• Bu konu 1 yanıt içerir, 2 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
3 yazı görüntüleniyor - 1 ile 3 arası (toplam 3)
  • Yazar
    Yazılar
  • #682898
    Anonim

      Aklı başında olan insan, ne dünya umûrundan kazandığına mesrur ve ne de kaybettiği şeye mahzun olmaz. Zira dünya durmuyor, gidiyor. İnsan da beraber gidiyor. Sen de yolcusun. Bak, ihtiyarlık şafağı, kulakların üstünde tulû’ etmiştir. Başının yarısından fazlası beyaz kefene sarılmış. Vücudunda tavattun etmeye niyet eden hastalıklar, ölümün keşif kollarıdır. Maahâza, ebedî ömrün önündedir. O ömr-ü bâkide göreceğin rahat ve lezzet, ancak bu fâni ömürde sa’y ve çalışmalarına bağlıdır. Senin o ömr-ü bâkiden hiç haberin yok. Ölüm sekeratı uyandırmadan evvel uyan!

      Mesnevi-i Nuriye

      Umûr: İşler, emirler, hususlar.
      Mesrur: Sürurlu, sevinçli.
      Mahzun: Hüzünlü, kederli, kaygılı.
      Zira: Çünkü.
      Tulû’: Doğma, doğuş, ortaya çıkma.
      Tavattun: Vatan edinmek, yerleşmek.
      Maahâza: Bununla beraber, bununla birlikte.
      Ebedî: Sonsuz, sonsuzlukla ilgili.
      Ömr-ü bâki: Ölümsüz ve sonsuz ömür.
      Fâni: Geçici, gelip geçici, kaybolan.
      Sa’y: Çalışma, iş.
      Sekerat: Can çekişme.

      #818410
      Anonim

        Herkes sana kabir kapısına kadar arkadaşlık eder. Said Nursi

        #818421
        Anonim

          Madem her vakit ecel gelebilir; eğer insanı gaflet içinde yakalasa, ebedi hayatına çok zarar verebilir. Risale-i Nur

        3 yazı görüntüleniyor - 1 ile 3 arası (toplam 3)
        • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.