- Bu konu 198 yanıt içerir, 2 izleyen vardır ve en son
Anonim tarafından güncellenmiştir.
-
YazarYazılar
-
17 Mayıs 2018: 07:09 #823501
Anonim
Hücumat-ı Sitte Risalesi
(Mektûbat sh: 412)
ﺑِﺴْﻢِ ﺍﻟﻠَّﻪِ ﺍﻟﺮَّﺣْﻤَﻦِ ﺍﻟﺮَّﺣِﻴﻢِ
Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla
ﻭَﻟﺎَ ﺗَﺮْﻛَﻨُٓﻮﺍ ﺍِﻟَﻰ ﺍﻟَّﺬِﻳﻦَ ﻇَﻠَﻤُﻮﺍ ﻓَﺘَﻤَﺴَّﻜُﻢُ ﺍﻟﻨَّﺎﺭُ
Zulmedenlere en küçük bir meyil dahi göstermeyin; yoksa Cehennem ateşi size de dokunur. (Hûd Sûresi, 11:113)
(Mektûbat sh: 414)
ﺍَﻟﻠَّﻬُﻢَّ ﺍﻏْﻔِﺮْ ﻟِﻠْﻤُﺆْﻣِﻨِﻴﻦَ ﻭَ ﺍﻟْﻤُﺆْﻣِﻨَﺎﺕِ
Allahım, erkek, kadın bütün mü’minleri mağfiret et.
ﺍِﺗَّﻘُﻮﺍ ﻓِﺮَﺍﺳَﺔَ ﺍﻟْﻤُﺆْﻣِﻦِ ﻓَﺎِﻧَّﻪُ ﻳَﻨْﻈُﺮُ ﺑِﻨُﻮﺭِ ﺍﻟﻠَّﻪِ
Mü’minin ferasetinden sakının; çünkü o Allah’ın nuruyla bakar. (Tirmizî, Tefsiru Sûre 15:6; Ebû Nuaym, Hılyetü’l-Evliyâ, 4:94; el-Heysemî, Mecmeu’z-Zevâid, 10:268; el-Aclûnî, Keşfü’l-Hafâ, 1:42)
ﺍَ ْﻟﺎَﺧِﻠﺎَّٓﺀُ ﻳَﻮْﻣَﺌِﺬٍ ﺑَﻌْﻀُﻬُﻢْ ﻟِﺒَﻌْﺾٍ ﻋَﺪُﻭٌّ ﺍِﻟﺎَّ ﺍﻟْﻤُﺘَّﻘِﻴﻦَ
O gün dostlar birbirine düşman kesilir -ancak takvâ sahipleri müstesna. (Zuhruf Sûresi, 43:67)(Mektûbat sh: 415)
ﺍِﻧَّﺎ ﻧَﺤْﻦُ ﻧَﺰَّﻟْﻨَﺎ ﺍﻟﺬِّﻛْﺮَ ﻭَ ﺍِﻧَّﺎ ﻟَﻪُ ﻟَﺤَﺎﻓِﻈُﻮﻥَ
Şüphesiz ki zikri (vahyi, Kur’ân’ı) Biz indirdik; onu koruyan da elbette Biziz. (Hicr Sûresi, 15:9)
(Mektûbat sh: 416)
ﺣَﺴْﺒُﻨَﺎ ﺍﻟﻠَّﻪُ ﻭَﻧِﻌْﻢَ ﺍﻟْﻮَﻛِﻴﻞُ
Allah bize yeter; O ne güzel vekildir. (Âl-i İmrân Sûresi, 3:173)
(Mektûbat sh: 417)
ﻗُﻞْ ﺍِﻥَّ ﺍﻟْﻤَﻮْﺕَ ﺍﻟَّﺬِﻯ ﺗَﻔِﺮُّﻭﻥَ ﻣِﻨْﻪُ ﻓَﺎِﻧَّﻪُ ﻣُﻠﺎَﻗِﻴﻜُﻢْ
De ki: Kaçıp durduğunuz ölüm mutlaka gelip sizi bulacaktır. (Cum’a Sûresi, 62:
(Mektûbat sh: 418)
ﺍِﻥَّ ﺍﻟﻠَّﻪَ ﻫُﻮَ ﺍﻟﺮَّﺯَّﺍﻕُ ﺫُﻭ ﺍﻟْﻘُﻮَّﺓِ ﺍﻟْﻤَﺘِﻴﻦُ
Şüphesiz ki rızık veren, mutlak kudret ve kuvvet sahibi olan ancak Allah’tır. (Zâriyat Sûresi, 51:58)
(Mektûbat sh: 427)
ﻳَٓﺎ ﺍَﻳُّﻬَﺎ ﺍﻟَّﺬِﻳﻦَ ﺍَﻣَﻨُﻮﺍ ﺍﺻْﺒِﺮُﻭﺍ ﻭَﺻَﺎﺑِﺮُﻭﺍ ﻭَﺭَﺍﺑِﻄُﻮﺍ ﻭَﺍﺗَّﻘُﻮﺍ ﺍﻟﻠَّﻪَ ﻟَﻌَﻠَّﻜُﻢْ ﺗُﻔْﻠِﺤُﻮﻥَ
Ey iman edenler! Sabırlı olun, sabır yarışında düşmanlarınızı geride bırakın, her an cihada hazırlıklı bulunun ve Allah’tan korkun ki kurtuluşa eresiniz. (Âl-i İmrân Sûresi, 3:200)
ﻭَﻟﺎَ ﺗَﺸْﺘَﺮُﻭﺍ ﺑِﺎَﻳَﺎﺗِﻰ ﺛَﻤَﻨًﺎ ﻗَﻠِﻴﻠﺎً
Benim âyetlerimi, az bir dünya menfaatiyle değiştirmeyin. (Bakara Sûresi, 2:41)
ﺳُﺒْﺤَﺎﻥَ ﺭَﺑِّﻚَ ﺭَﺏِّ ﺍﻟْﻌِﺰَّﺓِ ﻋَﻤَّﺎ ﻳَﺼِﻔُﻮﻥَ ﻭَﺳَﻠﺎَﻡٌ ﻋَﻠَﻰ ﺍﻟْﻤُﺮْﺳَﻠِﻴﻦَ ﻭَ ﺍﻟْﺤَﻤْﺪُ ﻟِﻠَّﻪِ ﺭَﺏِّ ﺍﻟْﻌَﺎﻟَﻤِﻴﻦَ
İzzet sahibi Rabbin, onların yakıştırdıklarından münezzehtir. Bütün peygamberlere selâm olsun. Hamd ise Âlemlerin Rabbi olan Allah’a mahsustur. (Sâffât Sûresi, 31:180-182)
ﺳُﺒْﺤَﺎﻧَﻚَ ﻟﺎَ ﻋِﻠْﻢَ ﻟَﻨَٓﺎ ﺍِﻟﺎَّ ﻣَﺎ ﻋَﻠَّﻤْﺘَﻨَٓﺎ ﺍِﻧَّﻚَ ﺍَﻧْﺖَ ﺍﻟْﻌَﻠِﻴﻢُ ﺍﻟْﺤَﻜِﻴﻢُ
Seni her türlü noksandan tenzih ederiz. Senin bize öğrettiğinden başka bilgimiz yoktur. Muhakkak ki Sen, ilmi ve hikmeti herşeyi kuşatan Alîm-i Hakîmsin. (Bakara Sûresi, 2:32)ﺍَﻟﻠَّﻬُﻢَّ ﺻَﻞِّ ﻭَ ﺳَﻠِّﻢْ ﻋَﻠَﻰ ﺳَﻴِّﺪِﻧَﺎ ﻣُﺤَﻤَّﺪٍ ﺍﻟﻨَّﺒِﻰِّ ﺍْﻟﺎُﻣِّﻰِّ ﺍﻟْﺤَﺒِﻴﺐِ ﺍﻟْﻌَﺎﻟِﻰ ﺍﻟْﻘَﺪْﺭِ ﺍﻟْﻌَﻈِﻴﻢِ ﺍﻟْﺠَﺎﻩِ ﻭَ ﻋَﻠَٓﻰ ﺍَﻟِﻪِ ﻭَ ﺻَﺤْﺒِﻪِ ﻭَ ﺳَﻠِّﻢْ ﺍَﻣِﻴﻦَ
