- Bu konu 89 yanıt içerir, 3 izleyen vardır ve en son
Anonim tarafından güncellenmiştir.
-
YazarYazılar
-
17 Ocak 2010: 06:42 #764677
Anonim
بِسْمِ اللّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِİki Secde Arasında Oturulduğunda Okunacak Dua
– 48 –“رَبِّ اغْفِرْ ليِ “ “رَبِّ اغْفِرْ ليِ”( أبو داود وابن ماجة)” Rabbim! Beni bağışla.” Rabbim! Beni bağışla. “
(Ebu Davud 1/231, İbn Mace sahih senedle rivayet ettiler.)– 49 –“اَللَّهُمَّ اغْفِرْ ليِ ، وَ ارْحَمْنِي ، وَ اهْدِنِي ، وَ اجْبُرْنِي ، وَ عَافِنيِ ، وَ ارْزُقْنيِ ، وَ ارْفَعْنيِ”
( أصحاب السنن إلا النسائي)” Allah’ım beni bağışla, bana rahmet et, bana hidayet et, eksiklerimi tamamla, bana afiyet ver, beni rızıklandır, katındaki derecemi yükselt. “
(Ebu Davud, Tirmizi, İbn Mace sahih senedle rivayet ettiler)بِسْمِ اللّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ
Tilavet Secdesinde Okunacak Dua
– 50 –“ سَجَدَ وَجْهي لِلَّذي خَلَقَهُ ، فَصَوَّرَهُ وَشَقَّ سَمْعَهُ وَبَصَرَهُ بِحَوْلِهِ وَقُوَّتِهِ ، ( فَتَبارَكَ اللَّهُ أَحْسَنُ الْخَالِقِينَ )“
(الترمذي وأحمد والحاكم)” Yüzüm, kendisini yaratan, şekillendiren, kendisine çalışıp yorulmadan göz ve kulakları yerleştiren Allah’a secde etti. Yaratanların en üstünü olan Allah çok yücedir. ”
(Tirmizi 2/474, Ahmed 6/30, Hakim 1/220 sahih senedle rivayet ettiler.)– 51 –“اَللَّهُمَّ اكْتُبْ ليِ بِهَا عِنْدَكَ أَجْراً ، وَضَعْ عَنِّي بِهَا وِزْراً ، وَاجْعَلْهَا ليِ عِنْدَكَ ذُخْراً ، وَتَقَبَّلْهَا مِنِّي كَمَا تَقَبَّلْتَ مِنْ عَبْدِكَ دَاوُدَ”
(الترمذي والحاكم)” Allah’ım! Bununla bana katında ecir yaz ve bunun karşılığında benden bir suçumu affet. Bunu senin katında ihtiyacım olduğunda bana vereceğin bir şey kıl. Kulun Davud aleyhisselam’dan kabul ettiğin gibi benden de kabul et. “
(Tirmizi 2/472, Hakim 1/219 ve Zehebi rivayet ettiler ve sahih dediler)17 Ocak 2010: 06:44 #764678Anonim
بِسْمِ اللّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِTeşehhüdde -Namazda Oturunca- Okunacak Dua
– 52 –“اَلتَّحِيَّاتُ لِلَّهِ ، وَالصَّلَوَاتُ وَالطَّيِّـبَاتُ ، اَلسَّلاَمُ عَلَيْكَ أَيُّهَا النَّبِيُّ وَرَحْمَةُ اللََّهِ وَبَرَكَاتُهُ ، السَّلاَمُ عَلَيْنَا وَعَلَى عِبَادِ اللَّهِ الصَّالِحِينَ. أَشْهَدُ أَنْ لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ ، وَأَشْهَدُ أَنَّ مُحَمَّداً عَبْدُهُ وَرَسُولُهُ”
( البُخَارِيُّ ومُسْلِمٌ )” Bütün ibadetler, zikirler ve tertemiz ameller Allah’a mahsustur. Ey nebi! Allah’ın selamı, rahmeti ve bereketleri senin üzerine olsun.
Allah’ın selamı bizim üzerimize ve Allah’ın salih kullarının üzerine olsun. Şehadet ederim ki Allah’tan başka ibadete layık hiç bir ilah yoktur. Ve yine şahitlik ederim ki Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem onun kulu ve rasulüdür. “(Buhari Fethu’l Bari Şerhi 11/13; Müslim 1/301)
بِسْمِ اللّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ
Teşehhüdden Sonra Rasulullah’a Salavat Getirmek
– 53 –“ اَللَّهُمَّ صَلِّ عَلَى مُحَمَّدٍ وَعَلَى آلِ مُحَمَّدٍ كَمَا صَلَّيْتَ عَلَى إِبْرَاهِيمَ وَعَلَى آلِ إِبْرَاهِيمَ ، إِنَّكَ حَمِيدٌ مَجِيدٌ “
” اَللَّهُمَّ بَارِكْ عَلَى مَحَمَّدٍ وَعَلَى آلِ مَحَمَّدٍ كَمَا بَارَكْتَ عَلَى إِبْرَاهِيمَ وَعَلَى آلِ إِبْرَاهِيمَ ، إِنَّكَ حَمِيدٌ مَجِيدٌ”
( البُخَارِيُّ ومُسْلِمٌ )” Allah’ım İbrahime ve ailesine rahmet ettiğin gibi Muhammed’e ve onun ailesine de rahmet et. Muhakkak ki Sen, Şanı yüce ve övülmeye layık olansın. “
” Allah’ım! İbrahim’i ve ailesini mübarek kıldığın gibi, Muhammed’i ve ailesini de mübarek kıl. Muhakkak ki Sen, şanı yüce ve övülmeye layık olansın. “(Buhari Fethu’l-Bari Şerhi 6/408, Müslim 1/306)
– 54 –“اَللَّهُمَّ صَلِّ عَلَى مُحَمَّدٍ وَ عَلَى أَزْوَاجِهِ وَ ذُرِّيَّتِهِ ، كَمَا صَلَّيْتَ عَلَى آلِ إِبْرَاهِيمَ. وَ بَارِكْ عَلَى مُحَمَّدٍ وَ عَلَى أَزْوَاجِهِ وَ ذُرِّيَّتِهِ، كَمَا بَارَكْتَ عَلَى آلِ إِبْرَاهِيمَ. إِنَّكَ حَمِيدٌ مَجِيدٌ”
( البُخَارِيُّ ومُسْلِمٌ )” Allah’ım! İbrahim’in ailesine rahmet ettiğin gibi Muhammed’e, eşlerine ve onun zürriyetine de rahmet et. İbrahim’in ailesini mübarek kıldığın gibi Muhammed’i, eşlerini ve zürriyetini de mübarek kıl. Muhakkak ki Sen, şanı yüce ve övülmeye layık olansın. “
(Buhari Fethu’l Bari Şerhi 6/407, Müslim 1/306)17 Ocak 2010: 06:45 #764679Anonim
بِسْمِ اللّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ
Son Teşehhüdde Selam Vermeden Önce Okunacak Dua
– 55 –“اَللَّهُـمَّ إِنِّي أَعُوذُ بِكَ مِنْ عَذَابِ الْقَبْرِ، وَمِنْ عَذَابِ جَهَنَّمَ، وَمِنْ فِتْنَةِالْمَحْيَاوَالْمَمَاتِ، وَمِنْ شَرِّ فِتْنَةِ الْمَسِيحِ الدَّجَّالِ”
( البُخَارِيُّومُسْلِمٌ )” Allah’ım! Kabir azabından, cehennem azabından, hayatın ve ölümün fitnesinden, mesih deccalin fitnesinin şerrinden sana sığınırım. “
(Buhari 2/ 102 Müslim 1/412)– 56 –“اَللَّهُمَّ إِنَّيأَعُوذُ بِكَ مِنْ عَذَابِ الْقَبْرِ ،وَأَعُوذُ بِكَ مِنْ فِتْنَةِ الْمَسِيحِالدَّجَّالِ، وَأَعُوذُ بِكَ مِنْ فِتْنَةِ الْمَحْيَا وَالْمَمَاتِ. اَللَّهُمَّ إِنِّي أَعُوذُ بِكَ مِنَ الْمَأْثَمِ وَالْمَغْرَمِ”
( البُخَارِيُّومُسْلِمٌ )” Allah’ım kabir azabından sana sığınırım, mesihi deccalin fitnesinden sana sığınırım. Hayatın ve ölümün fitnesinden sana sığınırım. Allah’ım günahtan ve borçtan sana sığınırım. “
(Buhari 1/202 Müslim 1/412)– 57 –“اَللَّهُمَّ إِنِّي ظَلَمْتُ نَفْسِي ظُلْماً كَثِيراً، وَلاَ يَغْفِرُ الذُّنوُبَ إِلاَّ أَنْتَ،فَاغْفِرْ ليِ مَغْفِرَةً مِنْ عِنْدِكَ وَ ارْحَمْنِي إِنَّكَ أَنْتَ الْغَفُورُ الرَّحِيمُ”
(مُتَّفَقٌ عَلَيهِ)” Allah’ım! Ben nefsime çok zulmettim. Senden başka günahları affedecek yoktur. katından bir mağfiretle beni bağışla, bana rahmet et. Muhakkak ki sen bağışlayansın, merhamet edensin. ”
(Buhari 8/168, Müslim 4/2078)– 58 –“اَللَّهُمَّ اغْفِرْ ليِ مَا قَدَّمْتُ، وَ مَا أَخَّرْتُ، وَ مَا أَسْرَرْتُ، وَ مَا أَعْلَنْتُ،وَ مَا أَسْرَفْتُ، وَ مَا أَنْتَ أَعْلَمُ بِهِ مِنِّي. أَنْتَ الْمُقَدِّمُ، وَ أَنْتَ الْمُؤَخِّرُ لاَ إِلَهَ إِلاَ أَنْتَ”
(مُسْلِمٌ)” Allah’ım! Benim geçmiş ve gelecek günahlarımın gizli ve açık olanlarını, haddi aşmamı affet. Sen onları benden daha iyi bilirsin.
Sen el-Mukaddim (eşyaları layık olduğu yere koyan)sin. Sen el-Muahhir (dilediğini öne alıp, dilediğini geriye bırakan)sin. Sen’ den başka ibadete layık ilah yoktur. “
(Müslim 1/534)– 59 –“اَللَّهُـمَّ أَعِنِّي عَلَىذِكْرِكَ، وَشُكْرِكَ وَحُسْنِ عِبَادَتِكَ”
(أبو داود والنسائي)” Allah’ım! Seni zikredebilmem, sana şükredebilmem ve sana güzelce ibadet edebilmem için bana yardım et. “
(Ebu Davud 2/86 Nesei 3/ 53)– 60 –“اَللَّهُمَّ إِنِّيأَعُوذُبِكَ مِنَ الْبُخْلِ، وَ أَعُوذُبِكَ مِنَ الْجُبْنِ، وَ أَعُوذُبِكَ مِنْ أَنْ أُرَدَّ إِلىَ أَرْذَلِالْعُمْرِ، وَ أعُوذُبِكَ مِنْ فِتْنَةِ الدُّنْيَا، وَ عَذَابِ الْقَبْرِ“
(أبو داود والنسائي)” Allah’ım! Cimrilikten sana sığınırım. Korkaklıktan sana sığınırım.
