• Bu konu 6 yanıt içerir, 5 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
8 yazı görüntüleniyor - 1 ile 8 arası (toplam 8)
  • Yazar
    Yazılar
  • #646364
    Anonim


      Namaza başlarken abdest alırsın

      abdest alırken düşün ki ölmüşsün ve seni yıkıyorlar

      yani guslunu aldırıyorlar

      ölmüşsün sen

      sonra abdest alıp namaza duruyorsun namaza gidiyorsun

      bunu şöyle düşün

      düşün ki öldün sana guslunu aldırdılar ve gömdüler

      sonra melekler geldi

      ve seni aldılar kabirden

      ALLAH ın huzuruna çıkarmak için

      iki melek yanında

      ve mahkeme-i kubraya getiriyorlar

      oraya girince huzura durunca

      ALLAH ın azameti karşısında tekbir getiriyorsun

      ALLAH en büyüktür diyorsun

      namaza başlama tekbiri yani

      onun azameti karşısında bu agzından dökülüyor

      sonra ona hürmet olarak ellerini önünde bağlıyor

      el pence duruyorsun

      başın önünde

      bakamıyorsun ona

      bu arada

      tüm herkes orda

      dünyaya gelip gitmiş herkes

      bütün insanlar

      annen baban, ailen

      akrabaların

      komşuların

      dostalrın

      arkadaşların

      seni tanıyan tanımayan herkes orda

      huzurda

      melekler orda

      ALLAH orda

      bütün insanlık orda

      tüm insanlar

      ve sen huzurdasın

      iki melek ALLAH ın emri ile senin defterini çıkarıp okumaya başlıyor

      dünyada yaptıklarını yapmadıklarını

      gizlediklerini

      günahlarını

      ayıplarını

      suçlarını

      her şeyi okumaya başlıyro

      bütün insanlar bunu duyuyor

      annen baban akrabaların, komşuların, arkadaşların hhepsi sana bakıyor

      sen kahroluyorsun

      utanıyorsun

      çünkü herşey ortaya döküloyr

      her şey açıklanıyor

      her şeyini öğreniyor insanlar

      gizlediklerini

      günahlarını

      yaptıklarını

      ölüyorsun

      kahroluyorsun

      ağlamaya başlıyorsun

      ve dayanamıyorsun artık

      yüzünü gizlemek için eğiliyorsun

      rükuya gidiyorsun yani

      yüzünü gizliyorsun kimse görmesin seni diye

      melekler kalk diyor ve dinle

      bunlar senin yaptıkların diyor

      sen ister istemez kalkıyorsun

      ve tekrar okunmaya başlanıyor yaptıkların

      artık ayakta kalacak mecalin kalmıyor

      tanıdıklarının yüzüne bakamıyorsun

      en önemlisi de ALLAH ın karşısında dayanamıyorsun

      ve kendini yere atıyorsun

      secdeye

      yüzünü gizliyorsun

      ellerinin arasına alıyorsun

      ve ağlıyorsun

      kimsenin görmesini istemiyorsun seni

      yüzünü yere atıyrosun

      melekler yine dürtüyorlar seni

      kalk diyrolar doğrul

      yüzünü kaldırıyorsun ama doğrulamıyorsun

      o mecali bulamıyorsun kendinde

      yine okunmaya başlayınca yine atıyorsun kendini secdeye

      yüzünü yine gizliyorsun

      kahrolup duruyorsun

      melekler bu kez seni zorla ayağa kaldırıyorlar

      ve dinle diyorlar

      her rekatta böyle düşünün arkadaşlar..”
      ALINTI

      #716838
      Anonim

        Allah razı olsun saya abi çok mükemmel bir paylaşımdı.

        #716840
        Anonim
          Katregül wrote:
          Allah razı olsun saya abi çok mükemmel bir paylaşımdı.

          aminnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnn ecmain

          #716842
          Anonim

            Farklı bi yaklaşım, Allah razı olsun..

            #716848
            Anonim
              nuruvuslat wrote:
              Farklı bi yaklaşım, Allah razı olsun..

              BU YAKLAŞIM NASIL NURUVUSLAT ABİ

              Allahu Ekber” diyerek ellerini omuz veya kulak hizasına getiren Mü’min, bütün dünyayı ellerinin tersiyle itmiş, geride bırakmış ve önüne kendisini Allah’ın huzuruna taşıyacak yüksek ufukları almıştır.

              İftitah tekbiriyle Allah’ın dergâhına kabul edilmiştir. İftitah tekbiriyle dünya ve dünyadaki bütün sevdiklerini bir tarafa bırakmış, bütün sevdiklerini kendisine ikram eden İlâhî kapıya yönelmiştir.

              Sonra ellerini hemen bağlayışı, Allah’ın huzuruna kabul edilişinin işaretidir. Bir büyüğün huzurunda ayakta iseniz, elleriniz başka nasıl tevazu rengine bürünürdü ki?

              Mü’min kıyamdadır. Elleri, O’nun Ulûhiyeti önünde kenetlenmiştir. O’na hamd ve şükür ifadelerinin en muteberi ve en makbule geçeniyle hamd ü senada bulunduktan sonra, artık dünya-âhiret kendisine lâzım olacak can damarı dileğini zikredecektir ama, önce bir beyan ve taahhütte bulunur: “Allah’ım! Yalnız Sana ibadet ederiz ve yalnız Senden yardım dileriz!”

