- Bu konu 10 yanıt içerir, 5 izleyen vardır ve en son
Anonim tarafından güncellenmiştir.
-
YazarYazılar
-
30 Mayıs 2007: 11:08 #644167
Anonim
1-Elbette böyle bir insanın Ma’bûdu, Rabbi, melcei, halaskârı, maksûdu öyle bir zat olabilir ki, umum kâinat onun kabza-i tasarrufunda, zerrat ve seyyarat dahi taht-ı emrindedir.[/color]
Altı çizili sözcügün cümleye kattıgı anlam nedir?Allah’ın…
a-iznine baglı olmak
b-rahmetinin içinde olmak
c-iradesinde,tasarrufunda olmak
d-kereminden olmak
e-tahtında olmak
2-Yeknesak istirahat döşeğindeki hayat, hayr-ı mahz olan vücuddan ziyade, şerr-i mahz olan ademe yakındır ve ona gider.
Altı çizili sözcükle eşanlımlı olan sözcük hangisidir?
a-tek olmak
b-eşsiz,benzersiz
c-sürekli,devamlı
d-tenbellik
e-duragan,monoton
3-Bütün firaklardan gelen feryadlar, aşk-ı bekadan gelen ağlamaların tercümanlarıdır.
Altı çizili sözcüklerin cümleye kattıgı anlam nedir?
a-hasret
b-ümitsizlik
c-ızdırap
d-beka arzusu
e-tevbe
4-Hem o seyahat-ı ruhiyede çok tazyikat altında gâyet ağır yükler yüklenmiş bir vaziyette kendimi gördüğüm zamanda, Sünnet-i Seniyyenin o vaziyete temas eden mes’elelerine ittiba ettikçe, benim bütün ağırlıklarımı alıyor gibi bir hiffet buluyordum.
Altı çizili sözcüklerin cümleye kattıgı anlam nedir?
a-gayb aleminde dolaşmak
b-maziden atiye ve an içinde dolaşmak
c-ilahi feyizlere mahzar olmak
d-cezbe,incizab
e-ölümü düşünmek
5-Herbir zîhayatın rızkı, taahhüd-ü Rabbanîsi altında olduğundan, açlıktan ölmek, olmamak lâzım gelir.
Altılı çizili sözcügün cümleye kattıgı anlam nedir?
a-Allah herkese rızkını verir,çalışmaya gerek yoktur
b-Allah bol bol yarattıgından kıtlık yoktur
c-insana lazım olan kadarı teminat içindedir
d-Allah Müslümanlara cenneti vaat etmiştir
e-bütün canlılara lazım olan kadarı teminat altındadır
6-Elcevap: Hikmeti ve sırrı şudur ki: Ekseriyet-i mutlaka ile dalâlet ve şer, menfîdir ve tahribdir ve ademîdir ve bozmaktır. Ve ekseriyet-i mutlaka ile hidayet ve hayır, müsbettir ve vücudîdir ve imar ve tamirdir. Herkesçe malûmdur ki: Yirmi adamın yirmi günde yaptığı bir binayı, bir adam, bir günde tahrib eder. Evet bütün âzâ-yı esasiyenin ve şerâit-i hayatiyenin vücuduyla vücudu devam eden hayat-ı insan, Hâlık-ı Zülcelâl’in kudretine mahsus olduğu halde; bir zâlim, bir uzvu kesmesiyle, hayata nisbeten ademî olan mevte o insanı mazhar eder. Onun için “Ettahrîbüeshel” durûb-u emsâl hükmüne geçmiş.Yukarıdaki paragraftan çıkarılabilecek en kapsamlı yargı hangisidir?
