• Bu konu 8 yanıt içerir, 8 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
10 yazı görüntüleniyor - 1 ile 10 arası (toplam 10)
  • Yazar
    Yazılar
  • #651539
    Anonim

      Bu yazıyı yazdığımda Muhsin Yazıcıoğlu’nu ve beş kişiyi taşıyan helikopter bulunmuş, Yazıcıoğlu ve beş arkadaşının vefat ettiği açıklanmıştı. “İnna lillahi ve inna ileyhi raciun (Biz Allah’a aidiz ve (yine) O’na döneceğiz)!..” Allah rahmet etsin, nur içinde yatsınlar.
      Bu, kendiliğinden bir kaza olabilir mi? Olabilir. Ama ortada bazı tuhaflıklar da var. Bu tuhaflıklar atlanmamalı. Önce Yazıcıoğlu’yla ilgili birkaç şey söylemek istiyorum.
      İnsanlar “hasbî” ve “hesabî” olmak üzere iki sınıfa ayrılır. Siyasetçilerin kahir ekseriyeti hesabîdir. Yazıcıoğlu ise bu sınıftan bir insan değildi. Görüşlerini beğenmeyebilirsiniz, ama onun mert, dürüst, açık yürekli, cesur, fedakâr ve samimi bir insan olmadığını söyleyemezsiniz. İdeal politiği reel politiğin önünde tutan bir Anadolu delikanlısıydı.
      Onunla üç hafta önce görüşme fırsatım oldu. Verdiği kahvaltıya giderken bir anda ayağım döndü, sanki yarım metre havaya fırlayıp yere düştüm. O arada sağ dizim ve tabii pantolonum parçalandı. Geri dönmedim, toplantıya gittim. Beni öyle görünce çok üzüldü, hastaneye göndermek istedi, kabul etmedim. Bana, “Artık sana bir takım elbise borcum var, İzmir’de bir arkadaşım var, o beni giydirir, beden numaranı söyle, hemen arayayım.” dedi. Çok ısrar etti, kabul etmedim.
      Erken gittiğim için onunla yaklaşık bir saat konuşma fırsatını buldum. Seçim gezilerinin yoğunluğundan bahsetti. Bu sefer Sivas’tan emin görünüyordu, belediye seçimlerini kazanacaklardı. Söz döndü dolaştı Ergenekon davasına, Cizre-Silopi hattında açılan ölüm kuyularına geldi. 7 Mart tarihli yazımda da değindiğim gibi faili meçhuller konusunda önemli bilgiler verdi, ilginç değerlendirmelerde bulundu. Bazı şeyleri ‘yazılmaması kaydı’yla anlattı. Onun değerlendirmesine göre, bu önemli olay ‘bütün boyutları’yla ortaya çıkarılmayacaktı; gerektiği kadarıyla aydınlatılacaktı. Bir ara kendisi sözü, son senelerde işlenen bazı cinayetlere Alperen Ocakları’nın nasıl karıştırılmak istendiğine getirdi. Herhangi bir korkusunun olmadığını, bunun planlı olduğunu, bazı çevrelerin kendilerini bu işlere karıştırmak istediklerini belirtti.
      Seçim sonrasında hem bu konuların üzerine gitmeyi, hem genel siyasete ilişkin bir açılım yapmayı planlıyordu.
      Evet, helikopter olayı tabii ki salt bir kaza olabilir. Ama ‘tuhaf” gelen bazı noktalar var:
      1) Yazıcıoğlu, helikoptere binmek isteyen biri değil. Basına da yansıdığı kadarıyla, bunu kendisine teklif edenlere, “Beni öldürmek mi istiyorsunuz?” demişti.
      2) Bu model helikopterlerin çok güvenli olmadığı yolunda söylentiler var, acaba kiralanırken yeterince araştırmalar yapıldı mı?
      3) Yazıcıoğlu ve arkadaşlarını almadan önce helikopterin bulunduğu yerden ayrılıp bir müddet sonra döndüğü söyleniyor. Helikopter sadece yakıt mı aldı, kimler yanına yaklaştı?
      4) Helikopterin düştüğü bilgisinin gelmesiyle ciddi olarak aramalara başlanması arasında geçen zaman aralığı ihmal edilmeyecek kadar önemli. Bu arada bir tür “bilgi kirliliği” ortalığı kapladı, helikopterin bulunduğu, yaralıların Kayseri’de tedavi altına alınmak üzere yola çıkarıldığı söylendi. Ciddi arama, karanlık bastıktan sonra başladı. Bu bilgileri kim ve hangi amaçla yaydı?
      5) İlk aramada yanlış koordinatların kullanıldığı söylendi, 1,5 gün sonra başka yönde arandı. Bu, bariz bir hata değil mi?
      6) Bunca dinleme sistemleri ve yüksek teknolojinin geliştiği bir dünyada Ergenekon davasında bu teknolojinin ne kadar başarıyla kullanıldığını görüyoruz- koca bir helikopterin ve cep telefonları olan beş kişinin İHA muhabiri 112’yi arayıp dakikalarca konuşuyor- bulunamaması ‘tuhaf’ değil mi?
      Bu istifhamlar olmasa bile, ortada bir yetersizlik olduğu açık. İçim rahat değil. Yazıcıoğlu, önümüzdeki dönemde siyaseti “Sivas ve Orta Anadolu’dan çıkarıp Türkiye’nin sathına yaymak” istiyordu. Bu kadar önemli bir şahsiyetin bir kazaya kurban gitmesi bana inandırıcı gelmiyor. Muhsin Yazıcıoğlu, ‘Sonsuzluğun Sahibi’ne giderken bu gökkubbede hoş bir seda bıraktı. İla rahmetillah!..
      Ali Bulaç

