- Bu konu 18 yanıt içerir, 3 izleyen vardır ve en son
Anonim tarafından güncellenmiştir.
-
YazarYazılar
-
9 Ocak 2010: 07:25 #763973
Anonim
ALTINCI BÖLÜM
EVE DÖNÜŞ
Hudeybiye Antlaşması
Sevgili Peygamberimiz o gün çok sevinçliydi. Bu sevincinin sebebini arkadaşlarına anlattı: “Yarın Mekke’yi ve Kâbe’yi ziyarete gideceğiz.” dedi. Muhacirler için bu haber çok önemliydi. Çünkü Mekke’den ayrılalı altı yıl olmuştu ve sürekli Mekke özlemiyle yaşıyorlardı. Mekke sokaklarında gezecekler, çocuklukları
nın ve gençliklerinin geçtiği yerlerde özlem gidereceklerdi.
Peygamberimiz, bin beş yüz arkadaşıyla birlikte Kâbe’yi ziyaret etmek üzere yola çıktı. Yolda annesinin kabrine uğrayıp ziyaret etti.
Mekke yakınlarındaki Hudeybiye’ye kadar geldiler. Çadırlarını kurdular. Peygamberimiz Mekkelilere elçi olarak Hazreti Osman’ı gönderdi. Savaş için gelmediklerini, izin verirlerse Kâbe’yi ziyaret edip döneceklerini bildirmesini istedi. Hazreti Osman görüşmeye gitti, ancak gelmesi gecikti. Etrafa öldürüldüğü haberi yayıldı.
Savaş için gelmemişlerdi, ancak savaş olasılığı belirmişti. Peygamberimiz arkadaşlarını topladı. Arkadaşları, Peygamberimize ölünceye kadar bağlı kalıp savaşacaklarına dair söz verdiler. Bir süre sonra Hazreti Osman’ın sağ olduğu haberi geldi. Ardından Hazreti Osman, Mekkeli müşriklerin temsilcileri ile birlikte çıkageldi.
Mekkeli temsilciler, Müslümanların Mekke’ye girmelerine izin vermeyeceklerini söylediler ve antlaşma önerisinde bulundular. Görüşmelerden sonra Peygamberimiz, antlaşma yapmayı kabul etti ve taraflarca bir antlaşma imzalandı. Müslümanlar üzgündü.
Mekke’ye günlerce süren yorucu bir yolculuktan sonra bu kadar yaklaştıkları hâlde girememişlerdi.
Antlaşmaya göre, Müslümanlar bu yıl Mekke’ye giremeyecekler, ancak bir yıl sonra Kâbe’yi ziyaret edebileceklerdi. Müslümanları asıl üzen, antlaşmanın “Kureyşten biri Müslüman olup Medine’ye sığınırsa kabul edilmeyecek, buna karşılık Mekke’ye sığınan hiçbir Müslüman da geri verilmeyecektir.” maddesiydi.
Bu madde Müslümanların çok zoruna gitmişti.
Ortalığı bir ölüm sessizliği kaplamıştı.
Bu sırada boynuna ve ayaklarına zincir vurulmuş biri bitkin bir hâlde yanlarına yaklaştı. Kan ter içindeydi. Bu Ebu Cendel’di. Müslüman olduğu için babası onu hapsetmiş ve zincire vurmuştu. O da bir yolunu bulup kaçmıştı. Süheyl oğlunu almaya gelmişti. Ona yaklaşarak boynundaki zincirden tuttu ve suratına sertçe bir tokat indirdi. Sonra da Peygamberimize dönerek:
–Oğlum gelmeden önce antlaşma imzalanmıştı, dedi.
Peygamberimiz sessizce tasdik etti. Süheyl:
–O hâlde onu bana geri ver, dedi. O sırada Ebu Cendel:
–Müslümanlar! Siz, bana işkence yapsınlar, beni dinimden döndürsünler diye müşriklere geri mi vereceksiniz, diye feryat etti. Peygamberimiz, Ebu Cendel’in babasını bir kenara çekerek oğlunu serbest bırakmasını istedi; ama babası bunu kabul etmedi. Bunun üzerine Peygamberimiz Ebu Cendel’e dönerek:
– Ebu Cendel, sabırlı ol! Allah muhakkak sana ve senin yanında olanlara bir kurtuluş yolu gösterecektir.
