• Bu konu 26 yanıt içerir, 8 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
13 yazı görüntüleniyor - 16 ile 28 arası (toplam 28)
  • Yazar
    Yazılar
  • #696949
    Anonim
      EMİRDAĞ LÂHİKASI 1.BÖLÜM

      TAKDİM
      Bu lâhika mektupları-ki Yirmi Yedinci Mektuptur-Risâle-iNur’un ilk telifi ile başlayıp devam ede gelmiştir.
      1.Eğer bu adamın dünya iştihâsı ve siyasete meyli olsaydı, hiç imkânı
      2.
      Benim derslerim, bilâistisnâ, bütün hükûmetin ve adliyenin eline geçmiş; bir gün cezayı mûcip bir madde bulunmamış
      3.
      Ehl-i îmânı dalâlet-i mutlakadan, lüzum olsa, dünyevî hayat gibi,uhrevî hayatımı da fedâ etmek bir saadet bilirim
      4.
      Ankara Ehl-i Vukûfunun ittifakla verdikleri raporun sûretidir
      5.
      Denizli Mahkemesi ittifakla verdiği karar sûretidir
      6
      .Kendi kendime bir hasbihaldir
      7.
      Adliye Vekiliyle ve Risâle-i Nur’la alâkadar mahkemelerin hâkimleriyle bir hasb-i haldir
      8.
      Beni merak etmeyiniz. Ben her zahmette bir eser-irahmet ve bir lem’a-i inâyet gördüğümden,sıkılmıyorum
      9.
      Bu vatanın belâlardan muhâfazası için Risâle-i Nur bir katî vesiledir
      10.Şehit merhumun berzahta okumasıyla mesrurâne meşgul olduğu
      11.[FONT=&quot]Sizin gayet mübarek ve Cennet meyveleri gibi şirin hediyelerinizi ve Denizli cihetindeki beşâretinizi aldım
      [/FONT]
      12.
      Yirmi seneden beri sabredip sükût eden bir mazlumun şekvâsını dinlemenizi istiyorum
      13.
      Heyet-i Vekîleye ve Milletvekilleri Riyâsetine cüz’î fakat ehemmiyetli bir mâruzâtımdır
      14.
      Bana hizmet eden küçücük bir Risâle-i Nur Talebesinin çoklar namına sorduğu suâline cevaptır
      15.
      Beni bu sekizinci defada ki zehirlendirmeleri dahi yine akîm kaldığını size beşâret veriyorum
      16.
      Hazret-i Risaletin bir derece, bir cihette âlem-i şahadette teşrifinin umum kâinatça ve bütün asırlarda naar-ı ehemmiyette ve rahmeten lil alemin olduğunu ispat etti
      17.
      Onlar şahsımla meşgul olmaları Risâle-i Nur’un bir derece serbestiyetine ve intişârına fâidedir
      18.
      Hem mânevi, hem maddî birkaç cihette sorulan bir suâle mecburiyet tahtında bir cevaptır
      19.
      “Tevâfukla bu kerâmet nasıl katî sabit oluyor?” diye kardeşlerimizden birinin suâline küçük cevaptır
      20.
      Risâle-i Nur’un fıtraten ve zamanın vaziyetine göre talebesi olacak, başta masum çocuklardır
      21.
      Bir suale mecburî cevabın tetimmesidir
      22
      .Denizli tüccarı aslı Burdurlu Hâfız Mustafa’ya hitaptır
      23.
      Bu hizmetimizin neticesi olan Risâle-i Nur’un serbestiyetini değil yalnız biz ve bu Anadolu ve âlem-i İslâm alkışlıyor, taktir ediyor
      24.
      Ben Cenâb-ı Hakka şükrediyorum ki, nefsimi kendime beğendirmemiş ve kusurlarımı kendime bildirmiş
      25.
      Demek Meyve Risalesi, Asâ-yı Mûsaâ gibi, çok firavunları susturur,mağlûp eder
      26.
      Âyetü’l-Kübrâ’nın matbu nüshaları perde altında çok hizmetleri görmüşler
      27.
      Ankara ehl-i vukufu Risâle-i Nur’a ait kerâmetleri ve işaret-i gaybiyeleri inkâr edememişler
      28.
      Sizi eski talebelerim ve arkadaşlarım ve kardeşim ve biraderzâdem Abdülmecid ve Abdurrahman’lar bildiğimden, bu mahrem sırrı size açtım
      29.
      Ben kendim, bütün hayatımın harika kısmını, evvelce Gavs-ı Âzamın bir silsile-i kerameti telâkki ediyordum; şimdi Risâle-i Nur’un bir silsile-i kerameti olduğu tebeyyün etti
      30.
      İnsanın fıtratındaki merak, insaniyet damarıyla sizin, farz ve lâzım vazifeniz zararına o hâdise, o geniş boğuşmalara sevk ediyor
      31
      .Bir iki sene zarfında Denizli kahramanları, yirmi sene kadar Risâle-i Nur’a hizmet ettiklerinden, biz Risâle-i Nur şakirtleri ebede kadar onların bu İyiliklerini unutmayız
      32.
      İkramı izhar mektubun tetimmesi
      33.
      Şimdi bir halimi size beyan etmek lâzım geliyor tâ başka sebepler sizi müteessir etmesin
      34.
      Bu zamanda en büyük bir ihsan, bir vazife, imanını kurtarmaktır,başkaların imanına kuvvet verecek bir surette çalışmaktır.
      35.
      Risâle-i Nur, sair ilimler gibi okunmamalı. Çünkü ondaki imân-ı tahkikî başka ilimlere ve maarişere benzemez
      36.
      Yedi seneden beri ateş püsküren zâlim beşerin hali,bugün daha çok ızdıraplı bir hale girmiş bulunuyor
      37.
      Risâle-i Nur’un mesleği, tarîkat değil, hakikattir, Sahâbe mesleğinin bir cilvesidir
      38.Âyetü’l-Kübra, güneş gibi iman nurlarını ruhlara telkin edebilir
      39.
      Risâle-i Nur’da müteferrikan parçaları bulunmalarına binaen gayet muhtasar konuşacağım
      40.
      Benim çok kusurlu şahsıma, hüsn-ü zan ile verdiğiniz makamlar cihetinde değil, belki vazife, hizmete bakıp o noktada bakmalısınız
      41.
      Bu zamanda ehl-i îman öyle bir hakîkate muhtaçtırlar ki, kâinata hiçbir şeye âlet ve tâbî ve basamak olamaz ve hiçbir garaz ve maksat onu kirletemez
      42.
      Ankara’da bulunan Emniyet-i Umumiye Müdürü Beye bir mektup
      43
      .Afyon Emniyet Müdürlüğüne bir mektup
      44.
      Risâle-i Nur Şakirtlerinden Ali Efendi, münâfıklar hakkında bir âyet-i kerîmeyi soruyor. Kısaca bir iki cümle beyân ediyorum.
      45.
      Geçen hâdise-i ihânetten merak etmeyiniz. O hâdise söndü, plânları akîm kaldı
      46.
      Risâle-i Nur, parlak ve kuvvetli hakîkatleriyle serbestiyetini kazanmış ve düşmanlarını bir cihette mağlûp etmiş
      47.
      Tam metânet ve tesânüd ve sarsılmamak ve telâş etmemek lazımdır
      48.
      Camide az görüştük; lüzumlu bâzı şeyler söyleyeceğim, hâtırında kalsın
      49.
      Sizin bu defa neşeli, güzel mektuplarınızı, Risâle-i Nur’un serbestiyeti ve matbaa kapısıyla intişârı hakkında beni çok mesrûr eyledi
      50.
      Yirmi Yedinci Mektubun Lâhikasının Zeyli
      51.
