- Bu konu 71 yanıt içerir, 7 izleyen vardır ve en son
Anonim tarafından güncellenmiştir.
-
YazarYazılar
-
14 Ocak 2012: 21:37 #801613
Anonim
[TABLE]
[TR]
[TD]İ’lem eyyühe’l-aziz! Hayrat ve hasenatın hayatı niyetledir. Fesadı da ucb, riya ve gösterişledir. Ve fıtri olarak vicdanda şuurla bizzat hissedilen vicdaniyatın esası, ikinci bir şuur ve niyetle inkıta bulur.
Nasıl ki amellerin hayatı niyetledir. Onun gibi, niyet bir cihetle fıtri ahvalin ölümüdür. Mesela, tevazua niyet onu ifsad eder; tekebbüre niyet onu izale eder; feraha niyet onu uçurur; gam ve kedere niyet onu tahfif eder. Ve hakeza, kıyas et.
[/TD]
[/TR]
[TR]
[TD]
Mesnevi-i Nuriye [/TD]
[/TR]
[/TABLE]26 Ocak 2012: 21:17 #801832Anonim
Felsefe ,herşeyi çirkin ,korkunç gösteren siyah bir gözlüktür.
İman ise herşeyi güzel , ünsiyetli,gösteren şeffaf ,berrak ,nurani bir gözlüktürşualar
31 Ocak 2012: 14:39 #802029Anonim
Bak bir saltanatın haşmetine ki, gemileri ve tayyareleri içinde öyleleri var ki, bin defa küre-i arz kadar bir cesamette ve bir saniyede sekiz saat mesafeyi kat eden sürattedir. İşte, böyle bir Sultana ubudiyet ve imanla intisap etmek ve şu dünyada ona misafir olmak ne kadar âli bir saadet, ne derece büyük bir şeref olduğunu kıyas et.
Mektubat
1 Şubat 2012: 12:46 #802090Anonim
Risale-i Nur şakirtlerinin kalbi, aklı, ruhu böyle aşağı, zararlı, süflî şeylere tenezzül etmez. Fakat herkeste nefs-i emmâre bulunur. Bazı da hissiyat-ı nefsiye damarlara ilişir, bir derece hükmünü kalb, akıl ve ruhun rağmına olarak icra eder. Sizlerin kalb ve ruh ve aklınızı itham etmem. Risale-i Nur’un verdiği tesire binaen itimad ediyorum. Fakat nefis ve hevâ ve his ve vehim Bazen aldatıyorlar. Onun için Bazen şiddetli ikaz olunuyorsunuz. Bu şiddet, nefis ve hevâ ve his ve vehme bakıyor; ihtiyatlı davranınız.
Lemalar
1 Şubat 2012: 12:52 #802091Anonim
“Dünya öyle bir metâ değil ki nizâa değsin.” Çünkü, fâni ve geçici olduğundan kıymetsizdir. Koca dünya böyle ise, dünyanın cüz’î işleri ne kadar ehemmiyetsiz olduğunu anlarsın.
Mektubat
7 Şubat 2012: 00:32 #802276Anonim
[TABLE]
[TR]
[TD]İ’lem eyyühe’l-aziz! İnsanın bir akrabasına, meselâ, okuduğu bir Fatiha-i Şerifeden hasıl olan sevapta istifade etmekte, birle bin müsavidir. Nasıl ki ağızdan çıkan bir lâfzın işitilmesinde, bir cemaatle bir fert bir olur. Çünkü lâtif şeyler matbaa gibidir. Basılan bir kelimeden bin kelime çıkar.
Ve keza, nûrânî şeylerde vahdetle beraber tekessür olduğuna, yani bir nûrânî şeyde bin sevap bulunduğuna bir işarettir.
[/TD]
[/TR]
[TR]
[TD]
Mesnevi-i Nuriye [/TD]
[/TR]
[/TABLE]13 Şubat 2012: 11:46 #802454Anonim
“Hâlık ve Rezzâk, Ondan başka yoktur. Zarar ve menfaat, Onun elindedir. O hem Hakîmdir, abes iş yapmaz. Hem Rahîmdir, ihsanı, merhameti çoktur”
sözler
23 Şubat 2012: 11:43 #802632Anonim
”İnsanın fıtratındaki merak, insaniyet damarıyla sizin, farz ve lazım vazifeniz zararına o hadise, o geniş boğuşmalara sevk ediyor. Bu da bir ihtiyac-ı manevidir, fıtridir”
Emirdağ Lâhikası
1 Mart 2012: 22:40 #802832Anonim
. Mâdem ufûl edenlerden ve zevâl bulanlardan ruh elini çekti, kalb dahi mecâzî mahbublardan vazgeçti, vicdan dahi fânîlerden yüzünü çevirdi; sen dahi bîçare nefsim, İbrâhimvârî, Lâ ühıbbü’l-âfilîn gıyâsını çek, kurtul.
sözler
4 Nisan 2012: 13:21 #803271Anonim
Şu kâinata baktığımız vakit, bağistan şeklinde, sakfı ulvî yıldızlarla yaldızlanmış, zemini ziynetli mevcudatla şenlenmiş surette görünüyor. İşte şu bağistandaki muntazam nuranî ecrâm-ı ulviye ve hikmetli ve ziynetli mevcudat-ı süfliye, umumen herbiri, lisan-ı mahsusuyla derler ki: “Biz bir Kadîr-i Zülcelâlin mu’cizât-ı kudretiyiz; bir Hâlık-ı Hakîm ve bir Sâni-i Kadîrin vahdetine şehadet ederiz.”
Mektubat
7 Nisan 2012: 14:10 #803308Anonim
Elhâsıl: Ey insan! Senin elinde gayet zayıf, fakat seyyiâtta ve tahribâtta eli gayet uzun ve hasenâtta eli gayet kısa cüz-i ihtiyârî nâmında bir irâden var. O irâdenin bir eline duâyı ver ki, silsile-i hasenâtın bir meyvesi olan Cennete eli yetişsin ve bir çiçeği olan saadet-i ebediyeye eli uzansın. Diğer eline istiğfarı ver ki, onun eli seyyiâttan kısalsın ve o şecere-i mel’unenin bir meyvesi olan zakkum-u Cehenneme yetişmesin.
Demek, duâ ve tevekkül meyelân-ı hayra büyük bir kuvvet verdiği gibi, istiğfar ve tevbe dahi meyelân-ı şerri keser, tecavüzâtını kırar.sözler
9 Nisan 2012: 11:44 #803350Anonim
“İndallah” tâbiri, “âlem-i bekâdan” demektir. Evet, âlem-i bekâdan bir sinek kanadı kadar bir nur, mâdem ebedîdir, yeryüzünü dolduracak muvakkat bir nurdan daha çoktur. Demek koca dünyayı bir sinek kanadıyla muvâzene değil, belki herkesin kısacık ömrüne yerleşen hususi dünyasını âlem-i bekâdan bir sinek kanadı kadar dâimî bir feyz-i İlâhîye ve bir ihsan-ı İlâhîye muvâzeneye gelmediği demektir.
sözler
3 Mayıs 2012: 23:37 #803962Anonim
Ve keza, kalbime vaki olan en ince, en gizli hatıraları işittiği ve kalbimin müyûl ve emellerini tatmin ettiği gibi, akıl ve hayalimin de temenni ettikleri saadet-i ebediyeyi vermeye kadir olan Zât-ı Akdesden maada kimseye ibadet etmiyorum.
mesnev-i nuriye
-
YazarYazılar
- Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.