• Bu konu 1 yanıt içerir, 1 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
  • Yazar
    Yazılar
  • #638647
    Anonim

      (Münazarat namındaki risalenin bir parçasıdır.)

      Sual: Taaddüd-ü zevcat gibi bâzımesâili, bâzıecnebiler serrişte ederek, medeniyet nokta-i nazarında şeriata bâzıevham ve şübehâtıirad ediyorlar?

      Cevap: Şimdilik mücmelen bir kaide söyliyeceğim, tafsilini müstakil bir risale ile beyan etmek fikrindeyim.

      Sh: (Ha-63)

      İşte, İslâmiyetin ahkâmıiki kısımdır.

      Birisi: Şeriat ona müessesdir. Bu ise, hüsn-ü hakikî ve hayr-ımahzdır.

      İkincisi: Şeriat-ımuaddildir. Yâni gâyet vahşî ve gaddar bir suretten çıkarıp ehven-i şer ve muaddel ve tabiat-i beşere tatbikımümkün ve tamamen hüsn-ü hakikîye geçebilmek için, zaman ve zeminden alınmış birsurete ifrağ etmiştir. Çünkü; tabiat-i beşerde umumen hükümferma olan bir emri birden ref’etmek, bir tabiat-ıbeşeri birden kalbetmek iktiza eder.

      Binaenaleyh, şeriat vâzı-ıesâret değildir. Belki en vahşi suretten, böyle tamamen hürriyete yol açacak ve geçebilecek bir surete indirmiştir, tâdil etmiştir. Hem de, dörde kadar taaddüd-ü zevcat; tabiate, akla. hikmete muvâfık olmakla beraber. şeriat bir taneden dörde çıkarmamış, belki sekiz-dokuzdan dörde indirmiştir. Bâhusus taaddüdde öyle şerait koymuştur ki; ona mürâat etmekle hiçbir mazarratımüeddî olmaz. Bâzınoktada şer olsa da ehven-i şerdir. ehven-i şer ise, bir adâlet-i izâfiyedir.

    1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
    • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.