• Bu konu 1 yanıt içerir, 3 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
3 yazı görüntüleniyor - 1 ile 3 arası (toplam 3)
  • Yazar
    Yazılar
  • #649179
    Anonim

      [15:13] ONBİRİNCİ NÜKTE: “Üç Mes’ele”dir.

      [15:13] konumuz 11 lema

      [15:14] Birinci Mes’ele: Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm’ın Sünnet-i Seniyyesinin menbaı üçtür: Akvâli, ef’ali, ahvâlidir. Bu üç kısım dahi, üç kısımdır:

      [15:15] Ferâiz, nevâfil, âdât-ı hasenesidir. Farz ve vâcib kısmında ittibaa mecburiyet var; terkinde, azab ve ikab vardır. Herkes ona ittibaa mükelleftir

      [15:17] Nevafil kısmında, emr-i istihbâbî ile yine ehl-i îman mükelleftir. Fakat, terkinde azab ve ikab yoktur. Fiilinde ve ittibaında azîm sevablar var ve tağyir ve tebdili bid’a ve dalâlettir ve büyük hatadır.

      [15:17] Âdât-ı Seniyyesi ve harekât-ı müstahsenesi ise hikmeten, maslahaten, hayat-ı şahsiye ve nev’iye ve içtimaiye itibariyle onu taklid ve ittiba etmek, gâyet müstahsendir.

      [15:17] Çünki : Herbir hareket-i âdiyesinde, çok menfaat-ı hayatiye bulunduğu gibi, mutabaat etmekle o âdâb ve âdetler, ibadet hükmüne geçer

      [15:18] Evet madem dost ve düşmanın ittifakiyle, Zat-ı Ahmediye (A.S.M.) mehâsin-i ahlâkın en yüksek mertebelerine mazhardır. Ve madem bil’ittifak nev-i beşer içinde en meşhur ve mümtaz bir şahsiyettir. Ve madem binler mu’cizatın delâletiyle ve teşkil ettiği Âlem-i İslâmiyetin

      [15:18] ve kemalâtının şEhadetiyle ve mübelliğ ve tercüman olduğu Kur’an-ı Hakîm’in hakaikının tasdikiyle, en mükemmel bir insan-ı kâmil ve bir mürşid-i ekmeldir.

      [15:19] Ve madem semere-i ittibaiyle milyonlar ehl-i kemal, merâtib-i kemalâtta terakki edip saadet-i dâreyne vâsıl olmuşlardır.

      [15:19] Elbette o zatın sünneti, harekâtı, iktida edilecek en güzel nümunelerdir ve takib edilecek en sağlam rehberlerdir ve düstur ittihaz edilecek en muhkem kanunlardır.

      [15:19] Bahtiyar odur ki, bu ittiba-ı Sünnette hissesi ziyade ola. Sünnete ittiba etmeyen, tenbellik eder ise, hasaret-i azîme; ehemmiyetsiz görür ise, cinayet-i azîme; tekzibini işmam eden tenkid ise, dalâlet-i azîmedir.

      [15:20] asıl konumuz son iki cümledir

      [15:20] peygamber efendimizin s.a.v in yaşayışı bize bir müktedaı küll hükmünde idi
      [15:20]
      yani bütünüyle uyulması gereken
      [15:21]
      ve mümkün mertebe en ufak adabına dahi riayet edeilmesi gereken
      [15:21]
      şahsı insaninin en kemal mertebesi olduğu cihetle
      [15:22]
      bizim bütün hareketlerimizin bu rehberi mutlak zatın a.s.m hareketlerine uyması gerekli
      [15:22]
      yani hayatımızı bu şekile göre bina etmelyiz
      [15:22]
      bir kanundur
      [15:22]
      şimdi az da olsa kanun mevzuuna girelim inşallah
      [15:23]
      evet aleme baktığımız zaman rabbul alemin herbir işe ve fiile bir kanun koymuştur

