• Bu konu 10 yanıt içerir, 5 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
12 yazı görüntüleniyor - 1 ile 12 arası (toplam 12)
  • Yazar
    Yazılar
  • #667617
    Anonim

      “”Haydi, bu muhalden kat-ı nazar, esbab-ı maddiyenin elbette tesirleri, mübaşeretle ve temasla olur. Halbuki, o esbab-ı tabiiyenin temasları, zîhayat mevcutların zâhirleriyledir. Halbuki görüyoruz ki, o esbab-ı maddiyenin elleri yetişmediği ve temas edemedikleri o zîhayatın bâtını, on defa zâhirinden daha muntazam, daha lâtif, san’atça daha mükemmeldir. Esbab-ı maddiyenin elleri ve âletleriyle hiçbir cihetle yerleşemedikleri, belki tam zâhirine de temas edemedikleri küçücük zîhayat, küçücük hayvancıklar, en büyük mahlûklardan daha ziyade san’atça acip, hilkatçe bedî bir surette oldukları halde, o câmid, cahil, kaba, uzak, büyük ve birbirine zıt olan sağır, kör esbaba isnad etmek, yüz derece kör, bin derece sağır olmakla olur.””

      burdaki batın tam olarak neyi kastediyor..?

      “o esbab-ı tabiiyenin temasları, zîhayat mevcutların zâhirleriyledir. ” tam olarak ne demek..? zahiri ile değil zaten asıl sebep batınında değilmi ? mesela portakalın gelişmesi sapından içine ulaşan sapı ile gıdalanıyor..yani batınından besleniyor..

      zahiri ile muhatap olan bizleriz..asıl sebepler batınında meydana geliyor.. siz ne dersiniz ?

      #735329
      Anonim

        Portakalın sapı sebepdir. Fakat o sapı o portakala takan ve o saptan portakala ne gitmesi gerektiğini bilen ve bir nevi bunu o sapa bildiren, öğreten Cenab-ı Hakktır. Yani bir portakalın maddesinin oluşmasında sapı rol oynuyor olabilir. Ama manasında kudret kalemi işliyor. Elbette o kudret kalemi olmasa portakalın sapı portakalın yetişmesi için ne gerektiğini bilemeyecek. O yüzden sebeplerin mevcudatın batınıyla yani manasıyla herhangi bir teması sözkonusu değildir. Sadece zahirinin yani maddesinin oluşmasında izn-i İlahi ile küçük bir rolleri var.

        #735332
        Anonim

          ….o zîhayatın bâtını, on defa zâhirinden daha muntazam, daha lâtif, san’atça daha mükemmeldir
          ……… küçücük zîhayat, küçücük hayvancıklar, en büyük mahlûklardan daha ziyade san’atça acip, hilkatçe bedî bir surette oldukları halde,….

          Sanki burda manası değilde maddesinden bahsediyor gibime geldi..yanlışmı anlamışım.?

          #735335
          Anonim

            Est. belki ben yanlış anlıyorumdur. Şöyle anlıyorum ki; bahsettiğiniz kısımda maddesinden bahsediyor ama bu maddenin oluşabilmesi için manevi bir kuvvet, kudret olması gerektiğini belirtiyor. Yani küçük birşeyin içerisine san’at dercetmek büyük şeylere san’at dercetmekten daha zordur. Ve sebeplerin manen bir ilme sahib olupta bu san’atlı bir maddeyi yapabilmeleri imkânsızdır. Küçücük bir hayvancığın san’atla tertib edilmiş olan batnı elbette maddedir. Bu maddenin oluşmasında sebepler belki çok cüz’i olarak işlettiriliyorlar. Fakat bu maddenin oluşması için nelerin gerekli olduğu konusu manaya giriyor ki bu Cenab-ı Hakk’ın işidir. Sebepleri birer perde olarak koymuş sadece. Çok karışık oldu. Tam anlatamadım söylemek istediğimi. Ama mü’min ferasetlidir, siz anlarsınız inş. 🙂

            #735337
            Anonim

              Siz “inşallah anlarsnız” duası ile izahınızı bitirdikten sonra bana beklemek düşer artık..:)

              İnşallah duanız kabul olur ve anlamadıklarımızı anlarız..hakiki manası ile..amin

              #735339
              Anonim

                Est. kardeş Nur’ları kasdetmiyorum. Onları anlıyorsunuzdur da benim yazdıklarım biraz anlaşılmaz oldu. O yüzden öyle söyledim sakın yanlış anlamayın.

