- Bu konu 10 yanıt içerir, 6 izleyen vardır ve en son
Anonim tarafından güncellenmiştir.
-
YazarYazılar
-
8 Ocak 2011: 09:07 #667151
Anonim
çok eski zamanlardan günümüze nacizane fikirleriyle duhul etmiş said nursi’nin yapıp ettiklerinden, ortaya koyduklarından mütevellit su yüzüne çıkmış, çıkmakla kalmamış isminin başına bediüzzaman gibi sıfatlar eklenerek ona bir değer atfetme/yüceltme eylemlerinde bulunulmuş, durum böyleyken kimsenin kimseye karışmaması da eklenildiğinde önümüze servis edilen bilgiler ışığında vuku bulmakta olan girişim.
kişinin salt said nursi ve onun islami düşünce yapısı karşısındaki tutumu, ona kendi fıtratından daha fazla değer atfetmesi, dünyada diğer islam alimleri, islama hizmet etmiş kişiler yokmuş gibi davranması da durumun ehemmiyetini gözler önüne sunmaktadır.
said nursi’ye ne derece yaklaşıldığı hususunda kişinin kendisini sorgulaması da bir nokta teşkil etmektedir. onu olduğundan daha üst bir mertebeye koymak ne derece sağlıklıdır, kişinin dünya görüşüyle, yaşadıklarıyla doğru orantılıdır.
başlangıç olarak kişi sevdiği ile beraberdir düşüncesinden yola çıkan kişinin, said nursi’nin düşünce yapısına radikal bağlantı/saplantı şeklinde yaklaşımı bir yana, diğerleri bu kişiyi analiz ederken, kendi yüreğine bastığına zarar getirmemek/laf kondurtmamak/savunmak adına çeşitli girizgahlarda bulunabiliyor ister istemez.
kendisine tapınmak farklı farklı yollarladır, kendi halinde mazbut olan bir kişiye olduğundan farklı manalar yükleyerek yaklaşmak sağlıklı bir veri olmayabilir. yaklaşılan değildir burada aslolan, yaklaşandır.
said nursi, uzun zaman önce intikal etmiş olmasına rağmen tapılası yönü olduğunu bilmiyordum. hem bir insan başkasının önünde nasıl boyun kırabilir?
nokta çok ama seksek oynayan da çok…
8 Ocak 2011: 09:42 #784050Anonim
ben yazdıklarınızı anlamadım..biraz gec anlrmda acarmısınız:032:
8 Ocak 2011: 09:48 #784054Anonim
@Garib 230617 wrote:
ben yazdıklarınızı anlamadım..biraz gec anlrmda acarmısınız:032:
bir eşikten bahsediyoruz. kendi içerisinde devinimli, biri “o”radayken, birilerinin “o”rası için bed hallere bürünmesi. kılıç gibi ruh için verilen erdemin savaşı neticesinde ‘said nursi’ çizgisinin bireyler tarafından farklı lanse edilmeye çalışılması.
azalarak çoğalmak da mümkün, çoğalarak yok olmak da. said nursi’ye (ha$a) putperestvari yaklaşımlar, said nursi’nin benliğine değil, kişinin benliğine zarar vermektedir. az bilgi değil, en az said nursi gibi hizmet etmiş kişilerin ilmi çemberine nail olmayı amaçlamalıdır ruh. o olmak değil.
