• Bu konu 8 yanıt içerir, 4 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
10 yazı görüntüleniyor - 1 ile 10 arası (toplam 10)
  • Yazar
    Yazılar
  • #644057
    Anonim

      s.a
      http://omer108.blogcu.com/2864908/

      burda bı elestırı sozkonusu olmus bunu yapan sahsı tanıyormusunuz ve konu hakkındakı bilgilerinizi/ goruslerınızı yazarmısınızAllahr azı olsun

      #707985
      Anonim

        aşagıda bu konuda üstadın hayatını da tafsilatlı bir şekilde yazmış Abdulkadir Badıllının bir yazısı var kopyaladım özetini vermek isterdim okuyunca inşallah ama güzel bir yazı ciddi incelendigi belli her haliyle:

        bediüzzaman.net ten alınmıştır

        Risale-i Nur Tahrif Edilmemiştir http://www.bediuzzaman.net/haber.php?ktg=Köşe%20Yazısı&nosu=142

        #707986
        Anonim

          Allah razı olsun.Asıl ogrenmek istedigim bu sahsin kım oldugu.

          #707988
          Anonim

            hangi şahsın eleştirinin alıntı yapıldıgı kişi mi?ayrıca üç beş amiyane avamca bişeyler söylemek isterim.burada konuşulan hususta kitaplarda şöyle 10 ar 100 er sayfa olacak ki bir arıza oluşsun.ben risalelere hakim deilim ama kendime güveniyorum benim görüşüm dikkatli severek okuyan kişilerin üsluba alışacagı öncesi ve sonrasıyla ihtimal bile vermiyorum şahsım adına yanlışlıkları sezecegidir.zannedersem o üç beş kelime de tarihçe-i hayat gibi eski saide ait meselelerdir yine zannedersem üstadın gençlige emaneti üslubu umdugu daha çok lemalar,sözler,mektubat,şualardır.Allaha şükür ben o belki üç beş kelime eksik olan yayınlardan tanıştım gayet memnunum binlerce kardeş gibi konuşmak bile yersiz Allah hem müslümanlar hemde hususi daire de nurları sevenler arasındaki tesanüdü bozmasın.

            bir de siteyi ziyaret eden arkadaşlardan ricam az çok aklın yolu bir sonu hayır olmayacak ihtilaflı meseleleri öyle bir imkan varsa özel iletişimle halletmeye çalışsınlar çünkü a dan z ye herkesin yeni tanışacak arkadaşların hakkı var.ufak şeylerle bile zihinler meşgul olmasın ricam.

            #707994
            Anonim
              Tanimsiz wrote:
              s.a
              http://omer108.blogcu.com/2864908/

              burda bı elestırı sozkonusu olmus bunu yapan sahsı tanıyormusunuz ve konu hakkındakı bilgilerinizi/ goruslerınızı yazarmısınızAllahr azı olsun

              Aleykumselam

              Risale-i Nurun basım ve yayın hakkının resmi bir yayın kurulusunda olmamasından dolayı bu davaya gonul veren herkes kendince bir adımlar atarak neşretmeye yayınevleri ile basımına calısmıslar .Kimi yayınevlerinde Risale-i Nurun aslından biraz farklı olsada öz itibari ile ayndıır diyebiliriz …

              Ustad Bediüzzaman vasiyetinde Risale-i Nuruların neresinde kimlerin değişiklik yapacağını ve hayatta iken hangi eserlerin ne zaman basılıp neşredileceğini ve Hizmetin nasıl bir tarzda olduğunu beyan etmiş uygulamıs ve muvaffak oldukdan sonra bu fani hayatın cileli ömrüne perdelerini cekmişdir.

              Saniyen biz Ustad Bediüzzaman ve Nurun kahramanları olan ağabeylerimizin ittifak ile uzerinde durduğu ve her daim meşveret içinde belirledikleri yayın evleri arasında sunları sıralıyabiliriz:

              Envar
              Rnk
              Sozler
              İhlas

              Bunların dışındaki yayınevleri hakkında birşey sölemek haddim değildir ancak bu sölediğimiz yayın evlerinin Ustadın ve Talebelerinin tasnif i leri sonucu hizmette ilerleyen yayınlardır diyebiliriz…

              Roportajı veren ve bahsi edilen yayınevi hakkında geniş bir malumata sahip değiliz ancak konunun muhtevası yukarıda arz ettiğimiz gibidir…

              #707995
              Anonim

                “tahrifat” için arama sonuçları:

                *

                Üstadımızın tasarruf yetkisi hakkında

                *

                Risalelerde tahrifat var mı?
                Kategorisi : > Makaleler >
                tahrifat kelimesi 0 defa, geçiyor.
                *

                Risalelerde tahrifat yapılmışmıdır?
                Kategorisi : > Makaleler > Küfür ve İsyan
                tahrifat kelimesi 0 defa, geçiyor.
                *

                risalelerdeki tahrifat ile ilgili.
                Kategorisi :
                tahrifat kelimesi 1 defa, geçiyor.
                *

                bazı yayınevlerinin eserlerinde yayın hataları varmı dır?
                Kategorisi :
                tahrifat kelimesi 1 defa, geçiyor.

