• Bu konu 1 yanıt içerir, 1 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
  • Yazar
    Yazılar
  • #674021
    Anonim

      NEFS VE AHİRET HESABI

      Bilmemiz gerekir, nefs bütün kötülüklerin başıdır Alimler, veliler, nefsin şerrinden Allah’a sığınmayı, şeytanın şerrinden sığınmaktan yetmiş derece daha lüzumlu görmüş ve Allah’a sığınmışlardır Çünkü şeytan bazı şartlarda insanı terk eder Allah’a takva ile yaklaşan kullara şeytan bir şey yapamaz Ama nefs-i emmare öyle değildir Hayatı boyunca insanın peşini bırakmaz

      Allahu Azimüşşan ve Tekaddes Hazretleri şöyle buyurmuşlardır:

      “Ama kim Rabbinin makamından korkup da nefsi hevadan nehyetmişse, varacağı yer muhakkak cennettir” (Naziat, 40-41)

      Nefsi nehyedeceğimiz, yasaklayacağımız bu heva nedir? Müfessirler şöyle mana vermişler:

      Nefsin hevası, ahirete hiçbir faydası olmayan, sadece dünyevî menfaatler için nefsin lezzet duyduğu, haz duyduğu her şeydir Dünya lezzetleri için olan şehvet ve gazap hisleridir Bunun için kim nefsini dünyanın lezzet ve şehvetinden men ederse muhakkak varacağı yer cennettir

      Nefsini hevasından men etmek bir müminin vazifesidir Nefsin hevası dediğimiz zaman beşerin zarurî olan dünya ihtiyaçları bunu dışındadır Bir mümin Allah’a kulluk için yemek, içmek, giyinmek gibi ihtiyaçlarını karşılamakla mükelleftir Bunlar ile iştigal etmek heva sayılmaz Çünkü bu Allah’ın hükmüdür, fermanıdır

      Yemeden, içmeden, giyinmeden hacet miktarınca dünyadan istifade etmeden yaşamak mümkün değildir Ama bu zaruret miktarının dışına nefsin şehvet ve gazap duygusu tesiriyle çıkarak kudsî vazifeyi unutmak hevadır

      Rasul-i Kibriya sav Efendimiz, harpten dönen İslâm ordusuna şöyle buyurmuştur:

      – “Küçük cihaddan büyük cihada döndük”

      Ashab-ı Güzin ra:

      – “Ya Rasulallah, biz muharebeden döndük Kan akıttık, can verdik, mal verdik Bu büyük cihad değil midir?” diye sordukları zaman Beşeriyetin Sultanı sav şöyle buyurmuştur:

      – “Büyük cihad, kişinin nefsiyle mücadelesidir”

      İnsanın ömründeki muharebeler sayılıdır Bir insan ömründe belki bir, bilemedin iki muharebe görür Ama her göz açıp kapayışta, her nefes alışverişte nefsle bir muharebe bahis konusudur Ya seni Allah’a iman dairesinde amel-i salihe götürür, ya da fıtratındaki heva ile, şehvet ve gazapla, Allah’ın yolundan uzaklaşmaya götürür Bu ise insan için en büyük hüsrandır

      Rasullulah sav Efendimiz:

      “Asıl mücahid, Allah’a itaat uğrunda nefsi ile mücadele edendir” buyurmuştur

      Allah’a itaat etmekte direnen nefse uymayıp ondan gelecek eziyete sabretmek gerekir Dünyadaki eziyetine sabır, bizi ahiretteki eziyetinden korur Zira kıyamet günü nefs insanla husumete kalkışır, kavga eder, neden kendisine uyup da bugüne varacağının hesabını yapmadığını sorar insandan Diğer uzuvları telin eder İnsanı Rabbü’l-Alemin’in huzurunda, mahşer yerinde rezil eder

      İsra Suresi’nin 14 ayetinde bildirildiği üzere, mahşer günü amel defterleri açıldıktan sonra şöyle buyurulacak: “Oku kitabını, bugün sana hesap sorucu olarak nefsin yeter”

      Dünyadayken nefsiyle mücadele edene Allah’ın yardımı yetişir, kulunu yalnız bırakmaz O yüzden nefsin dünyadaki eziyeti zayıftır, insanın sabretmeye gücü yeter Ama kıyamet günü artık imtihan bitmiş, insan nefsiyle baş başa kalmıştır

      Evliyaullah buyurmuşlar ki, dünya, şeytan ve nefs insanın düşmanıdır Kim ki zühd yolunu tutar da dünyanın vesvesesine uymamak suretiyle şeytandan; şehvetlerini terk etmekle de nefsten korunursa, Allah’ın makbul, sevgili bir kulu haline gelir

      İnsan işte o zaman her şeyin tek sahibi Allah Tealâ’nın mülkünde korkudan, şeytanın ve nefsin şerrinden emin olup, said kullar arasına katılır

      MEHMET ILDIRAR

    1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
    • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.