• Bu konu 1 yanıt içerir, 1 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
  • Yazar
    Yazılar
  • #681832
    Anonim

      ﻻ َٓ ﺍِﻟَﻪَ ﺍِﻻ َّ ﺍﻟﻠَّﻪُ da şöyle bir müjde var ki: Hadsiz hacata mübtela, nihayetsiz a’danın hücumuna hedef olan ruh-u insanî şu kelimede öyle bir nokta-i istimdad bulur ki, bütün hacatını temin edecek bir hazine-i rahmet kapısını ona açar ve öyle bir nokta-i istinad bulur ki, bütün a’dasının şerrinden emin edecek bir kudret-i mutlakanın sahibi olan kendi Mabudunu ve Hâlıkını bildirir ve tanıttırır, sahibini gösterir, Mâliki kim olduğunu irae eder. Ve o irae ile, kalbi vahşet-i mutlakadan ve ruhu hüzn-ü elîmden kurtarıp, ebedî bir ferahı, daimî bir süruru temin eder.


      Hadsiz: Sınırsız, sayısız.
      Hacat: İhtiyaçlar.
      Mübtela: Tutkun, düşkün, hasta, dertli.
      Nihayetsiz: Sonsuz.
      A’danın: Düşmanların.
      Ruh-u insani: İnsana ait ruh.
      Nokta-i istimdad: Yardım isteme noktası(yeri), yardım istenecek yer.
      Rahmet: Merhamet, acıma, şefkat etme, esirgeme.
      Hazine-i Rahmet: Rahmet hazinesi.
      Nokta-i istinad: Dayanma noktası, dayanılacak yer.
      A’da: Düşmanlar.
      Şerr: Kötülük, fena.
      Kudret-i mutlaka: Sınırsız ve sonsuz kudret(güç).
      Mabud: İbedet edilen, kulluk yapılan (Allah(cc)).
      Hâlık: Yaratıcı Allah(cc).
      Mâlik: Sahip.
      İrae: Gösterme.
      Vahşet-i mutlaka: Tam vahşilik, sonsuz yanlızlık ve korku ve ürkeklik.
      Hüzn-ü elim: Acı veren üzüntü ve sıkıntı.
      Ebedî: Sonsuz, sonsuzlukla ilgili.
      Sürur: Sevinç, neşe.

      MEKTUBAT / 20.Mektup / 1.Makam / 4.Kelime

    1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
    • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.