      #736612
      Anonim

        Bende katılıyorum hep bir muamma var tuhaflıklar tabiki var …

        nasıl oluyorda ters bir koordinattta arama yapıyorlar hep bunlar zaman kaybına yol açtı… üstelik rahmetli muhabir yaklaşık 20 dk bir konuşma yapmıştı buna rağmen nasıl yanlış bir koordinatta arandı düşündürücü…

        teknolojik olarak ilerlediğimiz bu dönemlerde 48 saat sonra ulaşılması akla bir sürü soruyuda beraberinde getiriyor…Söylenecek çok şey var ama neyse… bir kasıt varsada ALLAH’A havale ediyorum…

        aklımıza geldikçe çok üzülüyoruz… RABBİM HEPSİNİN MEKANINI CENNET ETSİN İNŞALLAH…

        #736618
        Anonim

          bende bu kazanın sadece bir kaza olduğuna inanmıyorum.
          artık türkiyede yaşanan hiç bir olay tesadüf olamaz bence.azraile yoldaş nice zihniyet yetişiyor.arada bir farkla.biri Allahın emrini , görevini yapıyor.diğeri ise kendini azrail yerine koyuyor.

          #736674
          Anonim

            bu başlığı görünce ben de bir yazı eklemek istedim. Susurluk v.b. tüm “kaza”ların akıbetine bunun da uğramaması ümidiyle..

            Allah’tan tüm hayatını kaybedenlere rahmet dilerim.

            1- 112 Acil’de görevli bayan, henüz İsmail Güneş kişi sayısı bilgisini vermeden, diğer 5 kişi’nin hepsi ölü mü diye nasıl sorabilir?

            2- Telefon konuşması sırasında ismail güneş’in “bu kim ya” diye sorduğu kişi kim olabilir? (acaba helikoptere beraber bindiklerinden farklı birini mi gördü?)