Allahım! Kadri pek yüce ve makamı pek büyük olan Habibin, Ümmî Peygamber, Efendimiz Muhammed’e ve âline ve ashabına salât ve selâm et. Âmin
(Mektûbat sh: 429)17 Mayıs 2018: 07:10 #823502Anonim
Es’ile-i Sitte Risalesi
ﺑِﺴْﻢِ ﺍﻟﻠَّﻪِ ﺍﻟﺮَّﺣْﻤَﻦِ ﺍﻟﺮَّﺣِﻴﻢِ
Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla
ﻭَﻣَﺎ ﻟَﻨَٓﺎ ﺍَﻟﺎَّ ﻧَﺘَﻮَﻛَّﻞَ ﻋَﻠَﻰ ﺍﻟﻠَّﻪِ ﻭَﻗَﺪْ ﻫَﺪَﻳﻨَﺎ ﺳُﺒُﻠَﻨَﺎ ﻭَﻟَﻨَﺼْﺒِﺮَﻥَّ ﻋَﻠَﻰ ﻣَٓﺎ ﺍَﺫَﻳْﺘُﻤُﻮﻧَﺎ ﻭَﻋَﻠَﻰ ﺍﻟﻠَّﻪِ ﻓَﻠْﻴَﺘَﻮَﻛَّﻞِ ﺍﻟْﻤُﺘَﻮَﻛِّﻠُﻮﻥَ
O bize yollarımızı dosdoğru gösterdiği hâlde, bize ne oluyor ki Ona tevekkül etmeyelim? Bize yaptığınız ezalara karşı sabredeceğiz. Tevekkül etmek isteyenler Allah’a güvensinler. (İbrahim Sûresi, 14:12.)
(Mektûbat sh: 432)
ﺍَﻟَّﺬِﻳﻦَ ﻗَﺎﻝَ ﻟَﻬُﻢُ ﺍﻟﻨَّﺎﺱُ ﺍِﻥَّ ﺍﻟﻨَّﺎﺱَ ﻗَﺪْ ﺟَﻤَﻌُﻮﺍ ﻟَﻜُﻢْ ﻓَﺎﺧْﺸَﻮْﻫُﻢْ ﻓَﺰَﺍﺩَﻫُﻢْ ﺍِﻳﻤَﺎﻧًﺎ ﻭَ ﻗَﺎﻟُﻮﺍ ﺣَﺴْﺒُﻨَﺎ ﺍﻟﻠَّﻪُ ﻭَﻧِﻌْﻢَ ﺍﻟْﻮَﻛِﻴﻞُ
Onlar öyle kimselerdir ki, insanlar onlara ‘Düşman size karşı büyük bir kuvvet topladı; onlardan korkun’ dedikleri zaman onların imanı ziyadeleşti ve ‘Allah bize yeter; O ne güzel vekildir’ dediler. (Âl-i İmrân Sûresi, 3:173)
(Mektûbat sh: 433)17 Mayıs 2018: 07:11 #823503Anonim
İşarat-ı Seb’a Risalesi
ﺑِﺴْﻢِ ﺍﻟﻠَّﻪِ ﺍﻟﺮَّﺣْﻤَﻦِ ﺍﻟﺮَّﺣِﻴﻢِ
Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla
ﻓَﺎَﻣِﻨُﻮﺍ ﺑِﺎﻟﻠَّﻪِ ﻭَﺭَﺳُﻮﻟِﻪِ ﺍﻟﻨَّﺒِﻰِّ ﺍْﻟﺎُﻣِّﻰِّ ﺍﻟَّﺬِﻯ ﻳُﺆْﻣِﻦُ ﺑِﺎﻟﻠَّﻪِ ﻭَﻛَﻠِﻤَﺎﺗِﻪِ ﻭَﺍﺗَّﺒِﻌُﻮﻩُ ﻟَﻌَﻠَّﻜُﻢْ ﺗَﻬْﺘَﺪُﻭﻥَ
Allah’a ve Resulüne iman edin ki, o ümmî peygamber de Allah’a ve Onun sözlerine iman etmiştir. Ve ona uyun -tâ ki doğru yolu bulmuş olasınız. (A’râf Sûresi, 1:158)
ﻳُﺮِﻳﺪُﻭﻥَ ﺍَﻥْ ﻳُﻄْﻔِﺆُ ﺍ ﻧُﻮﺭَ ﺍﻟﻠَّﻪِ ِﺑﺎَﻓْﻮَﺍﻫِﻬِﻢْ ﻭَﻳَﺎْﺑَﻰ ﺍﻟﻠَّﻪُ ﺍِﻟﺎَّٓ ﺍَﻥْ ﻳُﺘِﻢَّ ﻧُﻮﺭَﻩُ ﻭَﻟَﻮْ ﻛَﺮِﻩَ ﺍﻟْﻜَﺎﻓِﺮُﻭﻥَ
Allah’ın nurunu üflemekle söndürmek isterler. Allah ise nurunu tamamlamaktan başka birşeye razı olmaz -kâfirler isterse hoşlanmasınlar. (Tevbe Sûresi, 9:32)
(Mektûbat sh: 436)
ﻳَﻤْﺮُﻗُﻮﻥَ ﻣِﻦَ ﺍﻟﺪِّﻳﻦِ ﻛَﻤَﺎ ﻳَﻤْﺮُﻕُ ﺍﻟﺴَّﻬْﻢُ ﻣِﻦَ ﺍﻟْﻘَﻮْﺱِ
Okun yaydan fırlaması gibi dinden çıkarlar. (Buharî, Enbiyâ: 6; Menâkıb: 25; Meğâzî: 61; Fedâilü’l-Kur’ân: 36; Edeb: 95; Tevhid: 23, 51; İstitâbe: 95; Müslim, Zekât: 142-144, 147, 148, 154, 156, 159; Ebû Dâvud, Sünnet: 28; Tirmizî, Fiten: 24; Nesâî, Zekât: 79, Tahrîm: 26; İbni Mâce, Mukaddime: 12; Muvattâ’, Messü’l-Kur’ân: 10; Müsned, 1:88, 3:5, 4:145, 5:42)
ﺳَﻴِّﺪُ ﺍﻟْﻘَﻮْﻡِ ﺧَﺎﺩِﻣُﻬُﻢْ
Milletin efendisi, onlara hizmet edendir.” el-Mağribî, Câmiu’ş-Şeml, 1:450, no. 1668; el-Aclûnî, Keşfü’l-Hafâ, 2:463
ﺧَﻴْﺮُ ﺍﻟﻨَّﺎﺱِ ﻣَﻦْ ﻳَﻨْﻔَﻊُ ﺍﻟﻨَّﺎﺱَ
İnsanların en hayırlısı onlara en faydalı olandır. (el-Aclûnî, Keşfü’l-Hafâ, 2:463; el-Münâvî, Feyzü’l-Kadîr, 3:481, no. 4044)
ﺍَﻓَﻠﺎَ ﺗَﻌْﻘِﻠُﻮﻥَ
Akıl etmiyor musunuz? (Bakara Sûresi, 2:44)
ﺍَﻓَﻠﺎَ ﻳَﺘَﺪَﺑَّﺮُﻭﻥَ
İyice düşünmüyorlar mı? (Nisâ Sûresi, 4:82)
ﺍَﻓَﻠﺎَ ﻳَﺘَﻔَﻜَّﺮُﻭﻥَ
