- Bu konu 1 yanıt içerir, 1 izleyen vardır ve en son
Anonim tarafından güncellenmiştir.
-
YazarYazılar
-
22 Kasım 2009: 05:22 #658393
Anonim
RAHMAN-ÂYETLER
Fatiha-1 – Rahmân ve rahîm olan Allah’ın adıyla
3 – O rahmândır, rahîmdir.
Bakara-163 – Hepinizin İlahı tek İlahtır.
Ondan başka tanrı yoktur. O, rahmandır, rahîmdir.
Ra’d-30 – İşte senden önce peygamberler gönderdiğimiz gibi, seni de kendilerinden önce nice milletler geçmiş olan bir millete gönderdik ki sana vahyettiğimiz kitabı onlara okuyasın.
Onlar ise Rahman’a nankörlük eder, O’nu tanımazlar.
De ki: “O benim rabbimdir. O’ndan başka tanrı yoktur.
Ona dayandım, tövbem ve dönüşüm yalnız O’nadır.
İsra-110 – De ki: “Dua ederken ister “Allah” ister “Rahman” diye hitab edin.
Hangisini deseniz hep O’nundur o en güzel isimler!”
Namazında sesini pek yükseltme, ama iyice de kısma, ikisinin arası bir yol tut.
Meryem-26 – “Artık ye, iç, gözün aydın olsun!
Eğer herhangi bir insana rastlarsan:
“Ben Rahman’a oruç adamıştım, de,
o sebeple bugün hiç kimseyle konuşmayacağım”
44 – “Babacığım, sakın şeytana ibadet etme! Çünkü şeytan Rahmana isyan içindedir.
45 – Babacığım, bu gidişle o Rahmandan bile bir azabın gelip sana dokunacağından ve senin şeytana hemdem olacağından ciddî endişe içindeyim.
58 – İşte bunlar Allah’ın nimetine mazhar olmuş olan bu zatlar,
Âdem neslinden, Nuh ile beraber gemide taşıdıklarımızın evlatlarından, İbrâhim ve İsrailin nesillerinden ve hidâyete erdirip seçtiğimiz kimselerdendir.
Onlar Rahman’ın âyetleri okunduğunda ağlayarak secdeye kapanırlardı.
61 – Evet, onlar Rahman’ın kullarına gıyabî olarak vaad ettiği, dünyada iken görmeksizin inandıkları Adn cennetlerine gireceklerdir. Allah’ın vaadi muhakkak ki yerini bulacaktır.
69 – Sonra da her topluluktan, Rahmân’a isyan etmede en ileri gidenleri çekip ayıracağız.
75 – De ki: Dini inkâr edenlere Rahman biraz mühlet versin, bundan ne çıkar?
Ama işin sonunda, onlar kendilerine vaad olunan azabı veya kıyameti görünce işte o zaman öğrenecekler: kimmiş mevkii daha düşük ve kimmiş asker ve maiyyeti daha zayıf!
78 – Ne o, bu adam gaybı öğrenmenin yolunu mu buldu, yoksa Rahmandan kesin bir söz mü aldı?
85 – Gün gelecek, Allah’ı sayıp haramlardan sakınan müttakileri,
Rahman tarafından ağırlanacak konuk heyet olarak toplayacağız.
87 – Rahman’ın huzurunda, söz almış olanlar dışında hiç kimse şefaat edemez.
Bunun mânası şudur: Şefaat ancak dünya hayatında Allah’a iman eden, dine inanan için geçerli olacaktır. Keza yalnız Rahman’ın izin verdiği kimse başkaları için şefaat edebilecektir.
88 – “Rahman evlat edindi” dediler.
91 – Rahman’a çocuk isnad etmelerinden ötürü!
92 – Hâlbuki evlat edinmek Rahman’ın şanına yakışmaz.
93 – Göklerde ve yerde kim varsa, Rahman’a sadece ve sadece kul olarak gelecektir.
96 – İman edip, makbul ve güzel işler yapanlar için, Rahman insanların gönüllerinde sevgi yaratır.
Tâ Hâ-5 – O, Rahmandır (Sonsuz merhamet ve şefkat sahibidir), rububiyet arşına kurulmuştur.
90 – Doğrusu, Harun onlara, bundan önce: “Ey milletim! Dedi, siz bu heykel ile imtihana tâbi tutuldunuz.