8 Ocak 2011: 09:56 #784058Anonim
tapınmak da ne demek
nereden çıkarttınız bunu çok merak ettim kardeş
böyle birşey mümkün olamazayrıca Said Nursi Hz’ne değer verip diğer Alim zatları es geçmekte mümkün olamaz
kaldıki Risale-i Nur’ların muhtelif yerlerinde çeşitli Alim Zâtların isimleri ve sözleri yer almaktadır
nerede ne gördünüz ne duydunuz bilmiyorum ama
ya yanlış yapılmış,yansıtılmış
ya da siz bakmayı bilememişsinizayrıca O’na kendi fıtratından daha fazla değer verildiğini söylemişsiniz
O’nun fıtratını kimse bilmiyorda siz mi biliyorsunuz
ya da neye ne kadar değer verdiğimizi nasıl ölçebiliyorsunuzgerek Üstad Hz’ne atıflarda bulunmak
gerekse bizim değerlerimizi yargılamak
O’na tapıldığını söylemek
ne sizin ne de bi başkasının haddi değildir
bu riski nasıl alabildiğinize de inanamıyorum
söyledikleriniz resmek iftiraya girer
hiç mi korkunuz yok kul hakkındanAyrıca kısaca izah etmek gerekirse
Üstad Hz’leri kendisine olan sevgi ve liyakati “Benim değil Risale-i Nur’lara aittir” şeklinde defalarca izah etmiştirkaldı ki Kur’an’dan alınan feyz ve ışıkla ortaya çıkmış bir eserden istifade etmek
düsturlarını izlemek (keşke yapabilsek) size yanlış mı geliyor
bunu tapmak olarak mı algılıyorsunuz?8 Ocak 2011: 09:57 #784059Anonim
@etfal-i metruke 230621 wrote:
bir eşikten bahsediyoruz. kendi içerisinde devinimli, biri “o”radayken, birilerinin “o”rası için bed hallere bürünmesi. kılıç gibi ruh için verilen erdemin savaşı neticesinde ‘said nursi’ çizgisinin bireyler tarafından farklı lanse edilmeye çalışılması.
azalarak çoğalmak da mümkün, çoğalarak yok olmak da. said nursi’ye (ha$a) putperestvari yaklaşımlar, said nursi’nin benliğine değil, kişinin benliğine zarar vermektedir. az bilgi değil, en az said nursi gibi hizmet etmiş kişilerin ilmi çemberine nail olmayı amaçlamalıdır ruh. o olmak değil.
konuda bilgniz olduunu gstermeye calısıonuzda ..ben sizden bisi anlamadım..ustadı kimse ptlastırmıo..ya hayal gruonuz yada boyle grmek istiorsunuz..bilemem valla ..;)benim haddim deil,bilgimde ole cok deil..ben sizin kadar bilgili deilim..o zaman nie yazıon diyebilrsiniz..icimden geldi yazdım..:)
8 Ocak 2011: 10:03 #784060Anonim
@akna 230627 wrote:
tapınmak da ne demek
nereden çıkarttınız bunu çok merak ettim kardeş
böyle birşey mümkün olamazayrıca Said Nursi Hz’ne değer verip diğer Alim zatları es geçmekte mümkün olamaz
kaldıki Risale-i Nur’ların muhtelif yerlerinde çeşitli Alim Zâtların isimleri ve sözleri yer almaktadır
nerede ne gördünüz ne duydunuz bilmiyorum ama
ya yanlış yapılmış,yansıtılmış
ya da siz bakmayı bilememişsinizayrıca O’na kendi fıtratından daha fazla değer verildiğini söylemişsiniz
O’nun fıtratını kimse bilmiyorda siz mi biliyorsunuz
ya da neye ne kadar değer verdiğimizi nasıl ölçebiliyorsunuzgerek Üstad Hz’ne atıflarda bulunmak
gerekse bizim değerlerimizi yargılamak
O’na tapıldığını söylemek
ne sizin ne de bi başkasının haddi değildir
bu riski nasıl alabildiğinize de inanamıyorum
söyledikleriniz resmek iftiraya girer
hiç mi korkunuz yok kul hakkındanAyrıca kısaca izah etmek gerekirse
Üstad Hz’leri kendisine olan sevgi ve liyakati “Benim değil Risale-i Nur’lara aittir” şeklinde defalarca izah etmiştirkaldı ki Kur’an’dan alınan feyz ve ışıkla ortaya çıkmış bir eserden istifade etmek
düsturlarını izlemek (keşke yapabilsek) size yanlış mı geliyor
bunu tapmak olarak mı algılıyorsunuz?buradaki tapmak kelimesi, sözlükteki ilk anlam olarak kullanılmamıştır. zira bunu yazarken kalbi yazdım. benim çevremde gördüğüm bir kesit sadece bu. said nursi hazretleri, sevilmeli, eserleri okunmalı, gösterdiği yollar kişinin kendi içindeki sorgusuyla bütünleşip hayatın içinde ‘müslüman’ kimliği altında vuku bulmalıdır.
said nursi’nin kendisi olduğundan farklı göstermeye çalışanlaraydı sözlerim benim. yani ‘insan’lar nasıl said nursi’yi biliyorsa, said nursi nasıl bilinmişse, bunun dışındaki yaklaşımlardır. çok sevmek ayrı, taparcasına bağlanmak ayrı konulardır.
ben kimsenin değerlerini sorgulamıyorum. sadece bir fikir, şayet yanlış anlaşıldıysak hakkınızı helal ediniz.