Bunaklık derecesinde yaşlılıktan sana sığınırım. Dünya fitnesinden ve kabir azabından sana sığınırım. “
(Ebu Davud, Nesei sahih senedle rivayet ettiler.)– 61 –“اَللَّهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ الْجَنَّةَ وَأَعُوذُ بِكَ مِنَ النَّارِ“
( البخاري)” Allah’ım! Sen’den cenneti istiyor ve cehennemden sana sığınıyorum. “
(Buhari)– 62 –“اَللَّهُمَّ بِعِلْمِكَ الْغَيْبَ وَقُدْرَتِكَ عَلَى الْخَلْقِ ،أَحْيِنِي مَا عَلِمْتَ الْحَيَاةَ خَيْراًليِ، وَتَوَفَّنِي إِذَا عَلِمْتَ الْوَفَاةَ خَيْراً ليِ، اَللَّهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ خَشْيَتَكَ فيِ الْغَيْبِ وَالشَّهَادَةِ، وَأَسْأَلُكَ كَلِمَةَ الْحَقِّ فيِ الرِّضَا وَالْغَضَبِ، وَأَسْأَلُكَ الْقَصْدَ فيِ الْغِنَى وَالْفَقْرِ، وَأَسْأَلُكَ نَعِيماً لاَ يَنْفَدُ، وَأَسْأَلُكَ قُرَّةَ عَيْنٍ لاَتَنْقَطِعُ، وَأَسْأَلُكَ الرِّضَا بَعْدَ الْقَضَاءِ، وَأَسْأَلُكَ بَرْدَ الْعَيْشِ بَعْدَ الْمَوْتِ، وَأَسْأَلُكَ لَذَّةَ النَّظَرِ إِلَى وَجْهِكَ، وَالشَّوْقَ إِلَى لِقَائِكَ، فيِ غَيْرِ ضَرَّاءَ مُضِرَّةٍ ،وَلاَ فِتْنَةٍ مُضِلَّةِ، اَللَّهُمَّ زَيِّنـَّا بِزِينَةِ الإِيمَانِ وَاجْعَلْنَا هُدَاةً مُهْتَدِينَ”
(أبو داود وابن ماجة والنسائي)” Allah’ım! Gayb bilgine ve yarattıklarına olan kudretine dayanarak senden istiyorum. Yaşamak benim için hayırlı olduğu sürece beni yaşat. Ölüm benim için hayırlı olduğu zaman beni öldür. Allah’ım!
Gizli ve açık hallerimde senden korkmayı istiyorum. Kızgın olduğum ve olmadığım zamanlarda doğru konuşmayı istiyorum. Zenginlikte ve fakirlikte senin rızana uygun hareket etmeyi istiyorum. Senden bitmeyen nimetler istiyorum. Kesintisiz göz aydınlığı istiyorum.
Başa gelen olaylara razı olup isyan etmemeyi istiyorum. Ölümden sonra (kabirde) güzel yaşamayı istiyorum. Senin yüzüne bakma lezzetini tattır. Başıma gelen kötü bir olay veya saptırıcı bir fitne sebebiyle olmaksızın seninle karşılaşmayı özlettir.
Allah’ım! Bizi iman ziyneti ile süsle. Hidayete çağıran, hidayete ermiş kullarından eyle. “(Ebu Davud, İbn Mace, Nesei sahih senedle rivayet ettiler.)
– 63 –“اَللَّهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ يَا اَللهُ بِأَنَّكَ الْوَاحِدُ اْلأَحَدُ الصَّمَدُ الَّذِي لَمْ يَلِدْ وَ لَمْيُولَدْ وَ لَمْ يَكُنْ لَهُ كُفُواً أَحَدٌ، أَنْ تَغْفِرَ ليِ ذُنُوبِي إِنَّكَ أَنْتَ الْغَفُورُ الَّرَحِيمُ”
(النسائي وأحمد)” Ey Allah’ım! Sen’den istiyorum. Ey Allah! Sen teksin , Samed’sin (Her şey sana muhtaçtır, sen hiç bir şeye muhtaç değilsin.) Doğmamış ve doğrulmamışsın ve hiç bir şey senin dengin değildir.
Eğer benim günahlarımı affedersen şüphesiz ki sen günahları affedensin, ahirette yalnız mü’minlere merhamet edensin. “(Nesei 3/52 Ahmed 4/338 sahih senedle rivayet ettiler.)
– 64 –“اَللَّهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ بِأَنَّ لَكَ الْحَمْدَ، لاَ إِلَهَ إِلاَّ أَنْتَ وَحْدَكَ لاَشَرِيكَ لَكَ، الْمَنَّانُ، يَا بَدِيعَ السَّمَاوَاتِ وَاْلأَرْضِ يَاذَا الْجَلاَلِ وَاْلإِكْرَامِ، يَاحَيُّ يَا قَيُّومُ إِنِّي أَسْأَلُكَ الْجَنَّةَ وَأَعُوذُ بِكَ مِنَ النَّارِ”
)أهل السنن(“Allah’ım! Senden istiyorum. Çünkü hamd sana mahsustur. Senden başka ibadete layık ilah yoktur. Sen teksin senin ortağın yoktur. Sen Mennan (çok ihsan eden)sın. Ey gökleri ve yerleri en güzel şekilde yaratan, büyüklük ve ikram sahibi, el-Hay (ezeli ve ebedi diri olan), el-Kayyum (bizatihi kaim ve başka tüm varlıkları ayakta tutan, onları yönetip gözeten) Allah’ım! Senden cenneti istiyorum ve cehennemden sana sığınıyorum.”
(Ebu Davud, Tirmizi, İbni Mace, Nesei sahih senedle rivayet ettiler. )– 65 –اَللَّهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ بِأَنِّي أَشْهَدُ أَنَّكَ أَنْتَ اللهُ لاَ إِلَهَ إِلاَّ أَنْتَ اْلأَحَدُ “
الصَّمَدُالَّذِي لَمْ يَلِدْ وَلَمْ يُولَدْ وَلَمْ يَكُنْ لَهُ كُفُواً أَحَدٌ“
(رواه أهل السنن)” Allah’ım! Senden istiyorum. Çünkü ben şahitlik ederim ki muhakkak sen kendisinden başka ibadete layık ilah olmayan Allah’sın. Tek’sin, Herkes sana muhtaçtır, Sen hiçbir şeye muhtaç değilsin. Doğmamış ve doğurulmamışsın. Hiçbir şey senin dengin değildir. “
(Ebu Davud 2/62, Tirmizi 5/515, İbni Mace 2/1267, Ahmed 5/360 sahih senedle rivayet ettiler.)17 Ocak 2010: 06:47 #764680Anonim
بِسْمِ اللّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ
Namazda Selam Verdikten Sonra Okunacak Dua
– 66 –(ثَلاَثاً) :
“أَسْتَغْفِرُ اللَّهَ“
اَللَّهُمَّ أَنْتَ السَّـلاَمُ، وَمِنْكَ السَّـلاَمُ، تَبَارَكْتَ يَاذَا الْجَـلاَلِ وَالإِكْرَامِ”
(مُسلِمٌ)Üç defa:
” Allah’ım! Senden günahlarımın bağışlanmasını istiyorum. ” dedikten sonra şöyle denir:” Allah’ım! Sen Selam’ sın, selam da sendendir. Sen yücesin ey azamet ve kerem sahibi…”(Müslim 1/414)
– 67 –“لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللهُ وَحْدَهُ لاَشَرِيكَ لَهُ، لَهُ الْمُلْكُ وَلَهُ الْحَمْدُ وَهُوَ عَلَىكُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ،
اَللَّهُمَّ لاَ مَانِعَ لِمَا أَعْطَيْتَ، وَلاَمُعْطِيَ لِمَـا مَنَعْتَ، وَلاَيَنْفَعُ ذَا الْجَدِّ مِنْكَ الْجَدُّ”
( مُتَّفَقٌ عَلَيْهِ)” Allah’tan başka ibadete layık ilah yoktur. O tektir. O’nun ortağı yoktur. Mülk O’nundur. Hamd O’nadır. O herşeye kadirdir. Allah’ım! Senin verdiğine engel olacak yoktur. Senin vermediğini verecek yoktur. Kuvvet sendendir. Senin iznin olmadan hiç bir kuvvet sahibinin kuvveti fayda vermez. “
(Buhari 1/255 Müslim 1/414)– 68 –“لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللهُ وَحْدَهُ لاَ شَرِيكَ لَهُ، لَهُ الْمُلْكُ وَ لَهُ الْحَـمْدُوَ هُوَعَلَىكُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ، لاَحَوْلَ وَ لاَ قُوَّةَ إِلاَّ بِاللهِ، لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللهُ، وَلاَ نَعْبُدُ إِلاَّ إِيَّاهُ، لَهُ النِّعْمَةُ وَ لَهُ الْفَضْلُ وَ لَهُ الثَّنَاءُ الْحَسَنُ، لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللهُ مُخْلِصِينَ لَهُ الدِّينَ وَ لَوْ كَرِهَ الْكَافِرُونَ”
(مُسلِمٌ)” Allah’tan başka ibadete layık hiçbir ilah yoktur. O tektir. O’nun ortağı yoktur. Mülk O’nundur. Hamd O’nadır. O herşeye kadirdir.
Allah’tan başka birşeyi bir halden diğer bir hale çevirecek ve kuvvet sahibi yoktur. Allah’tan başka ibadete layık ilah yoktur. O’ndan başkasına kulluk etmeyiz. Nimet O’nundur. İyilik O’nundur. Hamdin en güzeli O’nadır. Allah’tan başka ibadete layık ilah yoktur. Kafirlerin hoşuna gitmese de biz O’nun dininde ihlaslı kimseleriz. ”
(Müslim 1/415)– 69 –(ثَلاَثاًوَثَلاَثِينَ) :
“سُبْحَانَ اللهِ، وَالْحَمْدُ ِللهِ،وَاللهُأَكْبَرُ .
لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللهُوَحْدَهُلاَشَرِيكَ لَهُ، لَهُ الْمُلْكُ وَلَهُ الْحَمْدُ وَهُوَ عَلَىكُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ”
(مُسلِمٌ)Otuzüç kere şöyle denir:
” (Sübhânallah)Allah her türlü noksan sıfatlardan münezzehtir. (Elhamdülillah)Hamd Allah’adır. (Allahu Ekber)Allah en büyüktür.
Allah’tan başka ibadete layık ilah yoktur. O tektir. O’nun ortağı yoktur. Mülk O’nundur. Hamd O’nadır. O herşeye kadirdir.”(Müslim 1/418)
– 70 –“بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ
(قُلْ هُوَ اللهُأَحَدٌ * اَللهُ الصَّمَدُ * لَمْ يَلِدْو لَمْ يُولَدْ وَ لَمْ يَكُنْ لَهُ كُفُوًا أَحَدٌ)
بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ
(قُلْ أَعُوذُ بِرَبِّ الْفَلَقِ * مِنْ شَرِّ مَا خَلَقَ * وَمِنْ شَرِّ غَاسِقٍ إِذَا وَقَبَ * وَمِنْ شَرِّ النَّفَّاثَاتِ فيِ الْعُقَدِ * وَمِنْ شَرِّ حَاسِدٍ إِذَا حَسَدَ)
بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ
(قُلْ أَعُوذُ بِرَبِّ النَّاسِ * مَلِكِ النَّاسِ * إِلَهِ النَّاسِ * مِنْ شَرِّ الْوَسْوَاسِ الْخَنَّاسِ * الَّذِي يُوَسْوِسُ فيِ صُدُورِ النَّاسِ * مِنَ الْجِنَّةِ وَالنَّاسِ)“
بَعدَ كُلِّ صَلاةٍ مَرةً واحدةً ، وَبَعدَ صَلاةِ المَغْرِبِ والفَجْرِ ثَلاثَ مَرَّات “
(أبو داود والنسائي)“Kul huve’llahu ehad” (İhlas),
Bismi’llahi’r-Rahmâni’r-Rahîm
” De ki: O Allah birdir. Allah Samed’dir, (her şeyden müstağni ve her şey O’na muhtaçtır). O doğurmamış ve doğmamıştır. Hiç bir şey O’na denk değildir. “
“Kul euzu birabbi’l felak” (Felak) ve
Bismi’llahi’r-Rahmâni’r-Rahîm
” De ki: “Yarattıklarının şerrinden, bastırdığı zaman karanlığın şerrinden, düğümlere nefes eden büyücülerin şerrinden, hased ettiği zaman hasedçilerin şerrinden, tan yerini ağartan Rabbe sığınırım. “
“Kul euzu birabbi’nnas” (Nas)
Bismi’llahi’r-Rahmâni’r-Rahîm
” De ki: “İnsanlardan ve cinlerden ve insanların göğüslerine vesvese veren o sinsi vesvesecinin şerrinden, insanların ilâhı, insanların Hükümrânı ve insanların Rabbi olan Allah’a sığınırım. “
Sureleri her namazdan sonra birer defa, sabah ve akşam namazlarından sonra ise üçer defa okunur.”(Ebu Davud 2/86, Nesei 3/68 sahih senedle rivayet ettiler.)