                #708941
                Anonim
                  T@LH@ wrote:
                  Saniyen biz Ustad Bediüzzaman ve Nurun kahramanları olan ağabeylerimizin ittifak ile uzerinde durduğu ve her daim meşveret içinde belirledikleri yayın evleri arasında sunları sıralıyabiliriz:

                  Envar
                  Rnk
                  Sozler
                  İhlas

                  Bunların dışındaki yayınevleri hakkında birşey sölemek haddim değildir ancak bu sölediğimiz yayın evlerinin Ustadın ve Talebelerinin tasnif i leri sonucu hizmette ilerleyen yayınlardır diyebiliriz…

                  hocam gecen gun baktımda Muhakemat ı okurken gozume carpan noktayı belırteyım eski okuyusumda Envar yayıncılıktan okudugum bır yer Sozler nesrıyatta farklı sekılde yazılmıs halde gordum.eger tekzip gerekiyorsa bu demek oluyorki sozler nesrıyat yada envarıda tekzip etmek gerekmez mi?

                  Sözler ve RNK neşriyatta Muhakematta 1.Makalenin 8.Meselesinin son sayfasında gecen

                  “Evet, nazlanan ve istiğna gösteren nazeninlerin mehirleri dikkattir. Ve menzilleri dahi kalbin süveydasıdır. Bunlara giydirdiğim elbise, zamanın modasına muhaliftir. Zira Şarkî Anadolu mektebi denilen yüksek dağlarda büyümüş olduğumdan, alaturka terziliğe alışamadım. Hem de şahsın üslûb-u beyanı, şahsın timsal-i şahsiyetidir. Ben ise, gördüğünüz veya işittiğiniz gibi, halli müşkil bir muammâyım.
                  Temme… Temme… “

                  Envar Neşriyatta ise aynı yer:

                  “Evet, nazlanan ve istiğna gösteren nazeninlerin mehirleri dikkattir. Ve menzilleri dahi kalbin süveydasıdır. Bunlara giydirdiğim elbise, zamanın modasına muhaliftir. Zira Kürt mektebi denilen yüksek dağlarda büyümüş olduğumdan, alaturka terziliğe alışamadım. Hem de şahsın üslûb-u beyanı, şahsın timsal-i şahsiyetidir. Ben ise, gördüğünüz veya işittiğiniz gibi, halli müşkil bir muammâyım.
                  Temme… Temme… “

                  Şarki Anadolu ile Kürt sözcukleri farklı alınmıs.Bakılıp nedeni bulup benim paylasırsanız sevınırım.Allah razı olsun

                  #708943
                  Anonim

                    Şimdi risaleleri okuyan bir insan burdaki kelime herhangi birinde farklı basılmış olsa bile yanlış düşünmez

                    mesela dogrusu Kürt kelimesi olsun,risale-i nurlar peygambarane bir yoldan süzülen nurlar oldugundan,hep tevhid,ittihad,ihlasa önem verildiginden üstadın kürt kelimesini ümmetin içinde bir kürt olmaktan daha öteye söylemedigi anlaşılır,ben öyle anlıyorum.

                    Şarki anadolu olsa zaten herhangi bir vehme yol açmıyor zannedersem

                    çok yüzeysel mi davranıyorum,bence kaç bin kelimelik eserler içinde hemde tamamı ilham olmak zorunda olmayan eserlerde bir kaç kelimelik eksiklik sorun olmasa gerek ayrıca

                    bu neşriyatların sahipleri üstadın ilk dönemlerinde yanında olan agabeylerdir ve ben akıldan birşey geçme ihtimalinin taassub degil,su-i edeb oldugunu düşünüyorum.

                    #708945
                    Anonim
                      Tanimsiz wrote:
                      hocam gecen gun baktımda Muhakemat ı okurken gozume carpan noktayı belırteyım eski okuyusumda Envar yayıncılıktan okudugum bır yer Sozler nesrıyatta farklı sekılde yazılmıs halde gordum.eger tekzip gerekiyorsa bu demek oluyorki sozler nesrıyat yada envarıda tekzip etmek gerekmez mi?

