• Bu konu 2 yanıt içerir, 3 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
4 yazı görüntüleniyor - 1 ile 4 arası (toplam 4)
  • Yazar
    Yazılar
  • #664553
    Anonim

      Bayram Ne Zaman?
      Ramazan Bayramı Yarın Mı Cuma Mı ?
      Türkiye`de Perşembe günü, bir çok ülkede ise Cuma günü Bayram kutlanacağı ilan edildi? Peki tartışmada kim haklı?

      298.jpg

      İ.Ü. İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi, Diyanet İşleri Başkanlığı Fetva Kurulu eski Başkanı ve Süleymaniye Vakfı ‘“ Din ve Fıtrat Araştırmaları Merkezi Başkanı Prof. Dr. Abdulaziz Bayındır, Türkiye’nin hesaplarının gerek ilmi, gerekse bilimsel açıdan doğru olduğunu belirterek, Ramazan bayramı’nın yarın kutlanacağını belirtti.
      “Türkiye Diyanet İşleri Başkanlığı bu konuda Kur`an`ın gösterdiği yönde doğru bir uygulama yapmaktadır. Kur`ân, namaz vakitleri konusunda gözlemi emrederken kameri takvim konusunu bilim adamları heyetince yapılacak hesaplara bırakmaktadır.
      Allah Teala şöyle buyurur: Ay ve güneş, bir hesaba göre hareket eder. (Rahman 55/5) Güneşi aydınlık kaynağı, ayı da ışık yansıtıcısı yapan odur. Yılların sayısını ve hesabı bilesiniz diye ay için evreler belirlemiştir. Allah bunları, doğruları gösterir biçimde yaratmıştır. O bu âyetleri, bilen bir topluluk için ayrıntılı olarak açıklamaktadır. (Yunus 10/5)” diyen Bayındır, peygamberimiz zamanında bu hesabı yapabilecek bilim adamları olmadığı için Hz. Muhammed’in tek çare olarak şöyle buyurduğunu belirtti Biz ümmî bir toplumuz; hesabı ve yazıyı bilmiyoruz. Şunu biliriz ki ay, ya 29 veya 30 gündür’… Hilâli (Ramazan hilâlini) görünce oruca başlayınız, hilâli (Şevval hilâlini) görünce bayram ediniz. Hava bulutlu olursa içinde bulunduğunuz ayı otuza tamamlayınız.’
      “Çağımızda ay ve güneşin hareketlerini hesaplayacak ilim adamları yeterince vardır” diyen Bayındır. yaptığı yazılı basın açıklamasında şunları söyledi:
      “Türkiye Diyanet İşleri Başkanlığı`nın önderliğinde 1978`de yapılan Uluslararası Ru`yet-i Hilal Konferansında doğru prensipler tespit edilmiştir. O günden sonra, hilalin dünyanın herhangi bir yerinde görülmesini esas alan takvimler, astronomlar ve din bilginlerinin birlikte yaptıkları çalışmalarla hazırlanmaktadır.
      Bu yıl, Ramazan bayramının girdiğinin işareti olan Şevval hilali,l 8 Eylül 2010 günü, Güney Amerika`da Rio do Jenerio`da Türkiye saatiyle yaklaşık 23.40`da çıplak gözle görülebilecektir.
      Konu ile ilgili teknik bilgiler şöyledir:
      Rio do Jenerio
      Enlem 22 derece 54 dakika
      Boylam 43 derece batı.
      Elogasyon açısı 7.8 derece.
      Güneş ufkun 5 derece üstünde.
      (Bu bilgiler İstanbul Üniversitesi Uzay Bilimleri Öğretim Üyesi Prof. Dr. Adnan ÖKTEN`den alınmıştır.)
      Hiçbir ayette hilalin gözlemlenmesi emredilmemiştir. Tam tersi bilen bir topluluk tarafından hesaplama yapılarak tespit edilmesi gereği’ üzerinde durulmuştur. Böyle bir heyetin bulunmadığı dönemde Peygamber efendimizin tek çare olarak uyguladığı, hilalin çıplak gözle görülmesini, prensip edinip uygulamaya devam etmek, kabul edilebilir bir durum değildir.
      Zaten yılların sayısı ve ay hesabı evrenseldir; dünyanın bir yerinde Şevval ayının 1`i, bir başka yerinde Ramazan`ın 30`u olamaz”

      KAYNAK: İslami Haber

      #776744
      Anonim

        Sevgili kardeşlerim şimdiden herkesin Ramazan Bayramı mübarek olsun ;