      Eğer dünyayı istese ve dileseydi, kendisine sunulan hediye ve behiyeleri, zekât ve sadakaları ve bu teberrû ve terekeleri alsaydı,bugün milyoner olurdu
      52.
      Risâle-i Nur’un, îmânî hakikatlerine gösterdiği hüccetler, hiçbir cihette vesveselere meydan vermiyor
      53
      .Mânen mâruz kaldığım iki şıklı bir suâlin cevabıdır
      54.
      Cenâb-ı Hakka şükrediyorum ki, böyle hâlis, muhlis ve başkalara hüsn-ü misâl olan sâdık şâkirtleri Risâle-i Nur’a vermiş
      55.
      Ektikleri tohumlar, onlar çalışmasalar da, onların bedeline mahsûlat yapıyor
      56
      .Siz hiç müteessir olmayınız. Benim bu vaziyetim,Risâle-i Nur Şâkirlerinin fütûhâtlarına bir vesîledir
      57.
      Bayram tebriklerine âit çok mektupları aldım.Her birine cevap vermeye vaktim,hâlim müsaade etmiyor
      58.
      Risâle-i Nur’un şahs-ı mânevîsi yerine bana haddimden çok ziyâde makam vermiş. Üstadını kendi parlak âyinesinde çok parlak görmüş.
      59.
      Risâle-i Nur, nurdan bir ibrişimdir ki, kâînat ve kâinattaki mevcudâtın tesbihâtları onda dizilmiş
      60.
      Halil İbrahim’in (r.h.) bir şiiridir
      61.
      Zekâi’nin bir şiiridir
      62.
      Risâle-i Nur’a, daha vatana, idareye zararı dokunmamak bahanesiyle tecavüz edilmez; daha kimseyi o bahane ile inandıramazlar.
      63.
      “İhlâs” ve mektupların sûretlerinin hafiyeler tarafından alınması, sizi müteessir etmesin
      64.
      Afyon Emniyet Müdürlüğüne yazılan bir mektuptur
      65.
      İstanbul’da hadiseyi gören Risale-i Nur talebelerinin mektubundan bir parçadır
      66.
      Yangın hakkında Üstadımızın yazdığı hakikate kat’î kanaatimiz geldi; gözümüzle gördük
      67.
      Risâle-i Nur yalvarmaz; onlar yalvarmalı ve aramalı.Ve kıymetini takdir edip müşteri olduktan sonra onların yardımını kabul eder
      68.
      Risâle-i Nur’un hıfz ve neşrine ve sahâbet ve himâyetine çalışmak için hayat isterdim. Fakat hadsiz şükür olsun ki, bir bîçare Said yerinde çok genç Said’ler o vazifeyi yapıyorlar
      69.
      Birkaç aydan beri aleyhime çevrilen desiseleri meydana çıktı. Hıfz-ı İlâhî ile o musibet, yirmiden bire indi
      70.
      Siz, hem bu zamandaki vehhamlıları, hem mesleğimizin muktezası olan mahviyet ve ihlâs ve terk-i enaniyet noktalarını nazara alınız.
      71.
      Hasan Feyzi’nin (Rahmetullahi Aleyh) bir şiiridir
      72.
      Gayet ehemmiyetli bir meseleyi-bundan evvel size icmâlen beyân ettiğim meseleyi-tekrar size söylememe kuvvetli, mânevî bir ihtar aldım.
      73.
      Risâle-i Nur’a, daha vatana, idareye zararı dokunmak bahanesiyle tecavüz edilmez
      74.
      Şimdi tam tahakkuk etti ki, resmen bana ihanet ve hakaret etmek, onunla, teveccüh-ü âmmeyi hakkımda kırmak için gizli bir tedbir kurulmuş
      75.
      Afyon Emniyet Müdürlüğüne yazılan bir mektuptur
      76.
      Risâle-i Nur medreseden çıkmış, ilim içinde hakikate yol açmış
      77.
      Siz sinek kanadı kadar zararı olmayanı bırakınız;kartallar, belki ejderhalar gibi zararlara bakınız
      78.
      Size kat’î haber veriyorum ki, hakkımızda veRisâle-i Nur hizmetinde, inayet-i Rabbaniye ve tevfikat-ı Samedaniye devam ediyor.
      79.
      Dünya fânidir; binler sene yaşamak olsa, bâki olan hayat-ı uhreviyenin yanında,hiç-ender-hiç mesabesindedir
      80.
      Üstadın vasiyetnamesidir
      81.
      Kat’iyen biliniz ki, duanız, onların ağır ve işkenceli zulümlerini, benim hakkımda inayetkâr, maslahattar merhametlere çevirmesine sebep olduğuna kat’iyyen şüphem kalmadı
      82.
      Bu defa, sizin beş altı mübarek mektuplarınıza yanlız bir tek müşevveş mektupla cevap vermemden gücenmeyiniz
      83.
      Eğer benim elimden gelseydi, hayatımdan ve sıhhatimden size memnuniyetle verirdim
      84.
      Çok mânidar ve kuvvetli bir tevafuk ve şâkirtlerin sadakatlerine delil, bir zahir kerâmet-i Nuriyeyi beyan etmeme bir ihtar aldım
      85.
      Siz müteessir olmayınız. Hem merak etmeyiniz. Yalnız dua ile bana yardımediniz.Isparta tam bir Medresetü’z-Zehra ve Câmiül’Ezher olacağını ve olmaya başladığını,kahraman talebelerinin bu ağır şerait altında sarsılmadan faaliyetleri ispat ediyor
      87
      .Dâhiliye Vekili ile hasb-i halden bir parçadır
      88.
      Benim vaziyetim ve verilen sıkıntılar altı vecihle kanunsuz olmasından, ileride mes’uliyetten kurtarmak için insafsız ve kanunsuz beni tâzip edenler, kendilerine bir bahane, bir vesile arıyorlar
      89.
      Siz, meşveretle ne lazımsa yaparsınız. Fakat ihtiyatla, telaşsız velveleye vermemek lazım
      90.
      Ben, Hülâsatü’l-Hülâsayı okuduğum zaman, koca kâinat, nazarımda bir halka-izikir oluyor
      91.
      Halimin müaadesizliği için müteaddit mektuplarınıza bir tek perişan mektubumla cevap vermediğimden gücenmeyiniz
      92.
      Onlar, bu mecmuayı yazmakla feylesofları susturan,imana getiren kuvvetli bir ders-i imanîyi en evvel kendi kendine tam okuyorlar,manevi bir hazine kazanıyorlar
      93.
      Bazan bir harfin ve bir noktanın yanlışı, kıymetli bir mânâyı zâyi eder.
      94
      .Ben, hayalen çok defa eski zamana ve Kastamonu’daki ve Barla’daki mâlûm yerlere ve seyrangâhlara şevkle gidiyorum.Oralarda oturup ağlıyorum.O enîslerimi hayalen görüyorum
      95.
      Demek Risâle-i Nur’a ve şâkirtlerine umûmî bir taarruz yoktur, belki yalnız bana ve elimdeki Nurlara
      96.
      Risâle-i Nur, binlerle benim bedelime konuşuyor, küfr-ü irtidadı kırıyor, anarşiliği bozuyor
      97.
      Dahiliye Vekili Hilmi Uran Beye merhum Salih Yeşil tarafından yazılan mektubun sureti
      98.
      Kırk gündür yatakta sizinle meşgulüm. Hayal ve mesuuma nazaran, huzurunuzun, muhtel olduğuna zâhibim
      99.Ben her sıkıntıya karşı tahammüle karar vermişim.Hem ben iyiliği o reislerden beklemiyorum. Amerikalı ehemmiyetli âlim bütün Risâle-i Nur’u istese ve neşrine sözverse, sizin meşveretinizle bir mükemmel takım ona vereceğiz.

