• Bu konu 1 yanıt içerir, 1 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
  • Yazar
    Yazılar
  • #644520
    Anonim

      RUSYA’DAN KALENINGRAD ŞEHRİNDEN GELEN MEKTUP

      Şubat 2006. Babamın 80 yaşın kutlamaya akrabalarım toplanmışlardı. Başkırdistan’dan da akrabalar gelmişti amcamın ailesi. Amcamın hanımından çocukları torunları hakkında soruştum. Bir kız torunu için çok üzüldüğünü söyledi çünkü bir Tatar ile evlenmiş. Ben dedim ona burda kötü bir şey yok. Ama o cevaben dedi: onlar bizim dinimizden değil ki biz Hıristiyanlar, o da Müslüman. Ben de meraklandım bu İslam dininin ne kötülüğü var, neyinden sakınmam lazım?

      Kaleningrad şehrine gelince ben buradaki Müslümanlarla tanıştım, İslamiyet’i yakından öğrenmeye başladım. Bana İslam akidesinin sırlarını açan Said Nursi’nin kitaplarını okumaya verdiler. Ben sohbetlere, derslere katılmaya başladım.

      Risale-i Nur dersleri nasıl oluyor? 7-8 kişi toplanıyor ve sırayla Said Nursi kitaplarını okuyorlar. Sonra çay içiyorlar. Çay zamanında güzel sohbet ediyorlar. Sonra namaz kılıp evlerine dağılıyorlar.

      İlk bakışta bunda bir fevkaledelik yok. Ama ben kendimde bazı değişmeler fark etmeye başladım. Ben kimim? Ben bir marangoz, bir ameleyim. Ve her amele gibi ağır iş gününden sonra stresi gidermek için bira ve bazen bayramlarda daha da sert içkiler içmeyi seviyordum. Ama birden bire ben birşeyi fark ettim Müslümanların sohbetlerine katıldıktan sonra bende içkiye karşı olan meylim yok oldu. Bira içmeyi de bıraktım, içkiye olan düşkünlüğüm kayboldu. Ben sigara içiyorum, ama hissediyorum zamanla sigaraya olan meylim de yavaş yavaş sönüyor, şimdi daha az sigara içmeye başladım.

      Ama hepsi bunlar büyük oğlumun problemi yanında hiç hükmünde denilebilirdi, çünki o narkotik müptelasıydı. Tedavi etmeye çalıştık. Kendisi de anlıyordu narkotiği bırakmasa yakında hayatı bitecek, o iptiladan kurtulmaya çalışıyordu. Narkotiği kullanmamak için içki içmeye başladı. İşini kaybetti, sonra başka işe girdi onu da az kaldı kaybedecekti. Şimdi ise o içkiyi de, narkotiği de bıraktı. Ben oğluma ne yaptım? Hiçbir şey onu sadece Said Nursi eserlerin mütalaa eden Müslümanların sohbetine katılmaya davet ettim. Ve bu onun kötü düşkünlüğünün kaybolması için yol açtı, kafi oldu.

      Geçende duydum ki Said Nursi eserleri hakkında bir mahkeme olmuş, orada onun kitaplarını Rusya’da yasak etmeyi karar vermişler. Doğru yapmışlar! Yasak etmek lazım! Toplum ona normal yaşamayı engelleyen her şeyi gidermesi ve yasaklaması lazım. Şimdi Rusların normal hayat tarzı nedir? Sarhoşluk ve narkotik tiryakiliği! Eğer ben Said Nursi’nin eserlerini okuyarak sarhoşluğu bırakmışsam, demek ki ben alkolik ve narkomanlar (narkotik tiryakileri) toplumunun normal hayatını bozuyorum. Buna Said Nursi’nin eserleri sebep oldu, demek sebebin gidermesiyle her şey yine normale dönecek. Said Nursi eserlerinden bir satır okumayan bilmeyen avamı da kandıracağız diyeceğiz ki bu kitaplar ekstremizm (aşırı radikalizm) ve millet ve dinler arası bölücülük çağrısını yapıyor, hatta terörizmi destekliyor diye lekelendirsek de olur. Sende ey avam buna karşı ne diyebilirsin ki çünkü sen bu kitapları okumamışsın bilmiyorsun. Biz ise okumuşuz ve dediğimizi biliyoruz. Biz diyoruz ki YASAKLAMALI! O zaman sen avam rahat uyuyabilirsin. Sarhoşluk ve narkomani ile devlette mücadele ediyor, şiddetli kanunlar çıkartıyor. Mesela yakında umumi yerlerde içki içmeyi yasakladı. Şiddetli kanun ama kim ki ona itaat ediyor nasıl içiyorlardı öyle devam ediyorlar sadece gizli içiyorlar.

      Eğer biz milletimizi sarhoşlukta görmeyi ve her zaman narkomanlar (narkotik tiryakileri) ile karşılaşmayı istesek, mutlaka Rusya’da Said Nursi eserlerinin yayınlamasını yasak etmek lazım. Onun eserleri böyle topluma büyük bir zarar getiriyor.

      Ben daima Müslümanlarla görüştüğüm halde beni hiç kimse zorla İslamiyet’i kabul ettirmeye çalışmıyor. Onlar benden sen başka dinden diye çekinmiyorlar. Onlar beni sadece bir insan olarak kabul ediyorlar, zaten onların fikrince her insana saygı göstermeli. Eğer başka insanları saymıyorsan demek ki sen onların Yaratıcısın da saymıyorsun. Hakiki dindar Müslüman hiçbir zaman ekstremist (aşırı radikalist) olamaz. Zaten Said Nursi eserlerinde İslamiyet’in esaslarını açıklıyor, ahlakı öğretiyor ve sırf elem ve bela getiren kötülükten ve ahlaksızlıktan kurtulmaya çağırıyor.

      Sonuç olarak Said Nursi’nin şu sözlerini aktarmak istiyorum: ‘Lüzumsuz, geçici, günahlı zevklerin akıbeti elemler, teessüflerdir’.

      Burada söylediğim her bir sözümü tasdik etmeye hazırım. Bu mektup sırf gönül rızasıyla yazılmış olduğundan ben adımı ve adresimi gizlemiyorum, aynen yazıyorum.

      Rusya, Kaliningrad şehri

      Datsun Nikolay Pavloviç, 25 mayıs 2007

    1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
    • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.