- Bu konu 17 yanıt içerir, 14 izleyen vardır ve en son
Anonim tarafından güncellenmiştir.
-
YazarYazılar
-
19 Ocak 2010: 09:49 #764890
Anonim
Bir paket sigara verip de para almayan o adamın önünde eğilerek geçmeyi aklın kabul etti de, bu kadar nimet veren Rabbine karşı niçin Ezan-ı Muhammedî okunduğu zaman namaz kılıp benim huzurumda eğilmedin?
Sual: Tablacı hükmünde olan insanlara bir fiat veriyoruz. Acaba asıl mal sahibi olan Allah, ne fiat istiyor?
Elcevab:
Evet o Mün’im-i Hakikî, bizden o kıymettar ni’metlere, mallara bedel istediği fiat ise; üç şeydir.
Biri: Zikir.
Biri: Şükür.
Biri: Fikir’dir.
Başta “Bismillah” zikirdir.
Âhirde “Elhamdülillah” şükürdür.
Ortada, bu kıymettar hârika-i san’at olan nimetler Ehad-i Samed’in mu’cize-i kudreti ve hediye-i rahmeti olduğunu düşünmek ve derketmek fikirdir.bunları hepsini kapsayan tek ibadet ise namaz dır.
allah razı olsun musab kardeş .:037:
7 Haziran 2010: 08:20 #771437Anonim
Hızlı namaz”ın verdiği ders!
Bir adam gözlerini açtığında kendisini labirente benzer bir yerde buldu. Çok şaşırdı. Etrafına bakındı. Kimseleri göremedi. Biraz korktuğunu hissetti. Kalktı öteye beriye koşturmaya başladı.
“Hızlı namaz”ın verdiği ders!Fakat ne bir kimseye rastlıyordu ne de bir çıkış görebiliyordu.
Başka yönlere doğru korkuyla heyecanla koşmaya başladı. Ancak yine bir çıkış bulamadı. Çaresizce bir çıkış yolu aramaya devam etti. Hiçbir şey bulamadı. Üstelik nereden geldiğini nereye gideceğini de kestiremiyordu artık. Kaybolmuştu. Burada ne işi vardı?!. Buradan nasıl kurtulacaktı?!. Yardım edecek kimse de yoktu…
Dışında çıkış vermez duvarlar; kimi yerde betondan kimi yerde ağaçlardan kimi yerde kayalardan duvarlar vardı. İçindeki duvarlar ise daha çetindi; korkudan endişeden meraktan ümitsizlikten örülü duvarlardı bunlar… Sıkışıp kalmıştı adamcağız.
Koşturması onu kurtarmıyor aksine içindeki korku duvarlarını daha da büyütüyordu. Ruhu kurtulmaya çalıştıkça sıkılaşan bir düğümün içinde gibiydi.
Telâş içinde aranırken birden önüne birisi çıkıverdi. Öyle şaşırdı öyle sevindi ki kalbinin bir duyguyu bu kadar derinden hissedeceğini tahmin bile edemezdi.
O sevinçle o ümitle o yalvarmayla öyle sarıldı ki ona alıp içine sokmak istedi.
Biraz şaşkınlığını atıp çölde susuzluktan yanmış bir insanın su istemesi gibi sordu: “Neredeyim?!. Nasıl kurtulacağım buradan?!. Ne tarafa gitmeliyim?!. Biliyor musun yalvarıyorum söyle bana!..”
Karşısına çıkan sadece evet anlamında başını salladı.
Olsun bu da yeterdi ona. Kabul etti ya… Başını salladı ya… Demek ki yardım edecekti.
Adam bir daha sordu. “Ne olur söyle ne tarafa gitmeliyim nasıl kurtulurum buradan?!.”
Karşısında duran eliyle de işaret ederek tarif etti:
“Bak şimdi!……..”
Fakat o kadar hızlı söyledi ki adam hiçbirini anlayamadı.
Bir daha yalvarır gibi sordu.
Karşısındaki tekrar aynı şekilde cevap verdi:
“Bak şimdi!……..”
Adam yine hiçbir şey anlayamadı.
Ne hazindi ki çıkışı bilen birini bulmuştu ama söylediklerini anlayamıyordu. Kendini daha da çaresiz hissetti. Ona bir daha sarılmak geldi içinden; ama bu sefer boğazına sarılıp onu sarsmak içindi. Yavaş konuş anlaşılır söyle niye böyle kelimeleri yutarak anlaşılmaz konuşuyorsun demek için onu tutup silkelemek istedi. Ama yutkundu nefes aldı sakin kalmaya çalışarak sordu:
“Bak” dedi “buradan kurtulmalıyım çıkışı biliyorsun belli ama ne olur tane tane söyle dediklerini anlayabileyim emi?..”