      #696950
      Anonim

        101Gariptir ki, en ziyade lehime çalışması lazım olan bazı vazifedarlar, istimal ve istihdam edildi. Nurcular, çok dikkatli ve temkinde bulunmaları lazımdır
        102.
        Risâle-i Nur, dünyada her cereyanın fevkinde bulunması ve umumun malı olması cihetiyle, bir tarafa tâbi ve dahil olmaz
        103.
        Barla’da bulunduğum zaman bütün yazanların tashihatını ve telif hizmetini yapmamda tahakkuk eden büyük inayet ve harika muvaffakiyet, aynen Hüsrev’de yardımcılarında nümunesi var
        104
        .Benden, sergüzeşte-i hayatıma ait sorduğum maddelere gayet kısa ve mücmel işaret edilecek
        105.
        Göklerdeki büyük melâikeler, o dua sahibini gördükçe kürsilerinden inip ona pek büyük bir tevazu ile hürmet ederler
        106.
        Neden herkesten ziyade medreseden çıkanlar Risâle-i Nur’a sarılmaları lâzımken,en ziyade çekinen, onlardan resmî vazifeyi alanlardır?
        107.
        Şan ü şeref ve hodfüruşluk ve kendine güvenmek ve şahsıma beğendirmekten ürküyorum kaçıyorum ve şahsıma karşı medihlerden hoşlanmıyorum.
        108.
        Bu şuhur-u mübarekede, Nurcuların şirket-imâneviyesine inşaallah pek çok kudsî servet girecek
        109.
        Nurun hizmeti, hem maişet, hem rahat-ı kalbe bereketleriyle yardım ettiği gibi, ibadet-i tefekkürî nev’inden olması cihetiyle, mübarek ayların sevaplarına büyük yardımı olur
        110.
        İnşaallah, yine Nurlar, Nurcuların, lâyık elleriyle kalemleri gibi tab’ ve neşredilecek; yabani ve lâyık olmayanlara muhtaç olmayacak
        111.
        Risâle-i Nur, bu millete her gün ekmek gibi lâzımdır
        112.
        Mâdem şimdi her tarafta Nurlara kuvvetli ve kesretli eller sahip çıkıyorlar ve tam muhafaza ve neşrine çalışıyorlar, elbette ben bir parça istirahat etsem tembellik olmaz.
        113.
        Bu sene, Berat Gecesi, Nurcular hakkında çok bereketli ve kerâmetli olduğuna bir emaresini hayretle gördük
        114.
        Feyzi ve Emin’in Üstadlarının Kastamonu’daki hayatımın tarihçesini, hüsn-ü zanla haddimden çok fazla senâlarını tebdil etmeyerek kabulümün sebebi
        115.
        Risâle-i Nur bir vesile-i def-i belâdır; tâtile uğradıkça, belâ fırsat bulup gelir.
        116.
        Emirdağ zabıtasıyla bir hasbihaldir
        117
        .Eğer Nurun buradaki küçücük medresesinin kapısını kırsaydılar,elbette tokat ciddî olacaktı, yalnız ihtar için olmayacaktı
        118.
        Bir aydan beri burada hiç yağmur gelmiyordu ve kalbimiz dahi mâlum taarruzdan Nurculara gelen füturdan ağlıyordu
        119
        .İnebolu kahramanlarının tebrik ve mektuplarında iki tevafuk ve iki kuşun garip ziyaretleri çok mânidardır
        120.
        Senin yazdığın kesretli risâleler, senin bedeline Nurların neşrine hizmet ederler
        121.
        Bugünlerde rahatsızlık için Evrad-ı Bahaiyeyi ezber değil, kitaba bakarak okudum
        122
        .Isparta’nın acip yangınında musibet zedelerin elemlerine ben cidden iştirak ediyorum
        123.
        Senin şimdi vazife-i resmiye çocuklara Kur’ân-ı Azîmüşşânı okutmanı bütün ruh u canımla tebrik ediyorum
        124.
        Benim yanıma çok defa gelen bu hemşilerimin mâsum evlâtları, Nur şâkirtlerinden mâsumlar dairesinde dahildirler ve çok defa hatırlıyorum
        125.
        Şimdiye kadar hiçbir zaman ve tarih göstermiyorki, Risâle-i Nur gibi, pek çok taifelere ve mesleklere hücum eden, bu derece, pek az ve hafif tenkitle kurtulmuş olsun
        126.
        Sekiz yüz sayfayı bin beş yüz nüshaya ve bir milyon sayfalara çıkaran o makine, elbette gayptan imdadımıza gelmiş Nurcu ve bin kalemli bir kâtiptir.
        127.
        Ben ehl-i siyasetin her nevi tâziplerine karşı Hasbünallâhi veni’melvekîl deyip sabır ve tahammüle karar vermişim
        128.
        Nurda şefkat esas olmasından, hanımlar o cihette ileridir ve Nurlara ciddî yapışıyorlar
        129.
        Hiç merak etmeyiniz.Yalnız duanızı almak için şimdilik şiddetli ve suikast eseri olarak evvelce size yazdığım gibi hastalığımı beyan ediyorum
        130.
        Nur şâkirtleri, hiç siyasete karışmadılar, hiçbir partiye girmediler. Çünkü iman,mâl-ı umumîdir
        131.
        Yirmi Beşinci Söz ve Yirmi Birinci Söz’deki ayetler hakkında
        132.
        Risâle-i Nur ekser eczalarında mizanlarla ve kuvvetli ve burhanlı muvazenelerle,felsefenin yoldan çıkmış bu kısmına ilişiyor, tokatlıyor; müstakim, menfaattar felsefeye ilişmiyor
        133.
        Dünya malları kaide-i şahsiyeme girmediği ve muavenetleri kendime kabul etmediğim için, bu işteki maslahatı bilemiyorum
        134.
        Rumuzat-ı Semaniye hakkında yazılmış mektuptur
        135.
        Salâhaddin’in Câmiül’-Ezherle Medresetü’z-Zehranın münasebetini temine çalışmasını ruh u canımızla tebrik ediyoruz
        136.
        Nur Risâlelerinin Medresetü’z-Zehrâsı, Câmiü’l-Ezherin şefkatine çok muhtaç bir mahdumudur, bir talebesidir, şiddetli düşmanların hücumuna hedef olmuş bir şâkirdidir.
        137.
        Kanaat-i kat’iyem geldi ki, Hasan Feyzi, aynen şehit Hafız Ali (rahmetullahialeyh) gibi, benim musîbetimin kısm-ı âzamını kendine alıp mânevî bir fedakârlık eylemiş
        138.
        Bu hayalî hakikate binâen, hakikaten Nurların ışığıyla nurânî gördüğümüz berzaha gitmek, bana değil ağır gelmek, belki bir iştiyak verdi.
        139.
        Denizli gibi kahramanlar ocağından çok Hasan Feyzi ruhunda Nurlara sahip ve nâşir çıkaracak
        140.
        O bir cihette, ölmemiş; belki vazifesini acele bitirmiş, âlem-i berzaha istirahat için gitmiş, terhis edilmiş.
        141.
        Risâle-i Nur’u yazmanın dünyevî ve uhrevî pek çok faydalarından, Risâle-i Nur’da beyan edilen ve şâkirtlerin tecrübeleriyle tasdik edilen yalnız birkaç tanesini beyan ediyoruz
        142.
        Makineyle çıkan mecmuaların başında yazılacak fıkra
        143.
        Zülfikar’ın makineyle hitama yaklaşması, Nurcular,belki bütün memleket için bir saadettir
        144.
        Biz, imanı kurtarmak ve Kur’ân’a hizmet için,Mekke’de olsam da buraya gelmek lâzımdı. Çünkü, en ziyade burada ihtiyaç var
        145.
        İnşaallah Zülfikâr’a verdiği herbir banknota mukabil, bir kâr görecek, binler hayırlara medar olacak
        146
        .Cenab-ı Erhamürrâhimînden tazarru ve niyaz eylerimki, Risâle-iNur’a ve Üstadımıza bu Hasan Feyzi’nin acısını unutturacak daha çok Hasan Feyzi’ler buyursun
        147.