Hiç tefekkür etmezler mi? (En’âm Sûresi, 6:50)
(Mektûbat sh: 440)
ﺍَﻟﻠَّﻬُﻢَّ ﺻَﻞِّ ﻋَﻠَﻰ ﺳَﻴِّﺪِﻧَﺎ ﻣُﺤَﻤَّﺪٍ ﻭَ ﻋَﻠَٓﻰ ﺍَﻝِ ﺳَﻴِّﺪِﻧَﺎ ﻣُﺤَﻤَّﺪٍ ﻛَﻤَﺎ ﺻَﻠَّﻴْﺖَ ﻋَﻠَﻰ ﺍِﺑْﺮَﺍﻫِﻴﻢَ ﻭَ ﻋَﻠَٓﻰ ﺍَﻝِ ﺍِﺑْﺮَﺍﻫِﻴﻢَ ﻓِﻰ ﺍﻟْﻌَﺎﻟَﻤِﻴﻦَ ﺍِﻧَّﻚَ ﺣَﻤِﻴﺪٌ ﻣَﺠِﻴﺪٌ
Allahım! Tıpkı âlemlerde İbrahim’e ve İbrahim’in âline salât ettiğin gibi, Efendimiz Muhammed’e ve Efendimiz Muhammed’in âline de salât et. Muhakkak ki Sen her türlü hamd ve övgüye nihayetsiz derecede lâyıksın ve şan ve şerefin herşeyden nihayetsiz derecede yüksektir.(Mektûbat sh: 442)
ﺳُﺒْﺤَﺎﻧَﻚَ ﻟﺎَ ﻋِﻠْﻢَ ﻟَﻨَٓﺎ ﺍِﻟﺎَّ ﻣَﺎ ﻋَﻠَّﻤْﺘَﻨَٓﺎ ﺍِﻧَّﻚَ ﺍَﻧْﺖَ ﺍﻟْﻌَﻠِﻴﻢُ ﺍﻟْﺤَﻜِﻴﻢُ
Seni her türlü noksandan tenzih ederiz. Senin bize öğrettiğinden başka bilgimiz yoktur. Muhakkak ki Sen, ilmi ve hikmeti herşeyi kuşatan Alîm-i Hakîmsin. (Bakara Sûresi, 2:32)
ﺍَﻟْﺤَﻤْﺪُ ﻟِﻠَّﻪِ ﺍﻟَّﺬِﻯ ﻫَﺪَﻳﻨَﺎ ﻟِﻬَﺬَﺍ ﻭَﻣَﺎ ﻛُﻨَّﺎ ﻟِﻨَﻬْﺘَﺪِﻯَ ﻟَﻮْﻟﺎَ ﺍَﻥْ ﻫَﺪَﻳﻨَﺎ ﺍﻟﻠَّﻪُ ﻟَﻘَﺪْ ﺟَٓﺎﺀَﺕْ ﺭُﺳُﻞُ ﺭَﺑِّﻨَﺎ ﺑِﺎﻟْﺤَﻖِّ
Dediler: Bizi buna eriştiren Allah’a hamd olsun; ve eğer Allah hidayet etmeseydi, biz kendiliğimizden buna erişemezdik. Gerçekten Rabbimizin peygamberleri bize hakkı getirdiler. (A’râf Sûresi, 7:43)
ﺍَﻟﻠَّﻬُﻢَّ ﺻَﻞِّ ﻋَﻠَﻰ ﺳَﻴِّﺪِﻧَﺎ ﻣُﺤَﻤَّﺪٍ ﻭَ ﻋَﻠَٓﻰ ﺍَﻝِ ﺳَﻴِّﺪِﻧَﺎ ﻣُﺤَﻤَّﺪٍ ﻛَﻤَﺎ ﺻَﻠَّﻴْﺖَ ﻋَﻠَﻰ ﺳَﻴِّﺪِﻧَﺎ ﺍِﺑْﺮَﺍﻫِﻴﻢَ ﻭَ ﻋَﻠَٓﻰ ﺍَﻝِ ﺍِﺑْﺮَﺍﻫِﻴﻢَ ﻓِﻰ ﺍﻟْﻌَﺎﻟَﻤِﻴﻦَ ﺍِﻧَّﻚَ ﺣَﻤِﻴﺪٌ ﻣَﺠِﻴﺪٌ
Allahım! Tıpkı âlemlerde İbrahim’e ve İbrahim’in âline salât ettiğin gibi, Efendimiz Muhammed’e ve Efendimiz Muhammed’in âline de salât et. Muhakkak ki Sen her türlü hamd ve övgüye nihayetsiz derecede lâyıksın ve şan ve şerefin herşeyden nihayetsiz derecede yüksektir.17 Mayıs 2018: 07:12 #823504Anonim
Rumuzat-ı Semaniye Risalesi
“Sekiz Remiz”dir, yani sekiz küçük risaledir. Şu remizlerin esası, İlm-i Cifr’in mühim bir düsturu ve ulûm-u hafiyenin mühim bir anahtarı ve bir kısım esrar-ı gaybiye-i Kur’aniyenin mühim bir miftahı olan tevafuktur.
(Mektûbat sh: 443)17 Mayıs 2018: 07:13 #823505Anonim
Telvihat-ı Tis’a Risalesiﺑِﺴْﻢِ ﺍﻟﻠَّﻪِ ﺍﻟﺮَّﺣْﻤَﻦِ ﺍﻟﺮَّﺣِﻴﻢِ
ﺟَﺰَﺍﻫُﻢُ ﺍﻟﻠَّﻪُ ﺧَﻴْﺮًﺍ ﻛَﺜِﻴﺮًﺍ
Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla.
ﺍَﻟﺎَٓ ﺍِﻥَّ ﺍَﻭْﻟِﻴَٓﺎﺀَ ﺍﻟﻠَّﻪِ ﻟﺎَ ﺧَﻮْﻑٌ ﻋَﻠَﻴْﻬِﻢْ ﻭَﻟﺎَﻫُﻢْ ﻳَﺤْﺰَﻧُﻮﻥَ
İyi bilin ki, Allah’ın dostları için ne bir korku vardır, ne de onlar mahzun olurlar. (Yûnus Sûresi, 10:62)
Allah onları bol hayırla mükâfatlandırsın.
(Mektûbat sh: 451)
ﺍَﻟْﺤَﻤْﺪُ ﻟِﻠَّﻪِ ﻋَﻠَﻰ ﻛُﻞِّ ﺣَﺎﻝٍ
Her hal üzere Allah’a hamd olsun. (Kenzü’l-Ummâl, 1:72, 181; Tirmizî, 5:518, hadîs no: 3599; İbni Mâce, 1:92, hadîs no: 251, 2:1260, hadîs no: 3830)
(Mektûbat sh: 452)
ﻣُﺤَﺎﻟَﺴْﺖْ ﺳَﻌْﺪِﻯ ﺑَﺮَﺍﻩِ ﺻَﻔَﺎ ٭ ﻇَﻔَﺮْ ﺑُﺮْﺩَﻥْ ﺟُﺰْ ﺩَﺭْ ﭘَﻰِ ﻣُﺼْﻄَﻔَﻰ
Yani: Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm’ın caddesinden hariç ve onun arkasından gitmeyen muhaldir ki; hakikî envâr-ı hakikata vâsıl olabilsin.”
