- Bu konu 17 yanıt içerir, 4 izleyen vardır ve en son
Anonim tarafından güncellenmiştir.
-
YazarYazılar
-
8 Şubat 2009: 00:11 #730052
Anonim
Sevgiliye Hazırlanan Rafine Bir Eş: O Resul’den çok önce gelmişti dünyaya, bunun sebebini yalnızca Allah bilir. Naçizane fikrimiz, Allah’ın Hatice annemizi dünyaya Resul’den önce göndererek onu rafine etmesi, olgunlaştırması ve Resul’e layık bir hale getirmesi için olabilir. Zira, bu mükemmel hanımefendi eşini temsil etmeli, yeni dini en güzel şekilde algılayıp onu tebliğ etmeli ve eşinin küfür karşısında içinde kabaran tüm sıkıntıyı, zehir emen bir vakum gibi çekerek O’nu rahatlatan bir insan haline gelebilmeliydi. Bunun için de, hayatı daha önce tanıması gerekiyordu!..
8 Şubat 2009: 00:17 #730055Anonim
HuSRaN;100018 wrote:Çağdaş Haticeler Var mı? Bir eşi, bir Peygamberi, bir evladı, bir davayı nasıl seveceğimizi en güzel şekilde öğreten en güzel öğretmenlerden birini tanıdık bu hafta şimdi var mı içinizden ‘’kim ne derse desin uğruna inandığım bu Allah ve Resulü’nün aşkı için tüm anahtarlarımı ,tüm çıkarlarımı alıp senin ve Resulü’nün önüne koyuyorum Ya rabbi!” diyecek, “Kim ne derse desin ben bu örtümü, namazımı, inancımı hepsine ve her şeye rağmen yaşayacağım” diyecek ve yola çıkacak sevdalı Haticeler?!.”rabbbim yolundan ayirma ..ortumuzu ,namazimizi , inancimizi senden baska koruyacak yok ya rabb
hz. hatice validemizin olgunlugunu ,comertligini ,cagdasligini ,kendine yeterliligini ,sahsiyetini bizlerede nasib eyle …amin
8 Şubat 2009: 00:19 #730056Anonim

Sevmek; bir insanı, bir mesleği, bir ideali ya da bir fikri…
Hayatı ona adamak adarkense çürümemek,
ezilmemek o sevgi ile motive olmak ve değer bulmak. Herkesin günümüzde çok bol kullandığı, ama değerini gerçekten verebildiğini düşünmek gereken bir söz var: “Seni seviyorum”.
Artık o kadar ayağa düştü ki bu söz, bir zamanlar söylenmesi dünyanın en kutlu eylemi sayılan ve hakkını verememekten korkulan bu değerli cümle, sahtekâr dudaklarda çürümüş bir sakıza dönüştü…
Sevgilerin en güzeli; Allah ve Resulü’nün sevgisidir. Ama, günlük hayatın keşmekeşi içinde onca sahte sevgiden sıyrılıp geçim derdini, çocukların problemlerini ve hayatın gailesini bir yana atıp Resul’ü sevmek ne kadar da zor. Belki de bir anlık hissettiğimiz o sevgiyi sürekli hale getirmek, o karmaşaya rağmen, bir yanımızda saklayabilmek nasıl mümkün olur diye düşünürken, aklımıza onları sevenlerin sevgisini incelemek geldi. Bu sayede O’na giden yolda biz de bir şeyler yapabilir, hayatımızı bu öğretmenlerden kapabileceğimiz sevgi formülleriyle daha anlamlı hale getirebilirdik.
Resul’ü sevmek; hayatın en güzel rengi. Hele de bu sevginin bizi yeşerteceğini, temizleyeceğini bilmek onu aramakta daha da hırslı hale getiriyor insanı. Allah nasip ederse bu arayış içerisinde Resul aşkıyla yanan Allah Dostlarını araştıracağız, onların nasıl sevdiklerini ve bu sevda uğruna neler yapabildiklerini görüp bazen şaşırıp, bazen ağlayacak, sevgisiz geçirdiğimiz yıllara duyduğumuz pişmanlıkla, oto kontrolümüzü yapacağız.
Allah’ın VEDUD; yani seven ve en çok sevilmeye layık olan ismini seçerek klavyenin tuşlarına dokunuyorum. Umarım Rabbim bu konuda bana lazım olan gönül açıklığını ihsan eder.
Sevgilinin Sevgilisi: Hz. Hadice-i Kübra(r.a)
Bugün eğer nasip olursa Hz. Hatice’ den bahsetmek istiyorum. Sevginin anlamını en güzel ifade eden, “hanımefendi” kelimesinin en çok yakıştığı gerçek bir sevgi öğretmenini tanıyacağız şimdi. Hüveylid kızı Hatice değil anlatacağım. O kadar basit ve sıradan değil anlatacağım insan. Hepimizin kitaplardan öğrendiği Hatice de değil. Ruhsuz ve duygusuz ders kitapları arasına onu sıkıştırmak ve beynimizde öylece şekillendirerek yıllarca tanıdığımızı sandığımız bu sevgi öğreticisini, bugün duygu ve sevgi boyutuyla tanıyacağız. Saygın Bir Karakter: Hanifti Hatice, hiç puta tapmadı. Cömertti Hatice, çünkü kendi ayakları üzerinde durabilen nadir kadınlardandı. Kadının ikinci sınıf sayıldığı, sözüne fazla da itibar edilmeyen bir toplumda, kendine saygı duyuracak ve sözünü dinletecek kadar da kişilik ve vakar sahibiydi. Hatice; bize bir müminin nasıl olması gerektiğini daha Müslüman olmadan önceki dönemlerinde anlatıyordu ve biz görüyorduk ki böylesi şekillenen her kişilik, bir gün Allah tarafından seçilir ve İslam ile şereflenir. İslam bize müdanasız olmayı öğretir; birilerine yaslanmamayı, kendine yeter olmayı, şahsiyet sahibi olmayı, paylaşmayı bilmeyi, entelektüel olmayı ve yaşamın sunduğu acı tatlı her olaydan dersler çıkararak olgunlaşmayı… İşte Hz. Hatice bu karakterde bir hanımdı.Sevgiliye Hazırlanan Rafine Bir Eş: O Resul’den çok önce gelmişti dünyaya, bunun sebebini yalnızca Allah bilir. Naçizane fikrimiz, Allah’ın Hatice annemizi dünyaya Resul’den önce göndererek onu rafine etmesi, olgunlaştırması ve Resul’e layık bir hale getirmesi için olabilir. Zira, bu mükemmel hanımefendi eşini temsil etmeli, yeni dini en güzel şekilde algılayıp onu tebliğ etmeli ve eşinin küfür karşısında içinde kabaran tüm sıkıntıyı, zehir emen bir vakum gibi çekerek O’nu rahatlatan bir insan haline gelebilmeliydi. Bunun için de, hayatı daha önce tanıması gerekiyordu!..
8 Şubat 2009: 00:26 #730059Anonim
HuSRaN;100034 wrote:rabbbim yolundan ayirma ..ortumuzu ,namazimizi , inancimizi senden baska koruyacak yok ya rabbhz. hatice validemizin olgunlugunu ,comertligini ,cagdasligini ,kendine yeterliligini ,sahsiyetini bizlerede nasib eyle …amin
amin, amin elfi elfi amin…
Allah razı olsun… -
YazarYazılar
- Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.