• Bu konu 0 yanıt içerir, 2 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
2 yazı görüntüleniyor - 1 ile 2 arası (toplam 2)
  • Yazar
    Yazılar
  • #645223
    Anonim

      Ve bir gün ölüm gelip dikiliverir karşımıza. Şaşırır ve endişeyle sorarız:

      “Neden haber vermedin ki!”

      Sadi, Gülistan’ında anlatır. Bir adam yıkılan evinin karşısına geçmiş bir

      yandan ağlıyor, diğer yandan da, “Ah evim! Çökmeden evvel bana

      haber verseydin de ben de bir tedbir alsaydım.” diye dövünüyormuş.

      Birden o harabeden bir ses yükselmiş: “Be adam!.. Ben yıllardır sana,

      çatlayan duvarlarım ve dökülen sıvalarımla çöküşümü haber

      veriyordum. Fakat sen her seferinde elinde bir avuç çamurla geliyor

      ve o çatlakları örterek verdiğim haberi adeta ağzıma tıkıyordun.”

      Bizim hayat apartmanımız da süratle tahrip olmakta ve binamızdan

      her gecen gün bir taş daha düşmektedir.

      Ve çok insaflıdır ölüm… Gelmeden önce nice elçiler gönderir de, biz

      bir türlü dönüp bakmayız o elçilerin bembeyaz ikazlarına.

      Kaç keşif kolu yollamaktadır ölüm hayat topraklarımıza; lakin biz

      “Hastalıktır, geçer” diyerek ehemmiyet vermeyiz. Gün be gün tükenip

      gittiğimizi görmeyiz. Ömür, bitmeyecek bir hazine gibi görünür

      gözümüze; her şeyin bir sona mahkum olduğuna inanmak istemeyiz.

      Zannederiz ki ancak böyle mutlu olunabilir ve saadet denilen Anka

      kuşu böyle bir vehmin semasında kanat çırpabilir.

      Aldanırız; ama kabul edemeyiz bunu bir türlü…

      Ve bir gün ölüm gelip dikiliverir karşımıza.

      Şaşırır ve endişeyle sorarız: “Neden haber vermedin ki!”

      ALINTI

      #711277
      Anonim

        Nasihat istersen ölüm yeter. Evet ölümü düşünen, hubb-u dünyadan kurtulur ve âhiretine ciddî çalışır…

      2 yazı görüntüleniyor - 1 ile 2 arası (toplam 2)
      • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.