- Bu konu 370 yanıt içerir, 51 izleyen vardır ve en son
Anonim tarafından güncellenmiştir.
-
YazarYazılar
-
29 Mayıs 2009: 16:13 #744535
Anonim
- Her hakikî hasenat gibi cesaretin dahi menbaı, imandır, ubudiyettir. Her seyyiat gibi cebanetin dahi menbaı, dalalettir. Evet tam münevver-ül kalb bir âbidi, küre-i arz bomba olup patlasa, ihtimaldir ki, onu korkutmaz. Belki hârika bir kudret-i samedaniyeyi, lezzetli bir hayret ile seyredecek. Fakat meşhur bir münevver-ül akıl denilen kalbsiz bir fâsık feylesof ise; gökte bir kuyruklu yıldızı görse, yerde titrer. “acaba bu serseri yıldız arzımıza çarpmasın mı?” der; evhama düşer.
Sözlerden29 Mayıs 2009: 20:19 #744586Anonim
- Tevhid iki çeşittir. Biri tevhid-i âmî ve zahirîdir ki, “Cenâb-ı Hak birdir; şeriki, naziri yoktur. Bu kâinat onundur.”İkincisi tevhid-i hakikîdir ki, herşey üstünde sikke-i kudretini ve hâtem-i rububiyetini ve nakş-ı kalemini görmekle, doğrudan doğruya herşeyden Onun nuruna karşı bir pencere açıp, Onun birliğine ve herşey Onun dest-i kudretinden çıktığına ve ulûhiyetinde ve rububiyetinde ve mülkünde hiçbir vecihle hiçbir şeriki ve muini olmadığına, şuhuda yakın bir yakinle tasdik edip iman getirmektir ve bir nevi huzur-u daimî elde etmektir.
Tılsımlardan29 Mayıs 2009: 20:23 #744587Anonim
“Ey tabip efendi sen dinle, ben söyleyeyim. Tabibe, tıp dersi vermek fuzuliliktir. Ama, hastalığı teşhise yardım edecek noktaları anlatmak, hastanın görevidir….
Tarihçe-i hayattan29 Mayıs 2009: 20:26 #744588Anonim
NurYolcusu;131028 wrote:“Ey tabip efendi sen dinle, ben söyleyeyim. Tabibe, tıp dersi vermek fuzuliliktir. Ama, hastalığı teşhise yardım edecek noktaları anlatmak, hastanın görevidir….Tarihçe-i hayattan
:048::048:Harika…
29 Mayıs 2009: 20:28 #744592Anonim
ReşHa;131030 wrote::048::048:Harika…Allah razı olsun kardeşim….
Rabbim bizleri Kur’an ın ve Risale-i nurların nuruyla nurlanan kullarından eylesin inşaallah….:gül::gül::gül:29 Mayıs 2009: 20:38 #744598Anonim
Onu tanıyan ve itaat eden zindanda dahi olsa bahtiyardır. Onu unutan saraylarda da olsa zindandadır, bedbahttır. Hattâ bir bahtiyar mazlum i’dam olunurken bedbaht zalimlere demiş: “Ben i’dam olmuyorum. Belki terhis ile saadete gidiyorum. Fakat ben de sizi i’dam-ı ebedî ile mahkûm gördüğümden sizden tam intikamımı alıyorum.” Lâ ilahe illallah diyerek sürur ile teslim-i ruh eder….
Gençlik rehberinden30 Mayıs 2009: 06:59 #744661Anonim
İbadetin ruhu, ihlâstır. İhlâs ise, yapılan ibadetin yalnız emredildiği için yapılmasıdır. Eğer başka bir hikmet ve bir faide ibadete illet gösterilse, o ibadet bâtıldır. Faideler, hikmetler yalnız müreccih olabilirler, illet olamazlar.
30 Mayıs 2009: 18:20 #744741Anonim
Nasıl güneş ziya vermeksizin mümkün değildir. Öyle de, Ulûhiyet de peygamberleri göndermekle kendini göstermeksizin mümkün değildir.Hem hiç mümkün olur mu ki, nihayet kemalde olan bir cemal, gösterici ve tarif edici bir vasıta ile kendini göstermek istemesin?Hem mümkün olur mu ki, gayet cemalde bir kemal-i san’at, onun üzerine enzar-ı dikkati celb eden bir dellâl vasıtasıyla teşhir istemesin?
Reşhalar: zülfikardan
30 Mayıs 2009: 20:02 #744774Anonim
Evet, şu güzerân-ı hayat, bir uykudur; bir rüyâ gibi geçti. Şu temelsiz ömür dahi, bir rüzgâr gibi uçar gider.
30 Mayıs 2009: 20:19 #744777Anonim
Dünyayı ve ondaki mahlukatı manayı harfiyle sev, Manayı ismiyle sevme.
“ne kadar güzel yapılmış” de..
“ne kadar güzeldir” deme..SöZLeR..
30 Mayıs 2009: 20:32 #744778Anonim
İşte, dünya süslü bir menzildir. Herbirimizin hayatı bir endam aynasıdır.
günün anlam ve önemini belirten bir vecize benim için…
31 Mayıs 2009: 09:14 #744846Anonim
Bil ki, her yeni gün, sana, hem herkese bir yeni âlemin kapısıdır.
Sözler | Yirmi Birinci Söz | 246
Işlediğimiz herbir günah, kafamıza giren herbir şüphe, kalb ve ruhumuza yaralar açar.
Lemalar | İkinci Lem´a | 14
5 Haziran 2009: 15:46 #745773Anonim
Senin başına gelen zulümler ve musibetlerin altında kaderin adaleti var. İnsanlar, senin yapmadığın bir işle sana zulmediyorlar. Fakat kader, senin gizli hatalarına binaen, o musibet eliyle seni hem terbiye, hem hatana kefaret ediyor.
Emirdağ Lâhikası | 173
Tarihçe-i Hayat | Altıncı Kısım : Emirdağ Hayatı | 432
Hizmet Rehberi | Yedinci Bölüm | 2755 Haziran 2009: 15:46 #745774Anonim
Senin başına gelen zulümler ve musibetlerin altında kaderin adaleti var. İnsanlar, senin yapmadığın bir işle sana zulmediyorlar. Fakat kader, senin gizli hatalarına binaen, o musibet eliyle seni hem terbiye, hem hatana kefaret ediyor.
Emirdağ Lâhikası | 173
Tarihçe-i Hayat | Altıncı Kısım : Emirdağ Hayatı | 432
Hizmet Rehberi | Yedinci Bölüm | 27511 Haziran 2009: 19:51 #746591Anonim
- Risale-i Nur şakirtleri, tam ihtiyatla beraber, bir taarruz olduğu vakitte münakaşa etmesinler, aldırmasınlar. Aldanan ehl-i ilim ve imansa, dost olsunlar, “Biz size ilişmiyoruz. Siz de bize ilişmeyiniz. Biz ehl-i imanla kardeşiz” deyip yatıştırsınlar.
Asayı Musadan -
YazarYazılar
- Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.