        Bu sıkıntılı zamanda nefsim sabırsızlıkla beni tâciz ederken, bu fıkra onu tam susturdu,şükrettirdi
        148.
        Evvelen, garip bir münâzara-i nefsiyemi, bana mahsus iken, berâ-yı mâlûmât size yazmak hatırıma geldi
        149.
        Şimdi bu mektubunuzdan anlaşıldı ki, onun hâlisâne kudsî hizmetinin bir kerâmeti olarak vefâtını ihsâs ediyordu
        150.
        Kâinatta hiçbir zîşuur, kâinatın bütün eczâsı kadar şâhitleri bulunan Hâlık-ı Zülcelâli inkâr edemez
        151.
        Ehl-i Sünnet ve’l-Cemaat, Sahâbeler zamanındaki fitnelerden bahis açmayı menetmişler
        152.
        Şimalden gelen küfr-ü mutlak cerayanını durduracak, yalnız Risâle-i Nur’dur. Siyaset,diplomatlık, bu vazifeyi göremez
        153.
        Haricî ve büyük bir düşmanın hücumu zamanında, dahilî küçük düşmanlıkları bırakmak elzemdir
        154.
        Hazret-i Peygamberin (a.s.m.) yanında gördüğün adamda, Nur ve Risâle-i Nur şakirtlerinin şahs-ı mânevîsidir
        155.
        Vazifemizi yapıp, vazife-i İlâhiyeye karışmamak gerektir diye, hem bana, hem sizin bedelinize tesellî buldum
        156.
        Bana nisbeten genç, faal bir kardeşim, benden sonra, kardeşlerim gibi vazife-i Nuriyemi yapıyorlar diye kemâl-i istirahat-i kalple ecelimi beklerim.
        157.
        Marangoz Ahmed’in ve medresenin üstadı olan merhum Hacı Hâfız’ın kerâmetli ve fâtına dair
        158.
        Risâle-i Nur’a çok hizmet eden kahramanlar hakkında
        159.
        Ekseriyet değil, belki yalnız fevkâlade bir cesaret ve gayret taşıyan bir kısım hocalar Nurlar dairesine girip, girmeyenleri de bir derece affettirdiler.
        160.
        Has şâkirtlerin mabeynindeki tesanüd-ü hakikînin verdiği kuvvet,benim gibi bir biçarenin sizce fevkalâde zannedilen fedakârlığından geri kalmayacaktır inşaallah
        161.
        Ben Isparta’yı toprağıyla, taşıyla, bütün ahalisiyle mübarek gördüğümden, oradaki hükûmete, hususan zabıtasına ciddî dost nazarıyla bakıyorum.
        162.
        Refet Beyin mübarek mâsumunun dokuz yaşında iken Risâle-i Nur’dan Birinci Sözü yazması hakkında
        163.
        Eski dahiliye vekili, şimdi parti kâtib-i umumisi Hilmi Beye yazılan mektup
        164.
        Dahiliye vekili ile hasbihalden bir parçadır
        165.
        Üstadımızın yanına ehemmiyetli iki miralay, bir de ehemmiyetli meb’us Üstadın yanına geldiler
        166.
        Beşerin bu asırda Kur’ân’a şiddet-i ihtiyacını hissetmesi ve bil fiiil kabul etmesi büyük bir hâdise-i Kur’âniyedir
        167.
        Risâle-i Nur, müşterileri aramaz; müşteriler onu aramalı yalvarmalı.
        168.
        Nur hakikatlerini ve hakâik-i imâniyeyi mâsumâne, müştakâne dinlemeleri için onları ve üstadlarını ve peder ve vâlidelerini tebrikediyoruz
        169.
        Onun uzun mektubunu, hastalığımdan, tashih ve ıslah ve tâdil edemedim. Hakkımda pek ziyade senâlarını ya kaldırmak, ya tâdil etmek lâzımdır
        170.
        Maddi ve mânevi bir sual münasebetiyle hatıra gelen bir cevaptır
        171
        .Risâle-i Nur’un serbest intişarıyla belâların ref’i ve ona ilişmek ve susturulmakla belâların gelmesi sabit olmuş, hatta mahkemede ispat edilmiş
        172.
        Bu tokatlardan pürşer beşer, şirkten şükre girmezse ve Kur’ân’a tarziye vermezse,melâike elleriyle de ahcar-ı semâviye başlarına yağacığını bu sûre bir mânâ-i işârî ile tehdit ediyor
        173.
        Hem şuhûr-u selâse, hem üç ay mühim mecmuaların çıkmasına kadar bütün dünya saltanatı verilse de bakmamaya mecbur oldum
        174.
        Merak etmeyiniz, inâyet-i Rabbâniye devamdadır. Bu yeni taarruzları, inşaallah akîm kalacak, hem Nurun fütuhâtına yardım edecek.
        175.
        İmânı kuvvetli bir zâbıta veya adliye memurunun, on adam kadar millete fâidesi olabilir
        176.
        Risâle-i Nur’un yüksek hakîkati, dünyanın hiçbir menfaatine tenezzül edip âlet olmadığı
        177
        .Zülfikâr ve Asâ-yı Mûsâ’nın fütuhhatları
        178.
        Bilumum Diyanet müntesipleri, eserleri takdirle karşıladılar
        179.
        Bu şâşaalı baharın çiçeklerini temâşâ etmek için araba ile bir iki saat geziyorum
        180.
        Aziz, mâsum evlâtlarım, Kur’ân’ı öğrenmek için ders almaya çalışıyorsunuz. Sizin bildiğiniz yeni harfte noksanlar olduğu için,mümkün oldukça yeni harften okunmamak lâzım gelir
        181.İki cihette mânevî hizmetlerinize ve duâlarınıza ve benim yerimde yapamadığım mânevî kazançlarınızın imdadıma gelmesine şiddetle ihtiyacım var
        182.
        Ravza-i Mutahharra civarındaki mübarek heyet-i ulemâya takdim edilen Asâ-yı Mûsâ ve Zülfikar risâlesidir
        183
        .Medresetü’z-Zehranın maddî tesisine çok mâniler bulunduğundan, şimdilik Nur şâkirtlerinin heyet-i mecmuasının dairesinden ibarettir.
        184.
        Dünyanın mahiyeti anlaşıldıktan sonra, elbette hayat-ı ebediyeden başka beşeriyetin o inkisar-ı hayal yarasını tedavi edecektir
        185.
        Ehl-i imanın vahdetine çok zarar veren siyasî cereyanlar Alevîlerin fıtrî fedakârlıklarından istifade edip kendilerine alet etmemek için Nur dairesine çekmek büyük maslahattır
        186.
        Mübarek kalemleriyle yazdıkları tebriklerini, umum Safranbolu veEşâni medrese-i Nuriyesi namına bu Ramazan’ın bir firdevsî teberrükü hesabına kabul ettik
        187.
        Siracü’n-Nur’un sıhhatli, mükemmel, güzel çıkması,Medresetü’z-Zehranın gayet ehemmiyetli bir yeni dersidir ki, geniş daire-i Nuriyede merakla okunacaktir, inşaallah
        188.
        Hem gizli düşmanlarım, hem nefsim, şeytanın telkiniyle zayıf damarımı arıyorlar ki, beni onunla yakalayıp Nurlara tam ihlâs ile hizmetime zarar gelsin
        189.
        Eski Said’in sergüzeşte-i hayatından harika üç vakıa, şimdi tahakkuk etmiş ki, ileride çıkacak Risâle-i Nur’un kerâmeti imiş
        190.
        Bu memleket ve millet ve hükûmet, bu eserlere şiddetle muhtaçtır
        191.
        Eski medreselerde beş on seneye mukabil, inşaallah Nur medreseleri, beş on haftada aynı neticeyi temin edecek ve yirmi senedir ediyor
        192.
        Nurların galebesiyle ve mânevî fütuhâtıyla müsâdere edilen kitaplarınızı Ankara’nın emriyle size iade etmeleri büyük bir fâ’l-i hayırdır.
        193.
        Nurların muârızları, her cihetle mağlup olduktan sonra, zahiren bize hoş görünmeyen ve hakikaten Nurlara menfaatli bir plan takip ediyorlar.
        194.“Bizler Nur dairesindeyiz; bizi bırakma, gitme” gibi bir mana var hissettim