Şu kesindir ki sizin Rabbiniz Rahmandır (çok şefkatli ve merhametlidir).
O halde beni izleyin ve emrime itaat edin!”
108 – O gün insanlar, Hakkın dâvetçisine hiç bir tarafa sapmadan uyarlar.
Rahmanın azametinden dolayı sesler kısılmıştır.
Artık bir fısıltıdan başka bir ses işitemezsin.
109 – O gün, Rahmanın şefaat izni verip sözünden razı olduğu kimselerden başkasının şefaati fayda vermez.
Enbiya-26 – Gerçek bu iken, bazıları kalkıp: “Rahman evlat edindi” iddiasında bulundular.
O, bundan münezzehtir.
Bilakis onların evlat dedikleri melekler O’nun ikram ve takdirine mazhar olmuş kullarıdır.
36 – Kâfirler seni görünce: “Bu mu sizin ilahlarınızı diline dolayan adam!” diye alay etmekten başka bir şey yapmazlar.
Ama bütün kâinatı yaratan Rahman’a gelince Onun anılmasını reddediyorlar.
(Böylece, asıl kendilerinin alay edilmeye müstahak olduklarını düşünmüyorlar!)
42 – De ki: “Geceleyin veya gündüzün gelecek tehlikelere karşı o Rahman’dan başka sizi kim koruyabilir?”
Ama bunu bilip Kendisine yönelecekleri yerde, onlar Rab’lerini anmaktan yüzçevirmekteler.
112 – Resulullah sonunda şöyle dedi: “Ya Rabbî, adaletle hükmünü ver! Rabbimiz rahmandır, sizin bunca isnad ve iftiralarınıza karşı yegâne müsteandır.”
Furkan-26 – İşte o gün tam hâkimiyetin Rahman’a ait olduğu iyice açığa çıkacaktır.
Kâfirler için o gün, çok çetin bir gün olacaktır.
59 – Gökleri, yeri ve ikisinin arasında olan şeyleri altı günde yaratan,
sonra da Arşı üzerine hükümran olan O’dur.
O rahmandır, sen O’nu, o her şeyi bilen’e sor.
60 – O müşriklere “Rahman’a secde edin!” denildiğinde:
“Rahman da ne imiş! Bize emrediyorsun diye secde mi edeceğiz?” dediler
ve bu dâvet onları imandan büsbütün uzaklaştırdı.
63 – Rahman’ın has kulları o kimselerdir ki onlar yerde tevazu ile yürürler.
Cahiller kendilerine laf atarsa “Selametle!” derler.
Şuarâ-5 – (Fakat Biz bunu istemedik.) O sebeple, ne zaman onlara Rahman’dan yeni bir mesaj gelse, mutlaka ona arkalarını dönüp uzaklaşırlar.
Neml-30-31 – Mektup Süleyman’dandır ve “rahman ve rahîm olan Allah’ın adıyla” diye başlayıp:
“Bana karşı kibirlenmeyin, itaat ve teslimiyet göstererek yanıma gelin!” diye devam etmektedir.
Yâsin-11 – Sen ey Resulüm, şu kimseyi uyar:
İrşâda can kulağıyla tâbi olur, görmediği Rahman’a saygı duyup o’ndan çekinir. Müjdele onu:
Mağfiret onun, şerefli mükâfat onun…
15 – Ahali dedi ki: “Doğrusu Rahmanın indirdiği bir şey yok!
Siz de bizim gibi bir beşersiniz, evet evet… siz sadece yalancısınız!”
23 – “Hiç O’ndan başka tanrı edinir miyim?
Zirâ Rahman bana zarar vermek dilerse, onların şefaati fayda etmez, hem kurtaramazlar da…”
52 – “Eyvah bize! Kim kaldırdı bizi yatağımızdan?” diyorlar…
“İşte Rahmân’ın vâdi: Resuller doğru söylerler!”
Fussilet-2 – Bu kitap rahman ve rahîm (olan Allah) tarafından indirilmiştir.
Zuhruf-17 – O müşriklerden her biri, Rahman’a yakıştırdığı kız evladı dünyaya geldiği haberini alınca, birden yüzü mosmor kesilir, kederinden yutkunur durur.
