkan Kur’an-ı Kerim Meali

          Online Okumak İçin Tıklayın..

          Suat Yıldırım hocamızın Mealini Okumak için ; Tıklayın.. 🙂

          Selam ve dua ile..

          #766954
          Anonim

            metin mütercimin hazırladığı bir meal olsa da, hazırlanan metin Allah’ın kelamıdır.

            yukardaki bu cümleye katılmıyorum yüzlerce meal tercemeleri var birbirine uymayan metinlerle birilikte herkes ilmi bilgisi kadar terceme edebiliyor ve bu terceme ettikleri şeylere Allah kelamı demek yanlış olur zira Allahın kelamı aciz insanın tercemesinden ibaret değildir ona ancak meal denilebilir ve meallerin hiçbirindende yüce kitabımızın ne demek istediğini tam manasıyla anlayamayız defalarca okunsa bile
            ve hiç islam ile ilgili kitap okumamış kişilerin meal okumasına ben prensipte karşıyım zira böyle okuyanları gördüm adamın biri diyor meal okudum kuranda çok tanrı var diyor adam meal okuyor reakannasyon kuranda var diyor daha bunun gibi nelerini duydum ve şahit oldum

            o yüzden meal yerine tefsir üsulu ve ilmi tefsirleri okumakta fayda var risalie nurda bunlara dahil bunun yanında şehri olan hadisleri okumakta fayda var tabii ayrıca okuma özürlüsü bir ülke olduğumuzuda unutmamak gerek halkın genelide amentü esaslarını farzları helal ve haramları öğrenmekte yetiniyor buda hiç bilmemektense iyidir ama bunları bilen biri meal okuyacaksa onun yerine az ciltli bir tefsir okuması daha faydalı diye düşünüyorum

            Selam ve Dua ile….

            #766979
            Anonim

              -Ayetler tefsir yahut meal edilinirken; “yorumsal” olarak olmuyor ki..2 sahanında ayrı kuralları var ve o kurallar merkezli meal yahut tefsir ediliniyor.

              -Metin Allah’ın kelamı derken, Allah’ın kelamını içerek bir ürün manasında kullanılmış Önceki ve sonraki cümleye bakınca.

              -Meal okunmadan tefsir okunur evet; ama mealle sağlanan zeminin akabinde tefsir okunursa daha isabetli ve verimli olur.

              #767006
              Anonim

                @elfaz 183049 wrote:

                -Ayetler tefsir yahut meal edilinirken; “yorumsal” olarak olmuyor ki..2 sahanında ayrı kuralları var ve o kurallar merkezli meal yahut tefsir ediliniyor.

                -Metin Allah’ın kelamı derken, Allah’ın kelamını içerek bir ürün manasında kullanılmış Önceki ve sonraki cümleye bakınca.

                -Meal okunmadan tefsir okunur evet; ama mealle sağlanan zeminin akabinde tefsir okunursa daha isabetli ve verimli olur.

                Bilemiyecem artık ama okumada zayıf olan bir ülke olduğumuz için son dediğinizin tam tersi olabilir veya birlikte olabilir mesela ömer nasusi bilmenin 8 ciltli tefsiri hem mealli hem tesfirli okumayı sevmeyenlere bu yeterli olur diye düşünüyorum hem meal hemde ardından açıklaması geldiği için okuyanın aklında soru işareti kalacağını zannetmem sizin dediğinizi okuma canavarı olanlar için isabetli olur bence buda benim düşüncem tabii en doğruyu Allah bilir

                Selam ve Dua ile…….

                #767061
                Anonim

                  selamun aleyküm arkadaşlar. ben geçende bi sitede kuran-ı kerim’in türkçe mealini okumanın haram olduğunu öğrendim. ve hakkıyla arapçadan türkçeye çevrılmediği soylenıyordu. sizce bu ne kadar doğru ya 🙁 bi bilgisi olan varmı :((

                  #767066
                  Anonim

                    @hatice93 183250 wrote:

                    selamun aleyküm arkadaşlar. ben geçende bi sitede kuran-ı kerim’in türkçe mealini okumanın haram olduğunu öğrendim. ve hakkıyla arapçadan türkçeye çevrılmediği soylenıyordu. sizce bu ne kadar doğru ya 🙁 bi bilgisi olan varmı :((

                    Aleyküm selam
                    Anlatılmak istenen yanlış aksedilmiş olabilir kardeş.
                    Haram değildir de kendi dilinde okumak daha eftaldir. Lakin meal tefsir de okunmalıdır,kesinlikle haram değildir.