        #696951
        Anonim

          HÜVE NÜKTESİ
          195.
          Gençliği dalâlet ve sefâhet uçurumuna düşmekten kurtaran imânî meseleleri misâllerle izah eder
          196.
          Şimdiye kadar hiçbir eserin böyle ağır şerâit altında bu derece tesirli intişârını tarih göstermiyor
          197.
          Risâle-i Nur’un mesleğindeki sırr-ı ihlâs; imân, Kur’ân hakikatlerinden başka hiçbir şeye âlet tabi olmadığı
          198.
          Risâle-i Nur gizlenmiyor ve başka kitaplara benzemiyor ve temellük edilmiyor.Nerede bulunursa bulunsun, ben Nurdan gelmişim der
          199.
          Nurların inkişâfı ve fütuhâtı gittikçe ziyadeleşiyor, resmî adamların çoklarını içine alıyor
          200.
          Mu’cizâtlı Kur’ân hakkında
          201
          .Sikke-i Gaybiye’nin fiatı olarak Rehber’in âşirlerinden parasını verdim, aldım,size gönderiyorum
          202
          .Leyâli-i aşerenizi tebrikle beraber, size Nurun iki kerâmetini beyân ediyoruz
          203.
          Hem dahilde, hem hariçte Nurun fütuhâtı devam ediyor
          204.
          Lüzumsuz, geçici, günahlı zevklerin âkıbeti elemler, teessüşer olmasından, istemiyorum
          205.
          Nurun mesleğinde hiçbir cihette benlik ve şahsiyet ve şahsî makamlar arzu etmek ve şan, şeref kazanmak olmaz
          206
          .Ecnebide çok Bismarck’lar ve Mirster Carlyle’lar çıkacaklar ve emareleri de var diye Nurculara bir bayram hediyesi olarak takdim ediyoruz ve Bismarck’ın fıkrasını leffen gönderiyoruz
          207.
          Üç mühim Nur merkezinde üç berber tam birbirine benzer bir tarzda Nura büyük hizmetleri, hem her birisi çocuklarıyla Nurlara çalışmaları, beni mesrur eyledi
          208
          .Aynen iade edilen bazı risâlelerin eski huruşateksirini bir suç sayıp ceza vermek, adliyeleri cidden alâkadar edip adâlet şerefini kırıyor
          209.
          Nurun hakikî şâkirtlerine Nur kâfidir. Onlar da kanaat etmeli, başka şere şereve maddî menfaatlere gözünü dikmesin
          210.
          Âhirde kat’iyen mukabelesiz hediyeler beni hastalandırdığı, çok tecrübelerle pekkat’îleşti
          211
          .Üstat erzak ve elbiselerini satıp parısını göndermesi ve Dârü’l-Hikmetten aldığı parayı Lem’alar mecmuasının fiyatı olarak göndermesi.
          212.
          Risâle-i Nur’un, Haremeyni Şerifeynce makbuliyetine bir alâmet.
          213.
          Bir habbeyi, evham yüzünde çok kubbeler yaptıklarını öğrendik
          214
          .Kanunca ifademi almak lâzımken ifademi almadılar.Ben de ifademi şimdi adliyenin şahs-ı mânevîsine ve Dahiliye Vekiline berâ-yı malûmat beyan ediyorum
          215.
          Cenab-ı Hakka hadsiz şükür olsun ki, bu yeni taarruzda ve çok geniş ve çok evhamlı taarruz, yüzde bire indi
          216.
          Sizin muvaffakiyetinizi ve sebatınızı ve Yirmi Dokuzuncu Sözün elişer kerâmetini muhafazasıyla mumlu kâğıtlara yazılmasını ve çalışmanızı fütur gelmemesini ruh u canımızla tebrik ediyoruz
          217.
          Reisicumhura gönderilen istinadın zeylidir ki,mecbur oldum yazmaya
          218.
          Ankara Valisi Nevzat Bey, cebren kıyafetime ilişmek istedi; hem muvaffak olamadı, hem kendi kendini intihar etmekle tokadını yedi.
          219.
          Adliyenen şahs-ı manevisine ve dahiliye vekiline bera-yı malumat takdim edilen ve Emirdağ’ındaki istintakta verdiğim ifadenin hâşiye ve lâhikasıdır
          220.Eğirdir’de Asâ-yı Mûsâ’yı müsadere eden ve mahkemeye veren adam kendisi iki sene hapis cezasıyla tokat yedi

