• Bu konu 7 yanıt içerir, 7 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
9 yazı görüntüleniyor - 1 ile 9 arası (toplam 9)
  • Yazar
    Yazılar
  • #667898
    Anonim
      Muhammed ÇETİN
      irfanmektebi


      Her ferd için, maddî ve manevî olmak üzere Cenâb-ı Hakkın ihsan ettiği iki şahsiyet vardır. Kişinin maddî şahsiyeti, maddî varlığından ibarettir. Şahs-ı manevî ise aile, çevre, vazife, hizmet, şeref ve kişinin etkisinde bulunan bütün alanları kuşatır. Allah’ın her ferde verdiği maddî varlık, diğer ferdlerden farklı özelliklere sahip olduğu gibi, şahs-ı manevîsi de diğerlerinden farklıdır.

      Mesela, bir cemaati teşkil eden zatın şahs-ı manevîsi o cemaatin genişliğine ve büyüklüğüne göre büyük olur. Bir devleti idare edenin şahs-ı manevîsi ise etkili olduğu alana ve o devletin büyüklüğüne göre olur.

      Evet, iyilik yapanların bir şahs-ı manevîleri olduğu gibi, fenalık yapanların da bir şahs-ı manevîleri var olduğunu unutmamalıyız. Kişinin yalnız başına hizmeti maddî şahsiyetine göre küçüldüğü gibi, cemaatten müteşekkil olan bir şahs-ı manevînin hizmeti ise o nisbette büyük olur. Bir şahs-ı manevînin eczaları hükmündeki ferdler eğer yaptıkları hizmet ve ibâdetin getirdiği sevapta da ortak olsalar, o ortaklık bir şirket-i manevîyeyi netice verir.

      Yani her ferd kazandığı sevap ve hasenâta umum cemaati dâhil etse ve bütün ehl-i imana yaptığı duânın haricinde, o cemaatin ferdlerini, ailesiyle birlikte hususî duâlarına ve kazançlarına ortak etmeyi niyet etse, o şirket-i manevîye teşekkül etmiş olur. Aynı zamanda her ferd o şirketin getirdiği bütün kazanç ve sevaplara rahmet-i ilahiye ile sahip olur.

      Evet, eğer on kişi ittifak edip birer milyar ortaya koysalar, bir sene çalıştırsalar, yüzde yüz kazandıkları takdirde, yirmi milyarlık sermayesi olan bir şirketleri olur. Görünüşte hepsi de o şirketin sahipleri sayılırlar. Fakat herkes ancak hissesine göre istifade eder.

      Eğer bir taksimat yapılsa, her birine ikişer milyar düşer. Zira maddî ticarette iş böyle olur. Ama manevî ve nuranî şirketlerde iş değişir. Çünkü manevî şirketlerin getirdikleri umum sevap ve nurun her birinin defter-i amaline bitamamiha geçeceği ehl-i hakîkatin arasında meşhud ve vaki’dir, Rahmet ve hikmet-i İlahiye’nin de muktezasıdır.

      Mesela, bir salonda yüz adam bulunsa, her birinin on watlık bir lambası olsa, birisi o salona lambasını takmış olsa, umum o cemaatin her birisi on watlık bir ışıktan istifade eder. O cemaatin orda bulunması lamba sahibinin istifadesini azaltmadığı gibi, dışarıya çıkmaları da onun ışıktan istifadesini arttırmaz. Eğer herkes elindeki lambayı salona takmış olsa, o zaman her bir ferd yalnız kendi lambasından istifade etmez. Aksine her birisi bin watlık ışıktan istifade eder.

      Aynen öyle de eğer bin kişi uhrevî amellerin sevabında ortak olsa ve o niyet ile hizmet etse her birisi bir günde on sevap kazandıkları takdirde, o zaman şirketin kazandığı sevap on bin olur. Sevap nur olduğundan her birinin defter-i a’mâline eksiksiz on bin sevabın hepsi geçer. Ancak kişinin ihlas ve samimiyetine binaen aynasının sâfiyetinden kaynaklanan bir farklılık olabilir.

      Eğer bin kişi uhrevî amellerin sevabında ortak olsa ve o niyet ile hizmet etse her birisi bir günde on sevap kazandıkları takdirde, o zaman şirketin kazandığı sevap on bin olur. Sevap nur olduğundan her birinin defter-i a’mâline eksiksiz on bin sevabın hepsi geçer. Ancak kişinin ihlas ve samimiyetine binaen aynasının sâfiyetinden kaynaklanan bir farklılık olabilir.

