• Bu konu 1 yanıt içerir, 1 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
  • Yazar
    Yazılar
  • #644521
    Anonim
      AZİZ VE MUHTEREM KARDEŞLERİMİZ

      Bundan evvelki neşredilen bir Lahika Mektubunda: ‘Dünya’nın dört bir tarafında olduğu gibi Rusya’nın da her bir tarafında İman ve İslamiyet’e ait mühim Nur hizmetleri yapıla gelmektedir. Bazı yerlerde tek tük ilişmeler olsa bile nihayette Risale-i Nur’un tam bir galebe ile büyük fütuhatlar olmaktadır.’ gibi ifadeler neşredilmiştir. Rusya’da çok yönlü hizmet-i Nuriye’nin yapıldığına bir delil olarak, şu ekte takdim ettiğimiz Üstâd-ı Necibimiz’in fotoğrafıyla neşredilen yazı da Rusya’daki gelişmelere bir örnektir. İfade edildiğine göre Rusya’daki internette buna benzer, Risale-i Nur lehinde çok beyanatların var olduğunu duyuyoruz.

      Bundan evvel takdim ettiğimiz Üstadımız’ın 60 sene evvel demokratlara ikazlı beyanatı bugün tahakkuk etmiş gibidir. Tekrar o beyanatı takdim ediyoruz.

      Evet Üstad Said Nursi Hz.’leri 60 sene evvel beyan etmiş ki:

      Bu vatan ve İslâmiyet’in maslahatı, her şeyden evvel dindarların serbestiyeti hakkındaki kanunun hem ta’cil, hem tasdik ve hem de çabuk mekteblerde tatbik edilmesi elzemdir. Çünki bu tasdik ile Rusya’daki kırk milyona yakın Müslüman’ı, hem dörtyüz milyon âlem-i İslâm’ın manevî kuvvetini bir ihtiyat kuvveti olarak bu vatana kazandırmakla beraber komünistin manevî tahribatına karşı şimdiye kadar Rus’un, Amerika ve İngiliz’e karşı tecavüzünden ziyade, bin senelik adavetinden dolayı en evvel bize tecavüz etmesi, adavetinin muktezası iken, o tecavüzü durduran, şübhesiz hakaik-i Kur’aniye ve imaniyedir. Öyle ise bu vatanda her şeyden evvel o acib kuvvete karşı hakaik-i Kur’aniye ve imaniyeyi bilfiil elde tutup dinsizliğin önüne kuvvetli bir Sedd-i Zülkarneyn gibi bir sedd-i Kur’anî yapılması lâzım ve elzemdir. Çünki dinsizlik Rus’u, şimdiye kadar yarı Çin’i ve yarı Avrupa’yı istila ettiği halde; bize karşı tecavüz ettirmeyip tevkif ettiren, hakaik-i imaniye ve Kur’aniyedir. Yoksa Ruslar’ın tahribat nev’inden manevî kuvvetlerine karşı, adliyenin binden birine maddî ceza vermesiyle; serserilere ve fakirlere, zenginlerin malını peşkeş çeken ve hevesli gençlere ehl-i namusun kızlarını ve ailelerini mübah kılan ve az bir zamanda Avrupa’nın yarısını elde eden bir kuvvete karşı, ancak ve ancak manevî bombalar lâzım ki, o da hakaik-i Kur’aniye ve imaniye atom bombası olup o dehşetli solculuk cereyanını durdursun.
      Yoksa adliye vasıtasıyla yüzden birine verilen maddî ceza ile bu küllî kuvvet tevkif edilmez.
      Onun için dindar milletvekilleri bu ta’cili lâzım gelen hakikatı te’hir etmelerinden, çok defa tecrübelerle gördüğümüz gibi bu defa da küre-i hava şiddetli soğuğu ile buna itiraz ediyor.
      İki dehşetli harb-i umumînin neticesinde beşerde hasıl olan bir intibah-ı kavî ve beşerin tam uyanması cihetiyle kat’iyen dinsiz bir millet yaşamaz. Rus da dinsiz kalamaz, geri dönüp Hristiyan da olamaz.
      Olsa olsa küfr-ü mutlakı kıran ve hak ve hakikata dayanan ve hüccet ve delile istinad eden ve aklı ve kalbi ikna’ eden Kur’an ile bir musalaha veya tâbi’ olabilir.