              Zaman durmuştur bu dakikada. Mü’min, Rabbi ile baş başadır. Rabbi ona; “Ey kulum! Dile benden ne dilersen!” demiş gibidir. Kul, Rabbine biraz daha yaklaşır. Sesine biraz daha ıztırap yükler; gözlerini secde mahalline diker, mahzunlaştırır; tazarrû ile niyazına başlar: “Bize Sırat-ı Müstakîm üzere hidayet ver Rabbim! Bizi, Sana ulaştıran doğru yola ilet!

              Mü’minin, vahiyle kendisine tebliğ edilmiş kıyamdaki bu beyan, tezekkür, taahhüt ve duâsı onu tek başına Mi’raca yükselt
              ecek kadar nezihtir, yücedir, makbûle şâyandır. Ama Mü’min buradan rükûa gider; Rabbinin huzurunda iki büklüm eğilir. Kıyamdaki istekleri, onun, Rabbinin önünde rükû ve secdeye gitmesini gerektirmiştir çünkü. Bu, ulvî beyanlar ve davranışlarla doğrulanmalıdır. Secdeye bu düşüncelerle gider. Ellerini, yüzünü, ayaklarını yer hizasında, aynı hedefte birleştirir. Rabbi önünde mahviyet ve tevazuu, onu toprak gibi arındırır, yüceltir; secdeye alnını koydukça kalbi günahlardan arınır.

              #716850
              Anonim

                Allah razi olsun, Namazi hakkiyla kilanlardan eylesin ins..
                Gunahlarin aciklanacagi o gunde Rabbimiz El-Settar ismiyle ayiplarimizi ortsun, El-Rahim ismiyle merhamet etsin, El-Gafur ismiyle Bagislasin insaAllah…amin.

                #716851
                Anonim
                  GuLSerbeti wrote:
                  Allah razi olsun, Namazi hakkiyla kilanlardan eylesin ins..
                  Gunahlarin aciklanacagi o gunde Rabbimiz El-Settar ismiyle ayiplarimizi ortsun, El-Rahim ismiyle merhamet etsin, El-Gafur ismiyle Bagislasin insaAllah…amin.

                  aminnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnn

                  #716986
                  Anonim
                    Katregül wrote:

                    BU YAKLAŞIM NASIL NURUVUSLAT ABİ

                    Allahu Ekber” diyerek ellerini omuz veya kulak hizasına getiren Mü’min, bütün dünyayı ellerinin tersiyle itmiş, geride bırakmış ve önüne kendisini Allah’ın huzuruna taşıyacak yüksek ufukları almıştır.

                    İftitah tekbiriyle Allah’ın dergâhına kabul edilmiştir. İftitah tekbiriyle dünya ve dünyadaki bütün sevdiklerini bir tarafa bırakmış, bütün sevdiklerini kendisine ikram eden İlâhî kapıya yönelmiştir.

                    Sonra ellerini hemen bağlayışı, Allah’ın huzuruna kabul edilişinin işaretidir. Bir büyüğün huzurunda ayakta iseniz, elleriniz başka nasıl tevazu rengine bürünürdü ki?

                    Mü’min kıyamdadır. Elleri, O’nun Ulûhiyeti önünde kenetlenmiştir. O’na hamd ve şükür ifadelerinin en muteberi ve en makbule geçeniyle hamd ü senada bulunduktan sonra, artık dünya-âhiret kendisine lâzım olacak can damarı dileğini zikredecektir ama, önce bir beyan ve taahhütte bulunur: “Allah’ım! Yalnız Sana ibadet ederiz ve yalnız Senden yardım dileriz!”

                    Zaman durmuştur bu dakikada. Mü’min, Rabbi ile baş başadır. Rabbi ona; “Ey kulum! Dile benden ne dilersen!” demiş gibidir. Kul, Rabbine biraz daha yaklaşır. Sesine biraz daha ıztırap yükler; gözlerini secde mahalline diker, mahzunlaştırır; tazarrû ile niyazına başlar: “Bize Sırat-ı Müstakîm üzere hidayet ver Rabbim! Bizi, Sana ulaştıran doğru yola ilet!

                    Mü’minin, vahiyle kendisine tebliğ edilmiş kıyamdaki bu beyan, tezekkür, taahhüt ve duâsı onu tek başına Mi’raca yükselt
                    ecek kadar nezihtir, yücedir, makbûle şâyandır. Ama Mü’min buradan rükûa gider; Rabbinin huzurunda iki büklüm eğilir. Kıyamdaki istekleri, onun, Rabbinin önünde rükû ve secdeye gitmesini gerektirmiştir çünkü. Bu, ulvî beyanlar ve davranışlarla doğrulanmalıdır. Secdeye bu düşüncelerle gider. Ellerini, yüzünü, ayaklarını yer hizasında, aynı hedefte birleştirir. Rabbi önünde mahviyet ve tevazuu, onu toprak gibi arındırır, yüceltir; secdeye alnını koydukça kalbi günahlardan arınır.

                    Söliyecek söz bulamıyorum, bu da harika. Allah cc. vaktini zayi etmeyenlerden ebeden razı olsun.

                  8 yazı görüntüleniyor - 1 ile 8 arası (toplam 8)
                  • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.