                #735309
                Anonim

                  sizin yazdıklarınız çok anlaşılır..risalelerde anlaşılır ama o seviyede olmadığımdan manadaki maksadı alamıyorum..sizlerin izahları ile topladığım bal özlerini peteğime taşımaya devam ediyorum..inşallah tamamlanacak..

                  #735314
                  Anonim

                    Konuya başından bakacak olursak
                    Anlatılmak istenen sebeplerin bir araya gelip bir şeyi yaratmasının mümkün olmadığıdır
                    Bunu ifade ederken de 3 tane imkansızlık sunuyor Üstad Hz’leri

                    3.muhalde de diyorki “Bir mevcudun birliği var ise, elbette Zatında BİR olan VAHİD olan biri tarafından meydana getirilebilir”

                    Etrafımıza baktığımız zaman her şeyin farklı olduğunu görüyoruz
                    Bütün elmalar birbirinden farklı, bütün böcekler birbirinden farklı..
                    Aynı tür aynı cins bile olsalar, birbirlerine çok benzeseler bile farklılar

                    Misal; Dünya yaratıldığından beri yeryüzüne gelen her insan birbirinden farklıysa, hepsinden 1 tane varsa demek icadlarıda 1 olan Zat tarafından mümkün olabilir

                    Özellikle o mevcut gayet mükemmel bir düzen ve hassas bir ölçü içinde iken, kapsamlı bir hayata sahipken, onların icadını birçok ellere, karmakarışık sebeplere vermek mümkün değildir.

                    Zaten mümkün olsa, bir anlaşmazlık, bir düzensizlik, ölçüsüzlük olur. Bir yerde sözü geçen iki kişi bile olduğu zaman sorunlar yaşanıyorken, biri şöyle yapalım diğeri böyle yapalım dediği için karmakarışıklık, düzensizlik oluyorken, yüzlerce sebebe İlah’lık vermek saçmalıktır, ahmaklıktır.

                    Doğal sebeplere ilahlık veren onlara Kudret vermiş olur, İlim vermiş olur, Hikmet vermiş olur, bu ise ahmaklıktan başka bişey değildir.. halbuki onlar zaten mahluktur, Allah’ın emri tahtındadırlar, askerdirler, amir değillerdir, yani zaten kendileri şuursuzdur, kendi kendilerini bile idare edemezken başka canlıları idare etmeleri mümkün değildir.

                    Sebeplerin icada etkileri vardır ama temas iledir. Mesela bir bitkinin büyümesi için güneşe ihtiyacı vardır, suya ihtiyacı vardır, topraktaki vitamin ve minerallere ihtiyacı vardır, ama doğrudan temas gerekir. Güneş ışığını doğrudan alamazsa, yağmur ona temas etmezse, topraktaki vitamin ve minerallere erişemezse büyüyemez. Ama bu demek değildirki, bu bitkiyi büyüten güneştir, topraktır, sudur. Eğer güneşe İlahlık verilse güneşin her şeye teması yok, suya verilse suyun her şeye teması yok, toprağa verilse toprağın her şeye teması yok.

                    Allah cc sebeplerin bir araya gelmesi ile o icadı mümkün kılabilir, yani onlar sadece aracıdırlar izin ve irade dairesinde hareket ederler, kendi vazifelerini yerine getirirler.
                    Bundan dolayı sebepler sadece birşeyin görünen kısmına etki edebilirler, içine değil.

                    Halbuki baktığımız zaman narın içi dışından daha sanatlı yaratılmıştır, ya da insana baktığımızda organların, damarların düzeni, işleyişi bedenin dış görünüşünden çok daha mükemmeldir. Yani İçe baktığımız zaman daha kolay bir şekilde diyebiliriz ki, bu mükemmel işleyişi, düzeni, ölçüyü, sanatı, BİR olan bir Zat yaratmış olabilir, başka birinin eli karışamaz.