– 71 –“ وَيَقْرَأ آيَةَ الكُرسِي عَقِبَ كُلِّ صَلاة “
“اَللَّـهُ لاَ إِلَهَ إِلاَّ هُوَ الْحَـيُّ الْقَيُّومُ لاَ تَأْخُذُهُ سِنَةٌ وَ لاَنَوْمٌ لَهُ مَا فيِ السَّمَاوَاتِ وَمَافيِ الأَرْضِ مَنْ ذَا الَّذِي يَشْفَعُ عِنْدَهُ إِلاَّ بِإِذْنِهِ يَعْلَمُ مَا بَيْنَ أَيْدِيهِمْ وَمَا خَلْفَهُمْ وَلاَ يُحِيطُونَ بِشَيْءٍ مِنْ عِلْمِهِ إِلاَّ بِمَا شَاءَ وَسِعَ كُرْسِـيُّهُ السَّمَاوَاتِ وَالأَرْضَ وَلاَ يَؤُودُهُ حِفْظُهُمَـا وَهُـوَ الْعَلِـيُّ الْعَظِيمُ”
(النسائي)” Her namazdan sonra ayetel kürsi okunur.”
” Allah, O’ndan başka ibadete layık ilah olmayandır. O, Hayy ve Kayyum’dur. Kendisini uyuklama ve uyku tutmaz. Göklerde ve yerde olanların hepsi O’ nundur. O’nun izni olmadan katında kim şefaat edebilir? Onların işlediklerini ve işleyeceklerini bilir. (Yarattıkları) O’nun ilminden, kendisinin dilediği dışında hiçbir şeyi kavrayamaz. O’nun kürsüsü gökleri ve yeri kaplamıştır. Onların gözetilmesi O’na ağır gelmez. O Aliyy’dir, Azim’dir. “( Nesei sahih senedle)
– 72 –” عشرة مرات بَعدَ المغرب والصبح “
“لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللهُ وَحْدَهُ لاَشَرِيكَ لَهُ، لَهُ الْمُلْكُ وَ لَهُ الْحَمْدُيُحْيِيوَ يُمِيتُ وَ هُوَ عَلَى كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ”
( الترمذي وأحمد)
” Sabah ve akşam namazlarından sonra onar defa şöyle denir:
” Allah’tan başka ibadete layık ilah yoktur. O tektir. O’ nun ortağı yoktur. Mülk O’nundur. Hamd O’nadır. Dirilten de öldüren de O’dur. O’nun her şeye gücü yeter. “(Tirmizi 5/515, Ahmed 4/227 sahih senedle rivayet ettiler)
– 73 –” بعد السلام من صلاة الفجر“
“اَللَّهُـمَّ إِنِّيأَسْأَلُكَ عِلْماً نَاِفعاً، وَرِزْقاً طَيِّباً، وَعَمَلاً مُتَقَبَّلاً”
(ابن ماجة وغيره)” Sabah namazında selam verdikten sonra şöyle denir:
” Allah’ım! Senden faydalı ilim, helal rızık ve kabul olunmuş amel istiyorum. ”(İbni Mace sahih senedle rivayet etti.)
17 Ocak 2010: 06:49 #764681Anonim
بِسْمِ اللّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِİstihare Namazında Okunacak Dua
– 74 –“قَالَ جَابِرُ بْنُ عَبْدِ اللهِ رَضِىَ اللهُ عَنْهُمَا:
كَانَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَ سَلَّمَ يُعَلِّمُنَا اْلاِسْتِخَارَةَ فيِ الأُمُورِكُلِّهَا كَمَا يُعَلِّمُنَا السُّورَةَ مِنَ الْقُرْآنِ ، يَقُولُ صَلَّىاللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ:
“إِذَا هَمَّ أَحَدُكُمْ بِالأَمْرِ فَلْيَرْكَعْ رَكْعَتَيْنِ مِنْ غَيْرِ الْفَرِيضَةِ ثُمَّ لِيَقُلْ “:
“ اَللَّهُمَّ إِنِّي أَسْتَخِيرُكَ بِعِلْمِكَ ، وَأَسْتَقْدِرُكَ بِقُدْرَتِكَ ، وَأَسْأَلُكَ مِنْ فَضْلِكَ الْعَظِيمِ ، فَإِنَّكَ تَقْدِرُ وَلاَ أَقْدِرُ ، وَتَعْلَمُ وَلاَ أَعْلَمُ ، وَأَنْتَ عَلاَّمُ الْغُيُوبِ ، اَللَّهُمَّ إِنْ كُنْتَ تَعْلَمُ أَنَّ هَذَا الأَمْرَ –وَيُسَمِّي حَاجَتَهُ– خَيْرٌ ليِ فيِ دِينِي وَمَعَاشِي وَعَاقِبَةِ أَمْرِي –أَوْ قَالَ: عَاجِلِهِ وَآجِلِهِ– فَاقْدُرْهُ ليِ وَيَسِّرْهُ ليِ ثُمَّ بَارِكْ ليِ فِيهِ ، وَإِنْ كُنْتَ تَعْلَمُ أَنَّ هَذَا الأمْرَ شَرٌّ ليِ فيِ دِينيِ وَمَعَاشِي وَعَاقِبَةِ أَمْرِي –أَوْ قَالَ عَاجِلِهِ وَآجِلِهِ – فَاصْرِفْهُ عَنيِّ وَاصْرِفْنيِ عَنْهُ ، وَاقْدُرْ لِيَ الْخَيْرَ حَيْثُ كَانَ ثُمَّ أَرْضِنيِ بِهِ “
(البُخَارِيُّ)
” وَشَاوِرْهُمْ فيِ الأمْرِ فَإِذَا عَزَمْتَ فَتَوَكَّلْ عَلَى اللهِ “Cabir ibni Abdullah radiyallahu anh’dan rivayet edildiğine göre şöyle demiştir:
“Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem her işimizde bize Kur’an’dan bir sure öğretir gibi istihareyi öğretirdi. Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle derdi:
” Sizden biriniz bir işi tasarladığı zaman farz namazından başka iki rekat namaz kılsın sonra şöyle dua etsin ” :
” Allah’ım! Senin ilminle Sen’den hayır istiyorum. Senin kudretinle senden güç istiyorum. Ve Senden büyük fazlından istiyorum. Çünkü Senin gücün yeter benim gücüm yetmez. Sen bilirsin ben bilmem ve Sen gaybleri hakkıyla bilensin. Allah’ım! Eğer bu işin; dinim, geçimim ve işimin sonu için hayırlı olduğunu biliyorsan (yahut işimin dünya ve ahiret için hayırlı olduğunu biliyorsan) onu bana takdir et.
Sonra da onda bana bereket ver. Eğer bu işin; dinim için, geçimim ve işimin sonu için kötü olduğunu biliyorsan (yahut dünya ve ahiret işim için kötü olduğunu biliyorsan) onu benden sav ve bana hayır nerede ise onu takdir et. Sonra da beni o işe razı kıl. ”
(Buhari 7/162)
Herhangi bir işinde yaratana veya mü’minlere danışan kimse pişman olmaz. Çünkü Allah-u Teâlâ Kur’an’da şöyle buyurmuştur:
“ (Önemli) işlerde onlarla istişare et. Bir şeyi yapmaya azmettiğinde (onu yap ve) Allah’a tevekkül et. ”
(Ali İmran: 159)17 Ocak 2010: 06:51 #764682Anonim
بِسْمِ اللّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِSabah ve Akşam Okunacak Dua-1
– 75 –عن ابن مسعود رَضِيَ اللَّهُ عَنهُ قال:
كان نبي اللَّه صَلَّى اللَّهُ عَلَيهِ وَسَلَّم إذا أمسى قال:
“أمْسَينَا (أَصْبَحْنَا) وَأَمْسَى الْمُلْكُ ِللهِ (وَأَصْبَحَ الْمُلْكُ ِللهِ) وَالْحَمْدُ ِللهِ ، لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللهُ وَحْدَهُ لاَ شَرِيكَ لَهُ ، لَهُ الْمُلْكُ وَلَهُ الْحَمْدُ وَهُوَ عَلَىكُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ ،
رَبِّ أسْأَلُكَ خَيرَ مَا فِي هذِهِ اللَّيلَةِ وَخَيْرَ مَا بَعْدَهَا ، وَأعوذُ بِكَ مِنْ شَرِّ مَا فِي هذِهِ اللَّيلَةِ وَشَرِّ مَا بَعْدَهَا،
رَبِّ أَعُوذُ بِكَ مِنَ الْكَسَلِ، وَسُوءِ الْكِبَرِ، أَعُوذُ بِكَ مِنْ عَذَابٍ فِي النَّارِ وَعَذابٍ فِي الْقَبْرِ”
وإذا أصْبَحَ قال ذلك أيضاً:
“ أَصْبَحْنا وَأصْبَحَ المُلْكُ لله“
(مُسلِمٌ)
Abdullah b. Mesud radiyallahu anh’dan rivayete göre Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem gecelediği zaman şöyle derdi:
” Biz Allah-u Teâlâ’nın kulu olarak geceledik. Bütün mülk de Allah’ın olarak geceledi. Hamd Allah’a mahsustur. Allah’tan başka ibadete layık ilah yoktur. O tektir. O’nun ortağı yoktur. Mülk O’nundur. Hamd O’ nadır. O her şeye kadirdir.
Rabbim! Bu gecede bulunanın hayırlısını ve bundan sonra olacak olanın da hayırlısını Senden isterim. Bu gecede olanın şerrinden ve bundan sonra olacak olanın da şerrinden Sana sığınırım.
Rabbim! Tembellikten, kocamaktan, bunamaktan, sana sığınırım. Cehennemdeki azabdan ve kabir azabından sana sığınırım. “
Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem sabahladığı zaman da bunu söylerdi.