          #696952
          Anonim
            EMİRDAĞ LÂHİKASI 2.BÖLÜM

            221.Herbinize derecesine nispeten eski zaman üstadlarının icazet almaya lâyık olan talebelerine icazet-i ilmiyeyi verdikleri misilli icazet veriyorum.
            AFYONHAPSİNDEN SONRA EMİRDAĞINDAN YAZILAN MEKTUPLAR
            222.Meselemizde hiçbir tarihte ilm-i hakikate ve hakaik-i imaniyeye karşı bu derece garazkârâne, gaddarane tecavüz olmamış
            223.Sizlere, gönderdiğiniz Nur eczalarının hediyesine bin barekâllah, mâşallah deriz
            224.Sungur Ankara’da ikenÜstadımıza yazdığı mektubun suretidir
            225.Yirmi Dokuzuncu Mektubun İkinci Makamının en baş sayfasındaki, sual ve cevaptan sonra şu nükte yazılacak
            226.Madem Nur risâleleri medrese malıdır. Siz de medreselerin hem esası, hem başları, hem şâkirtlerisiniz
            227.Diyanet Reisi Nurdan bir takımı musırrâne istedi.Üstat da şiddetli hastalığı içinde tashih edip-şimdilik bitmek üzedir –Diyanet Reisinden onun mânevî fiyatı olarak üç madde istemiş
            228.Hâfız Mustafa, aynen Hâfız Ali gibi vazifesini bitirdi, âlem-i nurave ve berzaha,Hâfız Ali ve Hasan Feyzî gibi kardeşlerimizin yanına gitti
            229.Size şahsıma ait birkaç meseleyi beyan etmek kalbime ihtar edildi
            230.Bu havalide Miraç gecesinden bir gün evvel ve bir gün sonra müstesna bir surette rahmetin yağması işarettir ki, bu vatanda bir umumî rahmet tecellî edecek, inşaallah
            231.Celâl Bayar’a yazılan kısa bir yazı
            232.Reisi Cumhur Celâl Bayar ve Heyet-i Vükelâsına yazılmış bir mektup
            233.Komünistlerin zındıklar kısmı, habbeyi kubbe yapıp bahanelerle Nurların serbestiyetine mâni olmaya çalışıyorlar
            234.Halk Fırkası iktidar partisi iken Üstadımıza yapılan eşedd-i zulüm ile yüzer kanunsuz işkencelerinden birinci nümûnesi
            235.Benim son hayatımı Isparta havâlisinde geçirmek büyük bir arzumdur
            236.Medresetü’z-Zehrâ erkânları, benim şahsımın da hakiki vekilimdirler. Bana,şahsıma gelen mektuplara, onlar benim bedelime cevap versinler
            237.Hak ve hakikatin nâşiri olan Sebilürreşad’a halenHalk Partisi nâmına yapılan yüz cihetle kanunsuz bir muameleyi arz ediyoruz
            238.Hakiki adâlet ve hürriyet için çalışan zâtlara birkaç nokta beyân ediyorum
            239.Ehemmiyetli bir hakikat ve Demokratlarla Üniversite Nurcularının bir hasbihalidir
            240.Risâle-i Nur bu zamanda kâfidir. On sene medresede okuyanlar, Risâle-i Nur’la bir senede aynı istifadeyi ettiklerine şahit, binler ehl-i ilim var
            241.Bin mâşallah; Sözler mecmuasındaki yanlışlar yok gibidir
            242.Biz müşahedatımızla kat’î bir kanaatteyiz ki,Risâle-i Nur’a ilhadve zındıka nâmına ilişildiği zaman, umumî bir musîbet geliyor.
            243.Büyük mecmualarımızın imhasına sakın, sakın meydan verilmeyecektir. Ne pahasına olursa olsun kurtarılacaktır
            244.Çok ehemmiyetli ve mahrem bir işi haber veriyoruz
            245.Devlet Bakanlığına yazılan bir mektup
            246.Büyük Doğu’nun yirmi dokuzuncu sayısında; “Lozan’ın İçyüzü” diye yazılan makaleden
            247.Baştan başa zulmetli, kararmış olan Ankara şimdi pek çok değişmiş ve gittikçe değişmekte
            248.Benim nâmıma gelen mektuplara Medresetü’z- Zehra erkânları münasip tarzda benim bedelime cevap vermelerini onlara havale ediyorum
            249.Nurculara ehemmiyetli bir müjde
            250.Nur Risâlelerinin ve Nurcuların siyasetle alâkaları yok
            251.Benim bütün elemlerime ve hastalıklarıma ilâç,Medresetü’z- Zehranın faaliyetinden ve muvaffakiyetinden ileri geliyor
            252.Medresetü’z-Zehra erkânlarına ehemmiyetli bir meseleyi havale ediyorum
            253.En büyük müjde ve Risâle-i Nur’un tam serbestiyetine bir mukaddeme olarak,çok ziyade beşaretine sevindik
            254.Cenâb-ı Hakka hadsiz şükrolsun, mahkemede üç sene hapsedilen Asâ-yı Mûsâ risâlesinden ve Sikke-i Gaybiye risâlesinden beş nüshayı kemâl-i sürur ile aldık
            255.İnşaallah, kırk senedir takip ettiğimiz mühim bir maksadımız,vatan ve milletin menfaati için yapmaya mecbur olduk
            256.Bu Muallim Osman, Ceylân’ın hapis arkadaşıdır.Ondan tam ders almış. İkinci bir Ceylân olmak kabiliyeti var
            257.Mahkeme-i Kübrâ’ya şekvâ ve müdafatın bir hâşiyesidir
            258.Bazı zatların mektuplarını berâ-yı malûmat size gönderdim
            259.Cenâb-ı Hak, senin kudsî niyet ve ihlâsınla en mühim genç Said’leri senin etrafında toplatmış