Karşısındaki yüzüne garipseyerek baktı “ama biz seninle hep böyle konuşuruz hep böyle anlaşırız” dedi.
Adam duraladı. Daha önce karşılaştıklarını hatırlamak istedi. Fakat hatırlayamadı. Sordu:
“Seninle daha önce konuştuk mu seni niye bilmiyorum.”
Karşısına çıkan “elbette konuştuk seninle her gün konuşuruz” diye cevap verdi.
Adam ne diyeceğini bilemiyordu. Aklına onun kim olduğunu sormak bile zor gelmişti. Ancak bu sorusuna aldığı cevap onu daha da şaşırttı:
“Ben senin namazınım.”
(alıntı)
13 Ocak 2011: 23:27 #784426Anonim
Güzel namaz kılabiliyor muyuz?
Hâtem-i Zâhid (k.s.)hazretleri Âsım İbn-i Yûsuf hazretlerinin yanına geldiğinde Âsım (kuddise sırruh) ona sordu:-Ey Hâtem namaz kılmayı güzel becerebiliyor musun?
O da ‘Evet’deyince, Âsım (k.s.):
-Peki, nasıl kılıyorsun? diye sordu. Hâtem-i Zâhid hazretleri başladı anlatmaya:
-Namaz vakti yaklaştığında abdestimi sünnet üzere tazeliyorum ve namaz kılacağım yere dikiliyorum. Tâ ki her uzvum yerleşiyor.
Sonra Kâbe’yi iki kaşımın arasında, Makâm-ı İbrahimi göğsümün hizasında, Allah Teâlâ’yı mekândan münezzeh (pâk ve uzak) olduğu halde başımda hâzır ve kalbimdeki her şeyi bilir halde görüyorum.
Sanki ayağım sırat köprüsünün üzerinde; cennet sağımda, cehennem solumda, ölüm meleğini de arkamda hissediyorum ve kılacağım namazın son namazım olduğunu düşünüyorum.
Sonra ihsan ile (Mevlâ’yı görür gibi) iftitah tekbirini tekbirini alıyorum, tefekkürle okuyorum, tevâzû ile rükûa eğiliyorum, tazarrû ile secdeye kapanıyorum.
Sonra tamamıyla oturuyor, ümitle teşehhütte bulunuyor ve sünnet üzere selâm veriyorum.
Sonra da o namazı ihlâsa teslim ediyor, korkuyla ümit arasında kalkıyorum ve bu hâl üzere sabra devam ediyorum.
Bunu duyan Âsam hazretleri:
-Ey Hâtem!Senin namazın böylemi? diye sordu. O da:
– Evet otuz senedir böyle namaz kılıyorum! deyince Âsım hazretleri ağlayarak şunları söyledi:
-Ben daha bu zamana kadar hiç böyle bir namaz kılamadım!
22 Ocak 2011: 21:10 #784854Anonim
Bütün ibadetlerine yerine getirmeye çalışan bir adam varmış Orucunu tutar, zekatını verir, insanlara yardım elini uzatmaktan hiç geri kalmazmış Yalnız bu adamın bir kusuru varmış: Namaz kılmak ona çok ağır gelirmiş, üşenirmiş Bir gün varmış gitmiş çok büyük bir hocanın yanına Demiş ki:Hocam ne yap et beni şu namazdan kurtar Namaz kılmamak için ne yapmam gerekse söyle yapayım Yeter ki şu namazdan kurtulayım demiş Hoca: Ya evlat ben hiçbir yerde ne duydum ne işittim bu namazdan kurtuluş yok, borcun kılacaksın demiş Adam yalvarmış bul hocam diye Hoca müddet istemiş adam gitmiş Aradan haftalar geçmiş, adam gelmiş Buldun mu hocam demiş, kurtulacak mıyım?
namazdan nasıl kurtulabilirim..
Hoca: Buldum evladım eğer şu 5 şarttan biri sana uyuyorsa NAMAZ dan mesul değilsin:
1: ÖLÜ İSEN
2: DELİ İSEN
3: ÇOCUK İSEN
4: HAYVAN İSEN
5: KAFİR İSENtercih senin
Aman ya rabbi….
-
YazarYazılar
- Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.