Biz bu insanlarla bir antlaşma imzaladık ve onlara söz verdik. Onlar da bize söz verdiler. şimdi sözümüzden dönemeyiz. Verdiğimiz söze uymamak bize yakışmaz, dedi. Böylece Ebu Cendel geri gönderildi.
Bütün bunlar Müslümanları derinden etkilemişti.
Mekke’ye de girememişlerdi, ancak yapılan bu antlaşmayla müşrikler onları resmen tanımıştı
Hedef Bütün Dünya
Görünüşte Müslümanların aleyhine olan Hudeybiye Antlaşması imzalandıktan sonra, barış ve huzur ortamı oluşmuştu. Peygamberimiz bu ortamı en iyi şekilde de-
ğerlendirdi. Bizans imparatoruna, Habeşistan’a, İran’a ve daha birçok yere elçilerle davet mektupları gönderdi. Devlet başkanlarını islâm’a davet etti.
Hedef, islâm’ın çağrısını bütün dünyaya ulaştırmaktı.
Bizans İmparatoru Herakliyus elçinin uzattığı mektubu aldı. Açtı ve okumaya başladı:
–Bismillâhirrahmanirrahim. Allah’ın kulu ve Peygamberi Muhammed’den Bizans İmparatoru Herakliyus’a. Hidayete uyanlara selâm olsun. Seni islâm’a çağırıyorum. İslâm’ı kabul et ki kurtuluşa eresin. Allah da sana mükâfatını iki kat versin. Eğer kabul etmezsen halkın günahını sen çekersin.
“Ey Ehli Kitap! Sizinle bizim aramızda ortak olan söze geliniz. Sadece Allah’a kulluk edelim ve ona hiçbir şeyi ortak koşmayalım. Allah’ı bırakıp da kimimiz kimimizi ilahlaştırmasın. Eğer yüz çevirirlerse, şahit olun biz Müslümanız, deyiniz.”
Herakliyus, okuduklarından ve etrafından edindiği bilgilerden Hazreti Muhammed’in (sas.) peygamber olduğuna kanaat getirdi. Konuyu danışmanlarıyla görüştü. Niyeti islâm’ı kabul etmekti. Onlardan çok sert tepki alınca islâm’ı kabul etmekten vazgeçti. Elçiye iyi davranıp hediyeler vererek geri gönderdi.
Mekke’nin Fethi ve Eve Dönüş
Hudeybiye Antlaflmasının imzalanmasının üzerinden iki yıl geçmişti. Müşrikler antlaşmaya uymamaya başladı lar ve sonunda antlaşmayı bozdular. Bunun üzerine Peygamberimiz, on bin kişilik bir ordu hazırlayarak gizlice Mekke’ye doğru yola çıktı. Amacı savaşmadan ve kan dökmeden Mekke’yi fethetmekti. istediği de
oldu. Savaş olmadan Mekke fethedilmişti.
:037:
(Peygamberimiz, ordusunun
başında Mekke’nin fethine
giderken yolda, yavrularını
emziren bir köpek gördü.
Arkadaşlarınndan birini hemen
köpeğin yanına gönderdi ve
onlara hiç kimsenin zarar
vermemesini emretti)
:037:
Sevgili Peygamberimiz, elli üç yıl yafladığı, çocukluk ve gençlik yıllarının geçtiği baba yurdu Mekke’yi almıştı. Bu büyük zafer için Yüce Allah’a şükretti. O, Mekke’ye, zafer kazanmış bir ordunun komutanı olarak gururla değil, başını minnet ve şükürle eğerek alçak gönüllülükle girdi.
Öğle namazının vakti girince Hazreti Bilâl, Kâbe’nin üzerine çıkarak güzel sesiyle ezan okudu. Peygamberimiz, namazı kıldırdıktan sonra halka seslendi ve “Ne dersiniz, şimdi size ne yapacağımı düşünüyorsunuz?” diye sordu.
Kendisine ve arkadaşlarına geçmişte işkence edenler şimdi çaresizlik içindeydiler:
–iyilik umuyoruz. Sen asil bir kardeş ve asil bir kişinin oğlusun, diye cevap verdiler.
Bunun üzerine Sevgili Peygamberimiz:
-Ben size Yusuf Peygamberin, kendisine kötülük yapan kardeşlerini affederken söylediğini söylüyorum.
