• Bu konu 1 yanıt içerir, 1 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
  • Yazar
    Yazılar
  • #658783
    Anonim

      Bismillahirrahmanirrahim

      Kur’an-ı Hakîm, bu asırda bir mu’cize-i maneviyesi olarak Risale-i Nur Şakirdlerine bu dersi vermiş ki; küfr-ü mutlaka, anarşistliğe karşı sed çeksin. Hem çekmiş.

      Evet, Çin’i, hem yarı Avrupa’yı ve Balkanları istila eden bu cereyana karşı bizi muhafaza eden Kur’an-ı Hakîm’in bu dersidir ki; o hücuma karşı sed çekmiş, bu suretle o tehlikeye karşı çare bulmuştur.

      Demek bir Müslüman mümkün değil, başka bir dine girip, ya Hıristiyan ve Yahudi, hususan bolşevik gibi olmak. Çünkü; bir îsevî, Müslüman olsa, İsa Aleyhisselamı daha ziyade sever. Bir Mûsevî Müslüman olsa, Mûsa Aleyhisselamı daha ziyade sever. Fakat bir Müslüman, Muhammed Aleyhissalatü Vesselamın zincirinden çıksa, dinini bıraksa; daha hiçbir dine girmez, anarşist olur; ruhunda kemalata medar hiçbir halet kalmaz. Vicdanı tefessüh eder, hayat-ı içtimiaiyeye bir zehir olur.

      Onun için, Cenab-ı Hakka şükür, Kur’an-ı Hakîm’in işarat-ı gaybîsi ile kahraman Türk ve Arap milletleri içinde lisan-ı Türkî ve Arabî ile bu asrı kurtaracak bir mu’cize-i Kur’aniyenin Risale-i Nur namıyla bir dersi intişara başlamış.

      Ve on altı sene evvel altı yüz bin adamın imanını kurtardığı gibi, şimdi milyonlardan geçtiği sabit olmuş. Demek Risale-i Nur; beşeri anarşistlikten kurtarmaya bir derece vesile olduğu gibi, İslamın iki kahraman kardeşi olan Türk ve Arabı birleştirmeye, bu Kur’an’ın kanun-u esasîsilerini neşretmeye vesile olduğunu düşmanlar da tasdik ediyorlar. (Beyanat ve Tenvirler sh. 262)

      Bediüzzaman Said Nursi

      SÖZLÜK:

      ANARŞİST : hiçbir kayıt ve kural tanımayan, düzene düşman; yıkıcı; terörist.
      BEŞER : İnsan.
      BEŞERÎ : İnsanî, insanlara ait.
      BOLŞEVİK : Rusya’da kanlı komünist ihtilali yapan ve bütün dünya milletlerinin de aynı metodla komünizm hâkimiyetine gireceğini savunanlar.
      CEREYÂN : Akım, hareket; bir fikir etrâfında toplanıp faaliyette bulunma.
      HÂLET : Durum, hâl, vaziyet, keyfiyet.
      HAYAT-I İÇTİMÂİYE : Sosyal hayat, toplum hayatı.
      İNTİŞAR : Yayılmak, dağılmak; üremek
      İŞÂRÂT-I GAYBİYE : Gaybî olarak verilen işâretler.
      KÁNUN-U ESÂSÎ : Anayasa.
      KEMÂLÂT : Olgunluklar, mükemmellikler, faziletler.
      KUR’ÂN-I HAKÎM : Her âyet ve sûresinde sayısız hikmet ve faydalar bulunan Kur’ân.
      KÜFR-Ü MUTLAK : Kesin ve tam bir inkâr.
      LİSAN-I TÜRKÎ : Türkçe.
      MEDÂR : Sebep, vâsıta, vesîle. Yörünge.
      MU’CİZE : Benzerini yapmaktan insanların âciz kaldığı şey.
      MU’CİZE-İ MÂNEVİYE : Mânevî mu’cize. Mânâ bakımından mu’cize.
      MUHÂFAZA : Korumak.
      ŞAKİRD : f. Talebe, çırak.
      TEFESSÜH : Bozulma, çürüme, kokup dağılma.
      VESÎLE : Sebep, vasıta, fırsat, bahane.
      VİCDÂN : İnsanın içindeki iyiyi kötüden ayırabilen ve iyilik etmekten lezzet duyan ve kötülükten elem alan mânevî bir his.

      Risalehaber
    1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
    • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.