ﻭَﻣَﺎ ﺍﻟْﺤَﻴَﺎﺓُ ﺍﻟﺪُّﻧْﻴَﺎ ﺍِﻟﺎَّ ﻣَﺘَﺎﻉُ ﺍﻟْﻐُﺮُﻭﺭِ
Dünya hayatı, aldatıcı bir menfaatten başka birşey değildir. (Âl-i İmrân Sûresi, 3:185)
(Mektûbat sh: 457)
ﺳُﺒْﺤَﺎﻧَﻚَ ﻟﺎَ ﻋِﻠْﻢَ ﻟَﻨَٓﺎ ﺍِﻟﺎَّ ﻣَﺎ ﻋَﻠَّﻤْﺘَﻨَٓﺎ ﺍِﻧَّﻚَ ﺍَﻧْﺖَ ﺍﻟْﻌَﻠِﻴﻢُ ﺍﻟْﺤَﻜِﻴﻢُ
Seni her türlü noksandan tenzih ederiz. Senin bize öğrettiğinden başka bilgimiz yoktur. Muhakkak ki Sen, ilmi ve hikmeti herşeyi kuşatan Alîm-i Hakîmsin. (Bakara Sûresi, 2:32)
ﺍَﻟﻠَّﻬُﻢَّ ﺻَﻞِّ ﻭَ ﺳَﻠِّﻢْ ﻋَﻠَﻰ ﺍﻟْﻐَﻮْﺙِ ﺍْﻟﺎَﻛْﺒَﺮِ ﻓِﻰ ﻛُﻞِّ ﺍﻟْﻌُﺼُﻮﺭِ ﻭَ ﺍﻟْﻘُﻄْﺐِ ﺍْﻟﺎَﻋْﻈَﻢِ ﻓِﻰ ﻛُﻞِّ ﺍﻟﺪُّﻫُﻮﺭِ ﺳَﻴِّﺪِﻧَﺎ ﻣُﺤَﻤَّﺪٍ ﺍﻟَّﺬِﻯ ﺗَﻈَﺎﻫَﺮَﺕْ ﺣِﺸْﻤَﺔُ ﻭَﻟﺎَﻳَﺘِﻪِ ﻭَ ﻣَﻘَﺎﻡُ ﻣَﺤْﺒُﻮﺑِﻴَّﺘِﻪِ ﻓِﻰ ﻣِﻌْﺮَﺍﺟِﻪِ ﻭَ ﺍِﻧْﺪَﺭَﺝَ ﻛُﻞُّ ﺍﻟْﻮَﻟﺎَﻳَﺎﺕِ ﻓِﻰ ﻇِﻞِّ ﻣِﻌْﺮَﺍﺟِﻪِ ﻭَ ﻋَﻠَٓﻰ ﺍَﻟِﻪِ ﻭَ ﺻَﺤْﺒِﻪِٓ ﺍَﺟْﻤَﻌِﻴﻦَ ﺍَﻣِﻴﻦَ ﻭَ ﺍﻟْﺤَﻤْﺪُ ﻟِﻠَّﻪِ ﺭَﺏِّ ﺍﻟْﻌَﺎﻟَﻤِﻴﻦَ
Allahım! Bütün asırların gavs-ı ekberi ve bütün çağların kutb-u âzamı olan Efendimiz Muhammed’e ve bütün âl ve ashabına salât ve selâm et -o Efendimiz ki, Miracında haşmet-i velâyeti ve makam-ı mahbubiyeti tezahür etmiştir ve bütün velâyetler onun Miracının gölgesinde münderiç bulunmaktadır. Hamd, Âlemlerin Rabbi olan Allah’a mahsustur.
(Mektûbat sh: 458)
ﺑِﺴْﻢِ ﺍﻟﻠَّﻪِ ﺍﻟﺮَّﺣْﻤَﻦِ ﺍﻟﺮَّﺣِﻴﻢِ
Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla
ﻓَﻠﺎَ ﺗُﺰَﻛُّٓﻮﺍ ﺍَﻧْﻔُﺴَﻜُﻢْ
Nefislerinizi temize çıkarmayın. (Necm Sûresi, 53:32)
ﻭَﻟﺎَ ﺗَﻜُﻮﻧُﻮﺍ ﻛَﺎﻟَّﺬِﻳﻦَ ﻧَﺴُﻮﺍ ﺍﻟﻠَّﻪَ ﻓَﺎَﻧْﺴَﻴﻬُﻢْ ﺍَﻧْﻔُﺴَﻬُﻢْ
Allah’ı unutanlar gibi olmayın ki, Allah da onlara kendi nefislerini unutturmuştur. (Haşir Sûresi, 59:19)
(Mektûbat sh: 459)
ﻣَٓﺎ ﺍَﺻَﺎﺑَﻚَ ﻣِﻦْ ﺣَﺴَﻨَﺔٍ ﻓَﻤِﻦَ ﺍﻟﻠَّﻪِ ﻭَﻣَٓﺎ ﺍَﺻَﺎﺑَﻚَ ﻣِﻦْ ﺳَﻴِّﺌَﺔٍ ﻓَﻤِﻦْ ﻧَﻔْﺴِﻚَ
Sana her ne iyilik erişirse Allah’tandır. Sana her ne kötülük gelirse, o da kendi nefsindendir. (Nisâ Sûresi, 4:79)
ﻛُﻞُّ ﺷَﻲْﺀٍ ﻫَﺎﻟِﻚٌ ﺍِﻟﺎَّ ﻭَﺟْﻬَﻪُ
Herşey helâk olup gidicidir -Ona bakan yüzü müstesnâ. (Kasas Sûresi, 28:88)
ﻓَﻠﺎَ ﺗُﺰَﻛُّٓﻮﺍ ﺍَﻧْﻔُﺴَﻜُﻢْ
Nefislerinizi temize çıkarmayın. (Necm Sûresi, 53:32)
ﻣَﻦِ ﺍﺗَّﺨَﺬَ ﺍِﻟَﻬَﻪُ ﻫَﻮَﻳﻪُ
Nefsinin arzusunu kendine mâbud edinen kimse. (Furkan Sûresi, 25:43)
ﻭَﻟﺎَ ﺗَﻜُﻮﻧُﻮﺍ ﻛَﺎﻟَّﺬِﻳﻦَ ﻧَﺴُﻮﺍ ﺍﻟﻠَّﻪَ ﻓَﺎَﻧْﺴَﻴﻬُﻢْ ﺍَﻧْﻔُﺴَﻬُﻢْ
Allah’ı unutanlar gibi olmayın ki, Allah da onlara kendi nefislerini unutturmuştur. (Haşir Sûresi, 59:19)
ﻣَٓﺎ ﺍَﺻَﺎﺑَﻚَ ﻣِﻦْ ﺣَﺴَﻨَﺔٍ ﻓَﻤِﻦَ ﺍﻟﻠَّﻪِ ﻭَﻣَٓﺎ ﺍَﺻَﺎﺑَﻚَ ﻣِﻦْ ﺳَﻴِّﺌَﺔٍ ﻓَﻤِﻦْ ﻧَﻔْﺴِﻚَ
Sana her ne iyilik erişirse Allah’tandır. Sana her ne kötülük gelirse, o da kendi nefsindendir. (Nisâ Sûresi, 4:79)
(Mektûbat sh: 460)
ﻗَﺪْ ﺍَﻓْﻠَﺢَ ﻣَﻦْ ﺯَﻛَّﻴﻬَﺎ
Nefsini günahlardan arındıran kurtuluşa ermiştir. (Şems Sûresi, 91:9)
ﻛُﻞُّ ﺷَﻲْﺀٍ ﻫَﺎﻟِﻚٌ ﺍِﻟﺎَّ ﻭَﺟْﻬَﻪُ
Herşey helâk olup gidicidir -Ona bakan yüzü müstesnâ. (Kasas Sûresi, 28:88)