            260.Hüsrev’in kalemiyle yazılan Kur’ân’ı fotoğrafa tabetmek ihtimali hatırımıza
            261.Başta Hüsrev olarak o erkânların hiçbir hareketini tenkit etmemek ve kemâl-i ihlâs ve samimiyetle onlara tensanüt ve tam kardeş olmak lazımdır
            262.Gösteriyor ki, bu Lemeat, Risâle-i Nur’un bir müjdecisi vefihristesi ve bir fidanlık nümunesidir
            263.Risâle-i Nur’un hakikat-i Kur’âniyeye dair verdikleri haberlerini zamanın tasdik etmeleri
            264.Nurcuları yirmi seneden beri tâzip eden ve hapislere sokan bedbahtlardan bazılar,her günde biraya bize verdikleri sıkıntılar kadar mânevî azap çekiyorlar
            265.İhtiyar kadınlara ehemmiyetli bir müjde ve bekâr mücerret kalmak isteyen genç kızlara bir ihtar
            266.Hapsin latif bir hâtırası
            267.“Risâle-i Nur imhâ edilmez” diye yazılan ayn-ı hakikat parçayı Başbakan, Adliye Bakanına ev adresleriyle yine diğer bakanlarında resmî adreslerine gönderdik
            268.Mahkeme-i kübrâya şekvâ ve müdâfaâtın bir hâşiyesi olan parçanın hulâsasıdır
            269.Sizin Nurun neşrindeki muvaffakıyetinizi âlem-i İslâm tebrik edip alkışlayacak
            270.Risâle-i Nur’un mühim bir hakikatinden siz fıtraten bir ders aldınız. Yine o hakikatı nazar-ı dikkatle alınız
            271.Onlar birer Said olarak benim bedelime sizi ziyaret ve tebrik edip sâir şeylerimide size beyân etsinler
            272.Üstadımızın tebrik telgrafına Reisicumhur Celâl Bayar’ın telgrafa verdiği cevaptır
            273.Sözler mecmuasının on beş tanesini Ankara’ya gönderdim. Çok fayda vermiş
            274.Yeni hükûmet yavaş yavaş anlıyor ki, hakiki kuvvet Ku’ân’dadır
            275.Nur mecmualarıma benim bedelime sahip ve vâris olsunlar ve Arabîye tercümeye çalışsınlar
            276.Ankara içinde küçük bir medrese-i Nuriye manasında,küçük Said’ler ve Nurun fedakârları her gece birisi bir mecmuayı okur,ötekiler ders alır gibi dinliyorlar
            277.Hakikaten Eşâni ve Safranbolu, aynen Isparta’nın kahramanları gibi Nurlara mütemadiyen çalışıyorlar
            278.Müdafaatın bir hâşiyesidir
            279.Papalık Makam-ı Âlîsinden gelen bir mektup
            280.Hizmet-i imaniye içinde en büyük kuvveti nurcular buldular
            281.Seyyid Salih’in mektubundan bir parçadır
            282.Bura için merak edecek hiçbir şey kalmadı. 5Mart’taki merak 18Nisan’da ferah buldu. Polis dairesi, Nur dairesi oldu
            283.Bu sene Mısır radyosu Perşembe gecesi Miraçtan çok bahsetmesinden,hem Perşembe ve hem de Cuma gecesi Miraç yaptım
            284.Hüve Nüktesinin bir gün evvel Medresetü’z-Zehranın erkânlarına bir ders nevinden söylediğim çok noktalarından yalnız üç noktasını sizlere beyan ediyorum
            285.Dindar ve hamiyetkâr ve vatanperver milletvekillerine şunu arz ediyorum.
            286.Çekirdek gibi, medrese ilimlerine bir ağaç ihsan edilecek ve o ağacın hizmetinde bulunana karşı pek çok rakipleri ve muarızları bulunacak
            287.Nur Risâleleri ve talebeleri, hıfz ve inâyet-i İlâhiyeye mazhardırlar.
            288.Bu zamanda hocalardan, hattâ sofîlerden ziyade zabıta efradı ehl-i takvâ olup kebâirden kendilerini muhafaza ve ferâizi yapmasını vazifeleri iktiza ediyor
            289.Üstadımızın çok evvel yazmış olduğu zîrdeki mektubu, şahsî nüfuz temin ve dini siyasete âlet etmek ithamlarına tam bir cevap olduğundan, kararnameye ilhak edilmiştir
            290.Sizce münâsip ise, Başvekile ve dindar mebuslara verilmek üzere,ihtara binâen yazdırılmış gayet ehemmiyetli bir hakikattir
            291.Hazret-i Üstadın Emirdağ’ında Santral Sabrî, Sıddık Süleyman’a Arabî İşârâtü’l-İ’câz’dan verdiği derstir
            292.İfadetü’l-Meram ve kısa bir tercümesi
            293.İfadetü’l-Meram ve tercümesinin bir hulâsası
            294.Çok defa mânevî, hem çok cihetlerden ehemmiyetli iki suallerine mahrem cevap vermeye mecbur oldum
            295.Demokratların bir kısm-ı mühimmi Nurların serbestiyetine taraftar çıkmalarını bütün ruh-u canımızla tebrik ediyoruz
            296.Emirdağ’ının mânidar bir hâtırası
            297.Herbir adam eğer hanesinde dört beş çoluk çocuğu bulunsa kendi hanesini bir küçük medrese-i Nuriyeye çevirsin
            298.Bu mektupta bir ince meseleyi meşveret sûretiyle reyinizi almak için gönderdik
            299.Mahkemelerin tehirinde hayır var. Şimdiye kadar Nura ve Nurculara verilen zahmetler, rahmetlere dönmesi gösteriyor ki, bu tehirde de hayırlar var
            300.Üstadımız notalar hükmünde söyledi bizde kaleme aldık

