- Bu konu 1 yanıt içerir, 1 izleyen vardır ve en son
Anonim tarafından güncellenmiştir.
-
YazarYazılar
-
11 Mayıs 2009: 07:10 #653160
Anonim
Berlin’de yaşayan 11 yaşındaki Türk çocuk, tenefüste ‘şiddet’ içerikli sohbet açınca…[FONT=Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif]Berlin’de yaşalan 11 yaşındaki Türk çocuk, tenefüste ‘şiddet’ içerikli sohbet açınca okuldan uzaklaştırıldı.
Almanya’nın Berlin Kentinde, Gottfried Röhl İlkokulu’nda teneffüs sırasında arkadaşıyla yaptığı ‘şiddet’e yönelik bir sohbet yüzünden okuldan uzaklaştırılan 11 yaşındaki Eray Zafer Koyuncu, eğitimini artık annesiyle birlikte kesin dönüş yaptığı Yalova’da sürdürecek. Haksız yere mağdur edilen oğlunun, polis gördüğü zaman titreme nöbeti geçirdiğini, artık tek başına karanlıkta yatamaz duruma geldiğini söyleyen Meteoroloji Mühendisi Anne Neriman Koyuncu, “Anneler gününde bana çok kötü hediye verdiler. Oğlum terörist damgası yemesin diye Türkiye’ye döndüm. Eray eğitimini kardeşiyle burada sürdürecek” dedi.
Almanya’nın Berlin Kenti’nde yaşayan Neriman ve Zafer Koyuncu çiftinin iki çocuğundan büyüğü olan Eray Koyuncu, Wedding semtindeki Gottfried Röhl Grundschule okulunun altıncı sınıfa gidiyordu. İddiaya göre, teneffüste şiddete yönelik sohbet yapan Eray Zafer Koyuncu, arkadaşının okul idaresine şikayeti üzerine hem kendini hemde ailesini zor durumda bırakmıştı. Okula gelen özel tim tarafından iki saat sorgulandıktan sonra evinde arama yapılan Eray, okuldan atılınca annesi tarafından suçlu çocukların barındığı birimlere gönderilmemesi, başka ailelere evlatlık verilmemesi için Türkiye’ye gönderilmişti. Önce oğlunu gönderen anne Neriman Koyuncu da önceki gün 7 yaşındaki kızı ile Yalova’ya gelerek buradaki evlerine yerleşti.
“YALOVA’DA YAŞAYACAKLAR”
Evinin balkonuna Türk bayrağı asan Neriman Koyuncu,”ailemizi parçaladılar. Anneler gününde en mutsuz annelerden biri de benim” dedi.Eşinin çalıştığı resmi kuruluş nedeniyle Almanya’da yaşayacağını, kendisinin de oğlu ve kızıyla yaşamlarını Yalova’da sürdüreceğini açıklayan Neriman Koyuncu şunları söyledi: “Olaydan iki hafta önce Almanya’nın Bayern Kenti’nde 17 yaşındaki genç okul basıp 15 çocuğu öldürmüştü. Ardından kafasına sıkarak intihara teşebbüs etmişti. Silaha karşı ilgisi olduğu için ailesinin evinde adeta cephanelik bulunmuştu. Bu olayların yaşandığı günlerde Eray kız arkadaşını okul çıkışı almaya gittiğinde, burada aynı kızdan hoşlanan Alman bir öğrenciyle sözlü tartışmaya girmişti. Bu Alman çocuk tartışmanın ardından okulun duvarlarına yazılar yazıp okul idaresine ‘Bunları Eray yazdı’ diye şikayette bulunmuştu. Eray da bu Alman çocuğa internetten oyuncak su tabancasını göstermiş ve ‘sana haddini bildiririm’ demiş. Alman çocuk bunu da okul idaresine iletmişti.
O günlerde Eray tenefüste Almanya’da 15 çocuğun ölümüyle sonuçlanan olayı konuşurken bir arkadaşına, ‘Bunları çocuk öldürdü. Ya müdür öldürseydi ne olurdu ?’ diye sordu. Bunun üzerine okul müdürü polise haber verdi. Okula gelen 10 kişilik özel ekip oğlumu özel odada 2.5 saat sorguladktan sonra arama yapmak için evimize iki sivil polis geldi. Bana cep telefonum ile haber verdiler. Korktum. Yavrumu suçlu çocukların koruma altına alındığı birime götürülmemesi için panik yapınca kazaya neden oldum. Ölümden döndüm. Eşim daha sonra kalp spazmı geçirdi.
Yapılan aramada hiç bir suç unsuru bulamadılar. Polisler Eray’a bu kez ‘Tabancayı ver’ deyince korkudan titreyip ağlayan oğlum da marketlerde satın alınan avuç içi büyüklüğünde, Türkiye’deki fiyatı 5 TL olan ve üzerinde ‘Çocuk sağlığına zararsızdır’ ibaresi bulunup CE damgası olan su tabancasını kendilerine verdi. İnanamadılar. Bu sırada korkudan tuvaletini altına kaçıran Eray ağlamaya başladı. Ardından okul müdürü bizi polis tehditi ile çağırıp, ‘Yorum yapmayın. Eray okuldan atıldı’ dedi. Ben de yavrumu elimizden almasınlar diye Eray’ı Ankara’daki akrabamıza gönderdik. Şimdi de kızım ile kesin dönüş yaptım. Eşim Almanya’da kaldı. Biz de balkonuna Türk bayrağı astığımız evimizde yaşamımızı sürdüreceğiz”
POLİSİ GÖRÜNCE TİTRİYOR, PSİKOLOJİK TEDAVİ GÖRECEK
Oğlu Eray’ın yaşadıklarından sonra polisi görünce titreme nöbeti geçirdiğini, karanlıkta tek başına kaldığı halde artık ışık yanmayan yerden ağlayarak uzaklaştığını söyleyen Neriman Koyuncu, “Ben Yalova’daki evimde kalacağım. Eray ve kız kardeşi ise eğitimlerini burada sürdürecek. Oğluma 23 Nisan çocuk bayramını yaşatmadılar. Bugün anneler günü. En mutsuz ve endişeli annelerden biri benim. Bana en kötü hediyeyi verdiler. Milli Eğitim Müdürlüğü’nden eğitimi sırasında oğluma sahip çıkılmasını istiyorum” diye konuştu.
[/FONT] -
YazarYazılar
- Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.