(Mektûbat sh: 461)
17 Mayıs 2018: 07:14 #823506Anonim
Otuzuncu Mektub
İşarat-ül İ’caz Risalesi 1914-1916 tarihinde te’lif edilmiş ve 1918 yılında neşredilmiştir. Matbu’, Arabî “İşarat-ül İ’caz Tefsiri”dir.17 Mayıs 2018: 07:14 #823507Anonim
Otuzbirinci Mektub
Ekserisi 1930-34 yıllarında Barla’da te’lif edilmiştir. Bir kısmı 1934 sonu ve 1935 başında Isparta’da; mütebakisi 1935-1936’da Eskişehir Hapishanesinde te’lif edilmiştir. Otuzbir “Lem’a”dır.17 Mayıs 2018: 07:15 #823508Anonim
Otuzikinci Mektub
Bu Lemaat Risalesi Evkaf-ı İslâmiye Matbaası İstanbul’da 1331-1339 (1921) tarihinde te’lif edilmiş ve neşredilmiştir. Kendi kendine manzum tarzını alan matbu’ “Lemaat” risalesidir. Aynı zamanda “Otuzikinci Lem’a” olup, “Sözler” mecmuasının âhirinde neşredilmiştir.17 Mayıs 2018: 07:16 #823509Anonim
Otuzüçüncü Mektub
Otuzüçüncü Mektup, Pencereler Risalesi olup 1929 yılında Barla’da te’lif edilmiştir. Marifet-i İlahiyeye pencereler açan “Otuzüç Pencereli Risale” olup, bir cihette “Otuzüçüncü Söz” olduğundan Sözler Mecmuasında neşredilmiş, buraya dercedilmemiştir.
(Mektûbat sh: 462)17 Mayıs 2018: 09:15 #823510Anonim
ﻭَ ﺑِﺎْﻟﺎَﻳَﺔِ ﺍﻟْﻜُﺒْﺮَﻯ ﺍَﻣِﻨِّﻰ ﻣِﻦَ ﺍﻟْﻔَﺠَﺖْ ٭ ﻭَ ﺑِﺤَﻖِّ ﻓَﻘَﺞٍ ﻣَﻊَ ﻣَﺨْﻤَﺔٍ ﻳَٓﺎ ﺍِﻟَﻬَﻨَﺎ
Yâ Rab! Âyetü’l-Kübrâ hakkı için beni bütün sıkıntılardan kurtar, eman ve emniyet ver. (Celcelutiye)
ﻭَ ﺑِﺎَﺳْﻤَٓﺎﺋِﻚَ ﺍﻟْﺤُﺴْﻨَﻰ ﺍَﺟِﺮْﻧِﻰ ﻣِﻦَ ﺍﻟﺸَّﺘَﺖْ
Güzel isimlerin ile beni sıkıntı ve perişaniyetten koru.
ﺣُﺮُﻭﻑٌ ﻟِﺒَﻬْﺮَﺍﻡٍ ﻋَﻠَﺖْ ﻭَ ﺗَﺸَﺎﻣَﺨَﺖْ ٭ ﻭَ ﺍﺳْﻢُ ﻋَﺼَﺎ ﻣُﻮﺳَﻰ ﺑِﻪِ ﺍﻟﻈُّﻠْﻤَﺔُ ﺍﻧْﺠَﻠَﺖْ
Öyle nurlu harfler ki Mars yıldızı gibi yücedir. Asâ-yı Mûsa ismiyle karanlıklar dağılır.
(Mektûbat sh: 463)
ﺣُﺮُﻭﻑٌ ﻟِﺒَﻬْﺮَﺍﻡٍ ﻋَﻠَﺖْ ﻭَ ﺗَﺸَﺎﻣَﺨَﺖْ
Öyle nurlu harfler ki Mars yıldızı gibi yücedir.
ﻭَ ﺍﺳْﻢُ ﻋَﺼَﺎ ﻣُﻮﺳَﻰ ﺑِﻪِ ﺍﻟﻈُّﻠْﻤَﺔُ ﺍﻧْﺠَﻠَﺖْ
Asâ-yı Mûsa ismiyle karanlıklar dağılır.
ﻭَ ﺑِﺎْﻟﺎَﻳَﺔِ ﺍﻟْﻜُﺒْﺮَﻯ
Âyetü’l-Kübrâ hakkı için
ﻭَ ﺑِﺎْﻟﺎَﻳَﺔِ ﺍﻟْﻜُﺒْﺮَﻯ ﺍَﻣِﻨِّﻰ ﻣِﻦَ ﺍﻟْﻔَﺠَﺖْ
Ayet-ül Kübra hakkı için beni bütün sıkıntılardan kurtar.
ﺑِﺎَﺳْﻤَٓﺎﺋِﻚَ ﺍﻟْﺤُﺴْﻨَﻰ
Güzel isimlerin ile
ﻭَﺑِﺎَﺳْﻤَٓﺎﺋِﻚَ ﺍﻟْﺤُﺴْﻨَﻰ ﺍَﺟِﺮْﻧِﻰ ﻣِﻦَ ﺍﻟﺸَّﺘَﺖْ
Güzel isimlerin ile beni sıkıntı ve perişaniyetten koru.
(Mektûbat sh: 464)
ﺑَﺪَﺋْﺖُ ﺑِﺒِﺴْﻢِ ﺍﻟﻠَّﻪِ ﺭُﻭﺣِﻰ ﺑِﻪِ ﺍﻫْﺘَﺪَﺕْ ٭ ﺍِﻟَﻰ ﻛَﺸْﻒِ ﺍَﺳْﺮَﺍﺭٍ ﺑِﺒَﺎﻃِﻨِﻪِ ﺍﻧْﻄَﻮَﺕْ
Sırlar hazinesi olan Bismillah ile başladım. Ruhum, onunla o hazineyi keşfetti.
ﺑِﺎَﺳْﻤَٓﺎﺋِﻚَ ﺍﻟْﺤُﺴْﻨَﻰ ﺍَﺟِﺮْﻧِﻰ ﻣِﻦَ ﺍﻟﺸَّﺘَﺖْ
Güzel isimlerin ile beni sıkıntı ve perişaniyetten koru.
ﺣُﺮُﻭﻑٌ ﻟِﺒَﻬْﺮَﺍﻡٍ ﻋَﻠَﺖْ ﻭَ ﺗَﺸَﺎﻣَﺨَﺖْ
Öyle nurlu harfler ki Mars yıldızı gibi yücedir.
(Mektûbat sh: 465)
ﻭَ ﺍﺳْﻢُ ﻋَﺼَﺎ ﻣُﻮﺳَﻰ ﺑِﻪِ ﺍﻟﻈُّﻠْﻤَﺔُ ﺍﻧْﺠَﻠَﺖْ
Asâ-yı Mûsa ismiyle karanlıklar dağılır.