a-ehl-i dalalet mesleginde hak olup,muvaffakiyeti bir ikram-ı ilahidir
b-küfür,yokluk imanı tahrip eder,zararlıdır
c-adem,yokluk kolay oldugundan ehl-i imana zarar veriyor
d-ehl-i iman birbirini sevmediginden maglup oluyorlar
e-müslümanlar dinini yaşamadıklarından yeniliyorlar
7-İKİNCİ MERAKLI SUAL: Bu iki ay zarfında heyecanlı bir vaziyet-i siyasiye karşısında bana, hem alâkadar olduğum çok kardeşlerime kavî bir ihtimal ile ferah verecek bir teşebbüs etmek lâzımken, o vaziyete hiç ehemmiyet vermiyerek bilâkis beni tazyik eden ehl-i dünyanın lehinde olarak bir fikirde bulundum. Bazı zatlar hayret içinde hayrette kaldılar. Dediler ki: “Sana işkence eden bu mübtedi’ ve kısmen münafık baştaki insanların takib ettikleri siyaseti nasıl görüyorsun ki ilişmiyorsun?” Verdiğim cevapın muhtasarı şudur ki: Bu zamanda ehl-i İslâmın en mühim tehlikesi, fen ve felsefeden gelen bir dalâletle kalblerin bozulması ve îmanın zedelenmesidir. Bunun çare-i yegânesi: Nurdur, nur göstermektir ki, kalbler ıslah olsun, îmanlar kurtulsun. Eğer siyaset topuziyle hareket edilse, galebe çalınsa, o kâfirler münafık derecesine iner. Münafık, kâfirden daha fenadır. Demek, topuz böyle bir zamanda kalbi ıslah etmez. O vakit küfür kalbe girer, saklanır; nifaka inkılâb eder. Hem nur, hem topuz.. İkisini, bu zamanda benim gibi bir âciz yapamaz. Onun için bütün kuvvetimle nura sarılmağa mecbur olduğumdan, siyaset topuzu ne şekilde olursa olsun bakmamak lâzım geliyor. Amma maddî cihadın muktezası ise; o vazife şimdilik bizde değildir. Evet ehline göre kâfirin veya mürtedin tecavüzatına sed çekmek için topuz lâzımdır. Fakat iki elimiz var. Eğer yüz elimiz de olsa, ancak nura kâfi gelir. Topuzu tutacak elimiz yok!..
Yukarıdaki parçadan hangisi çıkarılamaz?
a-Said Nursi mesleginde siyaseti kullanmıyor
b-kafir insanlar zorlamayla münafıklıga,ikiyüzlülüge dönüşebilir
c-maddi cihada gereklidir ancak…
d-Said Nursi siyasal islamın örneklerinden biri olmuştur
e-kalblerin ıslahına,imanların kurtulmasına mesaisini harcamıştır
8-DÖRDÜNCÜ NOTA: Bil ki: Ekseriyetle Fâtır-ı Hakîm’in âdetidir, ehemmiyetli ve kıymetdar şeyleri ayniyle iade ediyor… Yâni, ekser eşyanın misliyle tazelenmesi, mevsimlerin tebeddülünde, asırların değişmesinde o kıymetdar ehemmiyetli şeyleri ayniyle iade ediyor. Yevmî ve senevî ve asrî haşirlerin umumunda, şu kaide-i âdetullah ekseriyetle muttarid görünüyor. İşte bu sabit kaideye binaen deriz: Madem fünûnun ittifakiyle ve ulûmun şehadetiyle, hilkat şeceresinin en mükemmel meyvesi insandır. Ve mahlûkat içinde en ehemmiyetli insandır. Ve mevcudat içinde en kıymetdar insandır. Ve insanın bir ferdi, sair hayvanatın bir nev’i hükmündedir. Elbette kat’î bir hads ile hükmedilir ki, haşir ve neşr-i ekberde beşerin herbir ferdi; ayniyle, cismiyle, ismiyle, resmiyle iade edilecektir
Yukarıdaki parçada hangisine deginilmemiştir?
a-baki olan ancak Allah’tır
b-Allah’ın bir adeti canlı cansız mahlukatını tazelemektir
c-insan yaratılışın en mükemmeli,sonuncusudur,meyvesidir
d-insanın bir ferdi hayvanat aleminin bir nevine denktir denilebilir
e-mevcudattaki tazelenme haşrin olacagının delillerinden bir çeşididir
9-BİRİNCİ NÜKTE: Hâlik-ı Rahîm, nev-i beşere verdiği nîmetlerin mukabilinde şükür istiyor. İsraf ise; şükre zıttır, nîmete karşı hasâretli bir istihfaftır. İktisad ise, nîmete karşı ticaretli bir ihtiramdır. Evet iktisad hem bir şükr-ü mânevî, hem nimetlerdeki Rahmet-i İlâhiyyeye karşı bir hürmet, hem kat’î bir surette sebeb-i bereket, hem bedene perhiz gibi bir medâr-ı sıhhat, hem mânevî dilencilik zilletinden kurtaracak bir sebeb-i izzet, hem nimet içindeki lezzeti hissetmesine ve zâhiren lezzetsiz görünen nîmetlerdeki lezzeti tatmasına kuvvetli bir sebebdir. İsraf ise, mezkûr hikmetlere muhâlif olduğundan, vahim neticeleri vardır.
