• Bu konu 0 yanıt içerir, 2 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
2 yazı görüntüleniyor - 1 ile 2 arası (toplam 2)
  • Yazar
    Yazılar
  • #662111
    Anonim

      Hangi dili konuşuyoruz biz..?
      Hangi dilde anlaşıyoruz/anlaşamıyoruz biz?
      Garip bir hal aldı dilimiz;

      Mağaza isimlerinden tutun, birbirimize seslenmelerimize kadar.


      Dede-torun ilişkilerindeki kopukluğun sebebi nedir sizce?

      Bugün size komik gelen dedelerinizin, ninelerinizin yerini yarın siz alınca torunlarınız da sizinle kafa bulmayacak mı sanıyorsunuz..?

      Selamlama/vedalaşma şeklimizden, kılık kıyafetimize kadar her şey değişti…


      Hii ve by
      arasında bir yerde yürüyoruz gündüz gece.

      Doğrulamak yerini chek etmeye,
      Kaydetmek yerine save etmeye,
      Yazdırmak yerine print etmeye bayılıyoruz.
      Yönlendirmek, forwardlamak oldu…
      Göndermek, maillemek…

      Sahi nasıl bir ülke olduk biz, görünmez bir müstemleke-sömürge ülkesi mi?
      Bu sözümü onaylıyor musunuz yoksa okeyliyor musunuz!!! Bilmem…

      Dikkat edin;


      Sohbet etmek
      Chatleşmek,

      Bilgi vermek brife etmek oldu,
      Moda, trend
      Pazarlama, marketing
      Çağrı merkezi, call center oldu…
      Kapatmıyor, offluyoruz
      Güncellemiyor, update ediyoruz…

      Temel bir gün Dursun’a
      “Bugün bana birisi çok sempatiksun dedi” demiş.
      Dursun’da “sen ne dedin? diye sormuş
      Temel’de;
      Her ihtimale karşı vurdim oni” demiş.

      Hangi dili konuşuyoruz biz?
      Coffee break (kahve molası) zamanlarda,
      Happy hour (parti) planları yapıyoruz.

      Türküleri küçümsüyor, gitarı bağlamaya tercih ediyoruz.

      Gösteri, teşhir yerlerine show room diyerek çağ atlıyor,
      Saf Bebeğimizi kutsuyor ama her şeyi bilen beybilere aşık oluyoruz.
      Mahallenin delikanlılarını “kro-kaba” buluyor,
      Annesine benzeyen beybi-face leri modern buluyoruz.

      Oğlan kızın küpesini çalıyor,
      Kız oğlanın jargonunu.
      Anne babanın rolünü çalıyor,
      Baba annenin dizlerinde değil, dizilerinde nefes alıyor…

      Ey marka düşkünü, artık slogan bile üretemeyen ülkemin çocukları!
      Cümlelerinin arasına yerleştirdiğin çakma-ingilizce kelimelerinle artık ne şiirini yazabilir, ne şarkını söyleyebilirsin.
      İsmail YK’nın face book’unun derinliğinde bir edebiyatın olur, bir de çevrende her geçen gün face verip book unu çıkaranlarla hemhal olursun…

      Neyse Haftaya See you inşallah. Byeeeee…

      Bedirhan Gökçe

      #773585
      Anonim

        hoş bir yazı, gece gece okudum…:039:

      2 yazı görüntüleniyor - 1 ile 2 arası (toplam 2)
      • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.