      [15:23] bakınız en ufak bir mikroptan en büyük bir fiile

      [15:24] bedeni insana ve yıldızlara ordan feza aleminde seyreden

      [15:24] bütün ecramı ulviyelere bir bahara bir yağmur tanesine kadar
      [15:24]
      her işte rabbul alemin bir kanun bir nizam murad etmiş
      [15:24]
      işte bu kainatta eser ile görünen bu işlerin arkasındaki müessir elbette insan denilen
      [15:25]
      kainatın en aciz ve en fakiri bir serce kuşundan daha zayıf insanı başıboş bırakmamıştır
      [15:25]
      cünkü nizamı alem herheryerde bir kanuni ilahi hükümferma ise
      [15:26]
      elbette insanında bir kanuna ve nizaman tabi olması gerekir
      [15:26]
      yoksa kendini başıboş mu zanneder insanoğlu mealinde ayeti kerime ile biliyoruz ki insan kendisini başıboş zanneder
      [15:27]
      işte bu serkeşi aleme bir nizam koyan cenabı hak bize nasıl davranmamız gerektiği hakkında da
      [15:27]
      bir rehber bir mürşit göndermesi bir rahmeti ilahiyedir
      [15:28]
      işte bize alemlere rahmet olarak gelen resuli
      [15:28]
      ekrem a.s.m
      [15:28]
      bize daima rehber olmuştur
      [15:28]
      o bir beşerdi ve evlenirdi
      [15:29]
      cihada gider dişi kırılırdı
      [15:29]
      ac kalırdı
      [15:29]
      ama o aynı zamanda resul idi
      [15:29]
      allahın razı olduğu ve bize tabi olmamız icin gönderilen bir zattı
      [15:30]
      işte bizim yapmamız gereken onun yaptığını yapmak
      [15:30]
      onun yapmadığını yapmamaktır
      [15:30]
      bizim bir tek dilimiz var
      [15:31]
      bir dille bütün kainat kadar ibadet etmemiz lazım
      [15:31]
      cünkü biz yeryüzünün halifesiyiz
      [15:31]
      halife kendisene tabi olanlardan daha fazla ibadet etmeli
      [15:31]
      ama bizim acz ve fakr icindeki halimiz meydanda
      [15:32]
      kendimizi günahlardan alıkoyamıyoruz
      [15:32]
      işte aklı başında herinsanın bir derdi olmalı bu noktada
      [15:32]
      ben ne yapmalıyım ya da nasıl davranmam gerekirdi
      [15:32]
      bu adi işlerimi
      [15:32]
      ibadete cevireyim
      [15:33]
      işte resuli ekrem a.s.m bize bu hareketleri bizzat göstermiş
      [15:33]
      bizim yapmamız gerekn i
      [15:33]
      şler
      [15:33]
      o kadar ağır değil
      [15:33]
      mesela diyelim yemek yedik ki zaten günlük bu fiili yapmak zorundayız
      [15:34]
      nasıl yemek yersem bu işim ibadete kalbolunur
      [15:34]
      ?
      [15:34]
      resuli ekrem a.s.m. nasıl yemiş
      [15:34] sünnete uygun şekilde
      [15:34] evet
      [15:34]
      sünnet nasıldı ? o zaman hemen bir ilmihal kitabı almalı
      [15:34]
      oraya bakmalıyız
      [15:35]
      yada hadisi şerifleri tetkik etmeli
      [15:35]
      karşımıza cıkan bir kac misali verelim inşallah
      [15:35] efendimiz besmeleyle başladrı örneğin
      [15:35] eğer yemek ateşte pişmişse abdest alamalıyız
      [15:35] yemekten sonra Allaha hamd ederdi
      [15:35] ve besmele
      [15:35]
      evet Durendisane haklısınız
      [15:35]
      yemekte önümüzden yemeli
      [15:35]
      kardeşimizin lokmasına bakmamlıyız
      [15:36]
      kabın ortasından yememeli
      [15:36]
      yemek esnasında ise bize bu nimetleri veren
      [15:36]
      rabbimizin eserlerini tefekkür etmeliyiz
      [15:37]
      yemekten sonra rabbimize hamdetmeli bildiğimiz duaları okumalıyız
      [15:37]
      işte en ufak bir yemek yeme işinde bunlara riayet etmişsek
      [15:38]
      rahmeti ilahiyeden umulurki adatımız ibadete kalbolunur
      [15:38] inş.
      [15:38] işte resüli ekrem asm ne yapmışsa doğrudur
      [15:38]
      ne demişse amenna vessaaddakna
      [15:39]
      demeli yiz ki inşallah rabbimiz bizi sevsin
      [15:40]
      evet kardeşler sorusu olan var mı
      [15:40]
      yoksa devam edelim birazdaha
      [15:41]
      İkinci Mes’ele: Cenab-ı Hak Kur’an-ı Hakîm’de:
      [15:41] devam edelim inş.