Yukarıdaki parçanın anafikri nedir?a-insanlar şükürle yükümlüdür
b-namaz dinin diregidir
c-sabır imanın yarısıdır
d-israf ve şükür insanda birbirine zıt iki haldir
e-yiyiniz,içiniz fakat israf etmeyiniz ayeti kastedilmiştir
10-‘Ehl-i hidayetin izzetindendir ihtilâfları.’ Cümlesiyle aynı anlama gelmeyen cümle hangisidir?
a-Evet ihlâs ile kim ne isterse Allah verir
b-Amma ehl-i hidayet ve diyânet; ve ehl-i ilim ve tarîkat, hak ve hakikata istinad ettikleri için ve herbiri bizzat tarik-ı hakta yalnız Rabbisini düşünüp, tevfikıne itimad ederek gittiklerinden, manen o meslekten gelen izzetleri var.
c-Meşreblerin ihtilâfıyla, zâhir meşrebine muhalif olana karşı muavenet ihtiyacını tam hissetmiyor…
d-İttifaka ihtiyacını göremiyor
e-Zaaf hissettiği vakit; insanların yerine Rabbisine müracaat eder, meded ondan ister.
30 Mayıs 2007: 11:09 #708213Anonim
11-Ey âhiret kardeşlerim ve ey hizmet-i Kur’aniyede arkadaşlarım! Bilirsiniz ve biliniz: Bu dünyada, hususen uhrevî hizmetlerde en mühim bir esas, en büyük bir kuvvet, en makbul bir şefaatcı, en metin bir nokta-i istinad, en kısa bir tarîk-ı hakikat, en makbul bir duâ-yı mânevî, en kerametli bir vesîle-i makasıd, en yüksek bir haslet, en sâfî bir ubûdiyet: İhlâstır
Yukarıdaki parçadan hangisi çıkarılamaz?
a-Amelinizde Rızâ-yı İlâhî olmalı.
b-Bu hizmet-i Kur’aniyede bulunan kardeşlerinizi tenkid etmemek ve onların üstünde faziletfuruşluk nev’inden gıbta damarını tahrik etmemektir
c-Bütün kuvvetinizi ihlâsta ve hakda bilmelisiniz
d-eger dogruysanız kime olursa olsun hakkını hervakit aramaktır
e-Kardeşlerinizin meziyetlerini şahıslarınızda ve faziletlerini kendinizde tasavvur edip, onların şerefleriyle şâkirâne iftihar etmektir
12-Ezcümle; meslek ve meşrebimin dört esasından en mühimi olan şefkat etmek ve Risale-i Nur’un da en büyük hakikatı olan acımak ve merhamet etmeyi, o validemin şefkatlı fiil ve halinden ve o mânevî derslerinden aldığımı yakînen görüyorum. Evet bu hakikî ihlâs ile hakikî bir fedakârlık taşıyan validelik şefkati sû-i istimal edilip, masum çocuğunun elmas hazinesi hükmünde olan âhiretini düşünmeyerek, muvakkat fâni şişeler hükmünde olan dünyaya o çocuğun masum yüzünü çevirmek ve bu şekilde ona şefkat göstermek, o şefkatı sû-i istimal etmektir. Evet kadınların şefkat cihetiyle bu kahramanlıklarını hiçbir ücret ve hiçbir mukabele istemeyerek, hiçbir faide-i şahsiye, hiçbir gösteriş mânâsı olmayarak ruhunu feda ettiklerine, o şefkatın küçücük bir nümunesini taşıyan bir tavuğun yavrusunu kurtarmak için arslana saldırması ve ruhunu feda etmesi isbat ediyor
Yukarıdaki parçada hanımların,kadınların en birinci özelligi olarak neye deginilmiştir?
a-sevgi dolu olmak
b-dindar,mütedeyyin olmak
c-şefkatli olmak özellikle çocuklarına karşı uhrevi bir şefkat taşımak
d-herdaim ailesinin dünyevi ve uhrevi istifadesine çalışmak
e-kadınların en belirgin ahlakı şefkat oldugundan bu hasletle risale-i nurlara en çok onların baglı oldugu
13-İKİNCİ DEVA: Ey sabırsız hasta! Sabret, belki şükret. Senin bu hastalığın, ömür dakikalarını birer saat ibadet hükmüne getirebilir. Çünki ibadet iki kısımdır. Biri müsbet ibadettir ki; namaz, niyaz gibi malûm ibadetlerdir. Diğeri menfî ibadetlerdir ki; hastalıklar, musîbetler vasıtasıyla musîbetzede, aczini, zaafını hisseder. Hâlık-ı Rahîmine iltica eder, yalvarır. Hâlis, riyasız, mânevî bir ibadete mazhar olur. Evet hastalıkla geçen bir ömür, Allah’tan şekva etmemek şartıyla, mü’min için ibadet sayıldığına rivayat-ı sahiha vardır. Hatta bazı sâbir ve şâkir hastaların bir dakikalık hastalığı, bir saat ibadet hükmüne geçtiği ve bazı kâmillerin bir dakikası bir gün ibadet hükmüne geçtiği, rivayet-i sahiha ve keşfiyat-ı sadıka ile sabittir. Senin bir dakika ömrünü, bin dakika hükmüne getirip, sana uzun ömrü kazandıran hastalıktan teşekki değil, teşekkür et.
