• Bu konu 1 yanıt içerir, 3 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
3 yazı görüntüleniyor - 1 ile 3 arası (toplam 3)
  • Yazar
    Yazılar
  • #657020
    Anonim

      66493.jpg
      Rabbimizi verdiği nimetlerle tanımalıyız

      Bismillahirrahmanirrahim
      BİRİNCİ KELİME

      ِللهِ اَلْحَمْدُ (“Ezelden ebede her türlü hamd ve övgü, şükür ve minnet, Allah’a mahsustur.” Fâtiha Sûresi, 1:2. ) dır. Bundaki hüccet-i imaniyeye gayet kısa bir işaret:

      Evet, kâinatta medâr-ı hamd ve şükür olan kastî in’âmlar ve nimetler, hususankan ve fışkı içinden sâfî, temiz, gıdalı sütü âciz yavrulara göndermek ve ihtiyarî ihsanlar ve hediyeler ve merhametli ikramlar ve ziyafetler zemin yüzünü, belki kâinatı doldurmuş.
      Onların fiyatı dahi, başta Bismillâh, âhirde Elhamdü lillâh, ortada nimette in’âmı hissetmek ve Rabbini onunla tanımaktır.

      Sen kendi nefsine, midene, duygularına bak. Ne kadar şeylere, nimetlere muhtaçtırlar. Ve ne derece hamd ve şükür fiyatıyla rızıkları, lezzetleri isterler, gör; her zîhayatı kendine kıyas eyle.
      İşte bu umumî in’âmlar mukàbilinde hal ve kàl dilleriyle edilen hadsiz hamdler, pek kat’î bir surette bir Mâbud-u Mahmud, bir Mün’im-i Rahîmin mevcudiyetini ve umumî rububiyetini güneş gibi gösterir.

      İKİNCİ KELİME

      الْعَالَمِينَ رَبِّ (“Âlemlerin Rabbi.” Fâtiha Sûresi, 1:2.) dir. Bundaki hüccete gayet kısa bir işaret:

      Evet, biz gözümüzle görüyoruz ki, bu kâinatta binler değil, belki milyonlar âlemler, küçük kâinatlar, ekseri birbiri içinde, herbirinin idaresi ve tedbirinin şeraiti ayrı ayrı olduğu halde, öyle bir mükemmel terbiye, tedbir, idare ediliyor ki, bütün kâinat bir sahife gibi her an nazarında ve bütün âlemler birer satır gibi kalem-i kudret ve kaderiyle yazılır, tazelenir, değişir.
      Bir nihayetsiz rububiyet içinde nihayetsiz bir ilim ve hikmet ve ihatalı hadsiz bir rahmet ve dikkatle bu milyonlar âlemleri ve seyyal kâinatları idare eden bir Rabbü’l-Âlemînin vücub u vücuduna ve vahdetine küllî ve cüz’î şehadetler, zerreler ve zerrelerden terekküp eden mevcutlar adedince hadsiz, nihayetsiz şehadetler her an ve zamangeliyorlar.
      Zerrat tarlasından tâ manzume-i şemsiyeye, tâ Samanyolu denilen kehkeşan dairesine ve bir hüceyre-i bedenden tâ zemin mahzenine, tâ kâinat heyet-i mecmuasına kadar aynı kanun, aynı rububiyet, aynı hikmetle beraber idare ve terbiye eden bir rububiyeti tasdik ve hissetmeyen, bilmeyen, görmeyen bir insan, elbette hadsiz bir azaba kendini müstehak eder ve merhamete liyakatini selb eder. (Şualar 15. Şua)
      Bediüzzaman Said Nuris

      #773441
      Anonim

        Selam; Allah Razı Olsun..
        Yüce Allah’ın nimetleri saymakla bitmez.
        Her bir Meyve Ağacı, Yüce Allah (c.c.)’ ın Bereketi, Biz İnsanlara Lütfettiği Nimetidir..Birde bildiğimiz bir çok meyve ağacının Gülgiller familyasından olmasında (yani bilimsel olrak öyle sınıflandırılmasında) bile bir hikmet var.
        Düşünsek Gül bile Hz. Peygamberin sembolüdür.. 🙂

        #773490
        Anonim

          Allah razı olsun. evet Rabbimizin bize ihsan ettiği yiyecekleri yerken şükretmek lazım.
          boş boş yememek lazım.

        3 yazı görüntüleniyor - 1 ile 3 arası (toplam 3)
        • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.