                      Sözler ve RNK neşriyatta Muhakematta 1.Makalenin 8.Meselesinin son sayfasında gecen

                      “Evet, nazlanan ve istiğna gösteren nazeninlerin mehirleri dikkattir. Ve menzilleri dahi kalbin süveydasıdır. Bunlara giydirdiğim elbise, zamanın modasına muhaliftir. Zira Şarkî Anadolu mektebi denilen yüksek dağlarda büyümüş olduğumdan, alaturka terziliğe alışamadım. Hem de şahsın üslûb-u beyanı, şahsın timsal-i şahsiyetidir. Ben ise, gördüğünüz veya işittiğiniz gibi, halli müşkil bir muammâyım.
                      Temme… Temme… “

                      Envar Neşriyatta ise aynı yer:

                      “Evet, nazlanan ve istiğna gösteren nazeninlerin mehirleri dikkattir. Ve menzilleri dahi kalbin süveydasıdır. Bunlara giydirdiğim elbise, zamanın modasına muhaliftir. Zira Kürt mektebi denilen yüksek dağlarda büyümüş olduğumdan, alaturka terziliğe alışamadım. Hem de şahsın üslûb-u beyanı, şahsın timsal-i şahsiyetidir. Ben ise, gördüğünüz veya işittiğiniz gibi, halli müşkil bir muammâyım.
                      Temme… Temme… “

                      Şarki Anadolu ile Kürt sözcukleri farklı alınmıs.Bakılıp nedeni bulup benim paylasırsanız sevınırım.Allah razı olsun

                      [html]

                      Soru – Cevap SistemiMuhtelif
                      Yayınevlei arasında kelime farkları niçindir?
                      hakan Nurlarda bazi kelimeler arsinda farkliliklar görüyoruz(mana degismedigini biliyorum).Simdi Üstada ilham geliyor sonra Abilere yazdirtmis,Üstadda tasih ettikden sonra Nüshalr dagitiliyor,bazi demirbas Abiler kalemleriyle nüshayi kalemleriyle kopya ediyorlar ve Üstadin tasihden sonra yine dagiliyor.Orjinal ve kopya arsinda degisikler olmamasi lazim.yardimci olsaniz.Yayinevleri arasinda sayfalar niye bibirini tutmuyor,bilhassa Akademik veya arastirma icin kolay olmazmiydi(mesla RNK ve Envar arsinda

                      07-Haziran-2007 – 11:28:35

                      editor.gif Cevabımız

                      Değerli Kardeşimiz;

                      Ayrıntılı bilgi için tıklayınız.

                      Selam ve dua ile…

                      Editör
                      http://www.sorularlarisaleinur.com

                      hakan Mesela Sözler yayinevi vakit diyor envar’da zaman diyor,bu ayni anliyorum,sorum niye böyle Üstada ilham geldigi zaman “vakit” diye mi yazdi yoksa “zaman” mi ( bu sadece bir misal?)ayrica Yayinevler arsinda sayfalar niye birbirini tutmuyor?Verdiginiz Cevap benim sorularimla bir mutabakat görmedim.Hakkinizi helal edin, sizler biliyorsunuz ben bilmiyorum.Cahiller Alimlerin Kanatlarin altinda gölgelenirler.Verdiginiz Cevap benim sorularimla bir mutabakat göremedim.
                      editor.gif Cevabımız

                      Değerli Kardeşimiz;

                      Burada iki mesele var.

                      1- kelimelerin bazıları diğerine uymuyor. Evet bu kelimeler birbirlerine uymuyorsa dahi, manaları itibariyle aynıdır. Ayrıca bunlar, üstadımız tarafından tashih edilmiş nüshalardan yayınlanmaktadır. Üstadımıza gelen ilham kelime kelime değildir. Bir konu hakkında umumi manalardır. Yani ilham kelime kelime olarak değil, mana ve anlam olarak gelmektedir. Bu nedenle Üstadımıza tashih için nüshalar gelir. Üstadımızda, bunları alıp tashih etmiştir. Bazı nüshalarda zaman olarak geçen bir kelimeyi öylece bırakırken, bazı nüshalarda aynı manaya gelen vakit kelimesini öylece bırakmıştır. hadislerin bazılarına baktığımızda, bazen ravilerin farklı ifadeleri olduğu gibi kabul edilmiştir. Yani, muhaddisler bir hadis alırken ve değerlendirirken, metindeki farklı kelimelere değil, mananın doğruluğuna bakmışlardır.

