• Bu konu 1 yanıt içerir, 1 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
  • Yazar
    Yazılar
  • #681471
    Anonim

      Bismillahirrahmanirrahim


      Bu Kâinat Sahibinin tezahür-ü rububiyetine ve sermedî ulûhiyetine ve nihayetsiz ihsanatına küllî bir ubûdiyet ve tanıttırmakla mukabele eden Muhammed Aleyhissalâtü Vesselâm, bu kâinatta güneşin lüzumu gibi elzemdir ki,

      nev-i beşerin üstad-ı ekberi
      ve büyük peygamberi (a.s.m.)

      ve Fahr-i Âlem ve لَوْلاَكَ لَوْلاَكَ لَمَا خَلَقْتُ اْلاَفْلاَكَ (“Eğer sen olmasaydın kâinatı yaratmazdım”) hitabına mazhar
      ve hakikat-i Muhammediyesi hem sebeb-i hilkat-i âlem, hem neticesi
      ve en mükemmel meyvesi olduğu gibi, bu kâinatın hakikî kemâlâtı
      ve sermedî bir Cemîl-i Zülcelâlin bâki âyineleri
      ve sıfatlarının cilveleri
      ve hikmetli ef’âlinin vazifedar eserleri
      ve çok mânidar mektupları olması
      ve bâki bir âlemi taşıması
      ve bütün zîşuurların müştak oldukları bir dâr-ı saadet ve âhireti netice vermesi gibi hakikatleri, hakikat-ı Muhammediye (a.s.m.) ve risalet-i Ahmediye ile tahakkuk ettiğinden,

      nasıl bu kâinat onun risaletine gayet kuvvetli ve kat’î şehadet eder; öyle de, başta âlem-i İslâm, bütün beşer ve bütün zîşuur, Cehennemden acı ve korkunç olan ademden, hiçlikten, idam-ı ebedîden, fena-yı mutlaktan kurtulmak için, daimî aşk ve şevkle her zamanda ve câmi’ mâhiyetinin bütün kuvvetleriyle, bütün istidadat lisanlarıyla bütün dualar ve ibadetler ve ricalarının dilleriyle istedikleri hayat-ı bâkiyeyi kuvvetli, kat’î beşaret veren risalet-i Ahmediye (a.s.m.) ve hakikat-i Muhammediyeye (a.s.m.) şehadet edip nev-i beşerin medâr-ı iftiharı, eşref-i mahlûkat olduğuna imza bastığı gibi, her zamanda üç yüz elli milyon ehl-i imanın
      اَلسَّبَبُ كَالْفَاعِلِ sırrınca, hergün işledikleri bütün hasenatlar ve hayırların bir misli Muhammed Aleyhissalâtü Vesselâmın defter-i hasenatına girmesi ve o tek şahsiyet-i Muhammediye (a.s.m.), yüzer milyon, belki milyar âbid-i muhsin kadar küllî bir ubudiyete ve füyuzâtına mazhar bir makam kazanması, o zâtın risaletine pek kuvvetli şehadet edip imza basar.

      Şualar, On Beşinci Şuâ ve El-Hüccetü’z-Zehra

      SÖZLÜK:

      adem : hiçlik, yokluk
      âlem : dünya, evren
      âlem-i İslâm : İslâm dünyası
      beşaret : müjde
      beşer : insan
      câmi’ : kapsamlı
      Cemîl-i Zülcelâl : sınırsız yücelik ve heybetiyle beraber, sonsuz güzellik sahibi olan Allah
      cilve : görüntü
      dâr-ı saâdet : mutluluk yurdu
      ef’âl : fiiller, işler
      ehl-i iman : Allah’a ve Allah’tan gelen herşeye inanan kimseler, mü’minler
      elzem : çok gerekli
      eşref-i mahlûkat : yaratılmışların en şereflisi
      Fahr-i Kâinat : kâinatın kendisiyle övündüğü zât olan Peygamberimiz (a.s.m.)
      fena-yı mutlak : sonsuz yok oluş
      hakikat : gerçek ve doğru
      hakikat-i Muhammediye : Hz. Muhammed’in hakikati, mânevî şahsiyeti
      hayat-ı bâkiye : devamlı ve kalıcı olan âhiret hayatı
      hikmet : fayda, gaye
      hitab : konuşma
      idam-ı ebedî : dirilmemek üzere sonsuz yok oluş
      ihsanat : bağışlar, iyilikler
      istidadat : istidatlar, kàbiliyetler
      kemâlât : mükemmellikler, kusursuzluklar
      küllî : geniş, kapsamlı
      mahiyet : öz, nitelik, iç yapı
      mânidar : anlamlı
      mazhar : erişme, nail olma
      medar-ı iftihar : övünç kaynağı
      mukabele : karşılık
      müştak : çok arzulu ve istekli
      nev-i beşer : insanlar
      nihayetsiz : sonsuz
      risalet : peygamberlik
      risalet-i Ahmediye : Hz. Muhammed’in (a.s.m.) peygamberliği
      sebeb-i hilkat-i âlem : âlemin yaratılış sebebi
      sermedî : devamlı, sürekli
      şehadet : şahitlik, tanıklık
      tahakkuk : gerçekleşme
      tezahür-ü Rububiyet : Allah’ın terbiye ediciliğinin tezahürü, görünmesi
      ubûdiyet : kulluk
      ulûhiyet : Cenab-ı Allah’ın ilâhlığı
      üstad-ı ekber : büyük üstad
      zîşuur : şuur sahibi, bilinçli

    1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
    • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.