Yalnız gecelemek manasına gelen kelime yerine sabahlamak manasına gelen kelimeyi kullanırdı (yani asbahna (sabahladık) ve asbahu’l mülkülillah (mülk de Allah’ın olarak sabahladı) derdi.) “(Müslim 4/2088 )
– 76 –عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ رَضيَ الله عَنْهُ قَالَ:
: قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ
“ إِذَا أَصْبَحْتُمْ فَقُولُوا “:
“اَللَّهُمَّ بِكَ أَصْبَحْنَا ، وَبِكَ أَمْسَيْنَا ، وَبِكَ نَحْيَا ، وَبِكَ نَمُوتُ ، وَ إِلَيْكَ النُّشُورُ”
” وَإِذَا أَمْسَيْتُمْ فَقُولُوا “:
” اللّهُمَّ بِكَ أَمْسَيْنَا ، وَبِكَ أَصْبَحْنَا، وَبِكَ نَحْيَا ، وَبِكَ نَمُوتُ ، وَإِلَيْكَ الْمَصِيرُ “
(التِّرمِذِيُّ)
Ebu Hureyre radiyallahu anh’den rivayet edildiğine göre;
Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle demiştir:
” Şayet sabahlarsanız şöyle deyiniz “:
” Allah’ım! Senin varlığın sebebiyle sabahladık. Senin varlığın sebebiyle geceledik. Senin varlığınla yaşarız. Senin varlığınla ölürüz. Öldükten sonra dirilip hesap vermek Sanadır. ”
Şayet gecelerseniz şöyle deyiniz “:
” Allah’ım! Senin varlığın sebebiyle geceledik. Senin varlığın sebebiyle sabahladık. Senin varlığınla yaşarız. Senin varlığınla ölürüz. Dönüş Sanadır. “(Tirmizi 5/466 sahih senedle)
– 77 –“اَللَّهُمَّ أَنْتَ رَبِّي لاَ إِلَهَ إِلاَّ أَنْتَ ، خَلَقْتَنيِ وَ أَنَا عَبْدُكَ ، وَ أَنَا عَلَىعَهْدِكَ وَ وَعْدِكَ مَا اسْتَطَعْتُ ، أَعُوذُ بِكَ مِنْ شَرِّ مَا صَنَعْتُ ، أَبُوءُ لَكَ بِنِعْمَتِكَ عَلََىَّ ، وَأَبُوءُ بِذَنْبيِ ، فَاغْفِرْ ليِ فَإِنَّهُ لاَ يَغْفِرُ الذُّنُوبَ إِلاَّ أَنْتَ”
(الْبُخَارِي)” Allah’ım! Sen benim Rabbimsin. Senden başka ibadete layık ilah yoktur. Beni yarattın ve ben senin kulunum. Gücüm yettiğince senin emrin ve vadin üzereyim. Yaptığım şeylerin kötülüğünden sana sığınırım. Senin bana olan nimetini itiraf ediyorum. Günahımı da itiraf ediyorum. Günahımı bağışla. Çünkü günahları senden başka bağışlayacak yoktur. “
(Buhari 7/150)– 78 –“اَللَّهُمَّ إِنِّي أَصْبَحْتُ أُشْهِدُكَ وَأُشْهِدُ حَمَلَةَ عَرْشِكَ، وَمَلاَئِكَتَكَ وَجَمِيعَ خَلْقِكَ، أَنَّكَ أَنْتَ اللهُ لاَ إِلَهَ إِلاَّ أَنْتَ وَحْدَكَ لاَ شَرِيكَ لَكَ ، وَأَنَّ مُحَمَّداً عَبْدُكَ وَرَسُولُكَ”
(أبو داود والنسائي وابن السني)” Allah’ım! Seni şahid tutar olduğum halde, arşını taşıyanları, meleklerini ve bütün mahlukatını da şahid tutar olduğum halde sabahladım. Şüphesiz ki Sen Allah’sın. Sen’den başka ibadete layık ilah yoktur. Muhammed de senin kulun ve rasulündür. “
Bu dua sabah akşam dört defa okunur.(Ebu Davud, Nesei, İbn Sünni)
– 79 –“اَللَّهُمَّ مَا أَصْبَحَ بِي مِنْ نِعْمَةٍ أَوْ بِأَحَدٍ مِنْ خَلْقِكَ فَمِنْكَ وَحْدَكَ لاَشَرِيكَ لَكَ، فَلَكَ الْحَمْدُ وَلَكَ الشُّكْرُ”
(أبو داود والنسائي وابن السني )” Allah’ım! Bende veya yarattıklarından herhangi birinde bulunan her nimet yalnızca Sendendir. Senin ortağın yoktur. Hamd Sanadır. Şükür Sanadır. ”
Kim sabahladığında bu sözleri söylerse o günün şükrünü yapmış olur.
Kim akşamladığında bu sözleri söylerse o gecenin şükrünü yapmış olur.“(Ebu Davud, Nesei, İbn Sünni)
– 80 –“اَللَّهُمَّ عَافِنِي فيِ بَدَنِي ، اَللَّهُمَّ عَافِنيِ فيِ سَمْعيِ ، اَللَّهُمَّ عَافِنيِ فيِ بَصَرِي ، لاَ إِلَهَ إِلاَّ أَنْتَ.
اَللَّهُمَّ إِنِّي أَعُوذُ بِكَ مِنَ الْكُفْرِ وَالْفَقْرِ، وَأَعُوذُ بِكَ مِنْ عَذَابِ الْقَبْرِ، لاَ إِلَهَ إِلاَ أَنْتَ”
( تعيدها ثلاثاً حين تصبح ، وثلاثاً حين تمسي )
(أبو داود وأحمد والنسائي)” Allah’ım! Bedenime afiyet ver. Allah’ım! Kulağıma afiyet ver. Allah’ım! Gözüme afiyet ver. Senden başka ibadete layık ilah yoktur.
Allah’ım! Küfürden ve fakirlikten sana sığınırım. Kabir azabından sana sığınırım. Senden başka ibadete layık ilah yoktur. ”
Sabah ve akşam üçer kere okunur.(Ebu Davud 4/324, Ahmed 5/42, Nesei no: 32 Hasen senedle rivayet ettiler.)
– 81 –“حَسْبِيَ اللهُ لاَ إِلَهَ إِلاَّ هُوَ عَلَيْهِ تَوَكَّلْتُ وَهُوَ رَبُّ الْعَرْشِ الْعَظِيمِ”
سَبْعَ مَراتٍ حين يصبح ويمسي.
(ابن السني وأبو داود)” Allah bana kafidir. Ondan başka ibadete layık ilah yoktur. O’na tevekkül ettim. O büyük arşın Rabbidir .”
Bu Sabah ve akşam yedi defa söylenir .
(Ebu Davud, İbn Sünni , sahih senedle rivayet ettiler)– 82 –“أَعُوذُ بِكَلِمَاتِ اللهِ التَّامَّاتِ مِنْ شَرِّ مَا خَلَقَ”ثَلاثَ مَرَّات.
( الترمذي وأحمد)
” Yarattığı şeylerin şerrinden Allah’ın tam ve eksiksiz sözüne (Kur’an’ına) sığınıyorum ”
bunu üç kere söyler(Ahmed, Tirmizi, sahih senedle rivayet ettiler)
– 83 –“اَللَّهُمَّ إِنِّي أَسْأَلـُكَ الْعَفْوَ وَالْعَافِيَةَ فيِ الدُّنْيَا وَالآخِرَةِ ،
اَللَّهُمَّ إِنِّي أَسْأَلـُكَ الْعَفْوَ وَالْعَافِيَةَ فيِ دِينيِ وَدُنْيَايَ وَأَهْليِ ، وَمَاليِ ،
اَللَّهُمَّ اسْتُرْ عَوْرَاتِي ، وَآمِنْ رَوْعَاتِي ، وَ احْفَظْنيِ مِن بَيْنِ يَدَيَّ ، وَمِنْ خَلْفِي ، وَعَنْ يَمِينيِ ، وَعَنْ شِـمَاليِ ، وَمِـنْ فَوْقِي ، وَأَعُوذُ بِعَظَمَتِكَ أَنْ أُغْتَالَ مِنْ تَحْتيِ”
(أبو داود ، ابن ماجة)
” Allah’ım! Ben senden dünyada ve ahirette af ve afiyet isterim.
Allah’ım! Ben dinim, dünyam, ailem ve malım hakkında senden af ve afiyet isterim.
Allah’ım! Ayıplarımı ört, korktuğum şeylerden beni emin kıl ve beni önümden, arkamdan, sağımdan, solumdan ve üstümden gelecek musibetlerden koru. Alt tarafımdan gelecek ani felaketten de senin azametine sığınırım. “(Ebu Davud, İbni Mace sahih senedle rivayet ettiler.)
– 84 –“اَللَّهُمَّ عَالِمَ الْغَيْبِ وَالشَّهَـادَةِ ، فَاطِرَ السَّمَاوَاتِ وَالأَرْضِ ، رَبَّ كُلِّ شَيْءٍ وَمَلِيكَهُ ، أَشْهَدُ أَنْ لاَ إِلَهَ إِلاَّ أَنْتَ ، أَعُوذُ بِكَ مِنْ شَرِّ نَفْسِي، وَمِنْ شَرِّ الشَّيْطَانِ وَشِرْكِهِ ، وَأَنْ أَقْتَرِفَ عَلَى نَفْسِي سُوءاً ، أَوْ أَجُرَّهُ إِلىَ مُسْلِمٍ”
(الترمذي وأبو داود)
” Ey gizli ve açık olan her şeyi bilen , gökleri ve yeri örneksiz yaratan, her şeyin Rabbi ve Meliki olan Allah’ım! Şahitlik ederim ki Sen’den başka ibadete layık ilah yoktur. Nefsimin şerrinden, şeytanın şerrinden ve tuzağından, kendi nefsime veya başka bir müslümana kötülük etmekten sana sığınırım. ”
(Ebu Davud, Tirmizi sahih senedle rivayet etti.)17 Ocak 2010: 06:53 #764683Anonim
بِسْمِ اللّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ
Sabah ve Akşam Okunacak Dua-2
– 85 –“بِسْمِ اللهِ الَّذِي لاَيَضُرُّ مَعَ اسْمِهِ شَيْءٌ فيِ الأَرْضِ وَلاَ فيِ السَّمَاءِ وَهُوَ السَّمِيعُ الْعَلِيمُ”
(ثلاثاً)
(أبو داود ، الترمذي)” İsmini anmakla ne yerde, ne de gökte hiç bir şeyin zarar vermediği Allah’ın adı ile… O her şeyi işitir, her şeyi bilir. “
Sabah ve akşam üçer defa bunları söyleyene Allah’ın izni ile hiç bir şey zarar vermez.(Ebu Davud,Tirmizi, İbni Mace sahih senedle rivayet etti.)
– 86 –“رَضِيـتُ بِاللهِ رَبًّا ، وَبِالإِسْلاَمِ دِيناً ، وَبِمُحَمَّدٍ صَلَّىالله ُعَلَيْهِ وَسَلَّمَ نَبِيّاً”
(ثلاثاً)
(التِّرمِذِي)” Rab olarak Allah’tan, din olarak İslam’dan, nebi olarak Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’den razı oldum. “ (Sabah ve akşam üçer defa)
(Tirmizi sahih senedle)– 87 –“سُبْحَانَ اللهِ وَبِحَمْدِه ِ، عَدَدَ خَلْقِهِ ، وَرِضَا نَفْسِهِ ، وَزِنَةَ عَرْشِهِ وَمِدَادَ كَلِمَاتِهِ”
(مُسْلِمٌ)” Yarattıklarının sayısınca, zatının rızasınca, arşının ağırlığınca, kelimelerini yazmak için gereken mürekkep miktarınca, Allah’a hamdeder ve O’ nu bütün noksan sıfatlardan tenzih ederim. “ (Üç defa okunur.)
(Müslim 4/2090)– 88 –“سُبْحَانَ اللهِ وَبِحَمْدِه ِ“
(مائة مرة)
(مُسْلِمٌ)” Allah’a hamdederek O’nu bütün noksan sıfatlardan tenzih ederim. ” (Yüz defa söylenir.)
(Müslim 4/2071)– 89 –“يَاحَيُّ يَا قَيوُّمُ ، بِرَحْمَتِكَ أَسْتَغِيثُ ،
أَصْلِحْ ليِ شَأْنِي كُلَّهُ ،
وَلاَ تَكِلْنيِ إِلى َنَفْسِي طَرْفَةَ عَيْنٍ”
( البزار والحاكم)” Ey Hay ve Kayyum! Senin rahmetinle Sen’den yardım isterim.
Benim bütün hallerimi düzelt.
Beni göz kırpması kadar bir zaman bile nefsime bırakma. “
(El-Bezzar, Hakim 1/ 545 rivayet etti ve sahih dedi.)– 90 –“لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللهُ وَحْدَهُ لاَشَرِيكَ لَه ُ، لَهُ الْمُلْكُ وَلَهُ الْحَمْدُ ، وَهُوَ عَلَى كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ”
(مئة مرة في كل اليوم)
(البخاري ومسلم)” Allah’tan başka ibadete layık ilah yoktur. O tektir. O’nun ortağı yoktur. Mülk O’nundur. Hamd O’nadır. O her şeye kadirdir. ” (Her gün yüz kere okunur.)
(Buhari 4/95, Müslim 4/2071)– 91 –“ إذا أصْبَحَ أحَدُكُم فَلْيَقُل :
“أَصْبَحْنَاوَأَصْبَحَ الْمُلْكُ ِللهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ،
اَللَّهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ خَيْرَ هَذَا الْيَوْمِ ، فَتْحَهُ وَنَصْرَهُ وَنُورَهُ ، وَبَرَكَتَهُ ، وَهُدَاهُ ، وَأَعُوذُ بِكَ مِنْ شَرِّ مَا فِيهِ وَشَرِّ مَا بَعْدَهُ”
ثمُ إذا أمْسَى فَليقل مثل ذلك “
( أبُو دَاوُدَ )
” Sizden biriniz sabahladığında şöyle desin:
” Biz (Allah’a kul olarak) sabahladık. Bütün mülk de alemlerin Rabbi olan Allah’ın olarak sabahladı.
