• Bu konu 1 yanıt içerir, 1 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
  • Yazar
    Yazılar
  • #680365
    Anonim

      Ramazanın Son On Günü Ve Kadir Gecesi

      Ramazan bütünüyle rahmet ve gufran ayıdır. Ruhları serinlete­cek, kalpleri yatıştıracak, vicdanları geliştirecek, merhamet duygu­larını harekete geçirecek manevi, kutsal hava bu ayda esmeye başlar. Kul ve millet hakkı dışında kalan günahlar bu ayda bağışlanır, ilahi rahmet ve gufran kapıları bu ayda mü’minlerden yana bütün genişliğiyle açık tutulur. Arınmak isteyenler için bütün imkanlar se­ferber edilir. Melekler bu ayda durmacfan rahmet saçıp mü’minlerle kaynaşır.

      O bakımdan Resulüllah (s.a.v.) Efendimiz ramazan girince ibad­etini daha da arttırır ve esen rüzgardan daha cömert olurdu. Rama­zanın son on gününde itikafa girer ve o günleri daha çok ibadet, taat, zikir, tesbih ve tahmidle ihya eder; Cenab-ı Hakk’ı razı etmenin bütün inceliklerini düşünür ve uygulardı.

      Ramazanın son on gününde gizlenen Kadir Gecesi ise, ilahi rah­metin haşmet ve genişliğiyle tecellisine mazhar bir gecedir. Başta büyük melek Cibril (a.s.) olmak üzere sayısı belirsiz rahmet melekleri bu gece yeryüzüne iner ve Cenab-ı Hakk’a yönelip ibadet eden mü’minlerle müsafahada bulunur, rahmet kanatlarını onlara dokundururlar. Aynı zamanda o mü’minler için rahmet ve gufran dilerler. Kadir Gecesi böylece fecir doğuncaya kadar hep selam, selamet, rah­met ve gufranla dopdolu geçer.

      Konuyla İlgili Hadisler

      Hz. Aişe (r.a.) dan yapılan rivayette, adı geçen şöyle demiştir:

      “Peygamber (s.a.v.) Efendimiz, ramazanın son on günü gi­rince geceyi ihya eder, ev halkını uyandırır, eteğini toplayıp bütün ciddiyet ve heyecanıyla ibadete yönelirdi.”[404]

      Ebu Hüreyre (r.a.) den yapılan rivayete göre, Resulüllah (s.a.v.) Efendimiz şöyle buyurmuştur:

      “Kim Kadir Gecesi, inanarak ve sevabını yalnız Cenab-ı Hakk’tan bekleyerek kalkar (da iba­det ederse), geçmiş günahları bağışlanır.”[405]

      Hz. Aişe (r.a.) dan yapılan rivayete göre, adı geçen diyor ki:

      “Ya Resulellah! Eğer hangi gecenin Kadir gecesi olduğunu bilirsem, o gece ne diyeyim? Bu hususta ne dersiniz?” dedim. O bana:

      “De ki: ALLAH’ım! Şüphesiz ki sen affedic­isin, affetmeyi seversin; beni de affet” diye tavsiyede bulundu.[406]

      İbn Ömer (r.a.) dan yapılan rivayete göre, Resulüllah (s.a.v.) Efendimiz şöyle buyurmuştur:

      “Kim Kadir Gecesi’ni iştiyakla ar­zuluyorsa, onu yirmi yedinci gece arayıp arzulasın!” Veya:

      “Onu yirmiyedinci gece arayıp arzulayın!”[407]

      İbn Abbas (r.a.) dan yapılan rivayete göre, adı geçen diyor ki:

      “Bir adam Peygamber (s.a.v.) Efendimize gelerek şöyle dedi:

      “Ey ALLAH’ın Peygamberi! Doğrusu ben yaşlı bir kimseyim, aynı zamanda hastalıklı bir insanım; o bakımdan gece kalkıp ibadet etmek bana çok zor geliyor. Artık sen bana bir gecede (ibadeti) em­ret de umarım ki Cenab-ı Hakk o gecede beni Kadir Gecesine muvaffak kılar.” Bunun üzerine Resulüllah (s.a.v.) ona:

