- Bu konu 502 yanıt içerir, 15 izleyen vardır ve en son
Anonim tarafından güncellenmiştir.
-
YazarYazılar
-
21 Kasım 2011: 14:17 #800072
Anonim
Ne olur gitme
Elveda deme
Ben sensiz kaderimle
Ne yaparım söyle
Eriyorum sessizce
Ölüyorum gitgide
Özlem var ama çare yok sevgime
21 Kasım 2011: 14:41 #800073Anonim
İlk kez arkasını dönmeden gitti.
Lanet ederek, küfrederek… Kim bilir belki yüzüme söylemese de bitti dedi içinden…
Kadınlar hülyalı aşklar hayal ederler ve aşklarında daima hülya ile yaşarlar. Hayatın realitesi onlar için duygularını gereksiz yere kullanmaktan ibarettir. Acımasızca ağlayıp, acımasızca acındırırlar kendilerini. Bazen duygularına kapılıp söylenmemiş tüm aşk cümlelerini kurarlar. O kadar masum olurlar ki mutluyken. Sarılmak içine çekmek istersin. Bir nefeste ona ulaşmak. En saf en masumane duygularınla sarılmak ona dünyaları vermek istersin. Sonra kalbini ona emanet edersin. Bir nevi fedakarlığını bu şekilde tescillemek istersin. Kalbini berirken kendi kendine sormazsın bile ne yaptığını. O kadar emin o kadar kararlısındır ki hiç çekinmezsin. Ama zaman bu kadar fedakar değildir. Kalbini emanet ettiğin kutuyu her geçen gün biraz daha aralar. Zaman büyülü, musahhir aşkların en büyük düşmanıdır. En hassas olduğu dakikaları arar. Öylesine dikkatlidir ki bu anı seçerken hiç bir olumsuzluğa fırsat vermez. Derken bir bakarsın ne kutu kalmış ne de kalbin. Yine zamana müracaat eder kalbini bulmasını istersin. Çocuk azmiyle yalvarırsın, koşarsın, kim bilir belki de erkek olduğundan utanmayıp ağlarsın. Belki bir yerlerde bıraktığın kalbi bulursun. Üstüne sararmış yapraklar dökülmüştür. Onu almaya yerine koymaya korkarsın. O kadar acırsın ki ona… Dokunmazsın… İçten içe kendine kızarsın. İçinden çıkamadığın bir hayal yaşarsın. Yarama derman olmayanlara inat yaralarına derman olabileceklerime gelsin. Sağlıcakla kalın hayırlı akşamlar21 Kasım 2011: 19:01 #800081Anonim
”Allah sana bir zarar dokunduracak olsa, ondan başka onu kaldırabilecek yoktur. Allah senin için bir hayır murad edecek olsa, onun lutfunu geri çevirecek kimsede yoktur. O lutfunu kullarından dilediğine nasip eder. Çok bağışlayıcı ve merhamet edici olan da ancak odur.”
yaralara derman olcak olan ancak hakikatlardır insanfakiri… unutma ki başımıza gelen ya bizzat güzel ya da netice itibariyla güzel… Hayırlı akşamlar.. Allaha emanet olunuz…
21 Kasım 2011: 19:39 #800084Anonim
Tabiki bence saçma.Ama sizde yazılanları enine boyuna iyice düşündüğünüzde bana hak vereceğinizi düşünüyorum.