Bugün sizi kınamak yok. Allah sizi affetsin. O merhametlilerin en merhametlisidir, dedi ve genel af ilân etti.
Herkesi bağışladı Ardından da kutsal Kâbe’nin içinde ve dışında bulunan bütün putlar atıldı. Müslümanlar, günlerce Mekke’de kaldılar. Eski yurtlarına olan hasretlerini giderdiler.
9 Ocak 2010: 07:32 #763974Anonim
YEDİNCİ BÖLÜM
HERKES ONA AĞLIYORDU
Veda Haccı ve Veda Hutbesi
Mekke fethedildikten sonra hac farz kılınmıştı. Sevgili Peygamberimiz, ailesi ve arkadaşlarıyla birlikte haccetmek için 22 şubat 632 günü Mekke’ye doğru yola çıktı. Mekke’ye gelip hac ibadetini yerine getirdiler. Mekke’nin fethiyle islâm dini hızlı bir şekilde yayılmaya başladı. Peygamberimiz, çeşitli yerlere elçiler göndererek Müslüman olmayan toplumları islam’a davete devam etti. Kısa zamanda Arabistan yarımadası Müslümanların egemenliğine girmiş oldu.
Peygamberimiz 6 Mart 632’de Arafat’ta bir konuşma yaptı. Onu dinlemek için yüz binden fazla insan toplanmıştı. Konuflmas›nda; insanların Tanrısının tek olduğunu, aynı atadan türediklerini ve bu yüzden herkesin eşit olduğunu söyledi. Kadın hakları üzerinde durup, toplumsal barışın korunması için neler yapılması gerektiğini hatırlattı. Peygamberimiz, Veda Hutbesiyle islâm dininin ilkelerini son kez bütün insanlığa iletmiş oldu.
Veda
Sevgili Peygamberimiz hac ibadetini yerine getirdikten sonra Medine’ye döndü. Altmış üç yaşına gelmişti. insanlara iyiyi, doğruyu ve güzeli anlatmak için çektiği sıkıntılar onu yormuştu. O günlerde ölüm vaktinin geldiğini hisseder gibi ölümden ve bir gün öleceğinden bahsediyordu.
Mayıs ayının son günleriydi. Hastalanmıştı. Mescide gidemiyordu. Namazları kıldırması için Hazreti Ebubekir’i görevlendirmişti. 8 Haziran Pazartesi günü hastalığı iyice ağırlaştı. Bir süre hareketsiz kaldıktan sonra sağ elini havaya kaldırdı ve işaret parmağını yukarıda bir noktaya sabitledi: “Yüce Rabbimle beraber olmaya… Allah’ım, cennette buluşmak üzere!” dedi ve elleri yanına düşüverdi. Yüzünde tatlı bir tebessüm vardı
Ayrılış: Herkes Ona Ağlıyordu
Sevgili Peygamberimizin vefat haberini alan Hazreti Ebubekir hemen mescide geldi.
Herkes ağlıyordu.
Hazreti Ebubekir, sessizce Peygamberimizin odasına girdi. Yüzündeki örtüyü kaldırdı. Ağlayarak, Peygamberimizi alnından öptü ve:
–Anam babam sana feda olsun ey Allah’ın Peygamberi!
Senin hayatın da güzel, ölümün de güzel, dedi. Dışarı çıktı ve orada toplananlara Âl-i İmran Suresi’nin 144. ayetini okudu:
“Muhammed ancak bir elçidir. Ondan önce de birçok elçi gelip geçmiştir. O, ölür veya öldürülürse geriye mi döneceksiniz? Kim geriye dönerse, Allah’a bir zarar veremez, ama Allah, şükredenleri ödüllendirecektir.”
Hazreti Ebubekir’in bu sözleri, Peygamberimizin vefatı karşısında şok olan bütün Müslümanları sakinleştirdi.
O da babasının gömüldüğü şehirde, Medine’de toprağa verildi.
Sevgili Peygamberimiz yüce dosta, Allah’a kavuşmuştu.
Biz Müslümanlara iki emanet bıraktı: Allah’ın kitabı Kur’an ve kendi örnek hayatı. Bunlara uyan Müslümanların kurtuluşa ereceğini de müjdeledi.

