- Bu konu 1 yanıt içerir, 1 izleyen vardır ve en son
Anonim tarafından güncellenmiştir.
-
YazarYazılar
-
3 Kasım 2010: 21:08 #665901
Anonim
Yüce Allah, Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyurmaktadır: “O (düşman) topluluğu izlemekte gevşeklik göstermeyin. Eğer siz acı çekiyorsanız sizin acı çektiğiniz gibi onlar da acı çekiyorlar. Üstelik siz Allah’tan onların ummadığını umuyorsunuz. Allah ilim sahibidir, hakimdir.” (Nisa, 4/104)

Yüce Allah bu ayeti kerimede, mü’minlerin imanları ve davaları uğrunda kararlılık göstermelerini isterken onlara bir moral desteği de veriyor. Birinci olarak çektikleri acıya işaret ederek bundan dolayı moral kaybetmemeleri, gevşeklik göstermemeleri gerektiğini çünkü kendileri gibi karşı tarafın da acı çektiğini hatırlatmaktadır. Bunun bildirilmesinin sebebi karşı tarafın acı çekmesinden bir haz alınması değildir. Bilakis karşı tarafın da acı ve ızdıraptan dolayı sıkıntıda olduğu, dolayısıyla bu sıkıntının onları yıpratacağı, mü’minlerin biraz sabır ve kararlılık göstermeleri durumunda karşı tarafın geri adım atmasının mümkün olduğu, onların geri adım atmaya başlamaları durumunda ise onlar için bir “geri gidiş” merhalesinin başlayacağı ve bunun sürmesiyle İslam’ın zaferinin kesinleşeceği bildiriliyor. Böyle bir sonucu hazırlayacak etken ise ayette dikkat çekilen ikinci husustur: “Üstelik siz Allah’tan onların ummadığını umuyorsunuz.” Çünkü onların ölümden sonrasıyla ilgili bir beklentileri yoktur. Bütün çabaları dünyalarını kurtarmak içindir. Bu yüzden de dünyaya bağlıdırlar. Ama siz Allah yolunda öldürülmenin şehadet mertebesine kavuşma anlamına geldiğine ve bunun da ölüm sonrasında büyük nimetlere, sonsuz mutluluğa kavuşma vesilesi olacağına inanıyorsunuz. Bu yüzden dünyadaki sıkıntıların, acıların onları daha çabuk yıpratması ve teslim bayrağını çekmeye zorlaması söz konusudur.

Bugün Filistin topraklarında, işgalci siyonistler sürekli vahşi saldırılar düzenliyorlar. Ama Filistin’deki direniş grupları da işgal devletinin bu saldırılarına sert cevaplar veriyor. İşte bu cevaplar özellikle, dünyanın değişik yörelerinden getirtilerek işgal edilen Filistin topraklarına yerleştirilmiş göçmen kitleleri huzursuzluğa, endişeye, sürekli ölüm korkusuna itmektedir. Bu korku da onları: “Biz niye daha önce rahat ve güven içinde yaşadığımız ortamı terk ederek buralara geldik?” sorusunu sormaya itmektedir. İşte bu soru onlarda “güven içinde yaşayabilecekleri ortama geri dönüş” veya “daha güvenli bir ortam arama” hareketini hızlandırmaktadır. Bu dönüş ve arayış ise İsrail işgal devletine kan kaybettirmektedir. İsrail işgal devleti bu dönüşün hızlanmasını engellemek için Filistinlilerin gerçekleştirdiği eylemlerin gerçek sonuçlarını gizlemeye çalışıyor. Ama bu da “İsrail toplumu” olarak nitelendirilen göçmen toplumun tedirginliğini ortadan kaldırmıyor. İsrail’in tanınmış gazetelerinden biri bir süre önce, “İsrail’den kaçış” olayıyla ilgili bir özel ek yayınladı. O ekte özellikle Aksa İntifadası merhalesinde, bu kaçış olayının ne kadar hızlandığı rakamlarla gözler önüne seriliyordu. Dikkat çeken bir gerçek de Şaron’un saldırganlığının bu kaçış olayını daha da hızlandırmasıydı. Gazetenin ekinde , yahudilerin Filistin topraklarında rahat edemeyeceklerine ve güven içinde yaşayamayacaklarına parmak basılarak bir “Alternatif İsrail” önerisi yapılıyordu. Filistinlilerin kararlı direnişleri ve bu direniş karşısında yaşanan kaçış olayı İsrail’i birçok yönden yıpratmaktadır. Hem insan potansiyeli, hem moral gücü, hem askeri güç, hem de ekonomik güç yönünden. Bu itibarla Şaron’un saldırgan politikasının asıl “İsrail toplumu” olarak nitelendirilen toplumu ucu görünmeyen bir tünele doğru sürüklediğini belirtmek isteriz. Malum olduğu üzere İsrail genelkurmay başkanı Filistinlilerin kayıplarını açıkladığı basın toplantısında Arafat’ın Filistin toplumunu ucu görünmeyen bir tünele doğru sürüklediğini iddia etmişti. Oysa bu sözler asıl onun kendi gerçeğini, yani İsrail’in karşı karşıya olduğu gerçeği dile getirmek için çok daha isabetli sözlerdi. Filistin halkı kendi öz vatanlarında varlık mücadelesi vermektedir ve vatanlarını işgal kirinden temizlemenin çabası içindedir. Arafat’ın bu direnişte herhangi bir etkinliği bile bulunmamaktadır. Fakat İsrail halk gerçeğini gözlerden uzak tutmak için Arafat’ı karşısına koymayı tercih etmektedir.
Kaynak: İslami Haber Sitesi Tarihten Bu Güne Filistin Analizi -
YazarYazılar
- Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.