                    #734219
                    Anonim

                      @akna 233615 wrote:

                      Sebeplerin icada etkileri vardır ama temas iledir. Mesela bir bitkinin büyümesi için güneşe ihtiyacı vardır, suya ihtiyacı vardır, topraktaki vitamin ve minerallere ihtiyacı vardır, ama doğrudan temas gerekir. Güneş ışığını doğrudan alamazsa, yağmur ona temas etmezse, topraktaki vitamin ve minerallere erişemezse büyüyemez. Ama bu demek değildirki, bu bitkiyi büyüten güneştir, topraktır, sudur. Eğer güneşe İlahlık verilse güneşin her şeye teması yok, suya verilse suyun her şeye teması yok, toprağa verilse toprağın her şeye teması yok.

                      bu kısım tamda öğrenmek istediğim manaları ifade ediyor..Allah Razı olsun kardeş..

                      düşünmeye tefekküre soru sormaya cevap vermeye devam inşallah

                      #734194
                      Anonim

                        amin ecmain inşaAllah

                        #733502
                        Anonim

                          bu sorula ilgili açtığım tabiat konusunda cevabı vardır…

                          buraya aktarıyorum…

                          “Haydi, bu muhalden kat-ı nazar, esbab-ı maddiyenin elbette tesirleri, mübaşeretle ve temasla olur. Halbuki, o esbab-ı tabiiyenin temasları, zîhayat mevcutların zâhirleriyledir. Halbuki görüyoruz ki, o esbab-ı maddiyenin elleri yetişmediği ve temas edemedikleri o zîhayatın bâtını, on defa zâhirinden daha muntazam, daha lâtif, san’atça daha mükemmeldir. Esbab-ı maddiyenin elleri ve âletleriyle hiçbir cihetle yerleşemedikleri, belki tam zâhirine de temas edemedikleri küçücük zîhayat, küçücük hayvancıklar, en büyük mahlûklardan daha ziyade san’atça acip, hilkatçe bedî bir surette oldukları halde, o câmid, cahil, kaba, uzak, büyük ve birbirine zıt olan sağır, kör esbaba isnad etmek, yüz derece kör, bin derece sağır olmakla olur.”(2)

                          Maddi alemde tesir ve tedbir ancak temas ile olur. Yani dokunmadan ve temas etmeden, bir şeye tedbir ve tesir etmek mümkün değildir. Mesela; insan bir bardak su içmek için, eli ile bardağı kavramadan, onu tutmadan suyu içemez. Madem maddi alemde işler temas ve dokunmak ile oluyor, sebepler kainatta yaratıyor ise; sebeplerin de her şeye temas ve dokunmak ile tesir ve tedbir etmesi gerekir. Halbuki sebepler, mevcudatın ancak zahir kısmı ile temas halindeler, mevcudatın bir de iç yüzleri ve batınları var. Mevcudatın iç yüzleri ve batınları dış yüzlerinden daha mükemmel bir sanat ve incelik içindeler. Sebeplerin ise bu mevcudatın iç yüzleri ile temas ve münasebeti görünmüyor.

                          Demek sebepler yaratmıyorlar. Sebeplerin ekseri olarak, fıtratları kaba ve tahripkardır. En büyük dört sebep olan toprak, su, ateş ve hava; hepsinin tabiatı kaba ve tahripçidir. Mesela; insanın hassas ve nazik olan ciğer ve gözüne şu unsurlar temas etse insan ölür. Topraktan az bir miktar ciğere gitse insan anında ölür. Demek sebepler, mevcudatta hakiki fail ve yaratıcı değiller. Kainatta her şeyin en ince haline nüfuz ederek tedbir ve tasarruf eden Allah’ın irade ve kudretidir; yoksa kaba, tahripkar, kör, cansız ve şuursuz sebepler değildir.

                          #733477
                          Anonim

                            Allah Razı olsun kardeş..saol

                          12 yazı görüntüleniyor - 1 ile 12 arası (toplam 12)
                          • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.