      Said Nursi R.A

      Daha evvel neşrettiğimiz çok hizmetleri havi Kaleningrad hizmetleri gibi Rusya’nın bütün büyük şehirlerinde aynı minval üzere hizmetler devam etmektedir. Bilhassa Sibirya’da ümidin fevkınde hizmetler ve neşriyatlar yapılmaktadır. İnşaallah çok kısa zamanda Rusya’nın büyük şehirlerinde dahi Nur neşriyatı yapılmasına kıymetli beşaretli haberler gelmektedir.

      Hürmet ve Selamlarla…

      HİSLERİN TAHKİRİ

      Haziran ayının başında Moskova’nın Koptevski ilçe mahkemesinde 20.Asrın Türk-İslam alimi Said Nursi’nin kitaplarına yasaklama kararı verildi. En hayret edilen tarafı şu ki; bu karar hissi olmakla beraber, bu kararı verenlerin mütehassıs olmamalarıdır.Bu mahkeme, Türkiye’de siyasetten uzak, müsbet hareketiyle tanınmış ve dinlerarası diyaloğda hoşgörülü bir İslam Alimini mahkum etti.Mahkeme ne Rusya Başmüftüsünü, ne insan hakları temsilcilerini, ne de uluslarası tanınmış akademisyenlerin fikirlerini maalesef dinlemedi.

      Dünyaca meşhur İslam Alimi Said Nursi’nin (1876-Türkiye Nurs doğumlu) telif ettiği Risale-i Nur Külliyatı 14.Ciltten ibarettir.O, Tevhid, Ahiret, Cennet, Cehennem ve Haşir gibi meseleleri 20.Asrın insanının fehmine uygun bir şekilde izah etmiştir.Bu İslam Alimi kendi eserlerinde iman hakikatlerinden bahsederken tasavvufi kelimeleri –Nur, Lem’a, Şu’a gibi- tabirleri kullanmıştır.Sonuç olarak Said Nursi Kur’an’a orijinal bir tefsir yapmıştır.Bu tefsir sair tefsirler gibi sadece harfi harfine bir tefsir değildir.İsevi Ruhanileri İncili anlamada Bâtıni manaları kullanmışlardır.Said Nursi’nin eserlerinde de bu tarz müşahede edilir.

      Bu İslam Aliminin faaliyeti, Osmanlı Devleti’nin sukutuyla neticelenen ard arda savaşların olduğu, laik cumhuriyetin kurulduğu ve Sovyetlerde doğan komünizm cereyanının dünyayı sardığı bir dönemde cereyan etmiştir. Said Nursi 1920’lerde yeni rejimin temsilcilerini başta beş vakit namaz olmak üzere İslam dinindeki ibadetlerin tatbikine davet etmiştir. Buna karşılık yeni rejim kendilerini materyalist ve Ateist olduklarını belli etmeden, Sovyet Bolşevikleri’nin yaptığı baskıdan daha şiddetli bir baskı uygulamışlardır. Misli görülmemiş bu faal iman hadimi devamlı olarak hapislere, cezalara ve sürgünlere maruz kalmıştır. Ömrünün büyük kısmı da bu şekilde geçmiştir. Bu zorluklara bakmayarak o, kendi telifine devam etmiş ve bir çok talebe yetiştirmiştir. Vicdan esaretinde olan Nursi, bu zulümlere karşılık olarak Türk Hükümetine adavet ve kin beslememiş ve siyasi hareketlere de karışmamıştır.

      1950’ye kadar süren istibdat devrinden sonra O’nun telif ettiği eserler mahkemelerde beraat kazanmıştır. Bu muhterem İslam Alimi 1960’ta 84 yaşında iken vefat etti.

      HAKİMİ KİM KORKUTTU?