Allah’ım! Senden bu günün hayrını, fethini, zaferini, nurunu, bereketini, hidayetini isterim. Bu günde olan şerden ve bundan sonra olacak şerden sana sığınırım. ”
Sonra akşamladığı zaman da böyle söyler.”(Ebu Davud sahih senedle rivayet etti.)
– 92 –: قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ
” مَنْ قَالَ حِينَ يُصْبِحُ :
“لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللهُ وَحْدَهُ لاَشَرِيكَ لَهُ، لَهُ الْمُلْكُ وَلَهُ الْحَمْدُ، وَهُوَ عَلَى كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ”
كَانَ لَهُ عَدْلَ رَقَبَةٍ مِنْ وَلَدِ إِسْمَاعِيلَ. وَحُطَّ عَنْهُ عَشْرُ خَطِيئَاتٍ، وَرُفِعَ لَهُ عَشْرُ دَرَجَاتٍ. وَكَانَ فِي حِرْزٍ مِنَ الشَّيَطَانِ حَتَّى يُمْسِيَ. وَإِذَا أَمْسى ، فَمِثْلُ ذلِكَ حَتَّى يُصْبِحَ “
(ابن ماجة)Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle demiştir:
” Kim sabahladığı zaman:
“Allah’tan başka ibadete layık ilah yoktur. O tektir. O’ nun ortağı yoktur. Mülk O’nundur. Hamd O’nadır. O her şeye kadirdir.”
derse ona İsmail (a.s)’in oğlundan bir köle azad etmiş gibi sevab verilir ve onun on günahı silinir, on derece de yükseltilir. Akşamlayıncaya kadar şeytandan korunur. Akşamlayınca bunu söylerse sabaha kadar aynı mükafatı alır. “(İbn Mace sahih senedle rivayet etti.)
– 93 –كان النبي صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ يقول إذا أصبح وإذا أمسى :
“أَصْبَحْنَا عَلَى فِطْرَةِ الإِسْلاَمِ وَعَلَى كَلِمَةِ اْلإِخْلاَصِ ، وَعَلَى دِينِ نَبِيِّنـَا مُحَمَّدٍ صَلَّىاللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ، وَعَلَى مِلَّةِ أَبِينَا إِبْرَاهِيمَ ، حَنِيفاً مُسْلِماً وَمَا كَانَ مِنَ الْمُشْرِكِينَ”
(أحمد وابن السني)Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem sabahladığı ve akşamladığı zaman şöyle derdi:
” İslam fıtratı üzerine, ihlas kelimesi (lailahe illallah kelimesi) üzerine, nebimiz Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’in dini üzerine, hanif ve müslüman olup müşriklerden olmayan babamız İbrahim’in milleti üzerine sabahladık. “(Ahmed 3/406, İbn Sünni No: 34 sahih senedle rivayet ettiler.)
– 94 –وعن عبد الله بن خُبَيب قال :
: قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ
” ( قُل ) قُلتُ :
يا رسول الله ما أقول ؟ قال :
“ قُلْ هو الله أحد “ والمُعَوَّذَتَين حين تُمسي ، وحين تُصْبِح ثَلاثَ مَرَّاتٍ تَكْفِيكَ مِن كُلِّ شيء “
بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ
(قُلْ هُوَ اللهُ أَحَدٌ * اَللهُ الصَّمَدُ * لَمْ يَلِدْ وَلَمْ يُولَدْ * وَلَمْ يَكُنْ لَهُ كُفُواً أَحَدٌ)
بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ
(قُلْ أَعُوذُ بِرَبِّ الْفَلَقِ * مِنْ شَرِّ مَا خَلَقَ * وَمِنْ شَرِّ غَاسِقٍ إِذَا وَقَبَ * وَمِنْ شَرِّ النَّفَّاثَاتِ فيِ الْعُقَدِ * وَمِنْ شَرِّ حَاسِدٍ إِذَا حَسَدَ)
بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ
(قُلْ أَعُوذُ بِرَبِّ النَّاسِ * مَلِكِ النَّاسِ * إِلَهِ النَّاسِ * مِنْ شَرِّ الْوَسْوَاسِ الْخَنَّاسِ * الَّذِي يُوَسْوِسُ فيِ صُدُورِ النَّاسِ * مِنَ الْجِنَّةِ وَالنَّاسِ)
( أبُو دَاوُد والتِّرمِذِي)Abdullah b. Hubeyb radiyallahu anh’den şöyle rivayet edilmiştir:
” Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem bana dedi ki:
” Söyle!” Dedim ki:
” Ey Allah’ın rasulü! Ne söyleyeyim?” Şöyle dedi:
” De ki; O Allah tektir” (ihlas suresini) ve muavvezeteyni (felak ve nas surelerini) sabahladığın ve akşamladığın zaman üçer kere okursan senin her şeyine yeter.”(Ebu Davud 4/322, Tirmizi 5/567sahih senedle rivayet ettiler.)
– 95 –“اَللَّهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ عِلْماً نَافِعاً وَرِزْقاً طَيِّباً وَعَمَلاً مُتَقَبَّلاً”“ Allahım! Senden, faydalı bir ilim, temiz (helâl) bir rızık ve makbul bir amel dilerim. “
(Sabahlayınca söylenir.)(İbn es-Sünnî, Amelu’l-Yevm ve’l-Leyle h.54. İbn Mâce, h. 925. Zâdü’l-Meâd, 2/375.)
– 96 –“أَسْتَغْفِرُ اللهَ وَأَتُوبُ إِلَيْهِ”( البُخَارِي ومُسْلِمٌ )” Allah’tan mağfiret (bağışlanma) diler, O’na tevbe ve istiğfâr ederim. ”
(Günde yüz defa okunur.)
(Buharî, Fethu’l-Bârî, 11/101. Müslim, 4/2075.)– 97 –” اَلْحَمْدُ للهِ وَحْدَهُ ، وَالصَّلاَةُ وَالسَّلاَمُ عَلَى مَنْ لاَنَبِيَّ بَعْدَهُ”
( أبُو دَاوُدَ )” Hamd, tümüyle yalnız bir olan Allah’a mahsustur. Salât ve selâm, kendisinden sonra peygamber olmayan (Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem)in üzerine olsun. “
(Sahih-i Ebu Davud (2/698)– 98 –“اَللَّهُمَّ صَلِّ وَسلِّمْ عَلَى نَبِيِّنَا مُحَمَّدٍ”” Allah’ım! Senin salât ve selâmın Nebimiz Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’in üzerine olsun.” (Sabah, akşam onar defa)
(Mecmeu’z-Zevâid, 10/120. Sahihu’t-Terğib ve’t-Terhib, 1/273.)17 Ocak 2010: 06:56 #764684Anonim
بِسْمِ اللّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِYatağa Yatıp Uyumak İstendiğinde Okunacak Dua
– 99 –عَن عَائِشَة رَضيَ الله عَنْهَا أنَّ النَّبِيَّ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ
“كَانَ إذا أوى إلى فِراشِهِ كُلَّ لَيْلَةٍ جَمَعَ كَفَّيْهِ ثُمَّ نَفَثَ فيهما فَقَرَأَ فيهما:
بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ
(قُلْ هُوَ اللهُ أَحَدٌ * اَللهُ الصَّمَدُ * لَمْ يَلِدْ وَلَمْ يُولَدْ * وَلَمْ يَكُنْ لَهُ كُفُواً أَحَدٌ)
بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ
(قُلْ أَعُوذُ بِرَبِّ الْفَلَقِ * مِنْ شَرِّ مَاخَلَقَ * وَمِنْ شَرِّ غَاسِقٍ إِذَا وَقَبَ * وَمِنْ شَرِّ النَّفَّاثَاتِ فيِ الْعُقَدِ * وَمِنْ شَرِّ حَاسِدٍ إِذَا حَسَدَ)
بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ
(قُلْ أَعُوذُ بِرَبِّ النَّاسِ * مَلِكِ النَّاسِ * إِلَهِ النَّاسِ * مِنْ شَرِّ الْوَسْوَاسِ الْخَنَّاسِ * اَلَّذِي يُوَسْوِسُ فيِ صُدُورِ النَّاسِ * مِنَ الْجِنَّةِ وَالنَّاسِ)
ثُمَّ يَمْسَحُ بِهِما ما اسْتَطاعَ مِنْ جَسَدِهِ يَبْدَأُ بِهِما عَلَى رَأسِهِ وَوَجْهِهِ وَمَا أقْبَلَ مِنْ جَسَدِهِ، يَفْعَلُ ذلكَ ثَلاثَ مَرَّاتٍ ”
( البُخَارِي ومُسْلِمٌ )Aişe radiyallahu anh’dan şöyle rivayet edilmiştir:
” Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem her gece yatağına girdiği zaman avuçlarını birleştirip üfler sonra onların içine:
” Kul huvallahu ehad, kul euzu birabbi’l-felak ve kul euzu birabbi’n-nas ” surelerini okurdu.
Bismi’llahi’r-Rahmâni’r-Rahîm
” De ki: O Allah birdir. Allah Samed’dir, (her şeyden müstağni ve her şey O’na muhtaçtır). O doğurmamış ve doğmamıştır. Hiç bir şey O’na denk değildir. “
Bismi’llahi’r-Rahmâni’r-Rahîm
” De ki: “Yarattıklarının şerrinden, bastırdığı zaman karanlığın şerrinden, düğümlere nefes eden büyücülerin şerrinden, hased ettiği zaman hasedçilerin şerrinden, tan yerini ağartan Rabbe sığınırım. “
Bismi’llahi’r-Rahmâni’r-Rahîm
” De ki: “İnsanlardan ve cinlerden ve insanların göğüslerine vesvese veren o sinsi vesvesecinin şerrinden, insanların ilâhı, insanların Hükümrânı ve insanların Rabbi olan Allah’a sığınırım. “
Sonra elleriyle başını, yüzünü, vücudunun ön tarafını ve vücudundan diğer erişebildiği yerleri meshederdi ve bunu üç defa yapardı.”(Buhari Fethu’l-Bari Şerhi 9/62, Müslim 4/1723)
– 100 –“ إذا أَوَيْتَ إلى فِراشِكَ فاقْرَأ آيَةَ الكُرْسِيِّ :
“ اَللهُ لاَ إِلَهَ إِلاَّ هُوَ الْحَيُّ الْقَيوُّمُ لاَ تَأْخُذُهُ سِنَةٌوَلاَ نَوْمٌ لَهُ مَا فيِ السَّمَاوَاتِ وَمَا فيِ الأَرْضِ مَنْ ذَا الَّذِي يَشْفَعُ عِنْدَهُ إِلاَّ بِإِذْنِهِ يَعْلَمُ مَا بَيْنَ أَيْدِيهِمْ وَمَا خَلْفَهُمْ وَلاَيُحِيطُونَ بِشَيْءٍ مِنْ عِلْمِهِ إِلاَّ بِمَاشَاءَ وَسِعَ كُرْسِيُّهُ السَّمَاوَاتِ وَلأَرْضَ وَلاَيَؤُدُهُ حِفْظُهُمَا وَهُوَ الْعَلِيُّ الْعَظِيمُ “
“حتى تَخْتِمَها ، فإنَّهُ لَنْ يَزالَ عَلَيْكَ مِنَ اللهِ حافِظٌ ، وَلا يَقْرَبَكَ شَيْطانٌ حَتَّى تُصْبِح “
(الْبُخَارِي)” Yatağına girdiğin zaman ” ayete’l kürsiyi ” :
” Allah, O’ndan başka ibadete layık ilah olmayandır. O, Hayy ve Kayyum’dur. Kendisini uyuklama ve uyku tutmaz. Göklerde ve yerde olanların hepsi O’nundur. O’nun izni olmadan katında kim şefaat edebilir? Onların işlediklerini ve işleyeceklerini bilir. (Yarattıkları) O’nun ilminden, kendisinin dilediği dışında hiçbir şeyi kavrayamaz. O’nun kürsüsü gökleri ve yeri kaplamıştır. Onların gözetilmesi O’na ağır gelmez. O Aliyy’dir, Azim’dir. ” sonuna kadar oku.