8 Ocak 2011: 10:10 #784061Anonim
@etfal-i metruke 230630 wrote:
buradaki tapmak kelimesi, sözlükteki ilk anlam olarak kullanılmamıştır. zira bunu yazarken kalbi yazdım. benim çevremde gördüğüm bir kesit sadece bu. said nursi hazretleri, sevilmeli, eserleri okunmalı, gösterdiği yollar kişinin kendi içindeki sorgusuyla bütünleşip hayatın içinde ‘müslüman’ kimliği altında vuku bulmalıdır.
said nursi’nin kendisi olduğundan farklı göstermeye çalışanlaraydı sözlerim benim. yani ‘insan’lar nasıl said nursi’yi biliyorsa, said nursi nasıl bilinmişse, bunun dışındaki yaklaşımlardır. çok sevmek ayrı, taparcasına bağlanmak ayrı konulardır.
ben kimsenin değerlerini sorgulamıyorum. sadece bir fikir, şayet yanlış anlaşıldıysak hakkınızı helal ediniz.
helal olsun smdi olduu..bole desene abi ..saygı duyarım..deisik fikirdede olsan..ne yalan dicem yanlıs anladım..ama smdi biraz daa ii anladım.:).sende helal et ..ama dusun evine misafir gelio dielim..daa cayını ikrmnı yememis..bslıo aile hayatını elestrmee ,aile icinde kavga ettirmeye güzel olmaz demi..bende ole ani tpkiler vrdim..kusura bkma 🙂
8 Ocak 2011: 10:14 #784062Anonim
taktir edersinizki yazdıklarınız basit şeyler değil
Said Nursi hz.lerine tapmak
O’nu örnek alıp, var sayıp diğer Alim zatları yok saymaktan bahsetmişsiniz
hatta O’nun putlaştırılabildiğinden bahsetmişsiniz
yanlış anlamış olabiliriz ama
küçük bir kesitin hareketlerini büyük ir kitleye arz etmek herzaman yapılıyor
varsa helal olsun
sizde helal edin8 Ocak 2011: 10:16 #784063Anonim
@akna 230632 wrote:
taktir edersinizki yazdıklarınız basit şeyler değil
Said Nursi hz.lerine tapmak
O’nu örnek alıp, var sayıp diğer Alim zatları yok saymaktan bahsetmişsiniz
hatta O’nun putlaştırılabildiğinden bahsetmişsiniz
yanlış anlamış olabiliriz ama
küçük bir kesitin hareketlerini büyük ir kitleye arz etmek herzaman yapılıyor
varsa helal olsun
sizde helal edinbazen uçlara gidebiliyoruz. varsa bir hakkım, helal olsun sizlere.
8 Ocak 2011: 10:28 #784065Anonim
@etfal-i metruke 230635 wrote:
bazen uçlara gidebiliyoruz. varsa bir hakkım, helal olsun sizlere.
Konu başlığınızı görünce insanın nutku tutuluyor! Düşünmeden hareket etmemeliyiz kardeş niyetiniz iyidir yada değildir Allah’u alem amma hassas meselelerde özellikle bir kesitte böyle gördüm de, buda benim düşüncem de deyip nasıl böyle rahat davranılır.. Kaş yapalım derken göz çıkarmayalı inş.
8 Ocak 2011: 10:43 #784066Anonim
@etfal-i metruke 230609 wrote:
çok eski zamanlardan günümüze nacizane fikirleriyle duhul etmiş said nursi’nin yapıp ettiklerinden, ortaya koyduklarından mütevellit su yüzüne çıkmış, çıkmakla kalmamış isminin başına bediüzzaman gibi sıfatlar eklenerek ona bir değer atfetme/yüceltme eylemlerinde bulunulmuş, durum böyleyken kimsenin kimseye karışmaması da eklenildiğinde önümüze servis edilen bilgiler ışığında vuku bulmakta olan girişim.
kişinin salt said nursi ve onun islami düşünce yapısı karşısındaki tutumu, ona kendi fıtratından daha fazla değer atfetmesi, dünyada diğer islam alimleri, islama hizmet etmiş kişiler yokmuş gibi davranması da durumun ehemmiyetini gözler önüne sunmaktadır.