(Mektûbat sh: 466)
ﺭَﺑَّﻨَﺎ ﻟﺎَ ﺗُﺆَﺍﺧِﺬْﻧَٓﺎ ﺍِﻥْ ﻧَﺴِﻴﻨَٓﺎ ﺍَﻭْ ﺍَﺧْﻄَﺎْﻧَﺎ
Ey Rabbimiz! Unutur veya hatâya düşer de bir kusur işlediysek bizi onunla hesaba çekme. (Bakara Sûresi, 2:286)
(Mektûbat sh: 468)17 Mayıs 2018: 09:18 #823511Anonim
Hakikat Çekirdekleri
Seçme vecizeler olup 1920-21 yıllarında İstanbul’da telif edilmiştir.
ﺑِﺴْﻢِ ﺍﻟﻠَّﻪِ ﺍﻟﺮَّﺣْﻤَﻦِ ﺍﻟﺮَّﺣِﻴﻢِ
Rahman ve Rahim Olan Allahın adıyla.
ﺍَﻟْﺤَﻤْﺪُ ﻟِﻠَّﻪِ ﺭَﺏِّ ﺍﻟْﻌَﺎﻟَﻤِﻴﻦَ ﻭَ ﺍﻟﺼَّﻠﺎَﺓُ ﻭَ ﺍﻟﺴَّﻠﺎَﻡُ ﻋَﻠَﻰ ﺳَﻴِّﺪِﻧَﺎ ﻣُﺤَﻤَّﺪٍ ﻭَ ﻋَﻠَٓﻰ ﺍَﻟِﻪِ ﻭَ ﺻَﺤْﺒِﻪِٓ ﺍَﺟْﻤَﻌِﻴﻦَ
Hamd, övgü alemlerin Rabbi olan Allah’adır. Salat ve selam da, Efendimiz Muhammed (a.s.m.)’a ve O’nun âline ve ashabının hepsine olsun.
(Mektûbat sh: 469)
ﺳُﺒْﺤَﺎﻧَﻚَ ﻟﺎَ ﻗُﺪْﺭَﺓَ ﻟَﻨَٓﺎ ﺍِﻧَّﻚَ ﺍَﻧْﺖَ ﺍﻟْﻌَﺰِﻳﺰُ ﺍﻟْﺤَﻜِﻴﻢُ
Seni her türlü noksan sıfatlardan tenzih ederiz. Senin bize verdiğinden başka bizim hiçbir kudretimiz yoktur. Muhakkak ki sen yüce olansın ve her şeyi hikmetle yapansın.
(Mektûbat sh: 473)
ﻟﺎَ ﻳَﻠْﺰَﻡُ ﻣِﻦْ ﻟُﺰُﻭﻡِ ﺻِﺪْﻕِ ﻛُﻞِّ ﻗَﻮْﻝٍ ﻗَﻮْﻝُ ﻛُﻞِّ ﺻِﺪْﻕٍ
“Her söz doğru olmalı; her doğru, söz olmamalı!” Her sözün doğru olmasının gerekliliğinden, her doğruyu söylemek gerekmez.
(Mektûbat sh: 475)
ﺍَﻟْﺠَﻤْﻌِﻴَّﺔُ ﺍﻟَّﺘِﻰ ﻓِﻴﻬَﺎ ﺍﻟﺘَّﺴَﺎﻧُﺪُ ﺍَﻟَﺔٌ ﺧُﻠِﻘَﺖْ ﻟِﺘَﺤْﺮِﻳﻚِ ﺍﻟﺴَّﻜَﻨَﺎﺕِ ﻭَﺍﻟْﺠَﻤَﺎﻋَﺔُ ﺍﻟَّﺘِﻰ ﻓِﻴﻬَﺎ ﺍﻟﺘَّﺤَﺎﺳُﺪُ ﺍَﻟَﺔٌ ﺧُﻠِﻘَﺖْ ﻟِﺘَﺴْﻜِﻴﻦِ ﺍﻟْﺤَﺮَﻛَﺎﺕِ
İçinde dayanışma olan cemiyet, durgun halleri harekete geçirmek için bir vasıtadır, içinde kıskanma olan cemaat ise işleri karıştırıp faaliyetleri durdurur.
(Mektûbat sh: 477)
ﺍِﺫَﺍ ﺗَﺎَﻧَّﺚَ ﺍﻟﺮِّﺟَﺎﻝُ ﺑِﺎﻟﺘَّﻬَﻮُّﺱِ ٭ ﺗَﺮَﺟَّﻞَ ﺍﻟﻨِّﺴَٓﺎﺀُ ﺑِﺎﻟﺘَّﻮَﻗُّﺢِ
Erkekler hevâ ve hevesle kadınlaşırsa, kadınlar da hayasızlıkla erkekleşir.
(Mektûbat sh: 478)
ﺍِﺫَﺍ ﻭَﺍﺯَﻧْﺖَ ﺑَﻴْﻦَ ﺣَﻮَﺍﺱِّ ﺣُﻮَﻳْﻨَﺔٍ ﺧُﺮْﺩَﺑِﻴﻨِﻴَّﺔٍ ﻭَﺣَﻮَﺍﺱِّ ﺍْﻟﺎِﻧْﺴَﺎﻥِ ﺗَﺮَﻯ ﺳِﺮًّﺍ ﻋَﺠِﻴﺒًﺎ
Hurdebinî bir hayvanın hasseleri insanın hasseleriyle muvazene edildiğinde, acip bir sır görürsün.
ﺍِﻥَّ ﺍْﻟﺎِﻧْﺴَﺎﻥَ ﻛَﺼُﻮﺭَﺓِ ﻳَﺲٓ ﻛُﺘِﺐَ ﻓِﻴﻬَﺎ ﺳُﻮﺭَﺓُ ﻳَﺲٓ
İnsan, içinde Yâsin Sûresi yazılmış bir Yâsin sûreti ﻳَﺲٓ gibidir.
