• Bu konu 1 yanıt içerir, 1 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
  • Yazar
    Yazılar
  • #672551
    Anonim

      Resmî boşanma, dinî boşanma
      Dini ve resmi nikâh konusu da en çok merak edilen konulardan. Bu konuda gelen bir soruda “Benim amcamın kızı eşiyle problemler yaşıyor. Kocası internetten bir kadınla tanışmış, onunla birlikteler. Şu an boşanmak üzereler. Kocasının ruhsal rahatsızlığı var. ‘Ben seni dinî olarak boşamayacağım, tekrar sana döneceğim’ diyormuş. Resmî olarak boşandıktan sonra dinî nikâhın hükmü olur mu? 3 kez ‘boş ol’ demesi şart mı?” şeklinde.
      Evlenmenin bir kuralı olduğu gibi, boşanmanın da bir kuralı vardır. Her ikisi de ciddi ve önemli şeylerdir.
      “Seni resmî olarak boşayacağım, dinî olarak boşamayacağım” demek, ciddiyetten uzak, bilgisizce söylenmiş, anlamını yitirmiş sözlerdir.
      Nasıl evlenmenin resmîsi, dinîsi olmazsa, boşanmanın da resmîsi, dinîsi olmaz. Hüküm olarak aralarında fark ve ayırım olsa da, her ikisinde de aynı sonuca varılır.
      Bir kişi hanımını usulüne, kuralına göre boşamışsa, resmî de olsa, dinî de olsa fark etmez. Fakat mahkeme yoluyla hâkimin kararıyla gerçekleşen boşanmalarda bir “talak/boşama” gerçekleşir, iki talak geride kalır. Erkek onları “vermedikçe” boşanma gerçekleşmez.
      Yalnız bu olay sadece boşanma ve ayrılmadan ziyade iç içe yaşanan zincirleme problem, bir vefasızlık, bir sadakatsizlik ve bir güvensizliktir.
      Öyle ki, ne eski hanımını kaybetmek istiyor, ne de “yenisinden” vazgeçiyor. Kendi keyfinde yaşamak niyetinde. Aile hayatı, böyle “ham/çiğ iplikle” bağlı hale gelmişse, zaten büyük ölçüde özelliğini, ağırlığını kaybetmiş demektir.
      Bundan sonra birbirlerine yâr olmayacak gibiler. Gemi su almış, batmaya yüz tutmuş, acil bir kurtarıcı bekliyor.
      Mehmed Paksu

    1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
    • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.