      “Sana gereken yedinci (yirmi yedinci) gecedir (o geceyi ihya eyle).”[408]

      Muaviye b. Ebi Süfyan (r.a.) den yapılan rivayete göre, Re­sulüllah (s.a.v.) Efendimiz Kadir gecesi hakkında şöyle buyurmuştur:

      “O, yirmi yedinci gecededir..”[409]

      Zirr b. Hubeyş’den yapılan rivayete göre, adı geçen diyor ki:

      “Ubey b. Kâb’ın (r.a.) şöyle dediğini işittim:

      “Ona birisi diyor ki:

      “Abdullah b. Mes’ud (r.a.) şöyle diyor:

      “Kim bütün bir yıl gece kalkıp ibadet ederse, Kadir Gecesi’ne tesadüf eder.” Bu­nun üzerine Ubey (r.a.) şöyle diyor:

      “Kendisinden başka hiçbir ilah olmayan Cenab-ı Hakk’a yemin ederim ki, Kadir Gecesi Ramazan’dadır… Vallahi ben onun hangi gece olduğunu biliyorum, o yirmi yedinci gecedir. Alametleri ise şunlardır: O gecenin sabahında güneş çok beyaz pırıl pırıl doğar..”[410]

      Ebû Said (r.a.) dan yapılan rivayete göre:

      “Resulüllah (s.a.v) Efendimiz Ramazan’ın ilk on gününde itikafa girdikten sonra ikinci on günde keçeden mamul küçük bir kubbede itikafa girdi ki o kubbenin süddesi üzerinde hasır bulunuyordu. Resulüllah (s.a.v) o hasırı eliyle tutup kubbe cihetine itti ve son­ra başını dışarı çıkartıp insanlara konuştu. İnsanlar da O’na yaklaşıp yerlerini aldılar. Peygamber (s.a.v) şöyle buyurdu:

      “Doğrusu ben ilk on günde itikaf yaptım ve bu geceyi arzulayıp durdum. Sonra ikinci on günde itikaf yaptım. Sonra da bana gelindi ve denildi ki: “Kadir gecesi Ramazan’ın son on günündedir.” Artık sizden kim itikafa girmek istiyorsa, itikafa girsin.”

      Bunun üzerine insanlar da Peygamber (s.a.v.) ile bera­ber itikafa girdiler. Peygamber (s.a.v.) bu konuda şöyle buyur­du:

      “Doğrusu o bana tek gecede gösterildi ve ben o gecenin sabahında çamur ve su üzerinde secde ediyorum.”

      Peygamber (s.a.v.) yirmi birinci gecenin sabahı kalktı ve yağmur yağıyordu ve Mescidde su damlıyordu ve böylece ben çamur ile suyu gördüm ve o gece Ramazan’ın son on günü idi.”[411]

      Abdullah b. Üneys (r.a.) den yapılan rivayete göre: Resulüllah (s.a.v) Efendimiz şöyle buyurmuştur:

      “Kadir Gecesi’ni gördüm, ama sonra bana unutturuldu ve kendimi o gecenin sabahında su ve çamur üzerinde secde eder gördüm.”

      Ravi diyor ki:

      “Yirmi üçüncü gecede üzerimize yağmur yağdı ve Resulüllah (s.a.v) Efendimiz bize namaz kıldırıp ayrıldığında alnında ve burnunda su ve çamur izleri bulunuyordu.”[412]

      Ebû Bekir (r.a.) den yapılan rivayete göre, o, Resulüllah’ın (s.a.v) şöyle buyurduğunu işitmiştir:

      “Kadir Gecesi’ni Ramazan’ın kalan dokuzunda veya yedisinde veya beşinde veya üçünde ya da son gecesinde arzulayıp arayın.”