18 – Onlar süs içinde yetişen ve tartışmada meramını kuvvetle anlatamayan kızları mı Allah’a isnad ediyorlar?
19 – Rahman’ın kulları olan melaikeyi de dişi saydılar.
Ne o! Onların yaratıldıkları sırada hazır mı bulundular?
Onların bu iddiaları yazılacak ve bundan ötürü onlar sorguya çekileceklerdir.
20 – Bir de dediler ki: “Eğer Rahman dileseydi, biz onlara tapmazdık.”
Aslında onların ciddi bir bilgileri yoktur. Onlar sırf kafadan atıyorlar.
33-35 – Eğer, bütün insanların dinsizliğe imrenecek bir tek ümmet haline gelme mahzuru olmasaydı,
Rahman’ı inkâr edenlerin evlerinin tavanlarını ve çıkacakları merdivenleri, evlerinin kapılarını, üzerine kurulacakları koltukları hep gümüşten yapardık.
Onları altına, mücevhere boğardık.
Fakat bütün bunlar dünya hayatının geçici metâından ibarettir.
Âhiret ise Rabbinin nezdinde Allah’a karşı gelmekten sakınanlara mahsustur.
36 – Kim Rahmanın hikmetlerle dolu ders olarak gönderdiği Kur’ân’ı göz ardı ederse,
Biz de ona bir şeytan sardırırız; artık o, ona arkadaş olur.
45 – Senden önce gönderdiğimiz resullere sor bakalım:
Biz, hiç Rahman’dan başka tapılacak tanrılar kabul etmiş miyiz?
Asla! Bütün resuller tevhidi titizlikle uygulamışlardır.
81 – De ki: Faraza Rahman’ın çocuğu olsaydı ona ilk ibadet eden ben olurdum!
Kâf-32-33 – Onlara: “İşte, denilir, buydu size vaad edilen mükâfat. Hakka yönelen, koruması gereken her şeyi koruyan, insanların görmediği yerlerde bile Rahmana hep saygılı olan ve daima Rabbine dönen bir gönül ile gelen herkese bu mükâfat vardır.
“Rahmanı görmediği halde O’na saygı duyan” mânası da mümkündür. “O’nun Rahman olduğunu bilmesine rağmen, rahmetine güvenerek günah işlemedi, O’na saygısızlık etmedi” inceliğini düşündürmesi de mümkündür.
Haşr-22 – Allah’tır gerçek İlah! O’ndan başka yoktur ilah. Görünmeyen ve görünen her şeyi bilir.
O rahmandır, rahîmdir.
Mülk-3-4 – Yedi kat göğü birbiriyle tam uyum içinde yaratan O’dur. Rahman’ın yaratmasında hiçbir nizamsızlık göremezsin. Gözünü çevir de bak: Her hangi bir kusur görebilir misin?
Sonra tekrar tekrar gözünü çevir de bak, gözün bir kusur bulamadığından, eli boş ve bitkin geri döner.
9 – Onlar şöyle cevap verirler: “Evet, bizi uyaran oldu, ama biz onu yalancı saydık ve “Rahman hiçbir vahy indirmedi, siz besbelli bir sapıklık içindesiniz” dedik.
19 – Üstlerinde kuşların saf saf dizilip kanatlarını açıp yumarak dolaşmalarını hiç görmüyorlar mı? Onları havada Rahman’dan başka tutan yoktur. O elbette her şeyi görür.
20 – Rahman’ın dışında size güyâ yardım edecek kimmiş? Doğrusu kâfirler büyük bir aldanış içindedirler.
29 – De ki: “Sizi imana dâvet ettiğimiz İlah Rahmandır. Biz O’na iman ettik. O’na dayandık.
Kimin kesin bir yanlışlık içinde olduğunu yakında öğrenirsiniz.
Nebe-37 – Göklerin, yerin ve bunların arasındaki varlıkların Rabbinden, O Rahman’dan bir mükâfattır.
O’nun huzurunda ağzını açacak, söz söyleyecek hiç kimse yoktur.
38 – O gün rûh ve melekler saf saf sıralanır. Rahman’ın izin verdiklerinin dışında, asla konuşmazlar.
Konuşan da ancak doğru ve uygun söz söyler.selman sivridilli
-
YazarYazılar
- Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.