• Bu konu 2 yanıt içerir, 3 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
4 yazı görüntüleniyor - 1 ile 4 arası (toplam 4)
  • Yazar
    Yazılar
  • #654361
    Anonim
      1048-1131 yılları arasında yaşayan Hayyam Nişabur (İran)’ludur. Él Cebr adlı eserinde kendisini “Ebü’l Feth Ömer bin İbrahim’i Hayyam” diye tanıtmıştır. Hayyam sözcüğü Farsça’da çadır demek olan “hayme” den gelir ve çadırcı anlamındadır. Çağın geleneğine göre kendisine bir mahlas (takma ad) koymak zorunda olan Hayyam’ın babasının mesleği olan çadırcı adını alması, onun halktan yana, halkın içinden biri olduğunun kanıtıdır.
      Ömer Hayyam matematik, astronomi, fizik ve felsefe konularında tam bir bilgindi.
      Kitaplar dolusu yazmakla anlatılabilecek şeyleri;aşkı, üzüntüyü, sevinci, özlemi, kuşkuyu, gözyaşını zamanın ve ölümün acımasızlığını dört dize ile ve en güzel şekilde anlatması nedeniyle yalnız İran Edebiyatı’nın değil, Dünya Edebiyatı’nın ölümsüzlerinden biri olmuştur.
      #746171
      Anonim

        bikaç şiirni okudum tuhaf gldi ne gibi bi görüşü var çıkartamadım…ayrıayrı iirlerinden alıntılar…

        Bu ömür kervanı bir tuhaf gelir gider
        Kazancın yaşamasını bildiğin günler
        Saki, bırak şu yarını düşünenleri
        Geçti gidiyor gece, geçmeden şarap ver
        Boştur dünya saki ve şarap olmayınca,
        Irak neylerinin sesi duyulmayınca;
        Nesi var nesi yok bu dünyanın bana sor:
        Boştur geçen ömrün kadehin dolmayınca.

        Var mı dünyada günah işlemeyen söyle:
        Yaşanır mı hiç günah işlemeden söyle;
        Bana kötü deyip kötülük edeceksen,
        Yüce Tanrı, ne farkın kalır benden, söyle.

        Felek ne cömert ne aşağılık insanlara!
        Han hamam, dolap değirmen, hep onlara.
        Kendini satmıyan adama akmek yok:
        Sen gel de yuh çekme böylesi dünyaya!

        Gül verme istersen, diken yeter bize.
        Işık da vermezsen, ateş yeter bize.
        Hırka, tekke, post most olasa da olur,
        Kilise çanları bile yeter bize.
        Beni özene bezene yaratan kim? Sen!
        Ne yapacağımı da yazmışın önceden.
        Demek günah işleten de sensin bana:
        Öyleyse nedir o cennet cehennem?

        #746174
        Anonim

          Ömer Hayyam ve eserlerinin mahiyeti hakkında kısaca bilgi verir misiniz?

          Ömer Hayyam, 1044 yılında Horasan’da doğdu Selçuklu hükümdarı Melikşah zamanında yaşadı Daha çok şâirlik yönüyle tanınmasıyla beraber, aynı zamanda devrinin büyük bir filozofu, matematik ve astronomi bilginiydi Binom Açılımını ilk kullanan bilim adamıdır

          Şiirlerini Farsça yazan Ömer Hayyâm, rübâîleriyle şöhret kazandı Dört mısradan ibaret olan rübâîlerinde genellikle felsefî temaları işliyordu Ömer Hayyâm, şiirlerinde insanın tabiat karşısındaki çaresizliğini, bir türlü çözemediği hayat muammasını ve ölüm karşısındaki durumunu, kötümser, muzdarip ve alaycı yöntemlerle tasvir ediyordu

          Said Nursi, Ömer Hayyam’ın eserleri hakkında şu tespitlerde bulunmaktadır: “Üdeba-yı İslâmiyenin meşhurlarından, bedbinlikle maruf Ebu’l-Alâ-i Maarrî ve yetimâne ağlayışıyla mevsuf Ömer Hayyam gibilerin, o mesleğin nefs-i emmâreyi okşayan zevkiyle zevklenmesi sebebiyle, ehl-i hakikat ve kemalden bir sille-i tahkir ve tekfir yiyip “Edepsizlik ediyorsunuz, zındıkaya giriyorsunuz, zındıkları yetiştiriyorsunuz”(1) diye zecirkârâne tedip tokatlarını almışlar” (Said Nursi, Sözler, 30 söz)

          Bir çok bilim adamınca Batıni, Mutezile anlayışlarına dâhil görülür Evreni anlamak için, içinde yetiştiği İslam kültüründeki hakim anlayıştan ayrılmış, kendi içinde yaptığı akıl yürütmeleri eşine az rastlanır bir edebi başarı ile dörtlükler halinde dışa aktarmıştır

          Hayyam Rûbailerinde “abarttığı” şarap ve zevk düşkünlüğü, ayrıca islama aykırı düşüncelerini yansıtması ile zamanında ve daha sonra rûbailerini okuyan geniş çevrelerce dışlanmıştır

          “Geçmiş-gelecek masal hep / Eğlenmene bak ömrünü berbat etme” diyen Ömer Hayyam, hayvânî hisleri tahrik eder, dünyayı bir çayır, bir mera gibi değerlendirir

          1- (bk İbnü’l-Cevzî, Telbisü İblîs 134-136; Süleyman İbni Abdillah, Şerhu Kitabi’t-Tevhîd s 616; İbni Teymiyye, Kütübü ve Resailü ve Fetâvâ İbni Teymiyye 7:571, 8:260)
          SİE

          #746176
          Anonim

            Ablacım ben iyi olduğunu işitmişidim..Ama değilse Allah affetsin..:)

          4 yazı görüntüleniyor - 1 ile 4 arası (toplam 4)
          • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.