22 Kasım 2011: 09:21 #800092Anonim
ALLAH razı olsun güzel insan
22 Kasım 2011: 09:22 #800093Anonim
üstadım insan nasıl bakarsa öyle görür sende nasıl baktıysan öylesin:(
22 Kasım 2011: 09:26 #800094Anonim
Güllerin lalelerin karanfilli çiçeklerin solduğu bahçe de, demirin kırılıp çeliğin büküldüğü gerçekte tek solmayanım kırılıp bükülmeksizin canımla can verip kanımla dirilttiğim tek solmayanım; dostluğum dostlarım gönül bahçemde..Hep dokundum güllere. Okşadım, sevdim ve tutup yüreğime koydum,
koparmaya kıyamadan…Yüreğime koydum ki; ora da, buram buram hasret koksun, aşk koksun ve en çok da dost… Dost koksun, dostluk koksun yürek dalımda asılı öylece…
Gül yaprağında ki çığ damlaları bana hep göz yaşını anımsatır; bazı sevinçten bazı kederden ama en çok da sevdiğim canlarımın yokluğuna insanın vefasızlığına döktüğüm gözyaşını…
Nedense canımı yakanlar sizin de dediğiniz gibi ‘hayatında bir güle dokunamamış katı yürekliler’ oldu hep. Bir güle dokunamamış, bir gülün dokunulduğu anda el yakan sıcaklığıyla elini ısıtamamış yüreğini, o sıcaklıkla dolduramamış katı yürekliler…
Yüreğimin her kanayışında başımı kaldırıp baktım umutla göğerttiğim semaya, sevecenlikle dolu olarak… Serçe kuşların özgürce kanat çırptığı semaya…
Bir serçe kuş nedir ki; el kadar bir şey! ? … Ama kocaman yüreği var… Seven, hisseden kırılan… Sevdiğine yanan, ağlayan ve ölen serçe kuş…
İşte o serçenin sevecen sıcaklığıdır, avuçlarımı yakıp yüreğime akan… Sevince mutlu kanat çırpışlarına beni de ortak eden ve yüreğime güç veren serçe…
Yaşamım boyunca ne bir gül ne başka bir çiçek koparmadım dalından. Onları dalında sevdim okşadım canıma sardım sevgimle çoğaltarak..Belki de benim avuçlarımda ki bu gül kokusu da ondan…
Dostluğun en belirgin özelliği ‘ vefa ‘ deriz de hep nedense bir türlü vefalı dostlukları yürütemeyiz başaramayız; iyi kötü günde varlıkta yoklukta bu ölçeği bir türlü tutturamayız. Oysa dostluk vefa duygusu olmadan yaşatılabilir mi? ..Beklentisiz yürekten gelen sevginin gereğidir vefa…ve yaşam içinde karşılıksız uzatılan bir dost eli; döner geri sana gelir umulmadık bir anda..Zira sıcacıktır, dar günde sana uzanan o el…
Ne çok dostluklar gördüm beni yerden yere vuran; vefasızlıklarıyle ölmeden öldüren..
Ne kadar azdı çıkarsız dostlarım canlarım; beni yerden kaldırıp yüreğine saran..
Yitirdiğim dostlar hep bitimli ömrün benden kopardıklarıydı..Fani dünyanın yolcuları…güllerle donanmış sevgi bahçemde gömülü onlar…(Alıntı)
22 Kasım 2011: 09:27 #800095Anonim
ecmain.. inşaallah..
22 Kasım 2011: 09:33 #800096Anonim
[FONT= ]
[/FONT]
[FONT= ]Aşık olmakla sevmek arasındaki farkı sormuşlar (?)Cevaplamış Şems:
-Senin baktığına herkes bakar;ama senin onda görebildiğini herkes göremez.
-Herkes aşık olabilir;ama hiçkimse senin gibi sevemez.Tek fark sensin.
-Seni özel kılan sevdiğin değil, sevgin..[Şems-i Tebrizi]..
[/FONT]
22 Kasım 2011: 09:38 #800097Anonim
Hım burdamıydınız:) malesef kendi yazılarıma devam edemicem çünkü yanlış şeylymiş ben kimmiyim demek o halde soruyorumda kendi yazılarınız diye bir yer var acaba orası neden var:)
22 Kasım 2011: 09:57 #800098Anonim
İçten, samimi, vefalı, duygusal, iyiliksever, anlayışlı, alttan alan ve yüreği geniş olan bir insan olmak ne kadar zor ve ne kadar uzak gibi görünebilir.