Böylece Allah’ tan koruyucu bir melek senden asla ayrılmaz ve sabahlayıncaya kadar da sana hiç bir şeytan yaklaşmaz. “(Buhari Fethu’l Bari Şerhi 4/487)
– 101 –“ مَنْ قَرَأَ آيَتَيْنِ مِن آخِرِ سُورَةِ البَقَرَةِ في لَيْلَةٍ كَفَتَاه “ :
“ آمَنَ الرَّسُولُ بِمَا أُنْزِلَ إِلَيْهِ مِنْ رَبِّهِ وَالْمُؤْمِنُونَ كُلٌّ آمَنَ بِاللَّهِ وَمَلائِكَتِهِ وَكُتُبِهِ وَرُسُلِهِ لاَ نُفَرِّقُ بَيْنَ أَحَدٍ مِنْ رُسُلِهِ وَقَالُوا سَمِعْنَا وَأَطَعْنَا غُفْرَانَكَ رَبَّنَا وَإِلَيْكَ الْمَصِيرُ *
لاَ يُكَلِّفُ اللهُ نَفْساً إِلاَ وُسْعَهَا لَهَا مَا كَسَبَتْ وَعَلَيْهَا مَا اكْتَسَبَتْ رَبَّنَا لاَ تُؤَاخِذْنَا إِنْ نَسِينَا أَوْ أَخْطَأْنَا رَبَّنَا وَلاَتُحَمِّلْنَا مَا لاَ طَاقَةَ لَنَا بِهِ وَاعْفُ عَنَّا وَاغْفِرْ لَنَا وَارْحَمْنَا أَنْتَ مَوْلاَنَا فَانْصُرْنَا عَلَى الْقَوْمِ الْكَافِرِينَ “
( البُخَارِي ومُسْلِمٌ )” Kim geceleyin Bakara suresinin son iki ayetini okursa ona yeter.”
” Rasul, Rabbinden kendisine indirilene iman etti, mü’minler de (iman ettiler). Hepsi; Allah’a, meleklerine, kitaplarına ve rasullerine iman ettiler. (Dediler ki) “Allah’ ın rasullerinden hiçbirini ayırdetmeyiz.” Ve (yine) dediler ki: “(Ey Rabbimiz!) İşittik ve itaat ettik. Rabbimiz! Bağışlamanı dileriz. Dönüş sanadır. ”
” Allah, hiç kimseye gücü dışında bir şey yüklemez. (Kişinin) kazandığı iyilik lehine, kötülük ise aleyhinedir. “Rabbimiz! Unutmuş, yahut hata yapmışsak (bu yüzden) bizi sorumlu tutma. Rabbimiz! Bizden öncekilere yüklediğin gibi bize de ağır yük yükleme. Rabbimiz! Gücümüzün yetmeyeceğini bize taşıtma. Bizi affet, bizi bağışla ve bize merhamet et. Sen bizim mevlamızsın. Kafir milletlere karşı bize yardım et. “(Buhari Fethu’l Bari Şerhi 9/94 Müslim1/554)
– 102 –عَن أَبي هُرَيْرَةَ رَضيَ الله عَنْهُ أنَّ رَسولَ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عليهِ وسلَّم قَالَ :
“ إذا قَامَ أحَدُكُمْ مِنْ فِراشِهِ ثُمَّ رَجَعَ إلَيْهِ فَلْيَنْفُضُهُ بِصَنِفَةِ إزارِهِ ثَلاثَ مَرَّاتٍ ، فإنَّهُ لا يَدْري ما خَلَفَهُ عَلَيْهِ بَعْدَهُ فإذا اضْطَجَعَ فَلْيَقُلْ :
“بِاسْمِكَ رَبَّي وَضَعْتُ جَنْبيِ ، وَبِكَ أَرْفَعُهُ ، فَإِنْ أَمْسَكْتَ نَفْسِي فَارْحَمْهَا ، وَإِنْ أَرْسَلْتَهَا فَاحْفَظْهَا ، بِمَا تَحْفَظُ بِهِ عِبَادَكَ الصَّالِحِينَ“
( البُخَارِي ومُسْلِمٌ )Ebu Hureyre radiyallahu anh’den Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem’ın şöyle dediği rivayet edilmiştir:
” Sizden biriniz yatağından kalkar sonra tekrar dönerse, yatağını elbisesinin içi ile üç defa silksin. Çünkü insan kalktıktan sonra yatağına hangi şeyin oturduğunu bilemez. Yattıktan sonra da şöyle desin:
” Rabbim! Senin isminle yanım üzerime yattım. Ve senin kudretinle onu kaldırırım. Eğer canımı alırsan ona merhamet et ve eğer onu salıverirsen salih kullarını koruduğun şeyle onu da koru. “(Buhari 11/126, Müslim 4/2084)
– 103 –“ اَللَّهُمَّ إِنَّكَ خَلَقْتَ نَفْسِي وَأَنْتَ تَوَفَّاهَا، لَكَ مَمَاتُهَا وَمَحْيَا هَا، إِنْ أَحْيَيْتَهَا فَاحْفَظْهَا، وَإِنْ أَمَتَّهَا فَاغْفِرْلَهَا. اَللَّهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ الْعَافِيَةَ”
(مسلم وأحمد وابن السني)
” Allah’ım! Şüphesiz ki beni yaratan Sen’sin ve vefat ettirecek olan da Sen’sin. Nefsimin hayatı da ölümü de senin elindedir. Şayet onu yaşatacak olursan onu koru. Ve şayet onu öldürecek olursan onu affet. Allah’ım! Sen’den afiyet isterim. ”
(Müslim 4/2083, Ahmed 2/79, İbn Sünni No:721)– 104 –وعن حذيفة رَضِيَ اللَّهُ عَنهُ أن رَسُول اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيهِ وَسَلَّم كَانَ إذا أَرَادَ أَن يَرْقُدَ وَضَعَ يَدَهُ اليُمنى تَحْتَ خَدَّهُ ثُمَّ يَقول :“اَللَّهُمَّ قِنيِ عَذَابَكَ يَوْمَ تَبْعَثُ عِبَادَكَ”( ثَلاثَ مَرَّات )
(التِّرمِذِيُّ وأبُو دَاوُدَ)Huzeyfe radiyallahu anh’den şöyle rivayet edilmiştir:
” Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem uyumak istediği zaman sağ elini yanağının altına koyar ve şöyle derdi:
” Allah’ım! Kullarını dirilteceğin günde beni azabından koru. ”
(Üç defa okunur.)(Ebu Davud 4/311, Tirmizi sahih senedle rivayet etti.)
– 105 –“بِاسْمِكَ اللَّهُمَّ أَمُوتُ وَأَحْيَا”( البُخَارِي ومُسْلِمٌ )” Allah’ım! Senin isminle ölürüm ve yaşarım. “
(Buhari Fethu’l-bari Şerhi 11/113, Müslim 4/2083)– 106 –قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ :
أَلا أَدُلُّكُما عَلى ما هو خَيْرٌ لَكُما مِن خَادِم ؟
إذا أَوَيْتُما إلى فِراشِكُما، فَسَبِّحا ثَلاثاً وثلاثين (“سُبْحَانَ اللهِ(“، واحْمدا ثلاثاً وَثلاثين “)وَالْحَمْدُ للهِ“(، وَكَبِّرا أرْبَعاً وَثَلاثِين “)وَاللهُ أَكْبَرُ(“،
فإنَّهُ خَيْرٌ لَكُما مِنْ خادِم .“
( البُخَارِي ومُسْلِمٌ )Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle demiştir:
“Size hizmetçilerden daha hayırlı bir şey öğreteyim mi?
Yatağınıza girdiğiniz zaman otuzüç kere tesbih çekin (“subhanallah” deyin), otuzüç kere hamd edin (“elhamdülillah” deyin), otuz dört kere tekbir getirin (“Allahu ekber” deyin).
Şüphesiz ki bu sizin için hizmetçilerden daha hayırlıdır.”(Buhari Fethu’l Bari Şerhi 7/71, Müslim 4/ 2091)
– 107 –“أَللَّهُمَّ رَبَّ السَّمَاوَاتِ السَّبْعِ وَرَبَّ الْعَرْشِ الْعَظِيمِ ، رَبَّنَا وَرَبَّ كُلِّ شَيْءٍ ، فَالِقَ الْحَبِّ وَالنَّوَى ، وَمُنْزِلَ التَّوْرَاةِ وَالإِنْجِيلِ ، وَالْفُرْقَانِ ، أَعُوذُ بِكَ مِنْ شَرِّ كُلِّ شَيْءٍ أَنْتَ آخِذٌ بِنَاصِيَتِهِ.
اَللَّهُمَّ أَنْتَ الأَوَّلُ فَلَيْسَ قَبْلَكَ شَيْءٌ ، وَأَنْتَ الآخِرُ فَلَيْسَ بَعْدَكَ شَيْءٌ وَأَنْتَ الظَّاهِرُ فَلَيْسَ فَوْقَكَ شَيْءٌ ، وَأَنْتَ البَاطِنُ فَلَيْسَ دُونَكَ شَيْءٌ ، اِقْضِ عَنَّا الدَّيْنَ وَأَغْنِنَا مِنَ الْفَقْرِ“
(مُسْلِمٌ)” Ey yedi göklerin ve yüce arşın sahibi olan, bizim ve her şeyin Rabbi olan, taneleri (tohumları) ve hurma çekirdeklerini yaratan, Tevrat’ı , İncil’i ve hakkı batıldan ayıran Kur’an’ı indiren Allah’ım! Emrin altında bulundurduğun her şeyin şerrinden sana sığınırım.
Allah’ım! Sen el-Evvel’ sin, Sen’ den önce hiç bir şey yoktur. Sen el-Ahir’sin, Sen’den sonra hiç bir şey yoktur. Sen ez-Zahir’sin, Senin üstünde hiç bir şey yoktur. Sen el-Batın’sın, Sen’den başka hiç bir şey yoktur. Borcumuzu ödemede bize yardım et ve bizi fakirlikten kurtar. “(Müslim 4/2084)
– 108 –“اَلْحَمْدُللهِ الَّذِي أَطْعَمَنَا وَسَقَانَا ، وَكَفَانَا، وَآوَانَا ، فَكَمْ مِمَّنْ لاَكَافِيَ لَهُ وَلاَ مُؤْوِيَ”
(مُسْلِمٌ)” Bizi yediren, içiren, hacetlerimizi gideren, bize barınacak mesken ihsan eden Allah’a hamd olsun. İhtiyaç içinde kıvranan öyle kimseler var ki, onlara acıyıp bakan yok. “
(Müslim 4/2085)– 109 –“اَللَّهُمَّ عَالِمَ الْغَيْبِ وَالشَّهَادَةِ فَاطِرَ السَّمَاوَاتِ وَاْلأَرْضِ، رَبَّ كُلِّ شَيْءٍ وَمَلِيكَهُ، أَشْهَدُ أَنْ لاَ إِلَهَ إِلاَّ أَنْتَ أَعُوذُ بِكَ مِنْ شَرِّ نَفْسِي، وَمِنْ شَرِّ الشَّيْطَانِ وَشِرْكِهِ، وَأَنْ أَقْتَرِفَ عَلَى نَفْسِي سُوءاً، أَوْ أَجُرَّهُ إِلىَ مُسْلِمٍ”
(أبو داود والترمذي)” Ey gaybı ve hazırı bilen, gökleri ve yeri örneksiz yaratan, her şeyin Rabbi ve Meliki olan Allah’ım! Şahidlik ederim ki Sen’den başka ibadete layık ilah yoktur. Nefsimin şerrinden, şeytanın şerrinden ve tuzağından, kendi nefsime veya başka bir müslümana kötülük etmekten sana sığınırım. “
(Ebu Davud 4/317, Tirmizi sahih senedle rivayet ettiler.)– 110 –“ كان رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ لا ينام حتى يقرأ الم تَنزِيلُ “ السجدة “ و“ تَبارَكَ الذي بِيَدِهِ المُلكُ “
(الترمذي والنسائي )” Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem “Secde” suresi ile “Tebareke” suresini okumadan uyumazdı.”
