- Bu konu 1 yanıt içerir, 1 izleyen vardır ve en son
Anonim tarafından güncellenmiştir.
-
YazarYazılar
-
30 Nisan 2013: 11:32 #679653
Anonim
[TABLE=”width: 606, align: center”]
[TR]
[TD=”bgcolor: #ffffff, align: left”]Rahmeten li’l-Âlemîn[/TD]
[/TR]
[TR]
[TD=”colspan: 2″][TABLE=”width: 606″]
[TR]
[TD=”width: 580, bgcolor: #ffffff, align: left”][TABLE=”width: 570, align: center”]
[TR]
[TD]Cenâb-ı Hak buyuruyor:“(Ey Rasûlüm!) Biz Sen’i ancak âlemlere rahmet olarak gönderdik.” (Enbiyâ, 107)[/TD]
[/TR]
[TR]
[TD=”align: center”][/TD]
[/TR]
[TR]
[TD]Rasûlullah (sav) buyurdular:“Ben lânetçi olarak değil, âlemlere rahmet olarak gönderildim.” (Müslim, Birr, 87)[/TD]
[/TR]
[TR]
[TD=”align: center”][/TD]
[/TR]
[TR]
[TD]Rasûlullah (sav), Uhud Harbi’nde amcası Hazret-i Hamza’nın ciğerini hırsla dişleyen Hind’i bile, îmânı mukâbilinde Mekke Fethi’nde affetmiştir.Hind, bey’at etmek isteyen diğer kadınlarla birlikte Rasûlullah (sav) Efendimiz’in huzûr-i âlîlerine geldi. Tanınmamak için yüzünü peçelemiş, kılık-kıyâfetini değiştirmişti. Öldürülmekten korkuyor, Peygamber Efendimiz’den uzak duruyordu. Diğer kadınlar konuşmayınca Hind:
“–Yâ Rasûlallâh! Allâh’a hamd olsun ki, kendisi için seçip beğendiği dînini üstün kıldı. Muhakkak ki, Sen’in rahmetin bana da dokunacaktır! Ey Muhammed! Ben şimdi Allâh’a inanmış ve O’nu tasdik etmiş bir kadınım!” dedi. Sonra yüzünden peçeyi açıp:
“–Ben Hind bint-i Utbe’yim! Allah geçmişgünahları affeder. Sen beni bağışla ki, Allah da Sen’i bağışlasın!” dedi.
Rasûlullah (sav) tebessüm etti, Hind’i yanına çağırdı ve:
“–Demek sen Hind bint-i Utbe’sin?!”buyurdu. Hind:
“–Evet!” dedi.
Allah Rasûlü (sav):
“–Merhabâ, hoş geldin!” buyurdu. Hind:
“–Vallâhi yâ Rasûlallâh! Dün, yeryüzünde Sen’in hâne halkın ve taraftarların kadar zillete ve hakârete uğramasını istediğim başka bir kimse yoktu! Bugün sabaha çıktığımda ise, Sen’in hâne halkın ve taraftarların kadar izzet ve şerefe nâil olmasınıistediğim başka biri yok!” dedi.
Rasûlullah (sav):“–Senin bu hâlin daha da artacaktır!”buyurdu. (Vâkıdî, II, 850; Taberî, XXVIII, 99; Zemahşerî, VI, 107; Diyarbekrî, II, 89)
Allah Rasûlü (sav), kelime-i tevhîdin şânıhürmetine Hind’i ve daha nicelerini bağışlamışlardır.(Osman Nûri Topbaş, Rahmet Peygamberi’nden Rahmet Esintileri, Erkam Yay.)
[/TD]
[/TR]
[TR]
[TD=”align: center”][/TD]
[/TR]
[TR]
[TD]Her Güne Bir Esma-ül Hüsna(Allah’ın En Güzel İsimleri)
er-Râfi’: Yükselten, dilediğine şeref bahşeden, yücelten, dereceler bahşederek istediği kulunu, diğer kullarından üstün kılan demektir. [/TD]
[/TR]
[TR]
[TD=”align: center”][/TD]
[/TR]
[TR]
[TD]Kısa Günün Kârı
Fahr-i Kâinât (sav)’in rûhâniyetine bürünmekten başka çâremiz yoktur! Bütün çâresizlerin yegâne çâresi Allah Teâlâ’dır. [/TD]
[/TR]
[/TABLE]
[/TD]
[/TR]
[/TABLE]
[/TD]
[/TR]
[/TABLE] -
YazarYazılar
- Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.