      İnsan, kendi emeği, fikirleri ve eserleri devam ettikçe yaşar. 50 sene önce Türkiye’de halledilmiş sıradan talebelerin de bildiği meseleler Rusya’da yeni yeni gündeme geliyor. Çok zaman önce vefat etmiş, Türkiye’de beraat kazanmış ve dünya seviyesinde tanınmış olan Alim’in (Said Nursi) eserleri, birden Rusya’da Moskova’nın Koptevski mahkemesinin ateist ehl-i vukufu tarafından menfi fikir aşılayan telifat olarak gösterilmiş. Said Nursi’nin mahkum olması için onun Müslüman ve yabancı olması yeterliydi.Said Nursi’nin eserleri aleyhindeki karar dolayısıyla İslami eserler aleyhinde bir karardır.Hatta bu eserler her ne kadar başka dinler ile barışa davet etse de İslami olduğu için evhamlarından vazgeçmiyorlar.

      Merhum Din Aliminin eserlerini bir grup genç İslam memleketi olan Tataristan’da okumaya karar verdiler. Menfi hareket eden Hizbü’t-Tahrir ve diğer siyasi faaliyetlere katılmadılar.Fakat mahkemeler bunları da takib etmeye karar verdiler.Aynı anda 20 yerde baskınlar yapıp menfi fikir aşılayan insanlar ismi altında Kur’anlarını ve şahsi eşyalarını almışlar.Bunlar Türkiyeyle bağlı olup Türkiye ve Türki Cumhuriyetlere şeriatı getirmekle ittiham ediliyorlar.Savcılık Türkiye’den resmi yolla soruşturarak Nurcular cemiyeti diye bir cemiyetin olmadığını tesbit etti.Böylece geçen yıl aleyhte açılan dava kapatılmıştır.

      Maalesef bu mesele kapandıktan sonra yeniden Tataristan Cumhuriyeti FSB (mit) başkan muavini tarafından yeniden “Said Nursi’nin eserleri insanların şuurlarına negatif tesir edip halet-i ruhiyelerini bozuyor.” demiş.Buna binaen mahkeme bu kararı, Moskova’da kitapları basan Nur-u Bedi vakfı’nın bulunduğu bölge olan Koptevski mahkemesine sevkediyor.Umumen bu gibi kitapların yasaklanması Rusya Âli Mahkemesinin kararıyla olabilir.Yoksa bölge mahkemesi bu kararı veremez.Bu önemli meseleyi kimse nazara almadı.Halbuki bu kitaplar hakkında söz sahibi olan otoriter şahsiyetler ve kuruluşlar hep müsbet raporlar vermişlerdir.Bunların başında Rusya Müftüsü Ravil Gaynuddin, Talgat Tacuddin, Dağıstan Müftülüğü, Kuzey Kafkas Beynelmilel Kuruluşları, Vatikan ehl-i vukufu,Avrupa İslam şurası, Mısır El-Ezher Üniversitesi, Türkiye Adliyesi ve insan hakları örgütü başkanı Lukin geliyor.Bu durumda mahkemenin kapalı (gizli) yapılmasına karar verildi.Güya buna gerekçe olarak Kazan’dan birisi savcılığı Çeçen Lehçesiyle telefonda tehdit etmiş.

      RUSÇA YASAKLAMA

      Mahkeme hemen ateistlerden ibaret, İslamı bilmeyen Türkçe ve Arapça’dan habersiz bir grup psikolog ve dilbilimcilerinden ibaret bir heyet teşkil etti.Bu heyet şu karara geldi ki, Said Nursi’nin eserleri baştan aşağıya ölümü ve kabri güzel gösterip ateistlerin his ve düşüncelerini tahkir ediyor.Acaba bu mahkemeye Kur’an ve İncil verilseydi ne karar verirlerdi.Vukufsuz ve adil olmayan böyle bir mahkeme kararıyla kitaplara yasak konuldu.Anlaşılıyor ki Koptevski bölge mahkemesinin bu kararından sonra dini kitaplar adaletsiz bir şekilde sansür edilebilir.

      Faraza bir hukukçu, herhangi bir kitabı alıp açsa orada şu ifadeleri okusa “Ben dünyaya sulh getirmedim, kılıç getirdim.” Veya “kim valideynini ve evini terk edip arkamdan gelmezse o bana layık değil”veya “insanın düşmanı evinde bulunanlardır” bu sözler size tanıdık geliyor mu? Halbuki bu kitaplar Sovyet Rusyası’nda yandırılmış kitaplardır.

      ALEXANDER SOLDATOV

      OGANYOK MECMUASI
      (Sovyet Birliğinden beri Rusya’nın en meşhur Mecmuası)

    1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
    • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.