• Bu konu 1 yanıt içerir, 1 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
  • Yazar
    Yazılar
  • #672758
    Anonim
      [YOUTUBE]3aSV0dUnhrY&feature=BFa&list=PL768481080B9842AE&index=8[/YOUTUBE]

      Hazırlanın uzunca bir yolculuk var şimdi.
      Asr-ı saadete Cezîretül araba gidiyoruz.
      Bismillah diyin
      Bedir’e öyle girin
      Gökte melekler, yerde siz
      Ve bekleyin sessiz…
      Gelince
      İyi bakın onlara;
      Hem kendi zamanlarının
      Hem tüm zamanların en cesur yiğitleridir onlar
      Gökte yıldız; yerde arslandır onlar
      Yüz yirmi beş bin beden
      Ama bir tek ruh,
      Muhammedî ruhtur onlar

      Aslanlar çıkmıştır Medine’den
      Şimdi yoldadır Bedrin Arslanları
      İşte bakın şu Hz.Umeyr
      Aslan yavrusu.
      Yaşı küçük diye geri çevirecek rasulullah
      Ama öyle ağlıyor ki umeyr izin veriyor nebi
      Ey sad bin ebi vakkas!
      Sen bağla kardeşin Umeyr’in kılıcını
      Boyu kısa bağlayamıyor.

      Hz.Hamza’nın belinde iki kılıç duruyor.
      Attığı her adım bir kalbi durduruyor.
      Ey Hamza
      Gördüğün hiçbir şeyden korkmazsın bu doğru
      Ama heybetini gizli tut
      Yürüyüşün ölümü korkutuyor.

      Dinleyin Âlemlerin sultânını
      O konuşunca rüzgar bile susuyor;
      “Ey ashap! Hazır mısınız?”
      Sad bin muaz ayakta:
      “Ya Rasulallah!” diyor
      “Seni hak dinle gönderen Allah’a andolsun ki,
      Sen bize şu denizi gösterip dalarsan,
      Biz de seninle birlikte dalarız.
      Allah’ın bereketiyle yürüt bizi!”
      Tebessüm buyuruyor Habîb-i Zîşan!
      O, gülünce suya kanıyor susamışlar.
      Güller açıyor yüreklerde.
      Kederler unutuluyor.
      O gülünce, cennetler yaratılıyor.
      Gülüyor nebi ve yürüyorlar!
      Mekke’de çekilen acılar dinmiş
      Yürüyorlar!
      Sanki yıldızlar yere inmiş.
      Önlerinde Kâinatın Güneşi

      İşte Hz.Ömer ve Hz. Ali
      Biri Hattaboğlu!
      Biri Haydâr-ı Kerrar!
      Ve kolkola
      Ölümün ağzına giriyorlar!

      Bedir’de baba oğul,
      Bedir’de kardeş kardeşe…
      Mekke müşrikleri Üç yiğit istiyorlar önce
      Üç yiğit gösterin aranızdan bize.
      Melekler Alemlerin sultanına bakıyor
      Kimi işaret edecek Sultan-ı Rasul.
      Çünkü o işaret edince ay ikiye bölünüyor.
      Acaba mübarek elleri kime uzanacak;

      “Kalk ya Ubeyde! Kalk ya Hamza! Kalk ya Ali!”
      Gördünüz mü yiğitleri!
      Hamza’yı gördünüz mü?
      Nasıl da salına salına gidiyor.
      Ya Ali?
      Sanki gökten iniyor, velilerin babası!
      Ubeyde ayağından yara alıyor
      Efendisine gidiyor hemen
      “Ya Rasulallah, ben şehit miyim?” diyor
      “Evet sen şehitsin”

      Ve dua ediyor efendiler efendisi;
      Rabbi Rahimine uzatıyor ellerini

      “Allah’ım bana yaptığın va’dini yerine getir.
      Allahım bu bir avuç insanı helak edersen,
      Artık sana yeryüzünde ibadet edecek kimse kalmaz.

      Bir fırtına kopuyor Bedir’de…
      Hz.Mikail’in komutasında bin melek Rasulullah’ın Sağında!
      Bir fırtına kopuyor Bedir’de
      Hz. İsrafil’in komutasında bin melek Rasulullah’ın solunda
      Ve bir firtina daha!
      Hz. Cebrail,
      Bin melekle Rasulullah’ın önünde
      Üç bin melek alaca atlarla.

      Ey Ebu Cehil!
      Ne oldu?
      Düğüne gider gibi çıkmıştın Mekke’den
      Bedir’e çalgılarla, güle oynaya gelmiştin.
      Sen Allah’ın Rasulünü
      Ve O’na sevda çekenleri
      Sahipsiz mi sanmıştın?

      Dönüyorlar Bedir’den.
      Esirler arasında Peygamber amcası Hz.Abbas!
      Vakit gece…
      Esirlerin elleri bağlı
      Abbasın elleri sıkıca bağlı
      Bir inilti yayılıyor geceye.
      Uyuyamıyor rahmet peygamberi…
      Ya rasulallah niçin uyumuyorsunuz?” diyor sahabiler.
      “Amcamın iniltisi uyutmuyor beni”
      ve hemen Ashâb-ı Güzin
      Çözüyor peygamber amcasının ellerini.
      Rasulullah öğrenince durumu emir veriyor:
      “Tüm esirlerin çözün ellerini!”

      Dönüyorlar Bedir’den,
      Esirler arasında Peygamber damadı var.
      Fidye karşılığı serbest kalacak.
      Allah rasulüne bir gerdenlık uzatılıyor
      Kızınız Hz.Zeynep göndermiş,
      Beyinin fidyesi olarak…
      Şefkat peygamberinin gözleri doluyor.
      Çünkü bu gerdanlık,
      Kızının düğününde Hz.Hatice’nin taktığı kendi gerdanlığıdır.
      Yaşlı gözlerle konuşuyor nebi;
      “ O’nu salıverseniz, gerdanlığı da zeynep’e gönderseniz olur mu?
      “Olur Ya rasulallah sen üzülme!
      Sen bize canlarımızdan daha azizsin!
      Buyur, canımız feda sana yeter ki sen üzülme!”

      Dönüyorlar Bedir’den
      Sevgilileri dua ediyor
      Peygamber duasıyla dönüyorlar;
      “Kuluna yardım eden, dinini üstün tutan Allah’a hamdolsun.”
      Hamdolsun Âlemlerin Rabbi’ne
      Hamdolsun Âlemlerin Sahibi’ne…

    1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
    • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.