İnsanların bu özelliklerle yoğrulup pişmesi çok zaman alırmış gibi görünebilir. Aslında bu duyguları ateşleyen fitil çok kolay ve çok çabuk duyguyla otomatik olarak insanlarda oluşur. Yalnız bir tek şeyle olur o da Allah’ı sevmek. Allah’ı seven içten olur, sevinç olur, vefalı, anlayışlı, fedakâr olur. Yalnız Allah’ı sevmeli ama nasıl sevecek! Elbette önce Onu tanımalı. İnsan tanımadığını sever mi? Elbette sevmez. Marifetullah (Allah’ı tanıyarak sevmek) ufkunda dolaşmalı. Sonra gönlü kendiliğinden uçsuz bucaksız yeşermelere sebep olur. Kendini yaratanının güzel isimlerinin tecellileriyle ufkunda berrak yollar açılır, gözleri hüzünlü anlamlı aşk dolu bakar, zalime neden zalim diye ağlar. Allah için evladından ayrıldığı zaman ondan ayrıldığına değil rabbim kendini tanıma fırsatını yavruma verdi ve onu güzel atmosferlere çağırdı diye ağlar.
İnsan Allah’ı severse gerisi kolay. Bu sevda Dünya’nın bağrında açan çiçekleri görür. Kuşu, börtü böceği, akan suyu, yağan yağmuru, ayazı, her şeyi, hastalığı, belayı, musibeti sever. Beni gördün Allah’ım beni bildin der. Allah’ım seni seviyoruz bizi affet, yanına geleceğiz bizi temizle der. Yürekleri yüreklere katar yoğurur; tabi severse Allah’ı… Peki ya sevmezse; BATAR HER İKİ DÜNYASI…
Sevim KOÇ22 Kasım 2011: 09:59 #800099Anonim
Bak zaten yalan olan dünyanın boş penceresinden bak gökyüzüne görünmeyen kalın perdelerin ardından, bak yeryüzüne, kalın toprağın altındaki ölümlere derinden, bir gün hepsi bitecek hiçbir şey görünmeyecek, dünya oynayacak yerinden. O zamana kadar bak bakabildiğin kadar sonu olan alemin hiçliğine sonsuzluk olmasa yüreğinde kendine de bak aynada, nasılsa bir daha göremeyeceğim diye, üzül ağla, çıldır, kalır mı aklın başında, ölüm hep yanı başında. Ebediliği bil gerçek saadete nasıl gidilir diye haritaya bak bindiğin gemide rotan hep düzgün olsun dalgalara aldırma gelir geçer yeter ki sen dalga olma, kapılma rüzgarın seline, sen sapa sağlam bir direk ol, sarsılsan da asla yıkılma bir amaç bir hedefin olsun güzellikler limanına kavuşuncaya kadar bırakma sakın elindekilerini çaldırma nefsine.
Sev yaradan ötürü bütün yaratılmışları, sen öyle sev ki sevgi olsun adın, için, amacın. Seni sevmeden duramasın alem güneş gülsün yüzüne, ay geceni aydınlatsın yıldızlar kadar güzel ve ışıltılı olsun yüreğin sen eline geçeni iyi değerlendir. Kurtlar sofrasında kurnaz kuzu ol seni yiyemesinler. hep iyi ol, iyi söyle, senin söylediklerini dinlesin yüreğin, boş yere konuşmamış ol. 🙁
22 Kasım 2011: 12:48 #800109Anonim
bir yetim ağlıyor duyuyormusunuz
gözleri nemli
bir okadar da bahtı karalı
bir avuç kül atılmış
elleri karalı
bir yetim ağlıyor
yüreği yaralı
ey yetimler şahı
bir yetim ağlıyor
nerdesin ! seni bekliyor
bayramlar geliyor hüzünlü
ana baba yok gözleri yaşlı
bir kuştur yüreği
çırpınıyor uçmak istiyor
kırılır kanadı düşüverir
kırarlar yara açarlar
bir kurşun sıkarlar
düşünmezler ağlayınca
göklerin ağladığını
meleklerin gözyaşı döktüğünü
bir yetim ağlıyor
yüreği yaralı bahtı karalı
bir yetim ağlıyor
kanadı kırılmış gözleri yaşlı
tutan olmaz ellerini
kabustur geceleri
bir yetim ağlıyor
yüreği yaralı bahtı karalı22 Kasım 2011: 12:57 #800110Anonim
22 Kasım 2011: 13:31 #800111Anonim
yazdığın yazıları tek bir başlık altında mı topladın kafam karıştı da ???:032: :S
-
YazarYazılar
- Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.