(Mektûbat sh: 482)
ﺑِﺎﺳْﻤِﻪِ ﺳُﺒْﺤَﺎﻧَﻪُ
Her türlü noksan sıfatlardan yüce olan Allah’ın adıyla.17 Mayıs 2018: 09:19 #823512Anonim
Lem’alar [FONT="]
[/FONT](Lem’alar sh: 5)
ﺑِﺴْﻢِ ﺍﻟﻠَّﻪِ ﺍﻟﺮَّﺣْﻤَﻦِ ﺍﻟﺮَّﺣِﻴﻢِ
Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla
ﻓَﻨَﺎﺩَﻯ ﻓِﻰ ﺍﻟﻈُّﻠُﻤَﺎﺕِ ﺍَﻥْ ﻟﺎَٓ ﺍِﻟَﻪَ ﺍِﻟﺎَّٓ ﺍَﻧْﺖَ ﺳُﺒْﺤَﺎﻧَﻚَ ﺍِﻧِّﻰ ﻛُﻨْﺖُ ﻣِﻦَ ﺍﻟﻈَّﺎﻟِﻤِﻴﻦَ
Karanlıklar içinde niyaz etti: ‘Senden başka ilâh yoktur. Seni her türlü noksandan tenzih ederim. Gerçekten ben kendine zulmedenlerden oldum.’ (Enbiyâ Sûresi, 21:87)
ﺍِﺫْ ﻧَﺎﺩَﻯ ﺭَﺑَّﻪُٓ ﺍَﻧِّﻰ ﻣَﺴَّﻨِﻰَ ﺍﻟﻀُّﺮُّ ﻭَﺍَﻧْﺖَ ﺍَﺭْﺣَﻢُ ﺍﻟﺮَّﺍﺣِﻤِﻴﻦَ
Rabbine şöyle niyaz etmişti: ‘Bana gerçekten zarar dokundu. Sen ise merhametlilerin en merhametlisisin.’ (Enbiyâ Sûresi, 21:83)
ﻓَﺎِﻥْ ﺗَﻮَﻟَّﻮْﺍ ﻓَﻘُﻞْ ﺣَﺴْﺒِﻰَ ﺍﻟﻠَّﻪُ ﻟﺎَٓ ﺍِﻟَﻪَ ﺍِﻟﺎَّ ﻫُﻮَ ﻋَﻠَﻴْﻪِ ﺗَﻮَﻛَّﻠْﺖُ ﻭَﻫُﻮَ ﺭَﺏُّ ﺍﻟْﻌَﺮْﺵِ ﺍﻟْﻌَﻈِﻴﻢِ
Eğer senden yüz çevirecek olurlarsa de ki: Allah bana yeter. Ondan başka ibadete lâyık hiçbir ilâh yoktur. Ben Ona tevekkül ettim. Yüce Arşın Rabbi Odur. (Tevbe Sûresi, 9:129)
ﺣَﺴْﺒُﻨَﺎ ﺍﻟﻠَّﻪُ ﻭَﻧِﻌْﻢَ ﺍﻟْﻮَﻛِﻴﻞُ
Allah bana yeter; O ne güzel vekildir. (Âl-i İmrân Sûresi, 3:173)
ﻟﺎَ ﺣَﻮْﻝَ ﻭَﻟﺎَ ﻗُﻮَّﺓَ ﺍِﻟﺎَّ ﺑِﺎﻟﻠَّﻪِ ﺍﻟْﻌَﻠِﻰِّ ﺍﻟْﻌَﻈِﻴﻢِ
Havl ve kuvvet, ancak herşeyden yüce ve nihayetsiz azamet sahibi olan Allah’a aittir. (Ayrıca bk. Buhârî, Meğâzî: 38; Müslim, Zikr: 44-46)
ﺑَﺎﻗِٓﻰ ﺍَﻧْﺖَ ﺍﻟْﺒَﺎﻗِﻰ ٭ ﻳَﺎ ﺑَﺎﻗِٓﻰ ﺍَﻧْﺖَ ﺍﻟْﺒَﺎﻗِﻰ
Bâkî kalan ancak sensin, ey Bâkî. Bâkî kalan ancak sensin, ey Bâkî.
ﻟِﻠَّﺬِﻳﻦَ ﺍَﻣَﻨُﻮﺍ ﻫُﺪًﻯ ﻭَ ﺷِﻔَٓﺎﺀٌ
[Kur’ân] iman edenler için bir hidayet rehberi ve bir şifadır. (Fussilet Sûresi, 41:44)17 Mayıs 2018: 09:21 #823513Anonim
Birinci Lem’a
Bu Lem’a, 1932’de Barla’da telif edilmiştir.
(Lem’alar sh: 6)
ﻟﺎَٓ ﺍِﻟَﻪَ ﺍِﻟﺎَّٓ ﺍَﻧْﺖَ ﺳُﺒْﺤَﺎﻧَﻚَ ﺍِﻧِّﻰ ﻛُﻨْﺖُ ﻣِﻦَ ﺍﻟﻈَّﺎﻟِﻤِﻴﻦَ
Senden başka ilâh yoktur. Seni her türlü noksandan tenzih ederim. Gerçekten ben kendine zulmedenlerden oldum. (Enbiyâ Sûresi, 21:87)
(Lem’alar sh: 7)
ﻟﺎَٓ ﺍِﻟَﻪَ ﺍِﻟﺎَّٓ ﺍَﻧْﺖَ ﺳُﺒْﺤَﺎﻧَﻚَ ﺍِﻧِّﻰ ﻛُﻨْﺖُ ﻣِﻦَ ﺍﻟﻈَّﺎﻟِﻤِﻴﻦَ
Senden başka ilâh yoktur. Seni her türlü noksandan tenzih ederim. Gerçekten ben kendine zulmedenlerden oldum. (Enbiyâ Sûresi, 21:87)
ﻟﺎَٓ ﺍِﻟَﻪَ ﺍِﻟﺎَّٓ ﺍَﻧْﺖَ
Senden başka ilâh yoktur
ﺳُﺒْﺤَﺎﻧَﻚَ
Sen her noksandan münezzehsin.
ﺍِﻧِّﻰ ﻛُﻨْﺖُ ﻣِﻦَ ﺍﻟﻈَّﺎﻟِﻤِﻴﻦَ
Gerçekten ben kendine zulmedenlerden oldum.
ﻟﺎَٓ ﺍِﻟَﻪَ ﺍِﻟﺎَّٓ ﺍَﻧْﺖَ ﺳُﺒْﺤَﺎﻧَﻚَ ﺍِﻧِّﻰ ﻛُﻨْﺖُ ﻣِﻦَ ﺍﻟﻈَّﺎﻟِﻤِﻴﻦَ
Senden başka ilâh yoktur. Seni her türlü noksandan tenzih ederim. Gerçekten ben kendine zulmedenlerden oldum. (Enbiyâ Sûresi, 21:87)
ﺳُﺒْﺤَﺎﻧَﻚَ ﻟﺎَ ﻋِﻠْﻢَ ﻟَﻨَٓﺎ ﺍِﻟﺎَّ ﻣَﺎ ﻋَﻠَّﻤْﺘَﻨَٓﺎ ﺍِﻧَّﻚَ ﺍَﻧْﺖَ ﺍﻟْﻌَﻠِﻴﻢُ ﺍﻟْﺤَﻜِﻴﻢُ
Seni her türlü noksandan tenzih ederiz. Senin bize öğrettiğinden başka bilgimiz yoktur. Muhakkak ki Sen, ilmi ve hikmeti herşeyi kuşatan Alîm-i Hakîmsin. (Bakara Sûresi, 2:32)
(Lem’alar sh:17 Mayıs 2018: 09:22 #823514Anonim
İkinci Lem’a
Bu Lem’a, 1932’de Barla’da telif edilmiştir.
ﺑِﺴْﻢِ ﺍﻟﻠَّﻪِ ﺍﻟﺮَّﺣْﻤَﻦِ ﺍﻟﺮَّﺣِﻴﻢِ
Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla
ﺍِﺫْ ﻧَﺎﺩَﻯ ﺭَﺑَّﻪُٓ ﺍَﻧِّﻰ ﻣَﺴَّﻨِﻰَ ﺍﻟﻀُّﺮُّ ﻭَﺍَﻧْﺖَ ﺍَﺭْﺣَﻢُ ﺍﻟﺮَّﺍﺣِﻤِﻴﻦَ
(Eyyub’u da hatırla ki,) Rabbine şöyle niyaz etmişti: ‘Bana gerçekten zarar dokundu. Sen ise merhametlilerin en merhametlisisin.’ (Enbiyâ Sûresi, 21:83)
ﺭَﺏِّ ﺍِﻧِّﻰ ﻣَﺴَّﻨِﻰَ ﺍﻟﻀُّﺮُّ ﻭَﺍَﻧْﺖَ ﺍَﺭْﺣَﻢُ ﺍﻟﺮَّﺍﺣِﻤِﻴﻦَ
Ey Rabbim! Bana gerçekten zarar dokundu. Sen ise merhametlilerin en merhametlisisin.
