- Bu konu 0 yanıt içerir, 2 izleyen vardır ve en son
Anonim tarafından güncellenmiştir.
-
YazarYazılar
-
17 Aralık 2009: 12:09 #659084
Anonim
Bismillahirrahmanirrahim
Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm ferman etmiş: “Fesâd-ı ümmetim zamanında kim benim sünnetime temessük etse, yüz şehidin ecrini, sevabını kazanabilir.”
Evet, Sünnet-i Seniyyeye ittibâ, mutlaka gayet kıymettardır.
Hususan bid’aların istilâsı zamanında Sünnet-i Seniyyeye ittibâ etmek daha ziyade kıymettardır.
Hususan fesâd-ı ümmet zamanında Sünnet-i Seniyyenin küçük bir âdâbına mürâât etmek, ehemmiyetli bir takvâyı ve kuvvetli bir imanı ihsas ediyor.
Doğrudan doğruya Sünnete ittibâ etmek, Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâmı hatıra getiriyor.
O ihtardan, o hâtıra, bir huzur-u İlâhi hâtırasına ink¨lap eder. Hattâ en küçük bir muamelede, hattâ yemek, içmek ve yatmak âdâbında Sünnet-i Seniyyeyi mürâât ettiği dakikada, o âdi muamele ve o fıtrî amel, sevaplı bir ibadet ve şer’î bir hareket oluyor.
Çünkü o âdi hareketiyle Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâma ittibâını düşünüyor ve şeriatın bir edebi olduğunu tasavvur eder. Ve şeriat sahibi o olduğu hatırına gelir.
Ve ondan, Şâri-i Hakikî olan Cenâb-ı Hakka kalbi müteveccih olur. Bir nevi huzur ve ibadet kazanır.
İşte, bu sırra binaen, Sünnet-i Seniyyeye ittibâı kendine âdet eden, âdâtını ibadete çevirir, bütün ömrünü semeredar ve sevabdar yapabilir.(Lem’alar, 11. Lem’a)
Bediüzzaman Said Nursi
SÖZLÜK:
ÂDÂB : Usûl, görgü kuralları, davranış kaideleri.
ÂDİ : Basit,sıradan.
BİD’A : Dinin aslına uymayan âdet ve uygulamalar.
ECR : Bir iş, bir hizmet karşılığında verilen şey, mükâfat, ücret, karşılık, sevap.
FESÂD : Bozukluk ve fenâlık, karışıklık, haddi aşıp zulmetmek.
FESÂD-I ÜMMET : Ümmetin fesada gitmesi, bozulması, karışıklıkların başlaması.
FITRÎ : Doğuştan, yaratılıştan, fıtrata âit ve yaratılışla ilgili.
HATIRA : Hatıra gelen. Hatırda kalan şey. * Bir kimseyi veya bir hâdiseyi hatırlatması için yazılan veya saklanan veya birisine verilen şey.
HUSUSAN : Bilhassa, özellikle.
HUZUR-U İLÂHÎ : Allah’ın her an yanında olduğunu ve herşeyi bildiğini hissetme ve yaşama hâli. Gönül ferahlığı.
İHSÂS : Açık anlatmadan kapalıca bahsetme, hissettirme.
İHTAR : Hatırlatma, îkaz, uyarma, dikkat çekme.
İNKILÂB : Başka tarza değişme. Bir hâlden diğer hâle geçme. Başka türlü olma. * Altüst olma.
İTTİBÂ : Uyma, tâbî olma, arkasından gitme.
MUÂMELE : Davranış, işlem, birbiri ile iş görme, amel etme, alış veriş.
MÜRÂÂT : Uymak, tatbik etmek, uyum.
MÜTEVECCİH : Yönelmiş, dönmüş, bir yere doğru yola çıkan.
SEMEREDÂR : Meyveli. Faydalı neticeler vermiş.
SEVAB : Hayır. İlâhî mükâfatı kazandıran işler
SEVABDÂR : Sevaplı.
SÜNNET : Peygamberimizin söylediği söz, yaptığı hareket ve başkalarının yapıp da hoş karşıladığı davranışlar.
SÜNNET-İ SENİYYE : Peygamberimizin (a.s.m.) sözlerine, emirlerine ve hareketlerine dâir en yüksek ve kıymetli haller, tavırlar, hareket düsturları.
ŞEHİD : Allah yolunda canını fedâ eden Müslüman.
ŞER’Î : Şeriata âit, dîne uygun, İslâmî.
ŞERİAT : Doğru yol, hak din yolu; İslâm dini, İslâm’ın bütün hükümleri.
TAKVÂ : Bütün günahlardan kendini korumak; dinin yasak ettiği şeylerden kaçınmak.
TASAVVUR : Birşeyi zihinde şekillendirme; düşünce, tasarı; tasarlama.
TEMESSÜK : Yapışma, sarılma, sıkıca tutma.
ALINTI24 Aralık 2009: 16:14 #762846Anonim
Müthiş satırlar ! Okuyup da bu güzellikleri tatbik edememek ise ne büyük kayıp ALLAH(C.C.) muhafaza..Acaba ne kadar bunun idrakindeyiz.RABB’İM(C.C.) cümlemizi EFENDİMİZ’İN(A.S.M.) Sünnet’ine sımsıkı sarılarak O’NUN (A.S.M.) Ahlakı ile ahlaklanmaya gayret gösterebilen kullarından eylesin inşaALLAH.
*Ne zamandır aklımızda olup uygulamaya geçiremediğimiz bir Sünneti daha inşaALLAH yaşamamıza vesile olsun bu okumamız inşaALLAH.ALLAH(C.C.) Razı Olsun.
İlk fırsatta misvakımızı alıp inşaALLAH bu güzel Sünneti daha en güzel şekilde eda ederek EFENDİMİZ’E(A.S.M.) daha çokca benzemek istiyoruz.Hep beraber Sünnet’i en doğru şekilde yaşayanlardan oluruz inşaALLAH. -
YazarYazılar
- Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.