Hüzün üstüne hüzün.
gözlerim çorak toprak misali
kupkuru.
gönlümde bir sızı.
sızladıkça sızan gönül yaşlarım.
sahili olmayan bir deniz gibi,
ne sığınılacak limanlarım,
ne barınılacak koylarım…
dik yamaçları olan bir dağmıyımki,
yoksa tırmanması zor doruklarımmı var…
sessiz,
bir o kadar da kuytu gecemiyim,
zifiri karanlıklar mı sarmaladı beni,
yoksa yoksa dipsiz kuyulardamıyım…
sitemler benim olsun,
gam keder hepsi benim…
verin zındanları,
düğün,
şenlik yerleri sizin olsun,
bayramlarda…
hayallerim solsada,
gönül güllerim taptaze.
bir bir dersem,
o güllerden
bir buket yapıp sunsam,
kırdığım kırgın gönülleri,
affettirebilirmiyim bilmem…
kader rüzgariyla sürüklenen bir hayat,
hayallerimi baltalayan realite…
hani dost kalacaktık ebediyete kadar.
ne de çabuk unutulacağım!
Halbuki,
sımsıcak
koca yüreğimde sakladığım,
dosta olan sevgim…
beni unutturmaz derken,
unutuluvereceğim ne acı.
son söz bende değil,
önsöz bende olmamıştıki,
yüreğimin
hangi sayfalarını açsam,
okutsam bilmemki…
beni anlayan bir dost vardı
nasıl sorsam bilmemki…
—makes—
[IMG]http://bl137w.blu137.mail.live.com/mail/InboxLight.aspx?n=1756896152#[/IMG]