- Bu konu 6 yanıt içerir, 8 izleyen vardır ve en son
Anonim tarafından güncellenmiştir.
-
YazarYazılar
-
15 Eylül 2008: 10:31 #641215
Anonim
“Allah Rasulünü(s.a.s) hatırlıyorum. Bir peygamberin hikâyesini anlatıyor. O peygamberi dövüyor, yaralıyorlar. O ise, bir yandan yüzünden akan kanları siliyor, bir yandan dua ediyor: “Allahım, sen kavmimi bağışla! Çünkü onlar bilmiyorlar.”1Bunlar, Efendimiz’in sevgili dostu Abdullah b. Mesud’un(r.a) sözleri. Hani bir zamanlar Mekke’de, Kureyş müşriklerinin karşısında ilk kez Kuran-ı Kerim okuyan genç sahabi.2
Yine o genç sahabinin anlattığına göre; Peygamberimiz(s.a.s) Kabenin yanında namaz kılıyordu. Ebu Cehil ve arkadaşları da oradaydılar. Efendimiz secdeye vardı ve secdesini uzattı. Ebu Cehil, yanındakilere: ‘’Hanginiz filancanın yeni kestiği devesinin işkembesini Muhammedin sırtına bırakır’’, dedi.
İçlerinden en kötüsü olan Ukbe b. Ebi Muayt kalktı. Pislik dolu işkembeyi getirerek Nebi aleyhisselamın sırtına bıraktı.
Abdullah b. Mesud olduğu yerde kalakalmıştı. Ne konuşabiliyor, ne de hareket edebiliyordu. Onu bu durumdan kurtabilecek hiçbir gücü yoktu. Henüz İslamın ilk günleriydi. Müslüman olduğunu ilan edenlerin sayısı bir elin parmaklarını dahi geçmiyordu. Abdullah o günlerde, Kureyş liderlerinden birinin develerini güden kimsesiz bir çobandı.
Resulullah, işkembenin ağırlığı sebebiyle secdeden kalkamıyor, Kureyşliler ise gülmekten yere düşmemek için birbirlerine tutunuyorlardı.
İbn Mesudun yaşadığı çaresizliği, en sevdiği insana yardım edemediği için duyduğu acıyı ne anlamak ne de anlatmak herhalde mümkün değildir.
Kureyşin azgın liderlerinin gürültüsünü duyan küçük Fatıma(r.anha) koşarak geldi ve babasının omuzlarından pislikleri aldı. Allah Resulü secdesini tamamlayıp ayağa kalktığında ellerini açtı ve üç kere : ‘’Allahım! Kureyşi sana havale ediyorum. Utbe’yi, Ukbe’yi, Ebu Cehil’i ve Şeybe’yi sana havale ediyorum. Elimden bir şey gelmiyor’’, dedi.3
İbn Mesud adları sayılan müşriklerin, Bedir’de tek tek öldürüldüklerini gördü, hatta Ebu Cehil’i bizzat kendisi öldürdü.
Uhud Savaşının en kızgın zamanıydı. Okçular yerlerini terketmiş, Müslümanlar darmadağın olmuş, binlerce düşmanın ortasında bir avuç arkadaşıyla bir peygamber yalnız kalmıştı. O peygamberin dişleri kırılmış, damağı, yanağı, alnı yaralanmıştı. O peygamber bir yandan yüzündeki kanları siliyor, bir yandan dua ediyordu:
“Allahım, Sen kavmimi bağışla! Çünkü onlar bilmiyorlar.”
7 Mart 2009: 21:03 #733607Anonim
Allah cc razı olsun24 Mart 2009: 11:20 #735927Anonim
24 Mart 2009: 12:14 #735936Anonim
Allah razi olsun kardeşim ..
24 Mart 2009: 12:31 #735939Anonim
ALLAH(cc) razı olsun…
24 Mart 2009: 15:28 #735976Anonim
allah razi olsun kardes.
24 Mart 2009: 16:15 #735988Anonim
“Allahım, Sen kavmimi bağışla! Çünkü onlar bilmiyorlar.”
efendiler efendisinin(sav) engin hoş görüsü bu idi çünkü onu yaratanda (cc)o(sav)nun böyle olmasını murad buyurmuştu yığınla işlediğimiz günahlarımız karşısında bizi rızıklandırmasıda ALLAH (CC) nun bizlere merhameti adına bir örnektir.peki ya efendimiz bu hoş görüye sahipken bize böyle olunmasını yaşantısıyla göstermişken ne oluyor bizede bugün birbirlerimizi dahi hazmedemez oluyoruz hoş görü diyalog diyerek efendimizin izinden giden bugünkü büyüğümüze karşı alınan takılan tavırlarda neyin nesi oluyor pekala böyle olunması doğruyken biz ve birbirini hazmedemeyenler acaba kimi örnek alıyorlar(uz)…rabbim efendimizin yolundan bizleri bir saniye bile ayrı koymasın…24 Mart 2009: 17:32 #735993Anonim
’Allahım! Kureyşi sana havale ediyorum. Utbe’yi, Ukbe’yi, Ebu Cehil’i ve Şeybe’yi sana havale ediyorum. Elimden bir şey gelmiyor’’
“Allahım, Sen kavmimi bağışla! Çünkü onlar bilmiyor.”
🙁 🙁 🙁
Allah razı olsun -
YazarYazılar
- Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.