- Bu konu 1 yanıt içerir, 1 izleyen vardır ve en son
Anonim tarafından güncellenmiştir.
-
YazarYazılar
-
21 Haziran 2010: 16:39 #662993
Anonim
Metin
Allah (c.c.), Metîn’dir. Yani, emir ve hükümlerinde sonsuz kudret ve kuvvet sahibidir. Cenab-ı Hak, kudreti ve kuvveti azalıp çoğalmayan, zâtında ve sıfatlarında değişiklik kabul etmeyen, noksanlıklardan ve kemâlsizliklerden uzak olan, emir ve irâdesinde şiddetli ve kuvvetli bulunan, “Ol!” emri ile her şeyi ansızın olduran, emri kudreti demek olan Zât-ı Akdestir.
Ebû Hüreyre’nin (r.a.) Peygamber Efendimizden (a.s.m.) rivâyet ettiği Metîn ismi Kur’ân’da da vârit olmuştur. Cenab-ı Hak kendi Zât-ı Muâllâsını Metîn ismiyle şöyle zikreder: “Şüphesiz Rezzâk olan, kuvvet Sâhibi ve Metîn olan Allah’tır.” (Zariyat Sûresi: 58)
Allah’ın kudretine nisbeten yıldızların yaratılmalarının zerreler kadar hafif olduğunu beyan eden Bedîüzzaman, zerrelerin de san’atça ve yaratılışça yıldızlardan geri kalmadığını, en büyük şeyin, en küçük şey kadar kolay, en küçük şeyin de en büyük şey kadar san’atlı yaratıldığını, hadsiz fertlerin bir tek fert kadar rahat; bir tek ferdin de hadsiz fertler kadar intizamlı halk edildiğini, ihtişamlı ve kapsamlı bir bütünün, husûsî ve az bir parça kadar kolay; husûsî bir parçanın da ihtişamlı bir bütün kadar san’atlı ve hikmetli îcat edildiğini, koca yeryüzünün bir ağaç kadar rahat; bir ağacın da koca yeryüzü kadar süslü ve nakışlı ihya edildiğini ve diriltildiğini, dağ gibi bir ağacın tırnak gibi bir çekirdek kadar rahat; tırnak kadar bir çekirdeğin de dağ gibi bir ağaç kadar hârika inşâ edildiğini kaydeder.
Bedîüzzaman’a göre, bir şey her yönüyle bir zâtın öz malı olsa, onun zıddı ona zarar vermez. Çünkü, bir zâtî özellikte iki zıtlık birleşmez. Bu mantıken mümkün değildir. Madem ki, “kudret” Allah’ın zâtına mahsustur. Öyleyse, Allah’ın zâtî olan kudretinde, kudretin zıddı olan zayıflık ve noksanlık bulunmaz. Çünkü, bir şeyde mertebelerin bulunması, o şeye zıddının müdâhalesiyle mümkündür. Zâtî olan kudret, zıddı olan âcizlikten etkilenmediğinden bu kudrete mertebeler de müdâhale edemez.
Öyleyse, hiçbir mâni O kudreti, tecellîden alıkoyamaz. Hiçbir îcat Ona ağır gelmez. Elbette insanlığın büyük haşrini bir bahar kadar kolay; bir baharı bir ağaç kadar rahat; bir ağacı da bir çiçek kadar zahmetsiz îcat ettiği gibi, bir çiçeği bir ağaç kadar san’atlı; bir ağacı bir bahar kadar mu’cizeli; bir baharı da insanlığın büyük haşri gibi cemiyetli, karmaşık ve hârika olarak halk eder ve gözümüz önünde halk ediyor.
Bediüzzaman Saîd Nursî’ye göre, Cenab-ı Hakkın vaat ve tehditleri metîn ve şiddetli olduğu gibi, gönderdiği büyük din de metîndir; ebediyete kabiliyetli olan âhiret yurdu da metîndir; hattâ dünya ve içindekiler dahî bir derece metîndir. Şu halde Kur’ân’a kulak vermeli ve Allah’ın vaatlerinden hareketle ikinci hayat olan âhiret hayatı için muhakkak hazırlık yapmalıdır. Âlemde inkâr edemeyeceğimiz göz kamaştıran düzen, herkesi kucaklayan rahmet ve herkese el uzatan nimet, haşrin muhakkak kurulacağına ve âhiretin muhakkak geleceğine en büyük şâhitler ve deliller hükmündedirler
ALINTI
-
YazarYazılar
- Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.