        Ramazan Bayramı (asla şeker bayramı değil), Şevval ayının birinci günüdür; bu günde oruç tutmak caiz değildir Ramazan’ın 29 gününün akşamı hilal beklenir, görüldüğü takdirde ertesi gün bayram edilir Bazen ay otuz gün çektiği için 29 gün hilal görülmezse bir gün daha oruç tutulur ve ertesi gün -başta hataya düşülmemiş ise- mutlaka hilal görülecek ve bayram başlayacaktır Günümüzde insanların hilal gözlemesine gerek yoktur; bu iş ilgili kurumlarca yapılmakta ve günler ilan edilmektedir
        Ramazan Bayramı gecesi ve sabahı ilâhî rahmetin her tarafı doldurup taşırdığı müstesna zamanlardır Bayram namazına giderken bulunabilirse birkaç hurma yemek, camiye giderken başlayıp hutbeye kadar zaman zaman tekbir getirmek sünnettir Bayram namazına erkekler gibi kadınlar ve çocuklar da giderler Hatta âdet gören kadınların bile namaza katılmaksızın namazgâhın kenarında durmaları ve duaya, feyiz ve berekete katılmaları tavsiye edilmiştir Zorluk ve engel bulunması halinde bayram namazı evde ve tek başına da olsa kılınabilir Namazın vakti, bayram günü güneşin ufuktan üç metre kadar yükselmesiyle başlar, öğleye kadar (zeval vaktine kadar) devam eder
        Bayram günleri tebrik, ziyaretleşme ve nezih bir şekilde eğlenme günleridir Sırf insanlardan, ziyaretleşme külfetinden kaçmak için bayramda şuraya buraya gitmek en azından bayrama saygısızlıktır, bencilliktir, rahatı sünnete tercih etme kabalığıdır Bayram günlerinde ziyaretleşmelerde bulunulmalı, özellikle çocuklara hediyeler verilerek sevinmeleri sağlanmalı, yoksulların yüzleri güldürülmelidir Keşke mümkün olsa da ziyarete gidilen yere tatlı vb şeyler götürme âdeti kaldırılsa; çünkü hem israfa sebep olmakta hem de bazı bütçeler için külfet, dolayısıyla ziyaret engeli oluşturmaktadır Bir bayram günü Hz Âişe annemiz, genç kızlara tef eşliğinde milli şarkılar söyletiyor ve dinliyordu Bu esnada Efendisi de (sa) onun dizine başını koymuş istirahat ediyordu Babası Ebû Bekir geldi ve Peygamber evinde müzik icrasını uygun bulmayarak engellemek istedi, Peygamberimiz: “Bırak çalsınlar, bu bizim bayram günümüz” dedi.

        #776754
        Anonim

          Oruçta ve bayramda takvime göre amel ederdi”

          “Üstadımız Türkiye takvimine göre amel ederdi. Yeni yazı takvimden hatt-ı Kur’âniyeye çevirttirir, onu başucuna astırırdı.
          Şimdi olduğu gibi o zaman da Ramazan’da bazen bir gün evvel oruç tutanlar, bayram edenler olurdu.
          Üstadımıza söylerdik. O hiç ehemmiyet vermezdi.
          Hattâ bir gün Tahirî Ağabey, ‘Bugün Arabistan’da bayram’ dediğinde Üstad, takvimi göstererek; ‘Kardeşim ben Türkiye’ye göre amel ediyorum’ diye cevap verdi.
          Bilâhare bir dersinde, ‘Ben de öyle yaparsam, fitneye vesile olur‘ demişti.

          Bayram Yüksel

          #776755
          Anonim

            @_zynp_ 210571 wrote:

            Bayram günleri tebrik, ziyaretleşme ve nezih bir şekilde eğlenme günleridir

            Elbette biçare insanların ebedperest kalbini ve aşk-ı bekaya meftun olan ruhunu güldürecek, sevindirecek,

            meşru dairesinde ve müteşekkirâne, huzurkârâne, gafletsiz, mâsumâne eğlencelerdir ve sevap cihetiyle bâki kalan sevinçlerdir.

            Bunun içindir ki, bayramlarda gaflet istilâ edip gayr-ı meşru daireye sapmamak için, rivayetlerde, zikrullaha ve şükre çok azîm tergibat vardır.

            Tâ ki, bayramlarda o sevinç ve sürur nimetlerini şükre çevirip, o nimeti idame ve ziyadeleştirsin.

            Çünkü şükür nimeti ziyadeleştirir, gaflet ise kaçırır.

            Said Nursî

            Milli bayram günlerindeki eğlenceleri böyle dini bayramlardan tefrik etmek gerekir.

          4 yazı görüntüleniyor - 1 ile 4 arası (toplam 4)
          • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.