                    #767068
                    Anonim

                      teşekkur ederm kardeşm.. allah razı olsn bilgin için yanlız bak okuduğum yerı buldum …

                      Sual: Kur’anı Türkçe tercümesinden okumak uygun mu?
                      CEVAP
                      Hayır, değildir. Diyanetin hazırladığı Kur’an-ı kerim mealinin önsözünde diyor ki:
                      (Kur’an-ı kerim, yalnız Türkçeye değil, hiçbir dile hakkıyla çevrilemez. Eski tefsirlerin ışığı altında verilen manalara da tercüme değil, meal demek uygundur. Kur’anın yalnız manasını ifade eden sözleri, Kur’an hükmünde tutmak, namazda okumak caiz olmaz. Hiçbir tercüme, aslının yerini tutamaz.)

                      Büyük İslam âlimi İbni Hacer-i Mekki hazretleri buyurdu ki:
                      (Kur’an-ı kerimi Arapçadan başka harf ile yazmak ve Kur’an-ı kerim yerine tercümesini okumak haramdır. Kur’an-ı kerimi tercüme etmek başka, yapılan tercümeyi Kur’an yerine koymak başkadır. Arapçadan başka harf ile yazmak ve böyle yazılmış olanı okumak haramdır. Kur’anı Arapça harflerle, okunduğu gibi yazmak bile haramdır.) [Fetava-i fıkhıyye s.37]

                      #767070
                      Anonim

                        Soru
                        kuranı sadece arapca okumak dogru mu allah cc kuranı anlayıp hayatımıza yansıtmamızı ıstemıyor mu bizden. niye insanlar sadece arapca okuyor. kuranın turkcesini okumakla arapcasını okumak bir mi yani aynı sevap hükmünde mi?

                        Değerli Kardeşimiz;

                        Bizi yaratan Allah, Kur’an-ı kerimi Arapça olarak bize göndermiş. Elbetteki manasını öğrenmek için Türkçe, İngilizce gibi mealleri okumamız gerekir. Ancak namaz ibadetinde okuduğumuzda mutlaka aslından orjinalini okumalıyız. Çünkü onun aslı Arapça’dır. Allah kuran’ı Arapça olarak indirmiştir. Tercümesi kuran yerine geçemez.

                        Örneğin bir çekirdeğin aslını bozarak parçalara ayırsak, sonra da toprağa eksek ağaç olamayacaktır. Çünkü özellikleri kaybolmuştur. Bunun gibi kuran ayetleri, kelimeleri ve harfleri birer çekirdek gibidir. Başka dillere çevrilince özelliğini kaybedeceği için Kuran olmayacaktır.

                        “Manasını anlamıyoruz” düşüncesine gelince, ister aslıyla isterse mealleriyle kuranın manasını anlamak ve onun hükümleriyle yaşamak, her Müslümanın görevidir. Zaten kuran anlaşılmak ve yaşanmak için gönderilmiştir. İngilizce bir kitabı bile anlamak için İngilizce öğrenen bir Müslümanın, kuranı anlamak için neden Arapça öğrenmediğini de bir düşünmek gerekir.

                        Ayrıca biz anlamasak da onun bize faydası vardır. Örneğin, dili tad alma özelliğini kaybetmiş bir insan yediği yemek ve gıdalardan faydalanamayacak mıdır. dili tad almasa da yediği gıdalar gerekli organlarına gidecektir. Kuran okumak da bunun gibidir. Aklı kuranın manasını anlamayan bir insan, onu ruhunun midesine atınca aklı anlamasa da ruhunun diğer özellikleri onun manalarını alacaktır.

                        Diğer taraftan Allah kuranın her harfine en az on sevap vereceğini söylüyor. Meallerin mutlaka faydası var, ama kuran yerine geçmeyeceği için, kuranın her harfinden alınan sevabını da alamayacaktır.

                        Sorularlaislamiyet.com

                        Yukarıdaki yazıyı okuduysanız şöyle bir sonuç çıkmaktadır.. Meal okumak haram okumak bir yana sevaptır ama arapça okumanın derecesine sevap olarak yetişememektedir.. Selam ve dua ile…

                        #767071
                        Anonim

                          teşekkur ederm kardeşim.. kafamdan bu soru işaretini giderdiğin için.. allahın rahmetı ve bereketı uzerıne olsun..:gül:

                          #767074
                          Anonim

                            @hatice93 183267 wrote:

                            teşekkur ederm kardeşim.. kafamdan bu soru işaretini giderdiğin için.. allahın rahmetı ve bereketı uzerıne olsun..:gül:

                            Allah razı olsun.. Cümlemizin inşaAllah..

                          12 yazı görüntüleniyor - 1 ile 12 arası (toplam 12)
                          • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.