9 Ocak 2010: 07:38 #763975Anonim
Tarih Sırasına Göre Peygamberimiz
Hazreti Muhammed’in(S.A.V) Hayatı
570 Ebrehe’nin ordusunun fillerle Kâbe’yi yıkmaya gelmesi.
570 Peygamberimizin babasının ölümü.
571 Peygamberimizin kutlu doğumu (20 Nisan).
571-576 Sütannesi Halime ile birlikte kalması.
577 Annesi Âmine’nin ölümü.
579 Dedesi Abdulmuttalib’in ölümü.
591 Erdemliler Topluluğuna üye olması.
596 Hatice ile evlenmesi.
610 Ramazan ayında, Hira mağarasında ilk vahyin gelmesi.
615-616 Müslümanların Habeşistan’a hicretleri.
617-620 Müşriklerce Müslümanlara karşı uygulanan boykot yılları.
620 Zeyd ile birlikte Taif’e gitmesi.
620 İsra ve Miraç mucizesinin gerçekleşmesi.
621 Birinci Akabe sözleşmesi.
622 İkinci Akabe sözleşmesi.
622 Peygamberimizin Medine’ye hicreti.
622-624 Mescidin ve okulun yapılması; ilk ezanın okunması; kardeşliğin uygulanması; Medine sözleşmesinin
imzalanması.
624 Bedir savaşı.
625 Uhud savaşı.
626 Bi’ri Maune ve Reci olayları.
626-627 Hendek savaşı.
628 Hudeybiye Barış Antlaşması.
630 Mekke’nin Fethi.
632 Veda Haccı.
632 Peygamberimizin vefatı (8 Haziran).
–Eser Sonu–
:037::037::037:Allah-u Tealanın Salat ve Selamı Kıyamete Kadar Onun ve Ehlibeytinin ve Onları Sevenlerin Üzerine Olsun…:037::037::037:10 Ocak 2010: 14:50 #764088Anonim
@dervişane 175452 wrote:
Tarih Sırasına Göre Peygamberimiz
Hazreti Muhammed’in(S.A.V) Hayatı570 Ebrehe’nin ordusunun fillerle Kâbe’yi yıkmaya gelmesi.
570 Peygamberimizin babasının ölümü.
571 Peygamberimizin kutlu doğumu (20 Nisan).
571-576 Sütannesi Halime ile birlikte kalması.
577 Annesi Âmine’nin ölümü.
579 Dedesi Abdulmuttalib’in ölümü.
591 Erdemliler Topluluğuna üye olması.
596 Hatice ile evlenmesi.
610 Ramazan ayında, Hira mağarasında ilk vahyin gelmesi.
615-616 Müslümanların Habeşistan’a hicretleri.
617-620 Müşriklerce Müslümanlara karşı uygulanan boykot yılları.
620 Zeyd ile birlikte Taif’e gitmesi.
620 İsra ve Miraç mucizesinin gerçekleşmesi.
621 Birinci Akabe sözleşmesi.
622 İkinci Akabe sözleşmesi.
622 Peygamberimizin Medine’ye hicreti.
622-624 Mescidin ve okulun yapılması; ilk ezanın okunması; kardeşliğin uygulanması; Medine sözleşmesinin
imzalanması.
624 Bedir savaşı.
625 Uhud savaşı.
626 Bi’ri Maune ve Reci olayları.
626-627 Hendek savaşı.
628 Hudeybiye Barış Antlaşması.
630 Mekke’nin Fethi.
632 Veda Haccı.
632 Peygamberimizin vefatı (8 Haziran).–Eser Sonu–
:037::037::037:Allah-u Tealanın Salat ve Selamı Kıyamete Kadar Onun ve Ehlibeytinin ve Onları Sevenlerin Üzerine Olsun…:037::037::037:
alllah razı olsun abicim bu saoruları biliyorum
emeğinize sağlık
bilmediğim şeylerde vardı öğren miş oldum.:037::037::037::037:27272710 Ocak 2010: 22:32 #764111Anonim
@Furkan_-_ 175668 wrote:
alllah razı olsun abicim bu saoruları biliyorum
emeğinize sağlık
bilmediğim şeylerde vardı öğren miş oldum.:037::037::037::037:272727Cümlemizden inşAllah Furkan kardeşim. Allah a emanet ol. Selam ve dua ile…
-
YazarYazılar
- Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.