Yukarıdaki parçada hangisine deginilmemiştir?
a-insan sabırsızdır.
b-iki çeşit ibadet vardır
c-hastalık şikayet etmemek şartıyla ibadet hükmüne geçebilir.
d-hastalık bir nevi ömrü uzatır denilebilir.
e-insana sevap kazandırdıgından Allah’tan hastalık istemeliyiz.
14-Yirmiyedinci lem’a hangi mevzu üzerinedir?
a-barla lahikası olarak ayrıca neşredilmiştir.
b-mektubatın tamamıdır
c-Başka bir mecmûada neşredildiğinden buraya dercedilmemiştir.
d-mucizat-ı ahmediye olan 19. mektubdur.
e-27. lem’a yoktur
Başarılar
Cevaplarınızı gönderirseniz notunuzu hediyesiyle beraber gönderirim
30 Mayıs 2007: 13:41 #708225Anonim
Emrah Kardeş bu sene öss çok zor. Ama sen başaracaksın inş.
30 Mayıs 2007: 13:48 #708227Anonim
Sorularda sanırım hata var altı cizili denmiş hep ama altı cizili yer bulamadım . Sorular gözden gecirip yeniden hazırlanırsa cevap veririm…
30 Mayıs 2007: 14:43 #708232Anonim
tamam pardon ben de yeni farkettim
30 Mayıs 2007: 15:26 #708234Anonim
emrah wrote:tamam pardon ben de yeni farkettimEmrah soruları siz mi hazırladınız ?Eğer öle ise yandık 🙂
30 Mayıs 2007: 16:20 #708237Anonim
evet ,ya çok mu belirsiz.garanti seçenekler koydum ama.yoksa beni begenmiyürmüsünüz 😀
31 Mayıs 2007: 07:30 #708242Anonim
emrah wrote:evet ,ya çok mu belirsiz.garanti seçenekler koydum ama.yoksa beni begenmiyürmüsünüz 😀Maşallah cok guzel olmus Allah daim etsin ama sanki biraz soruları silmiş gibisin 25 tan diye hatırlıyordum neyse olanlara cevap verdim notumu isterim 🙂
1c 2e 3d 4a 5e 6c 7d 8a 9d 10a 11d 12c 13e 14c
31 Mayıs 2007: 11:34 #708258Anonim
BRAVO BRAVO TEBRİK EDERİM :laugh:
NOTUNUZ 94
HEDİYENİZ:

4. SORUDA ANLAŞAMADIK ben de tereddütlüydüm.cümlenin akışına göre seyahat-i ruhi maziden gelecege olur bence.gayb aleminde dolaşmak sadece o alemde dolaşmak olur neyse maddi hata için foruma başvurunuz 🙂
31 Mayıs 2007: 11:49 #708262Anonim
emrah wrote:4. SORUDA ANLAŞAMADIK ben de tereddütlüydüm.cümlenin akışına göre seyahat-i ruhi maziden gelecege olur bence.gayb aleminde dolaşmak sadece o alemde dolaşmak olur neyse maddi hata için foruma başvurunuz 🙂
Ya o sorunun hic bir şıkkı uymuyordu en yakın odur dedim 🙂 seyahati ruhiye yani ruhun seyhati veya yakaza alemi diyebiliriz…
He bide hediye istemöiyorum şimdi ben o aracı alsam ahirette demezler mi sen mukafatını dunyada aldın diye yok en iyisi kalsın ahirete 🙂
Bir dahaki sınavınızı bekliyeceğim ….31 Mayıs 2007: 14:02 #708266Anonim
Bir tahdis-i nimet olarak hediyenizi kabul ediniz.inşaallah yeni sorular da hazırlayacam.
31 Mayıs 2007: 14:24 #708268Anonim
emrah wrote:Bir tahdis-i nimet olarak hediyenizi kabul ediniz.inşaallah yeni sorular da hazırlayacam.Yok abi tahdis-i nimete şükür gerek bende onun şükrünü verecek cibil yok 🙁
Sorularınızı bekliyeceğim… -
YazarYazılar
- Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.