      Ravi diyor ki:

      “Ebû Bekir (r.a.) Ramazan’ın ilk yirmi gününde yılın sair günlerindeki gibi namaz kılar dua ederdi. Son on gün girince büyük bir gayret gösterir namaz ve ibade­tini artırır.”[413]

      Ebû Nadre’nin Ebû Said’den yaptığı rivayette, Ebû Said kendis­inin rivayet ettiği hadiste diyor ki:

      “Peygamber (s.a.v) nasın (mü’minlerin) yanına çıka geldi ve şöyle buyurdu:

      “Ey insan­lar! Şüphesiz Kadir Gecesi açıkça ortaya çıktı ve ben de size onu haber vermek üzere çıktım; derken beraberlerinde şeytan bulunan iki adam tartışıp her biri kendisinin haklı olduğunu savunuyordu. O yüzden Kadir Gecesi (nın hangi gece olduğu) mı unuttum. Artık siz onu ramazanın son on günüde arzulayıp arayın: Dokuzunda, beşinde, yedisinde…”[414]

      İbn Abbas (ra.) dan yapılan rivayete göre, Resulüllah (s.a.v) Efendimiz şöyle buyurmuştur:

      “Kadir Gecesi’ni Ramazanın son on gününde arzulayıp arayın: Kalan yedinci, kalan dokuzun­cu, kalan beşinci günlerde..”[415]

      İbn Ömer (r.a.) dan yapılan rivayete göre: Peygamber (s.a.v.) Efendimiz’in ashabından bazı adamlar rüyalarında Kadir Ge­cesi’ni ramazanın kalan yedisinde görmüşlerdi. Bunun üzerine Resulüllah (s.a.v) Efendimiz şöyle buyurdu:

      “Sizin gördüğünüz rüyanın son yedi güne tevafuk ettiğini görüyorum. Artık kim Kadir Gecesi’ni arayıp görmek istiyor­sa onu son yedi günde arasın.”

      Peygamber (s.a.v) bu konuda şunu da buyurdu:

      “Sizin rüyanızın son on günle ilgili olduğunu görüyorum. O halde Kadir Gecesi’ni son on günün tek günlerinde arayın.”[416]

      Hz. Aişe (r.a.) dan yapılan rivayete göre, Resulüllah (s.a.v) şöyle buyurmuştur:

      “Kadir Gecesi’ni ramazanın son on gününde arzulayıp arayın.”[417]

      Buharî’nin rivayetinde “Son on günün tek sayılarında arayın…” buyurulmuştur.

      Tahliller Ve Diğer Rivayetler

      130 nolu Abdullah b. Üneys hadisini kuvvetlendirir anlamda birçok rivayetler daha vardır. İshak’ın kendi Müsned’inde yaptığı ri­vayete göre, Benî Beyaze’den bir adam, Peygamber (s.a.v) Efendimize şöyle demiştir:

      “Ya Resulellah! Benim bir çöl hayatım vardır ki (daha çok orada) olurum. O bakımdan bana Kadir Gecesi’ni emir buyur..” Bunun üzerine Resulüllah (s.a.v) ona:

      “Yirmi üçüncü geçe (mescide) in” buyurdu.

      İbn Ömer’den merfuan yapılan rivayette deniliyor ki:

      “Kim Ka­dir Gecesi’ni arzu edip araştırmak istiyorsa, yedinci gece araştırsın.”

      İbn Abbas’ın (r.a.) Ramazan’ın yirmi üçüncü gece ev halkını uy­andırdığı rivayet edilmiştir. Abdurrezzak’ın Yunus b. Seyf tarikiyle yaptığı rivayette, tabiînden Saîd b. Müseyyeb şöyle demiştir: “Ashabın sözü, Kadir Gecesi’nin yirmi üçüncü gece olduğu üzerinde bir doğrultu arzetmektedir.” Tabiîn’den Mekhul da Kadir Gecesi’ni Ramazan’m yirmi üçüncü gecesi olarak kabul ederdi.[418]

      131 nolu Ebû Bekre hadisini Tirmizî sahihlemiştir. Onu kuvvet­lendirir anlamda Ahmed b. Hanbel’in Ubade b. Samit (r.a.) den rivay­et ettiği bir hadis bulunuyor. Böylece Ramazan’da Kadir Gecesi’ni son on gün içinde ve daha çok ramazanın bitimine dokuz, yedi ve beş veya üç gün kala aranması söz konusudur. Aynı zamanda en son gece aranması da böyledir.

