• Bu konu 2 yanıt içerir, 4 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
4 yazı görüntüleniyor - 1 ile 4 arası (toplam 4)
  • Yazar
    Yazılar
  • #652972
    Anonim

      a____k+pencere.jpg

      Bu yazı hayata ve ilişkilere bakış açınızı değiştirecek!

      İleri derecede hasta iki adam ayni hastane odasındaydılar.
      Adamlardan birinin her öğleden sonra bir saatliğine oturmasına izin veriliyordu, ciğerlerindeki suyun süzülmesi için.
      Bu hastanın yatağı odadaki tek pencerenin tam yanındaydı. Diğer hasta ise hep sırtüstü yatmak zorundaydı.
      Bu iki hasta saatlerce birbiriyle konuşur, eşlerini, ailelerini, evlerini, işlerini, askerlik anılarını, tatilde gittikleri yerleri anlatırlardı birbirlerine.
      Pencerenin yanındaki hasta, her öğleden sonra oturmasına izin verdikleri saati diğer hastaya pencereden görebildiklerini anlatarak geçiriyordu.
      Diğer hasta hep bir sonraki günü iple çekmeye başladı, dışarıdaki renkli ve hareketli dünyayı dinlemek için.

      Pencere, içinde çok güzel bir göl olan parka bakıyordu. Ördekler ve kuğular gölde yüzerken çocuklar model bot’larını suda yüzdürüyorlardı.
      Genç aşıklar, gökkuşağının tüm renklerindeki çiçeklerin arasında kol kola dolaşıyorlardı. Ulu ağaçlar etrafı süslüyor, uzaktan şehrin silueti görünebiliyordu.
      Pencere kenarındaki adam bunları muhteşem bir detayla anlatırken, odanın diğer ucunda yatan adam gözlerini kapar ve bu muhteşem manzarayı hayalinde canlandırırdı.
      Sıcak bir öğleden sonra, pencerenin yanındaki adam geçmekte olan bir şenlik alayını tarif etti. Diğer adam bando seslerini duyamasa bile hayalinde canlandırabiliyordu, pencere kenarındaki adamın tasviriyle.

      Günler ve haftalar geçti.
      Bir sabah banyo yaptırmak için su getiren gündüzcü hemşire pencere kenarında yatan hastanın cansız bedeniyle karşılaştı: Uykusunda, huzur içinde ölmüştü.

      Hüzünlendi, hastane görevlilerini cesedi dışarı taşımaları için çağırdı.
      Uygun zaman geçtiğine kanaat getirir getirmez, diğer hasta pencerenin kenarındaki yatağa taşınmasının mümkün olup olamayacağını sordu. Hemşire memnuniyetle isteğini yerine getirdi, hastanın rahat olduğundan emin olduktan sonra onu yalnız bıraktı.
      Yavaşça, duyduğu acıya aldırmadan, bir dirseğine yaslanarak dışarıdaki dünyaya bakmak üzere yatağından doğruldu adam.
      Sonunda, dışarıyı kendi gözleriyle görme zevkini yaşayabilecekti.
      Pencereden dışarı bakabilmek için yavaşça dönmeye zorladı kendisini.
      Pencere, boş bir duvara bakıyordu.
      Adam hemşireye, vefat eden oda arkadaşının pencerenin dışında görünen harika şeylerden bahsetmesine sebep olan şeyin ne olabileceğini sordu.
      Hemşirenin cevabi, ölen adamın kör olduğu ve pencerenin önündeki duvarı görmediğiydi.
      ‘Sanırım seni cesaretlendirmek istedi’ dedi.

      Sonsöz: Diğer insanları mutlu etmek çok büyük mutluluk getirir, kendi durumunuz ne olursa olsun.
      Paylaşılan dertler yarısı kadar üzüntü verir, paylaşılan mutluluklar ise iki katı artar.
      Kendinizi zengin hissetmek istiyorsanız, sahip olduğunuz ve paranın satın alamayacağı her şeyi paylaşın.

      Bu gün bize bir hediyedir.
      Bu yazının kaynağı bilinmiyor, fakat okuyan herkese mutluluk getirecektir.((İNŞAALLAH))

      #741708
      Anonim

        Allah razı olsun kardeşim çok güzel bi paylaşım olmuş…
        herşey nasıl bakıyosak,bize öyle görünüyo aslında.ve olumlu,güzel bakarak olaylara hayatı güzelleştirmek te kendi elimizde..

        #741727
        Anonim
          GÖNÜLSIZIM;124666 wrote:
          herşey nasıl bakıyosak,bize öyle görünüyo aslında.ve olumlu,güzel bakarak olaylara hayatı güzelleştirmek te kendi elimizde..

          aynen öyle…

          #741737
          Anonim

            bencede aynen öyle…;)

          4 yazı görüntüleniyor - 1 ile 4 arası (toplam 4)
          • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.