- Bu konu 15 yanıt içerir, 10 izleyen vardır ve en son
tarafından güncellenmiştir.
-
YazarYazılar
-
1 Ağustos 2008: 16:31 #639829
Anonim
Risale-i Nur niçin sadeleştirilemez?
Risale-i Nur Orijinal nüshaların muhafazasına ve neşrine niçin ehemmiyet vermeliyiz?
Risale-i Nur Külliyatında akıl ve kalb birlikte yürürler. Her ikisinin de gıdaları birlikte sunulmuştur. Bazı konularla akıl, bazılarında kalb daha çok hisse alsalar da, sadece akla, yahut sadece kalbe hitap eden bir ders yoktur.Kalbin aldığı hisse de üslubunda önemli bir yeri vardır. Sadeleştirmede ve tercümede bu özellik büyük ölçüde kaybolur. Dünyaca meşhur şairlerin şiirlerinin tercümelerini okuduğumuzda fazla bir zevk alamadığımız, onun harika yönünü göremediğimiz açıktır. Bu sırrı anlayan bazı zatlar, sırf bu risaleleri orijinalinden okumak için Türkçe öğrenme yoluna girmişlerdir.
Sadeleştirmede Risalelerin dilimizi de ıslah etme görevi ortadan kaybolmaktadır. Az bir gayretle bazı Osmanlıca kelimeleri öğrenmekle hem bu risalelerden daha kamil manada istifade edebiliriz, hem de Osmanlıca yazılmış diğer eserleri anlama imkanına kavuşuruz.Şu da var ki, sadeleştirme ancak normal kelimelerde olur, ıstılahların ve isimlerin ne tercümeleri ne de sadeleştirmeleri mümkündür. Her ilmin kendine has kavramları vardır, o ilme talip olan kişi bu kavramları öğrenmekle yükümlüdür. Mesela, “vacip, mümkin, vicdan, tesbih, tekbir, hamd” gibi kavramları, “Allah, Rahman, Rahim” gibi İlahi isimleri birer kelimeyle ifade etmek mümkün değildir. Bunların açıklamaları yapılacaktır. O zaman ortaya çıkan eser, sadeleştirilmiş risale değil, şerh ve izah edilmiş risale olur.
12 Ekim 2008: 12:37 #702239Anonim
Şimdi bu “sadeleştirme” kelimesini ben tam anlayamıyorum. Sade yani “tadı ve zevki daha az” demek değil midir?
12 Ekim 2008: 12:53 #702246Anonim
Revnak kardeşim, sadeleştirmek hadisesi anlaşılacak br hadise değil zaten, Risale-i nuru tağyir etmemin asri versiyonu
12 Ekim 2008: 12:57 #702249Anonim
Çağdaş yozlaşma hareketi diyorum ben abi..🙂
12 Ekim 2008: 13:01 #702253Anonim
Revnâk;33845 wrote:Çağdaş yozlaşma hareketi diyorum ben abi..🙂:)Evet kardeşim çok güzel bir ifade
12 Ekim 2008: 16:05 #702277Anonim
Sadeleştirmede Risalelerin dilimizi de ıslah etme görevi ortadan kaybolmaktadır. Az bir gayretle bazı Osmanlıca kelimeleri öğrenmekle hem bu risalelerden daha kamil manada istifade edebiliriz, hem de Osmanlıca yazılmış diğer eserleri anlama imkanına kavuşuruz.
12 Ekim 2008: 16:16 #702283Anonim
Peki ,Risaleler bu konuda ne diyor?
23 Ocak 2009: 19:24 #727869Anonim
XYZ.;33891 wrote:Peki ,Risaleler bu konuda ne diyor?Allah razı olsun ; güzel bir soru.. Ama Üstadımız bunun cevabını sarih bir surette yazmiş gibidir; hem hikmeti ile beraber… Bu cevap bizim için…Slm ve Dua ile.. MNA
Aziz, Sıddık Kardeşlerim!
23 Ocak 2009: 19:30 #727872Anonim
Alıntı:
XYZ. Nickli Üyeden Alıntı
Peki ,Risaleler bu konuda ne diyor? 
Allah razı olsun ; güzel bir soru.. Ama Üstadımız bunun cevabını sarih bir surette yazmiş gibidir; hem hikmeti ile beraber… Bu cevap bizim için…Slm ve Dua ile.. MNA(ikinci bir mesaj olarak yazayım.. uzun oldugundan mi bilmiyoırum ama hepsini bir sayfada kabul etmedi…)
23 Ocak 2009: 19:32 #727874Anonim
ben risalelerin günümüz türkçesine çevrilmesinden yanayım…
sırf osmanlıca kelime fazlalığından anlaşılmıyor hissi veriyor ve
anlayamadıkları için o zevki alamıyorlar…
ki güünümüzdede osmanlıca ve bu kelimelere nur talebelerinden başka yaklaşan yok..
o yüzden herkesin yaklaşması için günümüz türkçesine çevrilmelli…
ki risaleler belagatta değil verdiği örnekli anlatımı sayesinde güzel bir anlatım içindedir…23 Şubat 2010: 08:41 #767034Anonim
Risale-i Nur niçin sadeleştirilemez?
Orjinal nushaların muhafazasına ve neşrine niçin ehemmiyet vermeliyiz?