            3- Helikopterin içinde olduğunu, kendi sesinden bildiğimiz bir insan, üstelikte bacağı kırık ve hareket ettiremiyor haldeyken, bulunan 5 cesedin içinde nasıl olmaz? (kaza sırasında parçalandı desek, telefon görüşmesi yapamazdı herhalde)

            4- Kaza yapan helikoptere ilk ulaşanlar helikopterde 4 ceset görürken, ertesinde cesetleri almaya giden ekip fazladan bir ceset’i nerden buldular? (kazadan sonra, muhabirin “bu kim ya” dediği kişiler muhsin yazıcıoğlu ve muhabiri alıp, sonrasında muhsin yazıcıoğlu’nu getirmiş olabilir mi?)

            5- Kaza mahallinin farklı bir yerde aranmasının sebebi, acaba cep telefonlarının farklı bölgelere bırakılmasından kaynaklanıyor olabilir mi? ( muhabirin “bu kim ya” diye sorduğu kişi(ler) bunu yapabilir mi?)

            6- En başta yapılan açıklamalardan, merhumların yaralı oldukları, kayseride ve diğer hastanelere kaldırıldıkları yönündeki haberleri, kim niye söyledi? Acaba amaç, hedef saptırmak, sonucu geciktirmek olabilir mi?

            diğer teknolojik gelişmeler dolayı, cep telefonlarından anında yer tesbiti yapılması, termal kamera taramaları, uydu yardımıyla vücut sıcaklığı taramalarından bahsetmiyorum bile.. Hadi bu sorulara cevap bulabilen bulsun.

            #736680
            Anonim

              evet kardeşlerim bizde bu şüpheleri içimizden atamıyoruz.susturmaya çalıştılar .bir muhsin ölür bin tane doğar bunu unuttular

              #736685
              Anonim

                Türkiye temiz siyasetçiyi kaldırmaz..
                temiz hizmet adamını da kaldıramaz..
                temiz askeri kaldıramaz…

                Türkiye bu adamları ve demokrasiyi kaldıramaz…

                çünkü hala bağımsız değiliz…

                #736686
                Anonim

                  ki Muhsin başkan bu kazadan önce 17 ölümcül olay atlatmış..
                  son kazalardan biriside kamyon ve traKtör arasında kalmış ancak traktör ve kamyonda plaka bulunamamıştı…
                  bu kazadada şüpheler aramak gerek…
                  ancak şüphelerden önce devletimizin zayıflığının farkına varmalıyız…

                  eee nede olsa 50 saatte bulduk. afedersiniz köylü vatandaşlar buldu!!

                  #736766
                  Anonim
                    fatmatoy;113830 wrote:
                    evet kardeşlerim bizde bu şüpheleri içimizden atamıyoruz.susturmaya çalıştılar .bir muhsin ölür bin tane doğar bunu unuttular

                    ne söylesek yetersiz kaliyor ama keske degerini önceden anlayipta ona göre davransaydik. suc bizlerde yokmu simdi bu zamana kadar degerini anlamadikda sanki yasasa anlarmiydik gecmisde kimlere oy veripde bir yerlere getirmedikmi niye bir sansda ona vermedik nesi eksikti simdi yasiyor olsa sanki degerini anlarmiydik ne yaziki bizler birilerini kayip etmedikce degerini anlamayiz neolur yanlis anlamayin niyetim kimseyi kirmak veya incitmek degil sadece icimden geleni yazdim hakinizi helal edin.

                    #736782
                    Anonim

                      haklısın nuriye kardeş muhsin abim hemşerim allah rahmet etsin ,fikirlerinin doğru olduğunu böylemi anlatacaktı yada insanlar bu şekildemi tanıyıp ,vay be adam gibi adammış diyeceklerdi .kaç gündür içimiz yandı tek tesellimiz çok şükür imanı inancı olan insan olması

                      #736785
                      Anonim

                        bu ülkede sağlam siyasetçileri yaşatmıyorlar…
                        allah rahmet eylesin
                        mekanı cennet olsun

                      10 yazı görüntüleniyor - 1 ile 10 arası (toplam 10)
                      • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.