                      2- Nüshaların farklı sayfalarda olması ise, Bu gayet normaldir. her yayınevinin, sayfayı başlatma veya font ve karakter durumu farklı olabilir. Buna rıza göstermek lazımdır.

                      Selam ve dua ile…

                      Editör
                      http://www.sorularlarisaleinur.com

                      hakan Burda yeni birsey ögrendim.Ilham kelime olarak gelmemis mana olarak gelmis.güzel.Alllah razi olsun.Ama mana olarak da gelmis ise sonucda kelimelere dökülmüs.Bu konuyla ilgili size kac misal vermek istiyorum.Onbirinci Sua olan Meyve Risalesi’nin onuncu mes’elesi:Emirdag Cicegi.Orda Envar ve RNK yayinevi arsinda kelime farkliliklar dikkatimi cekti.Üstadin bunlari tasih etmis etmemis evhama kapilmamisim.Zerre kadar süphem yok.Nurlara inanmisim.Mesele tatmin olmak.Nitekim Kurandan ögrendigimize göre Hz.Ibrahim aleyhisselam ölülerin nasil diriltilecegini sormus,sonra da Allahim inmadigimdan degil,kalbim tatmin olsun diye soruyorum demistir.Bu nedenle ben soruyorum sizde elinizden geldigi kadar cevap vermeye calisirsiniz.Allah razi olsun.Meselemize dönelim.Bu farkliliklari listelendirdim.Sadece kac tanesini sizlere arz etmeye calisacagim.1)RNK:”genis”makamdan.Envarda:”genis”yazilmamis.
                      2)RNK:”ifade edip tekrar ederek”.Envarda degisik tabir edilmis.3)RNK:Günesi”dahi”.Envar:Günes.4)RNK:”muhabbeti vücüd”.Envarda bu cümle yok.5)RNK:”fanilik”.Envarda bu kelime yok.6)RNK:”her vakit”.Envarda bu cümle yok.Simdi bunun gibiler daha cok var.Simdi hangisi orjinal RNK mi yoksa envar mi?Emirdag Cicegi ilhamen geldigi zaman(Mana olarak) kelimelere döküldü kagitin üstüne dökülen veya secilen kelime sabit kalmasi lazim.”muhabbeti vücüd”gelmis ise bu kelime envardada olmasi lazim.Birtane Emirdagin Cicegi var yani bir orjinal cesitli nüshalar orjinale bakar.Mesela Samli Hafiz Abi(r.a)ne yazmissa diger yayinevlerinde o olmasi lazim.Insaallah anlatmayi becerdim. Üstada tasih icin nüshalar geldigi zaman Orjinala bakamadan mi tasih ediyordu?Eger öyle olmussa o zaman meseleyi anlamis oldum.Cünkü orjinal nüshaya bakmissa farklilik olmamasi lazim.Hikmeti nedir?.Hayirli ömürler.Vesselam
                      editor.gif Cevabımız

                      Değerli Kardeşimiz;

                      Üstadımızın kendisine gelen kitabları ezberden tashih ettiği, başta Rahmetli Bayram ağabey olmak üzere çok abilerin hatıratında mevcuttur.

                      Selam ve dua ile…

                      Editör
                      http://www.sorularlarisaleinur.com

                      [/html]

                      #708961
                      Anonim
                        emrah wrote:
                        Şimdi risaleleri okuyan bir insan burdaki kelime herhangi birinde farklı basılmış olsa bile yanlış düşünmez

                        mesela dogrusu Kürt kelimesi olsun,risale-i nurlar peygambarane bir yoldan süzülen nurlar oldugundan,hep tevhid,ittihad,ihlasa önem verildiginden üstadın kürt kelimesini ümmetin içinde bir kürt olmaktan daha öteye söylemedigi anlaşılır,ben öyle anlıyorum.

                        Şarki anadolu olsa zaten herhangi bir vehme yol açmıyor zannedersem

                        çok yüzeysel mi davranıyorum,bence kaç bin kelimelik eserler içinde hemde tamamı ilham olmak zorunda olmayan eserlerde bir kaç kelimelik eksiklik sorun olmasa gerek ayrıca

                        bu neşriyatların sahipleri üstadın ilk dönemlerinde yanında olan agabeylerdir ve ben akıldan birşey geçme ihtimalinin taassub degil,su-i edeb oldugunu düşünüyorum.

                        hocam benım senın ıcın vehme yol acmaz ama bazi dessaslar bu noktaları kullanıyor ondan dolayı bende ılettımkı cevabı tam olarak bulalım boyle dessaslara aldanmayalaım aldanmasınlar.

                      10 yazı görüntüleniyor - 1 ile 10 arası (toplam 10)
                      • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.