• Bu konu 6 yanıt içerir, 5 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
8 yazı görüntüleniyor - 1 ile 8 arası (toplam 8)
  • Yazar
    Yazılar
  • #654407
    Anonim

      (Sikke-i Tasdik-i Gaybi, s. 9)

      Bu hakikatdan anlaşılıyor ki; SONRA GELECEK O MÜBAREK ZAT RİSALE-İ NUR’U BİR PROGRAMI OLARAK NEŞR VE TATBİK EDECEK (yazma ve dağıtma yoluyla yayacak ve uygulayacak).

      Üstad burada; “sonra gelecek o mübarek zat” şeklinde bir vurgulamada bulunuyor. Bu mübarek kişinin Üstad’ın hazırlamış olduğu Risale-i Nur külliyatını eserlerinde düzenli olarak kullanarak ve anlatarak yayacağını ve uygulayacağını bildirmiş.

      Benim sormak istediğim;
      Üstad’ın kendisinden sonra geleceğini işaret ettiği ve onun külliyatını bir program şeklinde neşr ve tatbik edecek bu mübarek şahıs kim olacak?

      #746417
      Anonim

        Kıbrıs’tan Abdullah Erdur: “Sikke-i Tasdik-i Gaybi’nin 9. sayfasında geçen ‘Ümmetin beklediği, âhirzamanda gelecek zâtın üç vazifesinden en mühimi ve en büyüğü ve en kıymettarı olan iman-ı tahkikîyi neşir ve ehl-i imanı dalâletten kurtarmak cihetiyle, o en ehemmiyetli vazifeyi aynen bitemâmihâ Risâle-i Nur’da görmüşler. İmam-ı Ali ve Gavs-ı âzam ve Osman-ı Hâlidî gibi zatlar, bu nokta içindir ki, o gelecek zatın makamını Risâle-i Nur’un şahs-ı mânevîsinde keşfen görmüşler gibi işaret etmişler. Bazan da o şahs-ı mânevîyi bir hâdimine vermişler, o hâdime mültefitane bakmışlar. Bu hakikatten anlaşılıyor ki, sonra gelecek o mübarek zat, Risâle-i Nur’u bir programı olarak neşir ve tatbik edecek’ ifadelerine göre, ‘sonra gelecek o mübarek zat’ kimdir?”

        Bu cümle gayet açık ve net biçimde âhir zamanda gelecek zatın üç mühim görevi olduğunu, bu üç büyük görevin en büyüğünün imanı “tahkikî” seviyede yaymak ve kalplerde sabitleştirip yerleştirerek iman ehlini yanlış davranışlardan ve batıl fikirlerin saldırılarından kurtarmak olduğunu, bu görevi de kâmil şekilde Risâle-i Nur ve müellifinin yaptığını, Hazret-i Ali (ra) gibi, Hazret-i Abdulkadir Geylâni (ks) gibi, Hazret-i Mevlânâ Halid-i Bağdadî gibi büyük zatların bunu keşfedip gördüklerini bildiriyor.

        Bu büyük zatlar, âhir zamanda gelecek zatın görevini Risâle-i Nur’un şahs-ı manevisinde görmüşler. Bediüzzaman’ın, “Sonra gelecek o mübarek zat”tan muradı, yukarıda gelen kendi ifadesinden de anlaşılıyor ki, Risâle-i Nur’un şahs-ı manevisinden ibarettir. Çünkü Risâle-i Nur’u bir program yapıp neşretmek ve onu tatbik etmek kıyamete kadar Risâle-i Nur’un şahs-ı manevîsine ait bir görevdir. Bu görev Risâle-i Nur’dan sonra gelecek bir zatta değil; Risâle-i Nur’un şahs-ı manevîsindedir. Bediüzzaman’ın “sonra gelecek” demesi, şahs-ı manevînin kıyamete kadar devam edeceğine işarettir.

        Burada ayrı ve özellikle bir tek şahıs beklentisi içine girecek hiçbir işaret ve alâmet yoktur.

        Süleyman KÖSMENE

        #746418
        Anonim

          Bununla ilgili bir başka soru:

          “Bu zamanda, öyle fevkalâde hâkim cereyanlar var ki, her şeyi kendi hesabına aldığı için faraza hakiki beklenilen ve bir asır sonra gelecek o zat dahi bu zamanda gelseydi; harekâtını o cereyanlara kaptırmamak için, siyaset âlemindeki vaziyetten feragat edecek ve hedefini değiştirecek diye tahmin ediyorum.” Burda kastedilen zat kim? Maddi şahsı ile mi gelecek, yoksa şahıstan maksat şahsı maneviyi temsilen bir cemaat mi?

          Değerli Kardeşimiz;

          Sikke-i Tastik-i Gaybi’nin başındaki şu mektup, meseleyi çok açık bir şekilde izah etmektedir:

          ” Ümmetin beklediği, âhirzamanda gelecek zâtın üç vazifesinden en mühimi ve en büyüğü ve en kıymettarı olan iman-ı tahkikîyi neşir ve ehl-i imanı dalâletten kurtarmak cihetiyle, o en ehemmiyetli vazifeyi aynen bitemâmihâ Risale-i Nur’da görmüşler. İmam-ı Ali ve Gavs-ı âzam ve Osman-ı Hâlidî gibi zatlar, bu nokta içindir ki, o gelecek zatın makamını Risale-i Nur’un şahs-ı mânevîsinde keşfen görmüşler gibi işaret etmişler. Bazan da o şahs-ı mânevîyi bir hâdimine vermişler, o hâdime mültefitane bakmışlar. Bu hakikatten anlaşılıyor ki, sonra gelecek o mübarek zat, Risale-i Nur’u bir programı olarak neşir ve tatbik edecek.

