- Bu konu 0 yanıt içerir, 2 izleyen vardır ve en son
Anonim tarafından güncellenmiştir.
-
YazarYazılar
-
28 Ocak 2011: 06:22 #668035
Anonim
Evet bu şirket-i manevîyeye dahil olmanın şartlarının neler olduğunu yine Risâle-i nûrlardan öğrenelim:“Birincisi: Risâle-i Nûr’a intisab eden zâtın en ehemmiyetli vazifesi, onu yazmak veya yazdırmaktır ve intişarına yardım etmektir. Onu yazan veya yazdıran, Risâle-i Nûr talebesi ünvanını (ismini) alır. Ve o ünvan altında, her yirmidört saatte benim lisanımla belki yüz defa, bazan daha ziyade hayırlı duâlarımda ve manevî kazançlarımda hissedar olmakla beraber; benim gibi duâ eden kıymetdar binler kardeşlerin ve Risâle-i Nûr talebelerinin duâlarına ve kazançlarına dahi hissedar olur.” (Kastamonu Lahikası)Risâle-i Nûru yazmanın beş türlü dünyevi faydası vardır:
1- Rızıkta bereket.
2- Kalbde rahat ve sürur.
3- Maişette sühûlet.
4- İşlerinde muvaffakıyet.
5- Talebelik faziletini almakla, bütün Risâle-i Nûr talebelerinin has duâlarına hissedar olmaktır.” (Kastamonu Lahikası)Bu cümlenin ifade ettiği gibi Risâle-i Nûru yazan şüphesiz talebelik faziletini kazanarak bütün Risâle-i Nûr talebelerinin has duâlarına hissedar oluyor.
“Kalemle (yazarak) Nurlara hizmet ve sadakatla talebesi olmanın iki mühim neticesi vardır:
1- Âyât-ı Kur’âniyenin işaratıyla, imanla kabre girmektir.
2- Bütün şakirdlerin manevî kazançlarına, Nur dairesindeki şirket-i manevîye sırrıyla, umum onların hasenatlarına hissedar olmaktır.Hem bu talebesizlik zamanında, melaikelerin hürmetine mazhar olan talebe-i ulûm-ı diniye sınıfına dâhil olup âlem-i berzahta -talii varsa, tam muvaffak olmuşsa- Hâfız Ali ve «Meyve»de bahsi geçen meşhur talebe gibi; şüheda hayatına mazhar olmaktır.” (Emirdağ Lahikası)
Bu izahta da görüldüğü gibi anlatılan kazanç, başta kalemle Risâle-i Nûrları yazarak hizmet etmek ve sadakatle talebesi olmak ile ancak kazanılıyor. Demek bu iki şart ihmal edilmemelidir.
KANAAT SIRRI
Yanlış bir yorum yapmamak için, Risâle-i Nûr’da geçen şu ifadeye dikkat etmemiz lazım:
“Hazret-i İmam Ali Radıyallahü Anh huruf-ı ecnebiyi İslâmlar içinde kabul ettirmek hadisesi ile ulemaü’s-su’un (kötü alimlerin) bid’alara yardımlarından teessüfle bahsedip o iki hadise ortasında irşadkârane bazılarından bahsediyor ki, o Sekine olan İsm-i Âzam ile ecnebi hurufuna karşı mukabele ediyor. Ve hem ulemaü’s-su’a karşı muhalefet ediyor.İşte bu zamanda o âdemler Risâle-i Nûr şakirdleri ve naşirleri oldukları şüphesizdir. Çünki onlardır ki hatt-ı Kur’ân’ı muhafaza ediyorlar ve bid’akâr bir kısım ulemalara karşı mukavemet ediyorlar.”(18.Lem’a)“Hem madem ben sizlere kanaat ettim ve ediyorum, başkalara bakmıyorum, meşgul olmuyorum. Siz dahi Risâle-i Nûr’a kanaat etmeniz lâzımdır, belki bu zamanda elzemdir.
Hem şimdilik bazı ülemanın yeni eserlerinde meslek ve meşreb ayrı ve bid’atlara müsaid gittiği için, Risâle-i Nûr zındıkaya karşı hakaik-i imaniyeyi muhafazaya çalışması gibi, bid’ata karşı da huruf ve hatt-ı Kur’ân’ı muhafaza etmek bir vazifesi iken…”
(Kastamonu Lahikası)
BİD’AT HAK OLMAZ!
Bazı kişilerin “Kur’an hattı ile yazmak bir meşrebtir” demelerine mukabil, Bediüzzaman Hazretleri Risâle-i Nûr’un bir vazifesi de bid’ata karşı huruf ve hatt-ı Kur’anı muhafaza etmek olduğunu belirterek bu görüşün doğru olmadığını beyan etmektedir. Bazıları da “Kur’an harfleriyle hizmet ‘ehaktır’(daha haktır) diğer hurufat ile hizmet ise ‘haktır’. Hakta ittifak ehakta (daha hak olanda) ihtilaf olduğundan hakk ehaktan ehak olur.”diyorlar. Hâlbuki yukarıda Bediüzzaman Hazretleri latin harflerinin bid’at olduğunu ifade ediyor. Bid’at olan birşeye nasıl hak denilebilir?
Hem bilindiği gibi bu zamanda memleketimizde kitapları tedkik ve tashih eden umumun kabul ettiği bir hey’et bulunmadığından önüne gelen, din namına kitap yazıp piyasaya sürüyor. Doğrusu yanlışı tesbit edilmediğinden nur talebelerinin, yetişinceye kadar, i’tikadları bozulmaması için rastgele eser okumalarına müsaade edilmiyor. Bütün ülemanın tasdikiyle ehl-i sünnete göre sıhhati kabul edilen Risâle-i Nûrlara kanaat etmeleri isteniyor.
“Bid’a ile amel eden, kalben tarafdar olmamak şartıyla dost olabilir.”(Kastamonu Lahikası, 163)
4 Mart 2011: 14:43 #786803Anonim
Allah razı olsun emeğinize sağlık…
-
YazarYazılar
- Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.