Risale-i Nur Külliyatında akıl ve kalb birlikte yürürler. Her ikisinin de gıdaları birlikte sunulmuştur. Bazı konularla akıl, bazılarında kalb daha çok hisse alsalar da, sadece akla, yahut sadece kalbe hitap eden bir ders yoktur.Kalbin aldığı hisse de üslubunda önemli bir yeri vardır. Sadeleştirmede ve tercümede bu özellik büyük ölçüde kaybolur. Dünyaca meşhur şairlerin şiirlerinin tercümelerini okuduğumuzda fazla bir zevk alamadığımız, onun harika yönünü göremediğimiz açıktır. Bu sırrı anlayan bazı zatlar, sırf bu risaleleri orijinalinden okumak için Türkçe öğrenme yoluna girmişlerdir.
Sadeleştirmede Risalelerin dilimizi de ıslah etme görevi ortadan kaybolmaktadır. Az bir gayretle bazı Osmanlıca kelimeleri öğrenmekle hem bu risalelerden daha kamil manada istifade edebiliriz, hem de Osmanlıca yazılmış diğer eserleri anlama imkanına kavuşuruz.
Şu da var ki, sadeleştirme ancak normal kelimelerde olur, ıstılahların ve isimlerin ne tercümeleri ne de sadeleştirmeleri mümkündür. Her ilmin kendine has kavramları vardır, o ilme talip olan kişi bu kavramları öğrenmekle yükümlüdür. Mesela, “vacip, mümkin, vicdan, tesbih, tekbir, hamd” gibi kavramları, “Allah, Rahman, Rahim” gibi İlahi isimleri birer kelimeyle ifade etmek mümkün değildir. Bunların açıklamaları yapılacaktır. O zaman ortaya çıkan eser, sadeleştirilmiş risale değil, şerh ve izah edilmiş risale olur.
kaynak:sorularlarisale-i nur8 Nisan 2010: 21:13 #769049Anonim
Risale i nurlari osmanlicadan okumayanlar , sadelestirilmis Risale i nur mu okumus oluyorlar ?
10 Nisan 2010: 07:07 #769122Anonim
@Eclairs 189002 wrote:
Risale i nurlari osmanlicadan okumayanlar , sadelestirilmis Risale i nur mu okumus oluyorlar ?
bunu bir abimize sordum, cevabı aşağıdaki gibi oldu;
hayır,
k.kerimi meali gibi çevrilmiş şeklini okumuş olur
çeviri ne oranda kaliteli ilse o oranda istifade eder,
eksikse eksik
yanlışsa yanlış
doğruysa doğru
ama herzaman için tercih edilen
aslından okumaktır
12 Nisan 2010: 14:37 #769220Anonim
@Eclairs 189002 wrote:
Risale i nurlari osmanlicadan okumayanlar , sadelestirilmis Risale i nur mu okumus oluyorlar ?
bu sorunuzu
risale-i nurları günümüz türkçesiyle okumuş olanlar sadelestirilmis Risale- i nur mu okumus oluyorlar ? …
olarak değerlendirirsek;
bilmiş olmamız gerekir ki Üstad (RA) Hazretleri bizzatihi kendisi günümüz harfleriyle basımına rıza göstermiştir..
ve hatta basımında maddi ihtiyaçlar için başta merhum Tahiri Mutlu (RA) Ağabeyimiz olmak üzre birçok talebeleri tarlasını ve mal varlıklarını satarak risale-i nurun matbaalarda basımı için himmetlerde bulunmuşlardır…
12 Nisan 2010: 15:53 #769229Anonim
@OrhanCAN 189427 wrote:
bu sorunuzu
risale-i nurları günümüz türkçesiyle okumuş olanlar sadelestirilmis Risale- i nur mu okumus oluyorlar ? …
olarak değerlendirirsek;
bilmiş olmamız gerekir ki Üstad (RA) Hazretleri bizzatihi kendisi günümüz harfleriyle basımına rıza göstermiştir..
ve hatta basımında maddi ihtiyaçlar için başta merhum Tahiri Mutlu (RA) Ağabeyimiz olmak üzre birçok talebeleri tarlasını ve mal varlıklarını satarak risale-i nurun matbaalarda basımı için himmetlerde bulunmuşlardır…
anladığım kadarıyla günümüz türkçesinden kastınız latin harfleri değil mi?
yani risalelerde geçen osmanlıca, farsça veya arabça kelimelerin günümüz türkçe karşılıkları ile yazılmış halleri değil, misal “misal” kelimesinin günümüz türkçe karşılığı “örnek” tir diyerek türkçeye çevrilmiş halleri değil.
evet üstad hz. latin harfleri için Hz. Ali (ks) den ruhsat aldığını beyan ediyor ve basımına öylece izin vermiş.
osmanlıca harici derken, diğer dilleri de düşünmek lazım sanırım, ingilizcesi almancası bir çok dile çevrildi risaleler Elhamdulillah
ama malum hiç bir eser ilk yazıldığı dil ve hal dışında asıl güzelliğini bütünlüğünü tamı tamına koruyamıyor..risalelerle tanıştıktan sonra osmanlıcayı türkçeyi öğrenmeye çalışan çok kardeşlerimiz olduğu haberlerini alıyoruz abilerimizden ablalarımızdan, sanırım bunu en çok onlar hissediyorlar.
-
YazarYazılar
- Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.