      [15:41] ????????? ??????? ?????? ??????? ferman eder. Rivayât-ı sahîha ile Hazret-i Âişe-i Sıddıka (R.A.) gibi sahabe-i güzin, Hazret-i Peygamber Aleyhissalâtü Vesselâm’ı tarif ettikleri zaman “Hulukuhu-l Kur’an” diye tarif ediyorlardı.

      [15:42] Yâni: “Kur’anın beyan ettiği mehâsin-i ahlâkın misali, Muhammed Aleyhissalâtü Vesselâm’dır. Ve o mehâsini en ziyade imtisal eden ve fıtraten o mehâsin üstünde yaratılan odur.”

      [15:42] İşte böyle bir zatın ef’al, ahvâl, akvâl ve harekâtının herbirisi, nev-i beşere birer model hükmüne geçmeye lâyık iken, ona îman eden ve ümmetinden olan gâfillerin, (sünnetine ehemmiyet vermeyen veyahût tağyir etmek istiyen) ne kadar bedbaht olduğunu divaneler de anlar

      [15:43] Üçüncü Mes’ele: Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm, hilkaten en mutedil bir vaziyette ve en mükemmel bir surette halkedildiğinden, harekât ve sekenatı, itidal ve istikamet üzerine gitmiştir.

      [15:44] -i Seniyyesi, kat’î bir surette gösterir ki: Her hareketinde istikamet ve itidal üzerine gitmiş, ifrat ve tefritten içtinab etmiştir.

      [15:44] Siyer-i Seniyyesi, kat’î bir surette gösterir ki: Her hareketinde istikamet ve itidal üzerine gitmiş, ifrat ve tefritten içtinab etmiştir.

      [15:44] evet

      [15:44] Evet Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm, ??????????? ????? ???????? emrini tamamiyle imtisal ettiği için, bütün ef’al ve akvâl ve ahvâlinde istikamet, kat’î bir surette görünüyor.

      [15:45] emrolunduğu gibi istikamatte ol

      [15:45] emrine en iyi imtisal eden elbet resuli ekrem a.s.m dir

      [15:46] Meselâ: Kuvve-i akliyenin fesad ve zulmeti hükmündeki ifrat ve tefriti olan gabavet ve cerbezeden müberra olarak, hadd-i vasat ve medâr-ı istikamet olan hikmet noktasında kuvve-i akliyesi daima hareket ettiği gibi

      [15:46] kuvve-i gazabiyenin fesadı ve ifrat ve tefriti olan korkaklık ve tehevvürden münezzeh olarak, kuvve-i gadabiyenin medâr-ı istikameti ve hadd-i vasatı olan şecaat-ı kudsiye ile kuvve-i gadabiyesi hareket etmekle beraber

      [15:47] kuvve-i şeheviyenin fesadı ve ifrat ve tefriti olan humud ve fücurdan musaffa olarak, o kuvvenin medâr-ı istikameti olan iffette, kuvve-i şeheviyesi daima iffeti, âzamî

      [15:48] mâsumiyet derecesinde rehber ittihaz etmiştir. Ve hâkeza.
      [15:48]
      Bütün Sünen-i Seniyyesinde, ahvâl-i fıtriyesinde ve ahkâm-ı şer’iyyesinde, hadd-i istikameti ihtiyar edip zulüm ve zulümat olan ifrat ve tefritten, israf ve tebzirden içtinab etmiştir. Hatta tekellümünde ve ekl ve şürbünde, iktisadı rehber ve israftan kat’iyyen içtinab etmiştir.

      [15:49] Bu hakikatın tafsilâtına dair binler cild kitab te’lif edilmiştir. ??????????? ????????? ???????????? sırrınca, bu denizden bu katre ile iktifa edip, kıssayı kısa keseriz

      [15:49] arif olan bir işaret dahi kafidir

      [15:49] işte resüli ekrem a.s.m üc kuvve olan kuvvei akliye kuvvei gadabiye ve kuvvei şeheviyede
      [15:50]
      daima orta yolu tutmuştur
      [15:50]
      el-fatiha

      Not : Bu Sohbet http://www.RisaleSohbet.net sohbet Odalarında yapılmısdır…

      #707478
      Anonim

        Rabbim sunneti seniyyeye ittibada hissemizi ziyade etsin.ALLAH razi olsun.

        #719103
        Anonim

          Güncelleme…

        3 yazı görüntüleniyor - 1 ile 3 arası (toplam 3)
        • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.