(Lem’alar sh: 9)
ﺑَﻞْ ﺭَﺍﻥَ ﻋَﻠَﻰ ﻗُﻠُﻮﺑِﻬِﻢْ
Kazandıkları günahlar, kalblerini kaplayıp karartmıştır. (Mutaffifîn Sûresi, 83:14)
ﻣَﺎﻟِﻚُ ﺍﻟْﻤُﻠْﻚِ ﻳَﺘَﺼَﺮَّﻑُ ﻓِﻰ ﻣُﻠْﻜِﻪِ ﻛَﻴْﻒَ ﻳَﺸَٓﺎﺀُ
Mülkün mâliki, mülkünde dilediği gibi tasarruf eder.
(Lem’alar sh: 10)
ﺍَﻟْﺤَﻤْﺪُ ﻟِﻠَّﻪِ ﻋَﻠَﻰ ﻛُﻞِّ ﺣَﺎﻝٍ ﺳِﻮَﻯ ﺍﻟْﻜُﻔْﺮِ ﻭَﺍﻟﻀَّﻠﺎَﻝِ
Küfür ve dalâletten başka her türlü hal için Allah’a hamd olsun. (Feyzü’l-Kadir, 1:368, 662. Ayrıca bk. Tirmizî, Deavât: 45; İbni Mâce, Mukaddime: 23; Dua: 2.)
(Lem’alar sh: 14)17 Mayıs 2018: 09:22 #823515Anonim
Üçüncü Lem’a
Bu Lem’a, 1932’de Barla’da telif edilmiştir.
ﺑِﺴْﻢِ ﺍﻟﻠَّﻪِ ﺍﻟﺮَّﺣْﻤَﻦِ ﺍﻟﺮَّﺣِﻴﻢِ
Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla
ﻛُﻞُّ ﺷَﻲْﺀٍ ﻫَﺎﻟِﻚٌ ﺍِﻟﺎَّ ﻭَﺟْﻬَﻪُ ﻟَﻪُ ﺍﻟْﺤُﻜْﻢُ ﻭَﺍِﻟَﻴْﻪِ ﺗُﺮْﺟَﻌُﻮﻥَ
Herşey helâk olup gidicidir -Ona bakan yüzü müstesnâ. Hüküm sadece Ona aittir; siz de Ona döndürüleceksiniz. (Kasas Sûresi, 28:88)
ﻳَﺎ ﺑَﺎﻗِٓﻰ ﺍَﻧْﺖَ ﺍﻟْﺒَﺎﻗِﻰ ٭ ﻳَﺎ ﺑَﺎﻗِٓﻰ ﺍَﻧْﺖَ ﺍﻟْﺒَﺎﻗِﻰ
Bâkî kalan ancak Sensin, ey Bâkî. Bâkî kalan ancak Sensin, ey Bâkî.
(Lem’alar sh: 15)
ﻳَﺎ ﺑَﺎﻗِٓﻰ ﺍَﻧْﺖَ ﺍﻟْﺒَﺎﻗِﻰ
Bâkî kalan ancak Sensin, ey Bâkî.
ﻳَﺎ ﺑَﺎﻗِﻰ
“Madem sen bâkisin, yeter; herşeye bedelsin. Madem sen varsın, herşey var.”(Lem’alar sh: 16)
ﻳَﺎ ﺑَﺎﻗِٓﻰ ﺍَﻧْﺖَ ﺍﻟْﺒَﺎﻗِﻰ
Bâkî kalan ancak Sensin, ey Bâkî.
ﺳِﻨَﺔُ ﺍﻟْﻔِﺮَﺍﻕِ ﺳَﻨَﺔٌ ﻭَ ﺳَﻨَﺔُ ﺍﻟْﻮِﺻَﺎﻝِ ﺳِﻨَﺔٌ
“Firakın bir saniyesi, bir sene kadar uzundur ve visalin bir senesi, bir saniye kadar kısadır.”
(Lem’alar sh: 17)
ﺍَﺭْﺽُ ﺍﻟْﻔَﻠﺎَﺕِ ﻣَﻊَ ﺍْﻟﺎَﻋْﺪَﺍﺀِ ﻓِﻨْﺠَﺎﻥٌ ﺳَﻢُّ ﺍﻟْﺨِﻴَﺎﻁِ ﻣَﻊَ ﺍْﻟﺎَﺣْﺒَﺎﺏِ ﻣَﻴْﺪَﺍﻥٌ
Düşmanla beraber sahrâ, bir fincan kadar dar; ahbapla beraber iğne deliği, bir meydan kadar geniştir. (bk. İbnü’l-Cevzî, el-Müdhiş: 1:385; el-Aclûnî, Keşfü’l-Hafâ: 2:246)
(Lem’alar sh: 18)
ﻳَﺎ ﺑَﺎﻗِٓﻰ ﺍَﻧْﺖَ ﺍﻟْﺒَﺎﻗِﻰ
Bâkî kalan ancak Sensin, ey Bâkî.
ﺳُﺒْﺤَﺎﻧَﻚَ ﻟﺎَ ﻋِﻠْﻢَ ﻟَﻨَٓﺎ ﺍِﻟﺎَّ ﻣَﺎ ﻋَﻠَّﻤْﺘَﻨَٓﺎ ﺍِﻧَّﻚَ ﺍَﻧْﺖَ ﺍﻟْﻌَﻠِﻴﻢُ ﺍﻟْﺤَﻜِﻴﻢُ
Seni her türlü noksandan tenzih ederiz. Senin bize öğrettiğinden başka bilgimiz yoktur. Muhakkak ki Sen, ilmi ve hikmeti herşeyi kuşatan Alîm-i Hakîmsin. (Bakara Sûresi, 2:32)
ﺭَﺑَّﻨَﺎ ﻟﺎَ ﺗُﺆَﺍﺧِﺬْﻧَٓﺎ ﺍِﻥْ ﻧَﺴِﻴﻨَٓﺎ ﺍَﻭْ ﺍَﺧْﻄَﺎْﻧَﺎ
Ey Rabbimiz, unutur veya hataya düşer de bir kusur işlersek bizi onunla hesaba çekme. (Bakara Sûresi, 2:286)
ﻗَﺎﻝَ ﻗَٓﺎﺋِﻞٌ ﻣِﻨْﻬُﻢْ ﻛَﻢْ ﻟَﺒِﺜْﺘُﻢْ ﻗَﺎﻟُﻮﺍ ﻟَﺒِﺜْﻨَﺎ ﻳَﻮْﻣًﺎ ﺍَﻭْ ﺑَﻌْﺾَ ﻳَﻮْﻡٍ
İçlerinden söze başlayan biri, ‘Bu halde ne kadar kaldık?’ diye sordu. ‘Bir gün, yahut daha da az’ dediler. (Kehf Sûresi, 18:19)
ﻭَﻟَﺒِﺜُﻮﺍ ﻓِﻰ ﻛَﻬْﻔِﻬِﻢْ ﺛَﻠﺎَﺙَ ﻣِﺎﺋَﺔٍ ﺳِﻨِﻴﻦَ ﻭَﺍﺯْﺩَﺍﺩُﻭﺍ ﺗِﺴْﻌًﺎ
Onlar mağaralarında üç yüz yıl kaldılar, buna dokuz yıl daha kattılar. (Kehf Sûresi, 18:25)
ﻭَﺍِﻥَّ ﻳَﻮْﻣًﺎ ﻋِﻨْﺪَ ﺭَﺑِّﻚَ ﻛَﺎَﻟْﻒِ ﺳَﻨَﺔٍ ﻣِﻤَّﺎ ﺗَﻌُﺪُّﻭﻥَ
Rabbinin katında bir gün, sizin hesabınıza göre bin yıl gibidir. (Hac Sûresi, 22:47)
(Lem’alar sh: 19) -
YazarYazılar
- Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.