( Tirmizi ve Nesei sahih senedle rivayet ettiler.)– 111 –“ إذا أخَذْتَ مَضْجِعَكَ فَتَوضَّأ وضُوءَكَ لِلصَّلاةِ ، ثُمَّ اضْطَجِع عَلى شِقِّكَ الأيْمَن ، ثُمَّ قُلْ :
“اَللَّهُـمَّ أَسْلَمْتُ نَفْسِي إِلَيْكَ ، وَفَوَّضْتُ أَمْرِي إِلَيْكَ ، وَوَجَّهْتُ وَجْهِي إِلَيْكَ ، وَأَلْجَأْتُ ظَهْرِي إِلَيْكَ ، رَغْبَةً وَرَهْبَةً إِلَيْكَ ، لاَ مَلْجَأَ وَلاَ مَنْجَا مِنْكَ إِلاَّ إِلَيْكَ ، آمَنْتُ بِكِتَابِكَ الَّذِي أَنْزَلْتَ ، وَبِنَبِيِّكَ الَّذِي أَرْسَلْتَ”
فإنَّكَ إن مِتَّ مِن لَيْلَتِكَ مِتَّ عَلَى الفِطْرَة “
( البُخَارِي ومُسْلِمٌ )” Yatağına gireceğin zaman namaz için abdest alır gibi abdest al sonra sağ yanına yat ve şöyle de:
” Allah’ım! Kendimi Sana teslim ettim. İşimi Sana bıraktım. Yüzümü Sana döndürdüm. Sen’den korkarak ve Senden umarak sırtımı Sana (Senin himayene) dayadım. Sen’den başka sığınak ve barınak yoktur. İndirdiğin kitaba ve gönderdiğin nebine iman ettim. ”
Bunları söyledikten sonra ölürsen İslam fıtratı üzere ölürsün. ”(Buhari Fethu’l-Bari Şerhi 11/113, Müslim 4/2081
17 Ocak 2010: 06:57 #764685Anonim
بِسْمِ اللّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِGeceleyin Bir Yanından Diğer Yanına Dönenin Okuyacağı Dua
– 112 –عَن عَائِشَة رَضيَ الله عَنْهَا قالت :
كان رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّم إذا تَضَوَّرَ مِن اللَّيلِ قال :
“لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللهُ الْوَاحِدُ الْقَهَّارُ ، رَبُّ السَّمَاوَاتِ وَاْلأَرْضِ وَمَا بَيْنَهُمَا الْعَزِيزُ الْغَفَّارُ”
(أخرجه الحاكم وصححه ووافقه الذهبي والنسائي)Aişe radiyallahu anh’den şöyle rivayet edilmiştir:
” Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem geceleyin yatarken döndüğü zaman şöyle derdi:
” Tek ve el-Kahhar olan (kudreti ile her şeyi emri altında tutan) Allah’tan başka ibadete layık ilah yoktur. Göklerin, yerin ve bunların arasındakilerin Rabbi olan Allah Aziz’dir (her şeye galip ve üstündür). Gaffar’dır (günahları örtendir). ”(Hakim, Nesei ve Zehebi rivayet ettiler ve sahih dediler.)
بِسْمِ اللّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِYatınca Rahatsızlanıp Uyuyamayan, Uykusunda Korkan, Yalnızlık Hisseden Kimsenin Okuyacağı Dua
– 113 –“أَعُوذُ بِكَلِمَاتِ اللهِ التَّامَّاتِ مِنْ غَضَبِهِ وَعِقَابِهِ وَشَرِّ عِبَادِهِ ، وَ مِنْ هَمَزَاتِ الشَيَاطِينِ وَ أَنْ يَحْضُرُونِ”
( أبو داود و الترمذي)
” Gazabından, azabından, kullarının şerrinden, şeytanların vesvesesinden ve yanımda bulunmalarından Allah’ın tam kelimelerine (Kur’an’ına) sığınırım. “
(Ebu Davud 4/12, Tirmizi sahih senedle rivayet ettiler.)17 Ocak 2010: 06:59 #764686Anonim
بِسْمِ اللّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِRüyasında Sevdiği Veya Hoşlanmadığı Bir Şey Görenin Okuyacağı Dua– 114 –“ الرُّؤيا الصَّالِحَةُ مِنَ الله والحُلْم مِنَ الشَّيطان ، فإذا رَأى أَحَدُكُم ما يُحِبُّ فَلا يُحَدِّث بِها إلَّا مَن يُحِبُّ …”
( البُخَارِي ومُسْلِمٌ )” İyi rüya Allah’tan, kötü rüya şeytandandır. Sizden birisi rüyasında sevdiği bir şey görürse bunu sevdiği kimselerden başkasına anlatmasın. “
(Buhari 7/24 Müslim 4/1772)– 114 / 1 –وخُلاصَةُ ما يَفْعَلُ مَن رأى ما يَكْرَهُ في مَنامِهِ ما يَلي :
“ يَنْفُثُ عَنْ يِسَارِهِ ثَلاثاً “
(مُسْلِمٌ)Rüyasında hoşlanmadığı bir şey gören kısaca şöyle yapar:
” Sol tarafına üç kere üfler. (hafifçe tükürür gibi yapar) “(Müslim 4/1772)
– 114 / 2 –“ يَسْتَعيذُ بِالله مِنَ الشَّيْطانِ ، وَمِنْ شَرِّ ما رأى ، ثلاث مرَّات “
(مُسْلِمٌ)” Şeytandan ve gördüğü rüyanın şerrinden üç kere Allah’a sığınır. “
(Müslim 4/1772)– 114 / 3 –“ لا يُحَدِّث بِهَا أحداً “
(مُسْلِمٌ)” Gördüğü rüyayı kimseye anlatmaz. “
(Müslim 4/1772)– 114 / 4 –“ يَتَحَوَّل عَنْ جَنْبِهِ الذي كَانَ عَلَيْه “
(مُسْلِمٌ)” Yatmakta olduğu taraftan diğer tarafa döner. “
(Müslim 4/1773)– 115 –“ يَقُومُ يُصَلِّي إنْ أَرَادَ ذلِك “
(مُسْلِمٌ)” Hoşlanmadığı bir şey gören kişi eğer isterse kalkıp namaz kılsın. ”
(Müslim 4/1773)17 Ocak 2010: 07:00 #764687Anonim
بِسْمِ اللّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِVitir Namazından Sonra Okunacak Dua
– 116 –“اَللَّهُمَّ اهْدِنِي فِيمَنْ هَدَيْتَ ، وَعَافِنيِ فِيمَنْ عَافَيْتَ ، وَتَوَلَّنيِ فِيمَنْ تَوَلَّيْتَ ، وَبَارِكْ ليِ فِيمَا أَعْطَيْتَ ، وَقِنيِ شَرَّ مَا قَضَيْتَ فَإِنَّكَ تَقْضِي ، وَلاَ يُقْضَى عَلَيْكَ ، إِنَّهُ لاَ يَذِلُّ مَنْ وَالَيْتَ ، وَلاَ يَعِزُّ مَنْ عَـادَيْتَ ، تَبَارَكْتَ رَبَّنَا وَتَعَالَيْـت ”
(أخرجه أصحاب السنن الأربع وأحمد والدارمي والحاكم والبيهقي)” Allah’ım! Hidayet ettiklerinle beraber bana da hidayet et. Afiyet verdiklerinle beraber bana da afiyet ver. İşini üzerine aldıklarınla beraber benim de işimi üzerine al. Verdiklerini bana mübarek et. Kaderimde olan şerden beni koru.
Öyle ki Sen her şey hakkında hüküm verirsin. Kimse Senin hakkında hüküm veremez. Senin veli edindiğin kimse asla zelil olmaz. Senin düşman olduğun kimse de asla aziz olmaz. Rabbimiz! Sen mübareksin ve yüceler yücesisin. “
(Ebu Davud, Tirmizi, Nesei, İbn Mace, Ahmed, Darami, Hakim ve Beyhaki sahih senedle rivayet ettiler .)– 117 –“اَللَّهُمَّ إِنيِ أَعُوذُ بِرِضَاكَ مِنْ سَخَطِكَ ، وَ بِمُعَافَاتِكَ مِنْ عُقُوبَتِكَ ، وَ أَعُوذُ بِكَ مِنْكَ ، لاَ أُحْصِي ثَنَاءً عَلَيْكَ، أَنْتَ كَمَـا أَثْنَيْتَ عَلَى نَفْسِكَ”
(مُسلِم وأصحاب السنن)” Allah’ım! Senin gazabından rızana sığınırım. Azabından afiyetine sığınırım. Senden (helak etmenden) sana sığınırım. Sana yaraşır övgüyü sayıp tamamlayamam. Sen kendini övdüğün gibisin. ”
(Müslim 1/ 352 Tirmizi, İbn Mace, Ahmed)– 117 –“اَللَّهُمَّ إِيَّاكَ نَعْبُدُ ، وَلَكَ نُصَلِّي وَنَسْجُدُ ، وَاِلَيْكَ نَسْعَى وَنَحْفِدُ ، نَرْجُو رَحْمَتَكَ ، وَنَخْشَى عَذَابَكَ ، إِنَّ عَذَابَكَ بِالْكَافِرِينَ مُلْحَقٌ.
اَللَّهُمَّ إِنَّا نَسْتَعِينُكَ، وَنَسْتَغْفِرُكَ ، وَنُثْنيِ عَلَيْكَ الْخَيْرَ ، وَلاَ نَكْفُرُكَ وَنُؤْمِنُ بِكَ، وَنَخْضَعُ لَكَ ، وَنَخْلَعُ مَنْ يَكْفُرُكَ”
(أخرجه البيهقي في السنن الكبرى وصحح إسناده)” Allah’ım! Yalnız Sana kulluk eder, Sana namaz kılar ve secde ederiz. Senin rızan için çalışır çabalarız, rahmetini umar, azabından korkarız. Senin azabın kafirlere ulaşıcıdır.
Allah’ım! Senden yardım ister, Sana tevbe ederiz. Sana hayırla hamdederiz, nankörlük etmeyiz. Sana iman eder boyun eğeriz. Seni inkar edenden uzaklaşırız. “(Beyhaki süneninde rivayet etmiştir, senedi sahihtir.)
بِسْمِ اللّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِVitir Namazında Selam Verdikten Sonra Okunacak Dua
– 119 –“ كان رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ يقرأ في الوتر (سَبِّح اسْمَ رَبِّكَ الأعلى ) و( قل يا أيها الكافرون ) و (قل هو الله أحد ) فإذا سَلَّم قال :“سُبْحَانَ الْمَلِكُ الْقُدُّوسُ رَبُّ الْمَلاَئِكَةِ وَ الرُّوحِ ”ثلاث مرات والثالثة يجهر بها ويمد بها صوته “
(النسائي والدار قطني)” Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem vitir namazında “Sebbih isme Rabbike’l a’la”, “Kul ya eyyu hel kafirun” ve“Kul huvallahu ehad”i okur, selam verdikten sonra üç kere şöyle derdi:
” Melik (Her şeyin sahibi olan ve tasarrufu altında bulunduran) ve Kuddüs (ayıplardan ve kusurlardan münezzeh ve tertemiz) olan Allah her türlü noksan sıfatlardan münezzehtir. O meleklerin ve ruhun (Cebrail’in)Rabbidir. “
Üçüncüde sesini yükseltir ve uzatırdı.”(Nesei 3/244, Dare Kutni 2/31 senedi sahihtir.)