said nursi’ye ne derece yaklaşıldığı hususunda kişinin kendisini sorgulaması da bir nokta teşkil etmektedir. onu olduğundan daha üst bir mertebeye koymak ne derece sağlıklıdır, kişinin dünya görüşüyle, yaşadıklarıyla doğru orantılıdır.
başlangıç olarak kişi sevdiği ile beraberdir düşüncesinden yola çıkan kişinin, said nursi’nin düşünce yapısına radikal bağlantı/saplantı şeklinde yaklaşımı bir yana, diğerleri bu kişiyi analiz ederken, kendi yüreğine bastığına zarar getirmemek/laf kondurtmamak/savunmak adına çeşitli girizgahlarda bulunabiliyor ister istemez.
kendisine tapınmak farklı farklı yollarladır, kendi halinde mazbut olan bir kişiye olduğundan farklı manalar yükleyerek yaklaşmak sağlıklı bir veri olmayabilir. yaklaşılan değildir burada aslolan, yaklaşandır.
said nursi, uzun zaman önce intikal etmiş olmasına rağmen tapılası yönü olduğunu bilmiyordum. hem bir insan başkasının önünde nasıl boyun kırabilir?
nokta çok ama seksek oynayan da çok…
Üstad’a Bediüzzaman isminin nasıl verildiğini hatırlayalım isterseniz.. bu isim/lakap kendisinin bilgisi olmadan vefatından sonra verilmiş beyhude bir şey değil ki;
“Bediüzzaman isminin verilmesi..
1894 Yilina kadar Molla Said diye cagirliyordu.
Vana gitmisti ve orada Tahir Pasanin Konaginda bütün ilimleri arastirdi.
Kisa zamanda tarih cografya matmatik jeoloji fizik kimya astronomi ve felsefe gibi ilimleri ögrendi.
Sadece 24 Saat icerisinde cografya kitabini ezberledi ve ayni sekilde bes günde inorganik kimyayi ögrenerek kimya ögretmeni ile yaptigi münazarada(bilim yarismasinda) kazandi.
Genc yasta onun bu zeka ve kabiliyeti herkezi hayrette birkamisti. Bir kitabi ezeberlemesi icin bir defa okumasi yetiyordu.
Bütün bilimler kendisinde toplanmisti.
Molla Fetullah Efendi Molla Saide “Bediüzzaman” ünvanini vermisti ve bu isimle anilmasina sebeb oldu.”8 Ocak 2011: 12:14 #784078Anonim
bir takım insanlar,bir takım gruplar ve bir takım kişiler malesef ki üstadın vermek istediği mesajlardan onun davasından soyutlanmışlardır…bağnazca bir tutumla hareket etmektedirler ve içine düştüğü durumu görememektedirler….elbette risalei nur kitaplarının güzelliğini,mesajlarını,hakiki nurunu kör gözler duymayan kulaklar bile izale edebilirler…hele can üstadımızı tasvir etmeye kelimlerin yeteceğini sanmıyorum….ama işin abartılan ve abes olan yönü bu bahsettiğim bir takımlar sadece risale ve üstada saplanıp kalmışlardır….derrslerinde sadece risale,okumalarında sadece risale,alimleri sadece üstad…öyle bir dar pencereden bakıyorlar ki dünyaya farkında bile değiller geride kaldıklarının….ayet sorsan bilmez ama sana sayısız vecize sıralar….bir alimi sorsan bilmez ama üstadın kaşına kipriğine kadar bilir….
sanırsam kardeşin tapmak diye tabir ettiği durum bu olsa gerek….bizler müslümanız,her alim alimimiz,her kitap kitabımızdır….ve hadiste de belirtiliyor ya””ilim müminin yitik malıdır onu nerede bulursa alsın ”’diye….islama dair ne kadar samimi hakiki yazı ve alim varsa onlar hepimizindir ümmetindir….bu ayrımcılık bu bağnazlık niye?….neden sadece bir noktaya saplanıp kalıyoruz ki?……davamız yüce bir dava ve bu asırda bize düşen en büyük görev değerli üstadıımızın hayatına nakşettiği ilimle cihaddır…silkinelim ve kendimize gelelim ilmin neresindeyiz islamın neresindeyiz düşünelim….üsatdımızın kendine düstur ettiği ilimle cihadı ne kadar yapıyoruz ne kadar ilerliyoruz bir soralım?……
-
YazarYazılar
- Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.