      Eğer onlardan birisi o şirketten ayrılsa, kendi başına sevap kazanmaya çalışsa, yine her gün on sevap kazanmak şartıyla bin günde ancak o on bin sevabı elde edebilir. İşte;
      “mü’minin niyeti amelinden daha hayırlıdır”,
      “ameller niyetlere göredir”,
      “cemaatte rahmet vardır”,
      “Allah’ın inâyeti, tevfîki cemaatle birliktedir.” gibi hadis-i şeriflerin ifade ettiği hakîkatler böylece anlaşılmış olur.

      İşte bu zamanda Risâle-i Nûr talebelerinin de âlem-i İslâm kadar geniş, belki bütün dünyaya yayılmış bir şahs-ı manevîsi var.İhsan-ı ilahî olarak o şahs-ı manevînin bir şirket-i manevîyesi bulunur. İnşaallah hâlis bir niyetle o şirkete ortak olan her ferd, bütün ferdlerin misl-i sevaplarını kazanır. Zaten böyle felaket ve helaket bir asırda bu kadar büyük tahribata karşı insan ancak bu kadar sevap ve manevî kuvvet ile dayanabilir. Yoksa bir insanın, her taraftan hücum eden günahlara karşı hususî ibâdetleriyle dayanması çok zor olur. Rabbim bizleri muhafaza eylesin. Amin!

      #784976
      Anonim

        Kişinin yalnız başına hizmeti maddî şahsiyetine göre küçüldüğü gibi, cemaatten müteşekkil olan bir şahs-ı manevînin hizmeti ise o nisbette büyük olur.

        CEMAAT RUHU ŞART
        ALLAH RAZI OLSUN ÇOK EHEMMİYETLİ BİR KONU…

        #784977
        Anonim

          @memluk 234086 wrote:

          Kişinin yalnız başına hizmeti maddî şahsiyetine göre küçüldüğü gibi, cemaatten müteşekkil olan bir şahs-ı manevînin hizmeti ise o nisbette büyük olur.

          CEMAAT RUHU ŞART
          ALLAH RAZI OLSUN ÇOK EHEMMİYETLİ BİR KONU…

          amin ecmain inşallah
          Nur’un şahs-ı manevisine dahil olabilme şuuru azmi isteği gayreti nasib etsin Cenab-ı Hak hepimize

          #784984
          Anonim

            Allah (c.c) razı olsun zuhr bey ..kardeşimiz..

            BİZİM ŞİARIMIZ VE HİZMET HARİTAMIZ CEMAAT ŞUURUYLA ÜSTADIMIZIN DEDİĞİ GİBİ;

            Evet, biz bir cemiyetiz. Ve öyle bir cemiyetimiz var ki, her asırda üç yüz elli milyon dahil mensupları var. Ve her gün beş defa namazla o mukaddes cemiyetin prensiplerine kemal-i hürmetle alakalarını ve hizmetlerini gösteriyorlar. “Müminler Kardeştirler” kudsi programıyla, birbirinin yardımına—dualarıyla ve manevi kazançlarıyla—koşuyorlar.

            İşte biz bu mukaddes ve muazzam cemiyetin efradındanız. Ve hususi vazifemiz de, Kur’an’ın imani hakikatlerini tahkiki bir surette ehl-i imana bildirip, onları ve kendimizi idam-ı ebediden ve daimi ve berzahi haps-i münferitten kurtarmaktır. Sair dünyevi ve siyasi ve entrikalı cemiyet ve komitelerle ve bizim medar-ı ittihamımız olan cemiyetçilik gibi asılsız ve manasız gizli cemiyetle hiçbir münasebetimiz yoktur ve tenezzül etmi-yoruz.”(Şualar, s. 320.)

            #786770
            Anonim

              allah ebeden razı olsun değerli kardeşim…2 si yok mu…

              #786784
              Anonim

                Allah razı olsun kardeşim…
                dünki risale dersimizde şahsı manevi konusunu işlemistik çok ehemmiyet verilmesi gereken bi konu.. tekrar okumama vesile olduğunuz için allah ebeden razı olsun…

                #786789
                Anonim

                  konular arasında gezerken buldum çok faydalı bir konuydu nisa kardeşim…ikincisini bulamadım….

                  #786795
                  Anonim

                    risalei nurdan makaleler bölümünde en altta var 2. ve 3. okuyabilirsiniz…

                    #786801
                    Anonim
                    9 yazı görüntüleniyor - 1 ile 9 arası (toplam 9)
                    • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.