17 Ocak 2010: 07:02 #764688Anonim
بِسْمِ اللّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ
Üzüntülü Ve Kederli Zamanlarda Okunacak Dua
– 120 –“اَللَّهُمَّ إِنِّي عَبْدُكَ، ابْنُ عَبْدِكَ، ابْنُ أَمَتِكَ، نَاصِيَتيِ بِيَدِكَ، مَاضٍ فيَّ حُكْمُكَ، عَدْلٌ فِيَّ قَضَاؤُكَ، أَسْأَلُكَ بِكُلِّ اسْمٍ هُوَ لَكَ، سَمَّيْتَ بِهِ نَفْسَكَ، أَوْ أَنْزَلْتَهُ فيِ كِتَابِكَ، أَوْ عَلَّمْتَهُ أَحَداً مِنْ خَلْقِكَ، أَوْ إِسْتَأْثَرْتَ بِهِ فيِ عِلْمِ الْغَيْبِ عِنْدَكَ، أَنْ تَجْعَلَ الْقُرْآنَ رَبِيعَ قَلْبيِ، وَنُورَصَدْرِي، وَجَلاَءَ حُزْنيِ، وَذَهَابَ هَمِّي”
(أحْمَدُ)” Allah’ım! Ben senin kulunum, erkek kulunun ve dişi kulunun da oğluyum. Alnım Senin elindedir.
Hükmün bana geçerlidir. Hakkımdaki hükmün adalettir. Kendini adlandırdığın Sana has bütün isimlerle, yahut kitabında indirdiklerinle, yahut yarattıklarından birine öğrettiğin isimlerle, yahut katından seçtiğin gayb ilmindeki isimlerle Sen’den istiyorum ki, Kur’an’ı kalbimin neşesi, göğsümün nuru, kederimin kaldırıcısı ve üzüntümün gidericisi yapasın. “
(Ahmed 1/391 sahih senedle rivayet etti. )– 121 –“اَللَّهُمَّ إِنيِّ أَعُوذُبِكَ مِنَ الْهَمِّ وَالْحَزَنِ، وَالْعَجْزِ وَالْكَسَـلِ، وَالْبُخْلِ وَالْجُبْنِ، وَضَلَعِ الدَّيْنِ وَغَلَبَةِ الرِّجاَلِ”
(الْبُخَارِي)” Allah’ım! Üzüntü ve kederden, acizlik ve tembellikten, cimrilik ve korkaklıktan, borç altında ezilmekten ve düşmanların üstün gelmesinden Sana sığınırım. ”Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem bu duayı çok okurdu.(Buhari 7/158)
بِسْمِ اللّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِSıkıntıda Okunacak Dua
– 122 –“لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللهُ الْعَظِيمُ الْحَلِيمُ،
لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللهُ رَبُّ الْعَرْشِ الْعَظِيمُ،
لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللهُ رَبُّ السَّمَاوَاتِ وَرَبُّ الْعَرْشِ الْكَرِيمُ”
(مُتَّفَقٌ عَلَيهِ)” El-Azim (ululuk mertebelerinin en üstünde olan) ve El-Halim olan (günahkarlara ceza vermekte acele etmeyen)Allah’tan başka ibadete layık ilah yoktur.
Azametli arşın Rabbi olan Allah’tan başka ibadete layık ilah yoktur.
Göklerin Rabbi ve yerin Rabbi olan ve kerim olan arşın Rabbi olan Allah’ tan başka ibadete layık ilah yoktur. “
(Buhari 7/154, Müslim 4/2092)– 123 –“اَللَّهُمَّ رَحْمَتَكَ أَرْجُو، فَلاَ تَكِلْنيِ إِلىَ نَفْسِي طَرْفَةَ عَيْنٍ ، وَأَصْلِحْ ليِ شَأْنِي كُلَّهُ، لاَ إِلَهَ إِلاَّ أَنْتَ”
(أبو داود وأحمد)” Allah’ım! Senin rahmetinle senden istiyorum. Beni göz kırpması kadar bir zaman bile nefsime bırakma. Benim bütün hallerimi düzelt. Senden başka ibadete layık ilah yoktur. ”
(Ebu Davud 4/324 Ahmed 5/42 senedi hasendir.)– 124 –“لاَ إِلَهَ إِلاَّ أَنْتَ سُبْحَانَكَ إِنيِّ كُنْتُ مِنَ الظَّالِمِينَ”
(الترمذي والحاكم)” Senden başka ibadete layık ilah yoktur. Sen her türlü noksan sıfatlardan münezzehsin. Ben zalimlerden oldum. “
(Tirmizi 5/529, Hakim rivayet etti ve sahih dedi.)– 125 –“اَللهُ اللهُ رَبيِّ لاَأُشْرِكُ بِهِ شَيْئاً”
(أبُو دَاوُدَ)” Allah! Allah benim Rabbimdir. O’na hiç bir şeyi ortak koşmam.”
(Ebu Davud 2 /87,sahih senedle rivayet etti.)17 Ocak 2010: 07:04 #764689Anonim
بِسْمِ اللّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِDüşmanla Veya Zalim Sultanla Karşılaşınca Okunacak Dua
– 126 –“اَللَّهُمَّ إِنَّا نَجْعَلُكَ فيِ نُحُورِهِمْ وَنَعُوذُ بِكَ مِنْ شُرُورِهِمْ”
(أبو داود وصححه الحاكم ووافقه الذهبي)” Allah’ım! Senin gücünle onların boğazlarını tıkarız ve kötülüklerinden Sana sığınırız. ”
(Ebu Davud 2/89, Hakim 2/142 rivayet etti ve sahih dedi.)– 127 –“اَللَّهُمَّ أَنْتَ عَضُدِي ، وَأَنْتَ نَصِيريِ ، بِكَ أَجُولُ ، وَبِكَ أَصُولُ ، وَبِكَ أُقَاتِلُ”
(أبُو دَاوُدَ وَالتِّرمِذِيُّ )” Allah’ım! Sen benim kuvvetimsin ve yardımcımsın. Seninle (düşmanı) engellerim. Senin gücünle saldırırım ve Senin yardımınla çarpışırım.”
(Ebu Davud 3/42, Tirmizi 5/572, Sahih senedle rivayet etti.)– 128 –“حَسْبُنَا اللهُ وَنِعْمَ الْوَكِيلُ”(الْبُخَارِي)“Allah bize yeter. O ne güzel vekildir (koruyucudur).”
(Buhari 5/172)Sultanın Zulmünden Korkanın Yapacağı Dua
– 129 –“اَللَّهُمَّ رَبَّ السَّمَاوَاتِ السَّبْعِ ، وَرَبَّ الْعَرْشِ الْعَظِيمِ ، كُنْ ليِ جَاراً مِنْ فُلاَنِ بْنِ فُلاَنٍ ، وَأَحْزَابِهِ مِنْ خَلاَئِقِكَ ، أَنْ يَفْرُطَ عَلَىَّ أَحَدٌ مِنْهُمْ أَوْ يَطْغَى ، عَزَّ جَارُكَ وَجَلَّ ثَنَاؤُكَ ، وَلاَ إِلَهَ إِلاَّ أَنْتَ”
(الْبُخَارِي)” Yedi kat semânın Rabbi, Yüce Arş’ın Rabbi Allah’ım! (Zalimi kast ederek) Falan oğlu falan’ın ve yarattıkların içerisinde onun tarafını tutanlardan birinin kötülükte aşırı gitmesinden ya da azgınlaşmasından beni muhafaza eyle. Senin himâyendeki kimse izzetli ve senin övgün yücedir. Senden başka ibadete layık ilah yoktur. “ Üç kere
(Buhari, Edebu’l-müfred, (h.707); el-Elbâni, sahih olduğunu söylemiştir, Sahihu edebi’l-müfred, (h.545).– 130 –“اَللهُ أَكْبَرُ، اَللهُ أَعَزُّ مِنْ خَلْقِهِ جَمِيعاً ، اَللهُ أَعَزُّ مِمَّا أَخَافُ وَأَحْذَرُ، أَعُوذُ بِاللهِ الَّذِي لاَ إِلَهَ إِلاَّ هُوَ ، اَلْمُمْسِكِ السَّمَاوَاتِ السَّبْعِ أَنْ يَقَعْنَ عَلَى الأَرْضِ إِلاَّ بِإِذْنِهِ ، مِنْ شَرِّ عَبْدِكَ فُلاَنٍ ، وَجُنُودِهِ وَأَتْبَاعِهِ وَأَشْيَاعِهِ ، مِنَ الْجِنِّ وَالإِنْسِ ، اَللَّهُمَّ كُنْ ليِ جَاراً مِنْ شَرِّهِمْ ، جَلَّ ثَنَاؤُكَ وَعَزَّ جَارُكَ، وَتَبَارَكَ اسْمُكَ ، وَلاَ إِلَهَ غَيْرُكَ”
(الْبُخَارِي)” Allah en büyüktür. Allah, bütün yarattıklarından daha çok izzet sahibidir. Allah, korktuğum ve sakındığım şeylerden daha kudretlidir. Kulu falanın, insan ve cin ordularının, taraftarlarının ve ona tabi olanların şerrinden, O’ndan başka ibadete layık ilah olmayan, izni dışında yedi kat göğün yerin üzerine düşmesini engelleyen Allah’a sığınırım. Allahım! Onların şerrinden beni koru. Övgün yücedir, senin himâyendeki kimse izzetlidir. İsmin mübarektir. Senden başka ibadete layık ilah yoktur. “ Üç kere
(Buhari, Edebu’l-müfred, (h.708)17 Ocak 2010: 07:05 #764690Anonim
بِسْمِ اللّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِİmanda Şüpheye Düşenin Okuyacağı Dua
– 131 –“ يَسْتَعِيذُ بِاللهِ “
( البُخَارِي ومُسْلِمٌ )” İmanda şüpheye düşen kişi bu düşünceden Allah’a sığınır. “
(Buhari Fethu’l-Bari Şerhi 6/336, Müslim 1/120)– 132 –“ يَنْتَهِي عَمَّا يَشُكُّ فِيه “
( البُخَارِي ومُسْلِمٌ )” Kendisine şüphe veren şeyi bırakması düşünmemesi gerekir. “
(Buhari Fethu’l-bari Şerhi 6/336, Müslim)– 133 –“آمَنْتُ بِاللهِ وَرُسُلِهِ”يَقول
(مُسْلِمٌ)” Allah’a ve Rasulune iman ettim “ der.”
(Müslim 1/119-120)– 134 –يَقْرَأُ قَوْلَهُ تَعالى :
“ هُوَ اْلأَوَّلُ وَاْلآخِرُ وَالظَّاهِرُ وَالْبَاطِنُ وَهُوَ بِكُلِّ شَيْءٍ عَلِيمٌ “
( أبُو دَاوُدَ )Allah-u Teâlâ’nın şu ayetini okur:
” O Evvel’dir (bütün eşyadan önce var olandır), Ahirdir (her şey helak olduktan sonra baki kalandır), Zahir’dir (sayısız açık delillerle varlığı meydandadır), Batındır (varlığının keyfiyeti gözlerden ve idrakten saklı olandır). O her şeyi bilendir. “(Ebu Davud 4/329 Hasen senedle rivayet etti.)
17 Ocak 2010: 07:06 #764691Anonim
بِسْمِ اللّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِBorçlu Olanın Okuyacağı Dua
– 135 –“ اَللَّهُـمَّ اكْفِنيِ بِحَلاَلِكَ عَنْ حَرَامِكَ ، وَأَغْنِنيِ بِفَضْلِكَ عَمَّنْ سِوَاكَ”
(التِّرمِذِيُّ)” Allah’ım! Haram kıldıklarını bırakıp helal kıldıklarınla yetindir. Senin fazlınla kendinden başkasına muhtaç etme. “
(Tirmizi 5/560 sahih senedle)– 136 –“اَللَّهُمَّ إِنيِّ أَعُوذُ بِكَ مِنَ الْهَمِّ وَالْحَزَنِ ، وَالْعَجْزِ وَالْكَسَـلِ ، وَالْبُخْلِ وَالْجُبْنِ ، وَضَلَعِ الدَّيْنِ وَغَلَبَةِ الرِّجَالِ”
(الْبُخَارِي)” Allah’ım! Üzüntü ve kederden, acizlikten ve tembellikten, cimrilikten ve korkaklıktan, borç altında ezilmekten ve düşmanlarımın bana üstün gelmesinden Sana sığınırım. “
(Buhari 7/158) -
YazarYazılar
- Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.