- Bu konu 1 yanıt içerir, 3 izleyen vardır ve en son
Anonim tarafından güncellenmiştir.
-
YazarYazılar
-
13 Haziran 2008: 23:25 #639164
Anonim
Mahkeme önünde mizansenli protestoAnayasa Mahkemesi’nin başörtülülere eğitim özgürlüğünü engelleyen kararına tepkiler sürerken, karanının açıklandığı gün ve saatte mahkeme önünde ilginç bir protesto eylemi gerçekleştirildi. İşte ayrıntıları:
İLGİNÇ EYLEMİN FOTOĞRAFLARINA ULAŞMAK İÇİN TIKLAYINMAZLUMDER Ankara Şubesi, Anayasa Mahkemesi’nin başörtüsüne özgürlük tanıyan anayasa değişikliklerini iptal etmesi dolayısıyla, kararın açıklandığı gün ve saatte Anayasa Mahkemesi önünde ilginç bir protesto eylemi gerçekleştirdi.
Yemişim sandığını
İki mizansenin sunulduğu eylemde ilk olarak, Anayasa Mahkemesi üyelerini temsilen bazı eylemciler, üzerinde “yemişim sandığını” yazılı temsili seçim sandıklarını ayaklarıyla ezdi.
Adalet arıyorum adalet
Eylemdeki ikinci mizansende de, ellerinde fener tutan bazı eylemciler, “Adalet arıyorum adalet” diyerek dolaştılar. Mizansen’in, Filozof Diyojen’in adam kalabalığında elinde fenerle, “Adam arıyorum, adam” diyerek dolaşmasından esinlenerek yapıldığı belirtildi.
9, 411’den ağır geldi
Eylemde sahnelenen 3. mizansende ise terazinin bir kefesine 9 üyeyi diğer kefesine 411 milletvekilini sembolik olarak koyan eylemciler, 9’un ağır bastığını göstererek, mahkemenin kendisini milli iradenin üstünde gördüğü mesajını verdiler.
Eylemin iki nedeni
Eylemde bir de basın açıklaması yapıldı. Şube Başkanı ümit Mert, katılımcılara hitaben yaptığı konuşmada, saatlerin 17:30’u gösterdiği sırada Anayasa Mahkemesi önünde toplanmalarının iki nedeni bulunduğunu söyledi. Mert, “Sembolik sebebi, Anayasa Mahkemesi’nin ‘Başörtüsünü sadece üniversitelerde serbest bırakan düzenlemeyi iptal eden kararını’ geçtiğimiz hafta bugün, bu saatte vermiş olmasıdır. İkinci sebep ise; kimden gelirse gelsin zulme karşı günün her saatinde protesto eylemi gerçekleştirilebileceğini göstermektir” dedi.
Hukuk adına siyaset giyotin gerdanlığı haline geldi
Anayasa Mahkemesi’nin darbecilerin hazırladığı anayasaya göre karar verdiğinin altını çizen Mert, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu kararın adaletli olmasını beklemek saflık olurdu. Mahkeme adil olabilseydi, düzenlemeyi hak ve özgürlükleri kısıtladığı gerekçesiyle iptal etmesi gerekirdi. Oysa insan hak ve özgürlüklerini hiçe sayan çok sınırlı bir düzenlemeye dahi tahammül edilememiştir. Toplumun başörtüsü yasağının kalkması üzerinde sağladığı mutabakat kadar başka hiçbir konuda mutabık olamadığı gözardı edilmiştir. Herkes, hukuk adına siyaset yapmanın ‘Giyotin Gardiyanlığı’ haline geldiğini görmelidir.”
Gölge etmeyin başka ihsan istemez
“Son olarak; hukukun üstünlüğü, hakkaniyet, adalet ve insan hakları gibi anlayışları ve değerleri hiçe sayan Anayasa Mahkemesi’nin kararını kabullenmeyeceğimizi belirtiyor ve Diyojen gibi cevap veriyoruz; gölge etmeyin başka ihsan istemez.”
14 Haziran 2008: 05:33 #692170Anonim
Beşer zülmeder kader adalet eder..
….
….
Hem nasıl kader-i İlâhî netice ve meyveler itibâriyle şerden ve çirkinlikten münezzehtir; öyle de, illet ve sebep itibâriyle dahi zulümden ve kubuhtan mukaddestir. Çünkü, kader hakiki illetlere bakar, adâlet eder; insanlar, zâhirî gördükleri illetlere hükümlerini binâ eder, kaderin aynı adâletinde zulme düşerler. Meselâ, hâkim seni sirkatle mahkûm edip, hapsetti. Halbuki, sen sârık değilsin; fakat, kimse bilmez gizli bir katlin var. İşte, kader-i İlâhî dahi seni o hapisle mahkûm etmiş. Fakat, kader, o gizli katlin için mahkûm edip adâlet etmiş; hâkim ise, sen ondan mâsum olduğun sirkate binâen mahkûm ettiği için zulmetmiştir. İşte, şey-i vâhidde iki cihetle kader ve icad-ı İlâhînin adâleti ve insan kisbinin zulmü göründüğü gibi; başka şeyleri buna kıyas et. Demek, kader ve icad-ı İlâhî mebde’ ve müntehâ, asıl ve fer’, illet ve neticeler itibâriyle şerden ve kubuhtan ve zulümden münezzehtir.15 Haziran 2008: 16:55 #692276Anonim
eyvallah Aziz Üstadım…
-
YazarYazılar
- Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.