• Bu konu 0 yanıt içerir, 2 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
2 yazı görüntüleniyor - 1 ile 2 arası (toplam 2)
  • Yazar
    Yazılar
  • #639628
    Anonim

      Moses Mendelssohn hiç yakışıklı bir adam değildi. Çok kısa boyunun olmasının yanı sıra, çok garip bir de kamburu vardı. Moses Mendelssohn, günün birinde Hamburg’da yaşayan bir işadamını ziyarete gitti.
      İşadamının, Frumtje adında çok güzel bir kızı vardı. Moses, bu güzel kıza umutsuz bir aşkla tutuldu. Fakat güzel kız onun çirkin görüntüsünden ürkmüştü. O nedenle, değil onun sevgisine karşılık vermek, yüzüne bile bakmak istemiyordu.
      Ayrılma zamanı geldiğinde Moses, güzel kızın üst kattaki odasına çıktı ve tüm cesaretini toplayarak onunla son kez konuşma girişiminde bulundu. Kızın güzelliği öylesine olağanüstüydü ki, bir an için onun cennetten geldiğini bile düşündü.
      Fakat kızın, başını kaldırıp da yüzüne bakmamaktaki direnci, Moses’ i çok üzdü.Güçlükle başarabildiği konuşması sırasında çirkin aşık, bu güzel kıza bir soru sordu: “Evliliklerin kutsal bir özelliği olduğuna inanır mısınız?” dedi.
      “Elbette” diyerek yanıtladı güzel kız ve gözlerini yine kaldırmayıp Moses’in yüzüne yine bakmadan, kendi de ona bir soru sordu: “Peki ya siz?”dedi.”Siz inanır mısınız buna?”
      Moses bir an bile duraksamadı: “Evet,ben de inanırım” dedi ve ekledi: “Biliyor musunuz? Her erkek çocuğu doğduğunda Allah, onun evleneceği kızı belirlermiş.Benim doğumumda da,benim evleneceğim kız belirlenmiş ve bana ‘Senin karin kambur olacak’ demiş.O zaman ben bir istekte bulunmuşum Allah’tan.
      “Allah’ım, kambur bir kadın bir trajedi olur. Lütfen onun kamburluğunu bana ver ve onu güzel bir kadın yap’ demişim.” Moses’ in bu sözlerinden sonra Frumtje gözlerini yerden kaldırdı, onun gözlerinin içine baktı ve elini uzatIp, Moses’ in elini tuttu.Ve daha sonra da onun, sevgili eşi oldu.
      Bu anlattığımız bir “peri masalı” değil, ünlü Alman besteci Mendelssohn’un büyükbabası ile büyükannesinin evlenmelerinin öyküsüdür.

      #699492
      Anonim

        ÇİÇekle Suyun Hİkayesİ
        Günün birinde bir çiçekle su karşılaşır ve arkadaş olurlar.
        İlk önceleri güzel bir arkadaşlık olarak devam eder birliktelikleri, tabii zaman lâzımdır birbirlerini tanımak için.
        Gel zaman, git zaman çiçek o kadar mutlu olur ki, mutluluktan içi içine sığmaz artık ve anlar ki, su’ya aşık olmuştur.
        İlk kez aşık olan çiçek, etrafa kokular saçar, “Sırf senin hatırın için ey su” diye…
        Öyle zaman gelir ki, artık su da içinde çiçeğe karşı birşeyler hissetmeye başlamıştır. Zanneder ki, çiçeğe aşıktır ama su da ilk defa aşık oluyordur.
        Günler ve aylar birbirini kovalalar ve çiçek acaba “Su beni seviyor mu?” diye düşünmeye başlar.
        Çünkü su, pek ilgilenmez çiçekle… Halbuki çiçek, alışkın değildir böyle bir sevgiye ve dayanamaz.
        Çiçek, suya “Seni seviyorum der. Su, “Ben de seni seviyorum” der. Aradan zaman geçer ve çiçek yine “Seni seviyorum” der. Su, yine “Ben de” der.
        Çiçek, sabırlıdır. Bekler, bekler, bekler…
        Artık öyle bir duruma gelir ki, çiçek koku saçamaz etrafa ve son kez suya
        “Seni seviyorum.” der. Su da ona “Söyledim ya ben de seni seviyorum.” der
        ve gün gelir çiçek yataklara düşer. Hastalanmıştır çiçek artık. Rengi solmuş, çehresi sararmıştır çiçeğin. Yataklardadır artık çiçek. Su da başında bekler
        çiçeğin, yardımcı olmak için sevdiğine…
        Bellidir ki artık çiçek ölecektir ve son kez zorlukla başını döndürerek çiçek,
        suya der ki; “Seni ben, gerçekten seviyorum.” Çok hüzünlenir su bu durum
        karşısında ve son çare olarak bir doktor çağırır nedir sorun diye…Doktor gelir ve muayene eder çiçeği. Sonra şöyle der doktor: “Hastanın durumu ümitsiz artık elimizden birşey gelmez.”
        Su, merak eder, sevgilisinin ölümüne sebep olan hastalık nedir diye ve sorar doktora. Doktor, şöyle bir bakar suya ve der ki: “Çiçeğin bir hastalığı yok dostum… Bu çiçek sadece susuz kalmış, ölümü onun için” der.
        Ve anlamıştır artık su, sevgiliye sadece “Seni seviyorum” demek yetmemektedir…

      2 yazı görüntüleniyor - 1 ile 2 arası (toplam 2)
      • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.