          O zatın ikinci vazifesi, şeriatı icra ve tatbik etmektedir. Birinci vazife, maddî kuvvetle değil, belki kuvvetli itikad ve ihlâs ve sadakatle olduğu halde, bu ikinci vazife gayet büyük maddî bir kuvvet ve hakimiyet lâzım ki, o ikinci vazife tatbik edilebilsin.

          O zatın üçüncü vazifesi, hilâfet-i İslâmiyeyi ittihad-ı İslâma bina ederek, İsevî ruhanîleriyle ittifak edip din-i İslâma hizmet etmektir. Bu vazife, pek büyük bir saltanat ve kuvvet ve milyonlar fedakârlarla tatbik edilebilir. Birinci vazife, o iki vazifeden üç – dört derece daha ziyade kıymettardır. Fakat o ikinci, üçüncü vazifeler pek parlak ve çok geniş bir dairede ve şaşaalı bir tarzda olduğundan, umumun ve avâmın nazarında daha ehemmiyetli görünüyorlar. İşte o has Nurcular ve bir kısmı evliya olan o kardeşlerimizin tâbire ve tevile muhtaç fikirlerini ortaya atmak, ehl-i dünyayı ve ehl-i siyaseti telâşe verir ve vermiş; hücumlarına vesile olur. Çünkü, birinci vazifenin hakikatini ve kıymetini göremiyorlar; öteki cihetlere hamlederler.” (1)

          Mektupta geçen, “gelecek zatın üç vazifesi” cümlesinden anlaşılıyor ki, her üç vazifeyide bir şahıs yapacaktır ve keza “o zatın birinci, o zatın ikinci, o zatın üçüncü vazifesi” gibi ifadeler de bu manayı teyid etmektedir. Ancak buradaki üç vazife bir tek insan olan bir zat tarafından değil de; belki o zatın rehberliğihdeki bir şahsı manevi tarafından yapılacaktır; diye anlıyoruz.

          sorularlarisaleinur.com

          #746423
          Anonim

            Fakat Hüseyni hocam,
            Üstad ZAT diyor. Bu kelimenin anlamı çok açık. Şahsı manevi bizim yorumumuz olmuyor mu burda?
            Ben bunu kavrayamıyorum.
            Sonra neşr edecek diyor. Neşr bir fiildir. Ben burdan Risale-i Nur’lar ile yoğrulmuş bir neşriyatı anlıyorum.
            Tabiki ZAT ile beraber bir şahsı manevide oluşacaktır.
            Ama üstad üstüne basa basa kendinden sonra gelecek ZAT, KİŞİ den bahsetmiyor mu burada böyle bir insana dikkat çekmiyormu
            Sizin de dediğiniz gibi bir iki üç şeklinde o zatın görevlerinin sıralanması da kişi yi teyit etmiş oluyor.Öyle değil mi

            #746428
            Anonim

              risale-i nur’un yoğrulmasına ihtiyaç olmadığını kendisinden de anlayabiliriz.

              asrın müceddidi Bediüzzaman ve Kuran’ın nuru Risale-i Nur külliyatıdır.

              şahs-ı manevinin rehberleri ağabeyler ve dünyalıklardan uzak duran hakiki nur talebeleri ve cemaatleridir.

              #746450
              Anonim

                Mehlikasultan kardeşim,
                Üstadımızın “Risale-i Nur’un hazır bir program olarak neşri” şeklinde ifade ettiği anlamı aktarmak istemiştim yoğrulma derken. Yanlış anlaşıldı ise düzeltmek isterim.
                Üstadımız son bin yılın müceddidi ve eserleri İNŞAALLAH çok kıymetli, çok üstün eserlerdir buna hiç şüphem yok.
                Benim genelde sormak istediklerim Külliyattan belli noktalardaki derinliklerdir. O anlamda ayrıntılı sorular soruyorum.
                Ağabeylerimin ve kardeşlerimin her fikrindende çok istifade ediyorum.
                Ancak, çoğu zaman önyargılı yanıtlar aldığımı düşünüyorum. Sorduğum noktasal konular değilde, AMAN bu konulara girmeyelim, ya da aman yanlış anlaşılır konuşulmasın gibi ifadelerle kısa, ya da farklı konuların cevaplarını aldığımı düşünüyorum.
                O yüzden şahsi fikirlerimizden çok, ÜSTADIMIZIN bize neyi anlatmak istediğini net ve düz olarak okuyabilelim, düşünelim, tefekkür edelim, ağabeylerin bizim bilmediğimiz konularda şahit oldukları konular olabilir diyerek sorular soruyorum.

                Katkınız için Allah razı olsun.

                #746454
                Anonim

                  kardeşim bildiğim kadarı ile Şuan ihvan neşriyatın neşir ve tamiminde bulunduğu iki adet kitap var mevzu ile alakalı. bunlardan 1.si RİSALE-İ NURDA USUL 2. si ise PROGRAM (Tafsilatı usulu rsailünnur) namında. okumanızı tavsiye ederim. zira risaletünnurun hakikaten bu zamanda tam bir programı maşaallah. fesübhanallah. küllühüm nurlardan muktebesdir.

                  temin için İHVAN NEŞRİYAT veya KİBO sitelerinden arama yaparak ulaşabilirsiniz azizim.

                  nizamülmülk

                  #746459
                  Anonim

                    Allah razı olsun hocam hemen bakacağım İNŞAALLAH

                  8 yazı görüntüleniyor - 1 ile 8 arası (toplam 8)
                  • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.