• Bu konu 1 yanıt içerir, 1 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
  • Yazar
    Yazılar
  • #683593
    Anonim

      Dünyada, dünyanın âhiret mezraası ve esma-i İlahiye âyinesi olan iki güzel yüzüne karşı mütefekkirane muhabbetin uhrevî neticesi: Dünya kadar, fakat fâni dünya gibi fâni değil, bâki bir Cennet verilecektir. Hem dünyada yalnız zaîf gölgeleri gösterilen esma, o Cennet’in âyinelerinde en şaşaalı bir surette gösterilecektir. Hem dünyayı, mezraa-i âhiret yüzünde sevmenin neticesi: Dünyayı fidanlık, yani ancak fidanları bir derece yetiştiren küçük bir mezraası hükmünde olacak öyle bir Cennet’i verecek ki: Dünyada havâs ve hissiyat-ı insaniye, küçük fidanlar olduğu halde, Cennet’te en mükemmel bir surette inkişaf ve dünyada tohumcuklar hükmünde olan istidadları, enva’-ı lezaiz ve kemalât ile sünbüllenecek surette ona verileceği, rahmetin ve hikmetin muktezası olduğu gibi, hadîsin nususuyla ve Kur’anın işaratıyla sabittir. Hem madem dünyanın; her hatanın başı olan mezmum muhabbeti değil, belki esmaya ve âhirete bakan iki yüzünü, esma ve âhiret için sevmiş ve ibadet-i fikriye ile o yüzleri ma’mur etmiş, güya bütün dünyasıyla ibadet etmiş. Elbette dünya kadar bir mükâfat alması, mukteza-yı rahmet ve hikmettir. Hem madem âhiretin muhabbetiyle onun mezraasını sevmiş ve Cenab-ı Hakk’ın muhabbetiyle âyine-i esmasını sevmiş. Elbette dünya gibi bir mahbub ister. O da, dünya kadar bir Cennet’tir.

      Sözler

      Âhiret: Ölüm ve kıyamet ile gidilen Cennet-Cehennemin bulunduğu ebedî âlem. Ölümsüz olan öbür dünya.
      Mezraa: Tarla.
      Esma-i İlahiye: Allah’a(cc) ait isimler.
      Mütefekkirane: Tefekkür eder şekilde, derin ve dikkatlice düşünerek.
      Muhabbet: Sevgi, sevme.
      Uhrevî: Ahiretle alakalı.
      Fâni: Geçici, kaybolan, gelip geçici.
      Bâki: Ebedî, sonsuz, ölümsüz olan.
      Esma: İsimler.
      Mezraa-i âhiret: Ahiret tarlası.
      Havâs: Duygular, duyu organları.
      Hissiyat-ı insaniye: İnsana ait hisler, insanın duyguları.
      İnkişaf: Açılma, meydana çıkma, gelişme.
      İstidad: Kabiliyet yetenek.
      Enva’-ı lezaiz: Lezzetlerin çeşitleri.
      Kemalât: Kemaller, mükemmellikler, olgunluklar, üstünlükler.
      Rahmet: Merhamet, acıma, esirgeme, şefkat etme.
      Hikmet: Gözetilen fayda ve gaye.
      Mukteza: İktiza eden, gereken.
      Nasus: Kesin ve açık hükümler.
      İşarat: İşaretler.
      Mezmum: Kötülenmiş.
      İbadet-i fikriye: Allah’ı (cc) varlığı, birliği, isimleri ve sıfatları ile tanımaya ve anlamaya çalışma ibadeti.
      Mukteza-yı rahmet ve hikmet: Allah’ın (cc) merhametinin ve herşeyde gaye ve faydalar gözetmesinin gereği.
      Âyine-i esma: İsimlerin aynası, isimleri gösteren ve bildiren eser.
      Mahbub: Muhabbet edilen, sevilen, sevgili.

    1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
    • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.