• Bu konu 1 yanıt içerir, 1 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
  • Yazar
    Yazılar
  • #654918
    Anonim

      Selamunaleyküm Arkadaşlar;

      Geçenlerde Nefsin terbiyesiyle alakalı bir hikaye okudum ve gerçekten hepimizin bundan etkilenmesi gerektiğini düşünüp sizlerle paylaşmak istedim.Hepimiz zaman zaman nefsimize yeniliyoruz fakat,mühim olan bundan kurtulma yolunu bir şekilde bulmak,Hak’ka yönelip,ondan yardım dilemek,TEVBE ETMEK ve en iyiyi umudetmektir.RABBİM YAR VE YARDIMCIMIZ OLSUN..

      – Ey mutmain nefis;Rabbine, hoşnut edici ve hoşnut edilmiş olarak dön.Artık kullarımın arasına gir.Cennetime gir.(FECR.27-30)

      Bir gün Kralın kızı bir seyahat sırasında yağmura yakalanır ve yağmurdan korunmak için bir eve sığınır. Kralın kızı olduğunu söylemeden çaldığı kapıyı açan delikanlıya, beni misafir edebilir misiniz çok yağmur yağıyor diyerek eve kabul edilir. Üzeri sırılsıklam olan güzel kız tüm güzelliği ve çekiciliğiyle gencin karşısında kurulanmış ve gencin verdiği giysileri giymiş, yağmurun geçmesini bekliyormuş. Evin delikanlısı eğitimli, akıllı bir genç olup önündeki kitapları okumaya devam ederken, karşısında oturan çok güzel kızı da arada göz ucuyla seyrediyormuş. Kızın dikkatini çeken olay ise, delikanlının arasıra elini önündeki mumun üzerine götürüp, alevin yakacağı ana kadar elini tutup, hemen çektiğini dikkatle izlemiş, hatta bunu birkaç kez yapmış. Bunun nedenini utancından soramamış ama merak etmiş. Yağmur dindikten sonra kız müsaade isteyip çıkmış ve doğru babasına gidip bu olayı anlatmış. Delikanlının kendisine hiçbir zarar vermeden yardım ettiğini ve mumun üzerine elini arasıra götürdüğü ve yanmak üzereyken çektiği olayı anlatmış, tabi kralda merak etmiş bu genci ve yaptığı hareketi tabi hemen genci çağırtmış. Önce kralın kızı olduğunu bilmediği halde ona zarar vermeden yardım etmesinden dolayı teşekkür etmiş ve mumun üzerine neden elini götürüp acı çektiği konusunu sormuş ona. Bakın delikanlı ne cevap vermiş. İşte nefis böyle bir şey. Onu terbiye etmek ise bir o kadar zor. Kralım diye başlamış söze. Kızınız çok güzel ve gerçekten baştan çıkarıcı bir fiziği var. Ona her baktığımda içimden ona sahip olmak geçiyordu, onu arzuluyordum, ama her seferinde Rabbin uyarısı aklıma geliyor ve cehennemde çekeceğim ceza ve ateş geliyordu aklıma. Ben bir mumun çok az acısına dayanamıyorsam cehennemde o acıya nasıl dayanırım diyor ve o acıyı bedenime, nefsime tattırıyor aynı zamanda nefsimin bana yaptırmak istediklerini engelliyordum. Nefsim beni her zorladığında ona o acının küçük bir parçasını tattırarak bu kötülüğü yapmaktan böylece kurtuluyordum diye anlatır krala. Acaba bizler bu hikâyeden ne anladık dersiniz?

      Onların bu dünya hayatındaki harcamaları kendi nefislerine zulmetmiş olan bir kavmin ekinine isabet eden kavurucu soğukluktaki bir rüzgara benzer ki onu (ekini) helak etmiştir. Allah, onlara zulmetmedi, fakat onlar kendi nefislerine zulmetmektedirler. (3/117)

      Ve ‘çirkin bir hayasızlık’ işledikleri ya da nefislerine zulmettikleri zaman, Allah’ı hatırlayıp hemen günahlarından dolayı bağışlanma isteyenlerdir. Allah’tan başka günahları bağışlayan kimdir? Bir de onlar yaptıkları (kötü şeylerde) bile bile ısrar etmeyenlerdir. (3/135)

      Her nefis ölümü tadıcıdır. Kıyamet günü elbette ecirleriniz eksiksizce ödenecektir. Kim ateşten uzaklaştırılır ve cennete sokulursa, artık o gerçekten kurtuluşa ermiştir. Dünya hayatı, aldatıcı metadan başka bir şey değildir. (3/185)

    1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
    • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.