      İmam Şafiî diyor ki:

      “Benim yanımda rivayetlerin en kuvvvetlisi, Kadir Gecesi’nin Ramazan’m yirmi birinci gecesiyle ilgili olanıdır.”

      132 nolu Ebû Nadra hadisi sahihtir. Böylece mü’minlerin bir mesele üzerinde tartışıp iddialaşmaları; birinin diğerini haksızlıkla ittiham edip sırf kendini haklı göstermeye çalışması iyi karşılanmamış ve bu gibi davranışların manevi cezaya sebep olduğu ortaya çıkmıştır.

      Böylece hadisin zahiri delaletinden Kadir Gecesi’nin Rama­zan’ın son on günü içinde belirtilen üç gecede aranması söz konusu­dur.

      133 nolu İbn Abbas hadisi 132 nolu Ebû Nadra hadisini kuvvet­lendirmekte ve sözü edilen üç geceden birinde Kadir Gecesi’nin tecelli edeceği neticesini vermektedir.

      Buhari’de ise, bu hadis şu lafızla rivayet edilmiştir:

      “Kadir Ge­cesi Ramazan’ın son on günündedir: Dokuz gün geçtikten veya yedi gün kala..”

      Bu, Kadir Gecesi’nin Ramazanın yirmi birinci veya yirmi üçüncü gecesi olduğuna delalet etmektedir.

      134 nolu İbn Ömer hadisi sahihtir ve istidlale elverişlidir. Kadir Gecesi’nin Ramazan’ın son yedi gününde aranmasına delalet etmekte ve diğer rivayetlerden kısmen ayrılmaktadır.

      135 nolu Hz. Aişe hadisi sahihtir ve ihticace salih görülmüştür. Kadir Gecesi’nin Ramazan’ın son on gününde tek sayılı günlerinde olduğuna delalet etmekte ve daha önceki hadisleri kuvvetlendirmek­tedir.

      Böylece Kadir Gecesi’nin ramazanın son on gününde yıllara nisbetle yer değiştirdiği ve daha çok tek günlerin gecesinde aranmasının isabetli olacağı ağırlık kazanmış oluyor. Yirmi yedinci gecenin ise bu konuda ayii bir yeri ve anlamı söz konusudur.

      Cumhur bu sahih rivayetlere dayanarak Kadir Gecesi’nin özel bir yeri ve anlamı bulunduğunu hükme bağlamış ve buna muhalefet eden olmamıştır. Aynı zamanda bu gecenin Muhammed (s.a.v.) ümmeti için mahza rahmet, gufran, inayet ve bereket kılındığını be­lirtmiştir.

      Çıkarılan Hükümler

      1- Ramazan’ın son on gününü başta itikaf olmak üzere ihya et­mek müstehabdır.

      2- Kadir Gecesi Ramazan’ın son on gününün gecelerinden bi­rine tesadüf etmektedir.

      3- Kadir Gecesi daha çok Ramazan’ın son on gününün tek sayılı günlerinde arzulamak müstehabdır.

      4- Kadir Gecesi’nin Ramazan’ın yirmi yedinci gecesine tesadüf ettiği ağırlık kazanmıştır.

      5- Kadir Gecesi, yıllara nisbetle Ramazan’ın son on gününde yer değiştirmekte ve daha çok tek sayılı günlerde tezahür etmektedir.

      6- Kadir Gecesi’ni namaz ve sair ibadetle ihya etmek, o gecede bol bol dua ve istiğfarda bulunmak, dilek ve temennileri arzetmek sünnettir.

      7- Kadir Gecesi rahmet meleklerinin yeryüzüne inip Cenab-ı Hakk’a yönelen mü’minler için dua ve istiğfar ettiği bir gecedir.

      8- Kadir Gecesi’ni, inanarak ve sevabını yalnız ALLAH’tan bekley­erek ihya edenlerin -kul ve millet hakkı dışında- diğer günahları af­fedilir.

      9- Kadir Gecesi’nde daha çok “ALLAH’ım! Sen affedicisin, affet­meyi seversin; beni de affeyle” duasını dile getirmek müstehabdır.

      alinti

    1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
    • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.