            #696953
            Anonim

              301.Elli beş sene bir gaye-i hayalim ve hayatımın bir neticesi olan Medresetü’z-Zehranın mânevi hakikatini siz, Medresetü’z-Zehra erkânları tamamıyla gösteriyorsunuz
              302.Eski Said’in matbu eserlerinden birisi elime geçti.Merak ve dikkatle baktım. Bu fıkra hatıra geldi

              303.Medresetü’z-Zehra erkânlarının arzularıyla verilen bir dersin bir hulâsasını sizlere de söylemeyi münâsip gördük
              304.Sirâcü’n-Nur başındaki münâcâtı okudum. Ülfet ve âdet ve yeknesaklık perdeleri altında çok harika hakikatler gizleniyor gördüm
              305.Nur âleminin bir anahtarının bir hâşiyesi
              306.Zülfikar Mu’cizât-ı Ahmediye’yi tashih için açtım.Birden şu satırlar nazarıma ilişti
              307.Nurların parlak fütuhatına bir derece mümanaat fikriyle, gizli dinsizler bir kısım resmî memurları alet ederek keyfî kanunlarla ilişiyorlar
              308.“Dinî hissiyatı siyasete âlet ediyorum” diye ithamlarına karşı deriz.
              309.1952’de İstanbul’da görülen Gençlik Rehberi mahkemesine, ehl-i vukufa cevaben verilen itiraznamedir
              310.On beş sene evvel Rehberin başında yazıldığı gibi,bazı gençler kendilerinin hayat-ı dünyeviye ve uhreviyesini muhafaza için yanıma geldiler. Ben de onlara lillâh için o Rehber dersini verdim
              311.Bu arîzamı Nurla alâkadar ve hac refiklerimden Karakoçanlı Hacı Sabri kardeşimle takdim ediyorum
              312.Terbiye-i mâneviyenizin âsârını her vakit bize ihsâs eden Rahîmimene kadar şükretsem azdır
              313.Gördüğünüz meziyetler benim değil, Risâle-i Nur’undur. O da Kur’ân-ı Hakîmin bir hakikatininin bir tefsiridir
              314.Risâle-i Nur her şeyin hakikatini beyan etmiş, başka izahata ihtiyaç bırakmamış
              315.Mahkeme reisine yazılan bir mektuptur
              316.Kur’ân’ın Arabî bir tefsiri ve Risâle-i Nur’un Arabî Mesnevî-Şerifi olan ve Zülfikâr büyüklüğünde ve altınla yazılmaya layık bir mecmua dahi inşaallah teksir edilecek
              317.Bu mektup Samsun’da Büyük Cihad gazetesinde intişar etmiştir.Müfterilerin tahrikâtıyla Samsun’da muhakeme açılmasına sebep olmuştur. Muhakeme beraatle neticelenmiştir
              318.Bu vatanda şimdilik dört parti var. Biri Halk Partisi, biri Demoktart Parti, biri Millet, diğeri İttihadı İslâmdır
              319.Üstadımız Bediüzzaman Said Nursî, Samsun’da münteşir Büyük Cihad gazetesinde neşrolup orada muhakemesi görülen müdafayı İstanbul mahkemesinde okumuş ve mahkeme beraatle nihayet bulmuş
              320.Bağdat’ta çıkan ed-Difa gazetesinin muharriri İsa Abdülkadir’in Arabî makalesinin tercümesi
              321.Bağdat’ta çıkan, ehemmiyetli, siyasî bir ceride olan ed-Difa gazetesinin muharriri İsa Abdülkadir diyor ki
              322.Risâle-i Nur’un vatana, millete ve İslâmiyete büyük hizmetini kabul ve takdir eden Başvekil Adnan Menderes’e Üstadın yazdığı mektup.
              323.Adnan Menderes’e gönderilmek niyetiyle evvelce yazılan içtimaî hayatımıza ait bir hakikatin hâşiyesini takdimediyoruz
              324.Büyük Cihad gibi hâlisâne dine hizmet eden o cerideye ve onun sahip ve muharrirlerine din namına minnettâr oldum ve “Allah razı olsun” dedim.
              325.Samsun’dan gelen tebliğnâmeye karşı kısaca cevabımı Samsun Heyet-i Hâkimesine takdim ediyorum
              326.Gayet ehemmiyetli bir hâdise, bir istida ve bir şekvâdır
              327.Birinin hatasıyla başkası, hatta kardeşi de olsa mes’ul olamaz
              328.Ankara’da bir kadeşimizden Asâ-yı Mûsâ ve Gençlik Rehberini bahane ederek umum Nur Risâlelerini almak için gelmişler
              329.Heyet-i Vekileye ve Tevfik İleri’ye arz ediyoruz
              330.Doğu Üniversitesi hakkında tahrifçi bir gazeteye cevaptır
              331.Mahkememizin tehiriyle işlerin Ankara Mahkemesine havale edilmesinde çok fayda var
              332.Üstadın ziyaretçilere dair bir mektubu
              333.Hem madem Risâle-i Nur’un mesleği hıllettir. Ve Urfa ise, İbrahim Halilullah’ın bir menzilidir. İnşaallah hıllet-i İbrahimiye parlayacaktır.
              334.Urfa taşıyla, toprağıyla mübarektir
              335.Bu maddî ve mânevî iki dehşetli hastalık içerisinde şefkat hissiyle bütün zîhatların elemleri hatıra geldi
              336.Benimle görüşmek isteyen azîz kardeşlerime beyan ediyorum
              337.Üstadımız Şarkî Anadolu’da Câmiü’l-Ezhere muvafık Medresetü’z-Zehra namıyla bir İslâm Üniversitesi kurulması için çalışmış ve bunun kat’î lüzumunu daima ileri sürmüştür
              338.Yazıları beş vecihle iftira ve yalan olduğunu gördüğüm bir gazeteyi bana okudular.Böyle iftiraların hem Isparta’ya hem neşredenlere büyük zararı var
              339.Üstadımızın köylerde dolaştığına dair çıkarılan uydurma habere karşı bir cevaptır
              340.Nur talebeleri âsâyişçidirler. Âsâyişi muhafaza ettiklerinin delil-i kat’îsi şudur
              341.Denizin o dehşeti içinde kemâl-i şevkle o mübarek denizi kabul ediyordum
              342.İmân hizmetinde ihlâs-ı etemle, anarşîliği durdurmakla, âsâyişi muhafaza etmekle sabır ve tahammül gerektir. Ben de bunun için rahatımı, haysiyetimi feda ediyorum
              343.Üstadımızın vasiyetnâmesi
              344.Menderes’in Konya nutkuna dair açıklaması
              345.Madem Isparta benim hakikî bir memleketimdir. Ben ruh u canımla bu hakikî memleketime ve insanlarına hayır kazandırmak istiyorum.
              346.Üstadımız izzet-i ilmiyeyi muhafaza için eski zamandan beri en büyük reislere tenezzül etmedi
              347.Üstadımızın Afyon mahkeme heyetine görderdiği yazının suretdir
              348.Nur talebelerinin Adnan Menderes’e yazdıkları mektup
              349.Demokratlara büyük bir hakikatıihtar
              350.Yirmiüç mahkeme demişler ki: “Suç bulamıyoruz
              351.Ankara’da dindar Ahrarların kongresinde beni Diyanet Riyaseti dairesinde bir vazife ile tavzif etmeyi hararetle istemelerine
              352.İmânın dünyada bir nevî Cennet lezzetini benim hayatımda temin ettiğine dâir
              353.Üstadımızı ziyarete gelip de görüşemeyenlerin ve biz görüştürmeden gidenlerin hatırları kırılmamak için, Üstadımızın gizli harika bir ahvâl-i ruhiyesini beyan etmeye mecbur olduk
              354.Üstat Bediüzzaman Said Nursi üçüncü Eğitim Tümeni Camiine harç koydu
              355.Üstadımız Said Nursi’de billahsa son zamanlarda bir hal vâki olmuş ki, kimse ile konuşmuyor
              356.Hüseyin Avni ve Tahsin Tola ile bir hasbihaldir
              357.Vasiyetnâmenin bir zeylidir
              358.Bazı gazetelerde çıkan yalanlar hakkındaki bir tekzibi berâ-i mâlûmât gönderiyoruz
              359.“Mahkeme-i Kübrâya Şekvâ”ya bir haşiyecik olarak beyan ediyorum
              360.Reis-i Cumhura ve Başvekile yazılan bir mektuptur
              361.Hem benim ruhuma geldi ki: Senin binler, belki yüz binler bedeline ders verecek konuşacaklar var
              362.Berâ-yı malûmat hem resmî zatlara, hem dostlara mühim bir hakikati beyan ediyoruz
              363.Aleyhimizde olan Cumhuriyet gazetesi müdafaamı çok yanlış ve gayet fena bir tarzda tağyir etmiş
              364.Bu mektup aynı zamanda telgrafa veya mektupla Üstadımızın leyle-i Beratlarını tebrik eden kardeşlerimize cevaptır
              365.Umum dostlarıma ve Nur kardeşlerime bu vasiyeti ilân ediyorum
              366.Ecel muayyen olmadığı için, benim, şiddetli hastalığım her vakit gelebilir diye,evvelce yazdığım vasiyetnâmelerimi te’yiden bu vasiyetnâme de şiddetli,dahilî bir hastalığımda ihtar edildi
              367.Tevâfukatın bir nev’î de Lâfza-i Celâl’de görülen zâhir tevâfukattır. İşte, mu’cizatlı Kur’ân’ımız bu tevâfukatı gösteriyor
              368.Ankara’ya bu defa geldiğimin mühim bir sebebi, İslâmiyete ciddî taraftar Dahiliye Vekili Namık Gedik’i görmek ve İslâmiyetin kahramanı olan Adnan Beye ve Tevfik İleri gibi mühim zâtlara bir hakikati söylemektir.
              369.Gayet şiddetli hasta Üstadımıza mühim, resmî bir zâttan bir mektup geldi. Diyorki
              370.Müdde-i umumîler hakkında Üstadımızın garip bir hâlet-i ruhiyesini beyân etmek zamanı geldi
              371.Bediüzzaman Said Nursi’nin gazeteler bir mektubu
              372.Umum Nur talebelerine Üstat Bediüzzaman’ın vefatından önce vermiş olduğu en son derstir

              #723198
              Anonim

                rabbim c.c razı ve hosnut olsun ebeden daimen afiyetle ve selametle kalın insaAllah

                #724445
                Anonim
                  acizane;86595 wrote:
                  rabbim c.c razı ve hosnut olsun ebeden daimen afiyetle ve selametle kalın insaAllah

                  ecmain olsun insAllah…

                  #744012
                  Anonim

                    Allah razı olsun ellerine sağlık

                    #775145
                    Anonim

                      allah razı olsun çok güzel paylaşım

                      #775149
                      Anonim

                        Süper bir çalışma.
                        Allah razı olsun

                        #775172
                        Anonim

                          ecmain olsun insAllah……..

                          #808784
                          Anonim

                            rabbim c.c razı ve hosnut olsun ebeden daimen afiyetle ve selametle kalın insaAllah

                            #814308
                            Anonim

                              Lahikalardaki mektub izahatları hangi neşriyata göre acaba?

                            13 yazı görüntüleniyor - 16 ile 28 arası (toplam 28)
                            • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.